BALKANLAR / RUMELİ (PAŞAELİ) ve Memleket şiirleri (81 il) - Nevzat BİLGİÇ-ŞİİR - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BALKANLAR / RUMELİ (PAŞAELİ) ve Memleket şiirleri (81 il) - Nevzat BİLGİÇ-ŞİİR
Tarih: 23.01.2011 > Kaç kez okundu? 3275

Paylaş


Sayın Yönetici merhaba ! . . .



Öncelikle , Turansam kuruluşunuzdaki göreviniz ve çabanız için kutlarım.





İlgileneceğinizi umut ederek \" BALKANLAR / RUMELİ (PAŞAELİ) ve Memleket şiirleri (81 il) \" ile ilgili , aşağıdaki bilgileri sunar, i şlerinizde başarılar dilerim efendim.



Nevzat Bilgiç







akmatunaakma@hotmail.com



www.nevzatbilgic.com











İPEK , GÖÇ VE SİYAH ŞAL . . .











Harîru \' ddaru \' ttalim , özdeşleşmiş Bursa \' yla ,



Nice kervan yük almış ,tüccar geçmiş alayla ,



İpeğin yurdu olmuş , bütün yöreyi sarmış ,



Dutçuluğa yönelmiş , binlerce bahçe - tarla . . .







Bursa \' da Mecidiye , Ulucami ve Çeşme ,



Nice Padişah , Sultan , Orda etmişler Secde ,



Doksan üçte göçlere , kucak açmış sevgiyle ,



Yanık Ozan dur artık , yüreğimi sen deşme ! . . .







Meclis \' teki kürsüye , yaş damlarken gözlerden ,



Siyah bir şal örtüldü , işgal sırası hemen ,



Yerli Göçmen el ele , sonunda o ki demem ;



\" Bursa \' yı Bursa yapan , Balkan \' dan gelen Göçmen . . .











KESTİ BİLETİ KEMÂL











Akalar ile Dorlar , doğudan gelen Persler ,



Anadolu yoluna , burdan girdi İskender ,



Helen - Paris uğruna , yandı gitti Truva ,



Nice kahraman asker . . . Hektor ile Aşil \' ler . . .







Roma , Slav ve Hunlar , bir yarışa girdiler ,



Boy gösterdi ardından , Araplar , Emevîler .



Çaka Bey \' le Demir Han ; Türk \' e açıldı yollar ,



Elde pala savaşır . . . Tekbir çeker o diller . . .







. . .







Altı asır sonrası , dayandı Yedi Düvel ,



Boğazı alacaktı , binlerce yabancı el ,



Kesti bileti Kemâl , seslendi düşmana ; \" Hey ! . . .



Çanakkale \' yi almak , istiyorsan ; yine gel ! . . . \"











BALKAN RÜZGÂRI















Birden durur , Balkanlar\'dan gelen, o sert rüzgâr,



Güneş çıkar , ısınır havalar , gelir bahar,



İyileşir umutsuz hastalar , çiçek açar



Bahçedeki karanfiller, güller, sarmaşıklar . . .







Nice soylu sevdalar , yaşandı bu evrende,



Unutulmaz ezgiler , söylendi hep dillerde,



Kahretse de onları , ayrılık acıları,



Kutsal sevda ateşi , yanardı gözlerinde.







Ne olur Balkanlar ne olur ; acımı durdur !



Elver , yıkılan yuvaları , yeniden kurdur,



Kardeşçe bir yaşantı , başlasın yeryüzünde ,



Tanrım ! . . .Sen de duy sesimi , son dileğim budur ! . . .











22.EDİRNE































SONBAHAR ATEŞİ















Ah . . . Meriç köprüsünde , tek başına bir adam ,



Bir Sonbahar ateşi , bağrında yanıp duran,



Eğilmiş öyle dalgın , bakarken akan suya ,



Sanki anılar geçer , o kemerler altından ,







Ah . . . Akma Arda akma ! . . . Sevdam yüzer sularda ,



Gençliğimi ararım , arasıra dalar da . . .



. . .



Salt o yıllarda değil , asırlardan bu yana ,



Atalar at sulamış , Balkanlar \' da Tuna \' da







Tam dört kez işgal görmüş , şu Çileli Edirne \' m ,



Bu yüzden gözüm yaşlı , yaralıdır hep sinem ,



Kırkpınar Ermeydanı , çevresinde gür Tunca ,



Çağlasın dursun böyle , hep yüzyıllar boyunca. . .











22.EDİRNE















YA KISMET ! . . . ELDE KISBET ! . .















Geçti o kış ayları , bak yeşillendi Kırkpınar ,



Kanat çırpar tüm kuşlar , coşkuyla akar bu sular ,



Arda , Meriç sabırsız . . . Sinan , Yıldırım sabırsız ,



Gelecek güreşçinin , hasretle yoluna bakar . . .







Bir yanda Koca Yusuf , ötede Adalı Halil ,



Birden kapıştılar ki ; yürek dayanacak değil . . .



Tanık istersen eğer , rahmete kavuşmuş tümü ,



Kırkpınar toprağı ve Tunca \' dır güreşe delil . . .







Öte yanda Aliço , yılların Başpehlivanı ,



Başlarsa elenseler , arama O \' nda imanı ,



Kimseye yenilmemiş , altmışa yakın yaşında ,



Birden küsüp terketmiş , şu Er Yatağı meydanı . . .







Gel ey Pehlivan Torunu ! .. . Atalarının Kenti \' ne ,



Engel olma sakın sen , aslan pençesi eline ,



Ya kısmet , elde kısbet ! . . . Çek besmele , çık acele ,



Her sene bu mevsimde , yolunu bekler Edirne !. . .











22.EDİRNE



















BALKANLAR











Kolay değil bu olay !... Beş asırlık atılım ,



Neden ?. . .Yıllar sonra kımıldar , içimde sancım,



\" Bir kara yazgı işte !. . .Kader bu ! . . . Ne yapalım ?. . .\"



Diyerek geçmek ; yüreğimde tükenmez acım . . .







Dikenler arası , korumasız kalan güller ,



Sonra köprüler , Ulu Camiler , Medreseler ,



Ve taşları yıkılmış , o sıralı Kabirler ,



Bilirmisiniz bir Türk\'e ; şimdi neler söyler ? . . .







Bütün güzelliklerin , temel taşı Ata \' lar ,



Sanki Balkanlar \' da , doğrulup bana bakarlar ,



\" Bizi burada niçin bıraktınız ? \" der gibi ,



Geçmişe hasret , yaralı …. Bağrımı yakarlar….







Yıllar önceki , sevgi tohumlarının , şimdi ,



Yeniden yeşermesini , ah . . . Bekleyenler var ,



Umarlar ki ; o insan kıyımı artık dindi ,



Sorarlar ; \" Asırlar önce , o gelenler kimdi ? . . .\"











22.EDİRNE



BALKANLAR \' DA ÜÇ ŞEHİR



( MANASTIR , OHRİ , ÜSKÜP )



Yurduma katılmış , Murat Hüdâvendigâr dönemi ,



Üçüncü Ordu \' nun gözbebeği sayılan , O Kenti



Anımsa ; Askerî Okulundan Mustafa \' m çıkmıştır,



Ardından nice komutanlar vermiş bize . . . Manastır. . .







Bir düşünür şöyle demiş , henüz gelmeden Atalar,



\" Evrende doğuş ve ölüm ; her şey bildiğince akar , \"



Öyle de ; Manastır adı yine , bana acı verir ,



Coşku dolu anlarımda bile , hep içimi yakar. . .







Kenarındaki göl , bir ayrıcalık vermiş Ohri \' ye ,



Şöyle bir baktım , Osmanlı \' dan neler kalmış geriye ;



Birkaç Cami , yıkılmış hamam ve güzelim köprüler ,



Kabristan yakınından , yanıma kadar sesler iner . . .







İşte bak ! . . Uludağ \'ı çağrıştıran Üsküp !. . .Hey gidi !. ..



Bilmem ki bu dizeler şimdi , aklıma nerden geldi ,



Osmanlı hoşgörüsü ; söyle ! . . . Neden bir anda gitti ?



Ardından Haçlar , Minareler ; böyle yarışa girdi ?







Makedonya \' yı bir uçtan , bir uca geçerken Vardar ,



Diyor ki bana ; \" Soydaşım ! . . . Ne var üzülecek bu kadar ?



Sınırlar ötesinde kaldım diye , sıkma sen canını ,



Bak ! . . . Balkanlar \' da halâ , Atalar \' ın eserleri var ! . . .\"











22.EDİRNE



























EDİRNE - SELİMİYE











Dualar okunarak , yüzlerce kurban kesildi ,



seneler öncesi ,



Ben diyeyim Kavak Meydanı ,



siz deyin Baltacılar , Kışla bahçesi ,



Ki ; orada atıldı Mabedin temeli ,



gürledi Sinan\'ın sesi ,



Yeryüzünde yaratıldı yapıların ,



en görkemlisi , en yücesi .







Beyaz mermerden , onaltıgendir avlusundaki ,



benzersiz şadırvan ,



Onsekiz adet kubbe ve onaltı sütunla ,



etrafı çevrilidir ,



Camiler arasında , Selimiye \' dir ;



en geniş alana yayılan,



O ; bir inananlar eseri ,



O bir Tanrı evi , O Kur \' an dilidir .











22.EDİRNE



Bu anıtı ; İznik çinileriyle



süsleyen eller , öpülesidir .



İç duvarlarında ; yüzbir çeşit lâlesini ,



hayretle sayarsınız ,



İzlerken ; sizi derin derin düşündüren ,



o ak pak , ters lâlesidir ,



Ardından , her türlü sıkıntıları ,



birden üstünüzden , atarsınız .







Burdadır ; Ayet\'i Kerimeyi yazarken ,



kör olan ; Hattat Hasan \' lar ,



Bir oya görüntüsünde ,



işlenen o minber , müezzinler mahfeli ,



Duvar içine oyulan mihrab



ve mahfel altındaki , şadırvanlar ,



Dört sütunlu Hünkâr mahfeline ;



şaşırır kalır , bir kere bakanlar .







Burdadır ; O , Ulu Tek Kubbe ,



Yaradan \' ın tekliğini simgeleyen ,



Marangozluk harikası beş kapı ,



üçer yollu zarif minareler ,



Tanrı \' nın ; göklerin ve yerin nuru



olduğunu , anlayana diyen ,



Dörtyüz yetmişdört pencere



ve diğer üstün , bütünleyici eserler .











22.EDİRNE



















































ÇÖL KAPLANI VE PLEVNE YORGUNU



\" YILLAR SONRA BANA HESAP SORDU \"











Yüzüme tükürecek sandım , mezarından kalkarak ,



Geçmişi anımsatan , Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa ,



Gözleri alev alev dedi ; ta . . . İçime bakarak ;



\"Sen tarih okumadın mı , gelene kadar bu yaşa ? \"











Osman Paşa birden fırladı Plevne Kalesinden ,



Hesap sorarken bana , içim daraldı gür sesinden ,



Dedi ; \" Yollara düşen, bunca göçmen , aç - çıplak , evsiz . . .



Binlerce Şehidi burda ; söyle ! . . . Boşa mı verdik biz ? . . . \"















MEMLEKET ŞAİRİ NEVZAT BİLGİÇ \' İN







HAYATI (1941 -) VE TANITIMI :







1941 Kirklareli dogumluyum. Eğitim ile ihtisasım sırası



ve sonrasında Planlama ve Denetleme alanında 40 yıl



Güzel Türkiye \' mizde çalıştım..On yildir emekliyim.



Evliyim,çocuk ve torunlarim var.



Hesap kitap bölümünü kapadim, simdi okumaya bikmayan



bir insan olarak hem okuyup hem de gördügünüz gibi bir



seyler yazmaya özen gösteriyorum.Bu amaçtan hareket ile



bu güne kadar;







1.Kırklareli\'ne Şiirler,



2.Edirne\'ye Şiirler,



3.Sıla Benim Gurbet Benim - Memleketim\'e Şiirler,



4.Sakarya\'ya Şiirler







İsimli kitaplarımı , kendi olanaklarım ile yayınlayabildim.



Beşinci kitabım şu anda baskıda.



Destek bulabildiğim takdirde enaz beş kitap daha yolda...



Türkiye\'mi,Bayragimi,Atatürk\'ü ve Milletimi çok seviyorum.



Geçmise bagliyim, Dinimesaygiliyim, ancak aydinlik yarinlarda ;



her bireyin esenlige ulasacagina inancim tamdir.



Sonbahar \' imda dizelerle ugrasmanin yanisira, fotograf çekerim,



bol kitap okurum, gerçek dostlar arayisindayim,bahçemdeki çiçek,



fidan gibi deger verdigim bitkilere ihtimam gösteririm, Türk



san\'at müzigi yanisira ; çilgin olmayan her türlü müzigi



dinlerim, severim.



En sevdigim sairler ;



Faruk Nafiz Çamlibel ve Karacaoglan\'dir.



Güzel Türkiye\'min güzel insanlarina , her ilde ; karsilik beklemeden



siirler okumak isterdim.



Ah bu Sonbahar! ... Ah! ... Bu Sonbahar! ...







Gençligin degerini insan bu yaslara gelince anlarmis ,



Deneyimle bu kanıya vardım....



Size asagidaki dizelerle hosça kalin derken,



saygilar sevgiler sunarim efendim...















Meriç Köprüsü \' nün altindan,



gönül gözüyle egil, bak,



Neler akip gider, göreceksin,



o sularla birlikte.



Ne kadar güçlü ugras, verirsen ver,



akintiya inat,



Nice eski sevdalar, kayip gider,



kumlarla birlikte.







Nevzat Bilgiç







TANITIM YAZISI



Sıla Benim, Gurbet Benim \' Memleketime Şiirler \' ve Onun Yazarı



Nevzat Bilgiç Hakkında







Yazan: Araştırmacı, Gazeteci, Yazar Nazif Karaçam







Şair büyük insandır. Özellikle Memleket Şairi ise, daha büyüktür.



Memleket Şairi olmak da kolay değildir.



Bu tür şairlerde öncelikle Yurt ve Ulus sevgisi, geçmişin değerlerine



bağlılık, Tarihe sevgi, Kahramanlara saygı başta gelir.



Bizim edebiyatımızda böyle bir kaç şair vardır. Behçet Kemal Çağlar,



Faruk Nafiz Çamlıbel, Mehmet Akif Ersoy ve tabii Yahya Kemal …



Bu şairlerde Yurt güzellemesi, Tarih ve Ecdat sevgisi ,fazlasıyla



dile gelmiştir. Ancak son yıllarda edebiyatımızda Memleketi terennüm



eden şair pek görünmez olmuştur. Nevzat Bilgiç “ Az görüldüğünü



söylediğim ” şairlerden biridir.



“ SILA BENİM, GURBET BENİM, MEMLEKETİME ŞİİRLER “ onun üçüncü



şiir kitabı olmaktadır. Daha önce



“ KIRKLARELİ ’ NE ŞİİRLER ”,



“ EDİRNE ’ YE ŞİİRLER ”



adlı kitapları çıkmış olan şairin şimdi



“ MEMLEKETİME ŞİİRLER ” kitapları ;



Nevzat Bilgiç ’ in hayatında yer alan , öncelikli yerlere yazdığı



şiirleri içermektedir.. Bundan sonra şairin



“ SAKARYA ’ YA ŞİİRLER ” i



de yazması gündemde olabilir.



Bildiğim kadarı ile Nevzat Bilgiç ; saygısı, bağlılığı ve



vefası olan insandır.



Şüphesiz Nevzat Bilgiç bu yerleri ezbere şiir konusu yapmıyor.



Çünkü yazdığı şiirlerde duygunun, coşkunun ötesinde bilgiler



ve betimlemeler (tasvir) var. Görev gereği, Yurdu tanımak istek ve



düşüncesiyle yöreleri gezip görmüş, fotoğraflamış ve sonrada oturup



şiirleri yazmıştır. Yani Nevzat Bilgiç ; şiir yazmak için



ilham Perisi ’ nin gelmesini beklememiş, duygulandıkça, düşündükçe



şiir yazmıştır. Bu nedenle , genelde Nevzat Bilgiç ’ in şiirleri



didaktiktir. Şiir onda öğrenmek, duygulanmak için bir araçtır.



O, düşünen şair olmaktan çok duygu, coşku, inanç ve bilinç, tarih



ve doğa şairidir. Tabii aynı zamanda bir Fotoğraf sanatçısı ’dır.



Yurdunun güzelliğini fotoğraflamak, şiirleştirmek ; şair



Nevzat Bilgiç ’ te adeta bir tutkudur.



Nevzat Bilgiç ’ in şiirlerinde Tarih ile Tarih sevgisi, Ulus ve



Atatürk sevgisi, geçmişin değerlerine bağlılık ve saygı, ondaki



Tarih Bilinci ’ nin bir yansımasıdır.



Kendisi Rumeli kökenli bir şairdir. Ataları Balkanlar ’dan



gelmiştir.Bu nedenle Nevzat Bilgiç ’ te, biraz Yahya Kemal havası



vardır.



Vatan şairi Namık Kemal tavrı vardır.



“ Ben gurbette değilim gurbet benim içimde ” deyişi vardır.







Yani kısaca şair ; çok yönlüdür. Karşılıksız Yurtsever ‘ dir,



Gıllıgışsız Atatürk sevdalısıdır.



Kısaca bir Türkiye ve Ulus milliyetçisi ‘ dir.



Onda Türklük; onur ve gurur kaynağıdır.



Irkçılığa dayanmayan bir insan sevgisi şairidir.



Nevzat Bilgiç daha ziyade, genç kuşaklar için şiir yazan bir şairdir.



Onları Ulusal değerlerde yetişmiş görmek idealidir.



Şiirlerinde tarih ve coğrafya bilgisini öne çıkaran şair,



coğrafyadan Vatan ‘ a bir yol olduğunu göstermeye çalışmaktadır.



Kırklareli ‘ li olup, Edirne ’ de yaşamak, Edirne ’ den Yurdu



düşünmek, Nevzat Bilgiç için bir MEMLEKET AÇILIMI ’ dır.



Şairin bu yüce ülkü ve emelini selâmlamak bize vazifedir.



“ Bu topraklardan şair Nevzat Bilgiç Geçti ”



demek bizim için tarihi bir tespit ve teyittir.







Nazif KARAÇAM



\" Araştırmacı,Gazeteci,Yazar. . . \"







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 252
Toplam Tekil 1642423
IP 54.161.168.21






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu