İŞ İŞTEN GEÇMEDEN - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İŞ İŞTEN GEÇMEDEN - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 07.01.2011 > Kaç kez okundu? 1918

Paylaş


Ne vaktinden önce öten “horoz” horozdur, ne geç gelen “adalet” adalettir. Her şey vaktinde, zamanında güzeldir, Her şey yerinde, yurdunda güzeldir. Bülbülü altın kafese koyarlar da: “ah vatanım, ah vatanım” demez mi? Şu dünyada kimileri sevmesini bilmez, kimileri ise sevilmesini… Kimileri de vaktinde sevmez ve sevilmez. Oysa dedik ya, her şey tadında güzeldir. Ne eksiği ne fazlası...











“Bekleşen kalabalıklar” görülür ne zaman bir hastane önünden geçilse. Doludur insanlarla kamelyalar… Ya da bir kilimin üzerinde, bir piknik tüpünün yanında uyuyakalmış insanlar, hasta yakınları görülür. İçeride bir yakınları vardır besbelli, sınavdadır; iki dünya arasında gidip gelmektedir. Bekleyiş uzun sürer genelde. Artar kalabalığın yoğunluğu. Anne, baba, amca, dayı, hala, yenge, arkadaş, dost-düşman, küskün-dargın derken… Onlarca insan birikiverir oracıkta. Normal hayatta, sağlıklı hayatında arayıp sormayanlar hasta yatanı, evinin önünden bile geçmeyenler, bayramda bir tebrik dahi atmayanlar oradadır. Dillerinde “geçmiş olsun” ile bazen alacaklılar ve hatta borçlular da “son durum” hakkında bilgi alırlar… Herkes oradadır, ama içerideki hastanın bundan (eğer iyileşir de oradakiler kendisine sonra söylemezse) haberi bile olmaz. Oradakilerin “orada olmaktan” başka yapabilecekleri hiçbir şey yoktur. Ellerinden de bir şey gelmez. Kafalarda hep o soru işareti vardır: “ya ölürse” veya “ya iyileşirse”… Böylece dualar edilir. Bir haber beklenir. Belki bir trafik kazasıdır, belki bir kalp krizidir Azrail”in dublörü…







Bazen bir feryad-ı figan yükselir, bir ağıt yakılıverir bir “ölünün” arkasından. Derken, musalla taşının çevresinde bir kalabalık belirir. Orada olması gerekenlerle birlikte, aslında orada olmaması gerekenler de oradadır. “Rahmetli, çok iyi biriydi” diyenler oradadır ve çoğunluktadır. Birileri varsa bile rahmetliyi üzen veya rahmetlinin üzdüğü… Seslerini çıkarmazlar, boyunlar bükülür… Günün ve ölünün hatırına, hatırasına binaen… Susulur, saygı ve sevgi gösterilir. Bir düşünmedir gider. Küskünler de oradadır, dargınlar bile oradadır. Mamafih, olan olmuştur, ölen ölmüştür ve geri dönmeyecektir artık. Yaşanmamış güzel anların ve yaşanmış kötü anların hesabına doğru giden bir süreçtir bu. Herkes bu süreci kendi vicdanında işletir. Sağlığında kıymet verenler-vermeyenler, dedikodu yapanlar-yapmayanlar, ayağına kurşun sıkanlar, ayağını kaydırmaya çalışanlar, sevenler, sev(e)meyenler, eşler-dostlar, aldatan ve aldatılanlar, kuşlar, kargalar… Herkes oradadır. Kimileri için anlamlı, kimileri için anlamsız bir “oradalık”dır bu… Sonradan “bakın biz de oradaydık...” diyecek olan alacaklılar bile oradadır. Miras için matematik çalışanlar, “bölme işlemine” çalışanlar da oradadır. Bir küçük problem için darılıp giden evlatlar, dostlar, arkadaşlar... Oradadır. Herkes oradadır. Gelemeyenlerin çelenkleri, çiçekleri, telefonları… Hepsi oradadır. Bazı durumlarda, maktulün katili bile oradadır. Orada ol(a)mayan tek kişi belki de rahmetlidir… Bir pişmanlık... Bir pişmanlık vardır. Herkes şapkasını almış önüne koymuştur, elini vicdanına koymuştur, pişman olmuştur… Ama nafile... Artık bunların hiçbir önemi kalmamıştır. Vakit çok geçtir. Kul hakları “kul hakkı” olarak kalakalmıştır. Helallikler verilir... İmam sorar, herkes “helal olsun, Allah rahmet eylesin” der. Diyenlerin bir kısmı, rahmetliye sağlığında kan kusturan, hakkı makkı olmadığı halde “hakkı” olduğunu iddia eden, hakkını gasp eden veya affedebilecek durumda iken affetmeyenlerdir. Nedense oracıkta affetmeye karar verirler. Nedendir bilinmez. Ama rahmetliye bunun hiçbir faydası yoktur. O artık “ölüdür”! Dolar ve boşalır taziye evleri insanlarla baş sağlığı dileyen. Affederler, af dilerler, barışırlar, rahmet dilerler, iyilikler dilerler, sabır dilerler… Ama artık çok geçtir…







Diyeceğimiz odur ki… Neden… Ama neden… Neden insanlara sağlıklarında gereken değeri vermiyoruz da; hasta olduklarında, trafik kazası geçirdiklerinde veya öldüklerinde pişman oluyoruz? Neden böyle olmasını bekliyoruz? Neden, küçücük bir “özür” için, küçücük bir “kapris” için, basit bir “iâde-i itibar” için bu kadar bekliyoruz? Değer mi? Çok mu zor? Neden sevmek ve sevilmek için “hastalığı” ya da “ölümü” bekliyoruz? Neden “özür dilerim” veya “seni seviyorum” demek bu kadar zor geliyor? Bir hoş seda bırakmak çok mu zor? Hayır. Zor değil! Hem de çok kolay… Nasıl mı? Gayet basit… Ölmeden önce ölmeyi bileceksin, ölmeden önce öleceksin! Bak gör o zaman, her şey nasıl güzel olacak!







O halde… Artık şu hırslanmayı bırakalım, hasedi bırakalım, mümkünse “sanatkâr”



olmanın yanında biraz da “kanaatkâr” olalım. Eldekilerin, yakınımızdakilerin kıymetini bilelim, sonra kaybedince; “âh-vah” etmeyelim efendim.







O halde… Haydi, şimdi kalkalım. Kimlere değer veriyorsak ve seviyorsak… İş işten geçmeden önce; onlar hasta olmadan önce, onlar ölmeden önce, onlara gidelim, hoş bir seda bırakmak için; onlara söyleyelim: seni seviyorum!











Prof. Dr. Türkay Dereli, BOSS Dergisi, ISSN: 1309–4238, Sayı 12, Sayfa 80–81, Aralık 2010.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 461
Toplam Tekil 1640816
IP 54.158.119.60






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu