BİR MECZUPTAN İKİ FIKRA - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BİR MECZUPTAN İKİ FIKRA - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 23.12.2010 > Kaç kez okundu? 2137

Paylaş






1. BEN NE YAPTIM Kİ?



Şeytan, Adı Temel Olmayan Kişi’yi ziyaret etmiş. O’na çok güzel hikâyeler anlatmış. Güzel sözler söylemiş. Hayatın, güzelliklerinden uzun uzun bahsetmiş.



Ayrılmadan önce de Adı Temel Olmayan Kişi’ye, kimsenin duymasını istemediği izlenimi vererek, alçak sesle konuşarak bir teklifte bulunmuş:

— Seni çok sevdim. Kısa da olsa konuşmamızdan benim ne kadar derin bilgilere sahip olduğumu öğendin. Veda etmeden önce sana bir iyilik yapmak istiyorum.



Adı Temel Olmayan Kişi heyecanlanmış:

— Ben de seni çok sevdim. Anlattıklarından büyülendim. Bana iyilik yaparak veda etmene de memnun oldum. Buyur! Nasıl bir iyilik düşünüyorsun benim için?



Şeytan eliyle uzaklarda bulunan bir kulübeyi göstermiş ve:

— Şu kulübe var ya… İşte onun içinde büyük bir hazine saklı… Kimse farkına varmasın diye de metruk, yani kullanılmaz bir hale getirmişler. Bakanlar orada değerli hiçbir şeyin olduğunu düşünemezler. Ama ben biliyorum. Onun sahibi sadece bana söyledi ve şimdi mezarda… Hadi şimdi seninle oraya gidelim. Benim hiçbir şeye ihtiyacım yok. Sen al istediğin gibi kullan. Hayır yap, hasenat yap… Okul yaptır, fakirlere yardım et ve ömrün boyunca sevap kazan… Hatta sen öldükten sonra da sevabı arkandan gelsin.



Teklife çok sevinen Adı Temel Olmayan Kişi, Şeytan’a uymuş ve kulübenin yanına yaklaşmışlar. Ama beklenmedik bir şey olmuş. Bakmışlar ki kulübenin kilitli kapısı önünde elinde silah olan bir nöbetçi var.



Şeytan:

— Hayret! Benim bildiğim kadarıyla burada nöbetçi olmazdı. Galiba olağanüstü bir durum söz konusu ama önemli değil. Kulübenin arka kısmından dolanırız. Orada bir merdiven de var. Onunla kulübenin tepesindeki aydınlatma ve havalandırma deliğinden içeri girer, ihtiyacın kadar altın alırsın. Ben merdiveni tutarım, düşmez.



Adı Temel Olmayan Kişi, Şeytan’ın sözlerine ve talimatına uymuş. Ancak tam merdivenin üç merdivenini çıkar çıkmaz, nöbetçi bağırmış:

— Dur! Kimsin Sen? Orada ne arıyorsun? İn aşağı!..



Kenara çekilen Şeytan yavaşça fısıldamış:

— Nöbetçiyi yakınına çağır! ‘İnemiyorum, yardım et,’ de… Yanına kaklaşınca da kuvvetli bir tekme ile yere yuvarla… Ben üzerine çıkar onu hallederim. Sen de işine bakarsın…



Adı Temel Olmayan Kişi, Şeytan’ın tavsiyesine uyup, nöbetçiye seslenmiş:

— Sevgili nöbetçi! Kusura bakma… Kötü bir niyetim yok. Sadece geziyorum… Kulübenin bu tarafından geldiğim için, kapısı yok zannettim de yukarıdan şöyle bir bakayım, istedim. İneceğim ama bacağıma kramp girdi. Şöyle yanıma yaklaş da, omzuna dayanıp ineyim…



Nöbetçi de anlatılanlara inanıp Adı Temel Olmayan Kişi’ye, tam merdiven altına gelmiş… Tam bu sırada Adı Temel Olmayan Kişi, öyle bir tekme savurmuş ki Nöbetçi sendeleyerek yere serilmiş. Sonra da bağırmış:

— Alçak herif! Ben sana şimdi Hanya’yı da Konya’yı gösteririm.



Hemen silahına davranan Nöbetçi, ateş etmeye hazırlanırken, kenardan kıs kıs gülerek olayı seyreden Şeytan, Adı Temel Olmayan Kişi’ye tekrar talimat vermiş:

— Aldırma sen bu numaralara! Bak! Nöbetçi tam ayağının altında… Merdivenin ayakları dibinde... Ateş etmeye hazırlanıyor. Sen şimdi, hemen ama hemen, üzerine çiş et yani işe… Nöbetçiler idrara dayanamazlar… Ayrıca ıslanan mermi de ateş almaz, sen de bildiğini okursun.



Bu talimata da uyan ve gereğini yerine getiren Adı Temel Olmayan Kişi, bir de bakmış ki, eşiyle birlikte yatakta…



Eşi bağırmış:

— Be adam! Hadi tekme vurdun, kabul… Ama derdin nedir ki bir de yatağı ıslatıyorsun?



Adı Temel Olmayan kişi:

— Sevgili eşim kusura bakma... Rüya görüyordum, Şeytan’a uydum. Bütün olup bitenler onun yüzünden... O melun suratlı adi herif beni kandırdı…



Tam bu sırada pişmiş kelle gibi sırıtan şeytan atılmış:

— Şuna bak! Beni suçluyorsun ha? Utanmıyorsun değil mi? Ben size ne yaptım ki?



Evet, evet… Şeytan ne yaptı ki?…



KISSADAN HİSSE:

* Güzel görünen her vaade inanmamak gerekir.

* Hiçbir eylemde şeytanın kusuru yoktur. Şeytan şeytanlığını yapar.

* Şeytanın iki adı vardır: Biri Şeytan, öbürü Yalan…





2. SWOT ANALİZİ



Bir gün Temel, Hoca lâkaplı Adı Temel Olmayan Biri’ni eşeğinin önünde oturmuş kâğıda bir şeyler karalarken bulmuş.

— Ne yapıyorsun Hoca Efendi? Diye seslenmiş.

Adı Temel Olmayan Biri de:

— Eşeğime swot analizi yapıyorum Temel, demiş.

Temel:

— SWOT Analizi de nedir? Diye sorunca,

Adı Temel Olmayan Biri anlatmış:

— Bu analizi yapmak artık çağımızın gereği… Analiz, işinizle ilgili alanlarda güçlü ve güçsüz yanlarınızı görmenizi, gelecekte sizi bekleyen fırsatlar ve tehlikelere karşı hazırlığınızı bugünden yapmanızı sağlayan bir teknik…

Temel dayanamayıp sormuş:

— Yahu sen ticaret adamı mısın? Sanayici misin? İhracatçımızın ki böyle büyük analizlere yelteniyorsun?

Adı Temel Olmayan Biri cevap vermiş:

— Dur daha anlatacaklarım bitledi… Bu "SWOT Analizi" çok önemli… Firmaların kurumsal işlerliği, rekabet gücü, sektördeki konumu, piyasadaki dış tehditlerin varlığı vs. gibi iç ve dış değerlendirmelerin yapılabildiği en etkili değerlendirme yöntemlerinden biridir.

Temel müdahale etmiş:

— Yahu Hoca! Firma kim sen kim, eşeğin kim? Neler anlatıyorsun böyle?

Adı Temel Olmayan Biri sözlerine devam etmiş:

— SWOT analizi 4 adımdan oluşur…

1. Strenghts-Kuvvetli taraflar

2. Weaknesses-Güçsüz yanlar

3. Opportunities-Olanaklar

4. Threats-Tehlikeler

Bahsettiğim gâvurca kelimelerin baş harflerini bir araya getirirsen SWOT’un nereden geldiğini anlarsın… Eğer bu analiz tekniğini araştırırsanız benimle ilgili tarafını da muhakkak bulursun. Ben de bu analizi kullanarak eşeğimin güçlü ve zayıf yönleri ile kendisi için olan fırsatlar ile tehlikeleri tespit edip bu kâğıda azıyorum.

Temel:

— Eee… Peki, sonra ne olacak, diye sorunca,

O da:

— Böylece iyi bir plan yapıp eşeğimi maksimum verimle çalıştırabileceğim, demiş.

Temel dayanamayıp sormuş:

— Bütün eşekler aynı değil mi, analize ne gerek var? Demiş.

Adı Temel Olmayan Biri:

— Öyle deme, Temelciğim. Bak! Meselâ benimkini atlarla otlatınca daha bir şevkle çalışıyor. Kendini at sanması onun güçlü tarafı. Öğleden sonra bir de ineklerle otlatacağım. Belki sütünü bile içerim.

Bu cevaba sevinen Temel:

— Bekle Hoca, demiş…

— Benim eşeği kapıp geliyorum.

Hoca Lakaplı Adı Temel Olmayan Biri, bunu duyunca hemen atılmış:

— Aman ha aman Temel… Yapma… Eşekleri bir araya getirmeyelim, eşek olduklarını anlıyorlar.



KISSADAN HİSSE:

* Görünen köye gitmek için bir analiz yapmaya gerek yoktur.

* Eşek her zaman eşektir. Onun fıtratı odur.

* Eşeğe altın palan vursan o yine eşek kalır.

* Eşeği eğitirsen, eşek; eğitimli eşek olur.

* Eşeğin yavrusu da eşektir, aslan olamaz.

* Bazı eşekler şeddeli eşektir, yani eşşektir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 26
Toplam Tekil 1641261
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu