TÜRKİYE’DE KORKU VE TEDİRGİNLİK ARTIYOR MU? - Nurullah AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRKİYE’DE KORKU VE TEDİRGİNLİK ARTIYOR MU? - Nurullah AYDIN
Tarih: 23.12.2010 > Kaç kez okundu? 2011

Paylaş


Korku kavram olarak, insanın küçüklüğünden itibaren beyinlere yerleşen bir kavram! Büyüdükçe korku alanları değişir. Ama bilinçaltında var olan korkmak etkisini azaltsa da ürperti, tedirginlik haline dönüşebilir.







Hemen herkes bir şeylerden korkar. Kimisi uçağa binmekten, kimisi nefes alamayacağından kimisi babasından, kimisi yılandan korkar. Seçilmeme korkusu genel başkanında fırça yeme korkusu nemalanılan olanaklardan mahrum kalma korkusu.Bunları çoğaltmak mümkündür.



Ancak siyasetteki korku kavramı; toplumsal travmaya dönüşebilen eğilimler gösterir.







Ama asıl önemli olan kitlelerde meydana getirilen korku. Deprem, sel felaketleri gibi. Yine bir diğeri ise diktatörlerin zalimane yönetiminin saldığı korku! Bu korku da; yetki gücü, devlet gücü ile sindirme, susturma ortadan kaldırma etkisizleştirme şeklinde ortaya çıkar.







Bakın son zamanlarda Türkiye’de bir çok kesimde bu korku var. Yani; toplum, korku imparatorluğu kurulduğu kanaatinde! Peki ama neden?







Türkiye’yi korku imparatorluğu haline getiren sebeplerin kaynağında tele kulak vardır.







Tele kulak, çağın özgürlük anlayışına kaba bir meydan okumadır ve bizde devlet kurumlarının eli bu tecavüz suçuna girdiği için bazılarına göre devlet terörü söz konusudur.







İletişim özgürlüğüne yapılan tecavüzlerin biz önü alınacak diye beklerken daha vahim boyutlara ulaşmakta olduğunu ortaya koyuyor.







Yargıtay ve Danıştay santrallerinin dinlendiği iddiasıyla yürütülen savcılık soruşturmasında sürpriz bir biçimde takipsizlik kararı verilebiliyor.







Oysa elde edilen bilgiler, yalnız iki yüksek yargı kurumunun değil, Başbakanlık, Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı’nın da haberleşmelerini bu dinlenen santraller üstünden yaptıkları gerçeğini ortaya çıkarıyor.







Bu tespit, teknik olarak en az 6 milyon kişinin dinlenmiş olabileceği ihtimalini akla getiriyor.







En az diyorum çünkü dinlenen 6 milyon aboneyi aradıkları için tele kulağa takılan vatandaşlar bu hesaba dahil bulunmuyor.







Soruşturma sırasında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), santraller üstünden dinleme yapılmasına ilişkin talebi hukuka aykırılık ve teknik imkânsızlık nedeniyle



geri çevirdiklerini bildirmiş. Fakat bu bilgi doğru çıkmamış.







Santralleri üreten firma yetkililerinin, dinlemeyi gerçekleştirecek teknik desteği ve eğitimi TİB’e verdiklerine dair açıklamaları olmuş..Bu durum TİB’e sorulmuş tabii. Onlar da adli dinleme taleplerinin cevaplanmadığını, dinleme tedbirinin yalnız istihbari amaçla uygulandığını öne sürmüşler.







Tuhaf olan, savcılığın bu yetersiz savunmayı yeterli görerek takipsizlik kararı vermesidir.







Oysa tele kulak denilen bu devlet terörüne karşı anayasal özgürlüklerimizi savunmak için yargıdan başka sığınılacak merci yoktur. Savcılık bu kadar kolay ikna olmamalıdır.







Kim bilir kaç bin masum vatandaşın hayatını karartacak komploların istihbarat malzemesi, birer fitne bombası yapılmak üzere fesat merkezlerindeki arşivlere girmiştir!







Bir o kadar vahim tehlike de şudur: Bu bilgilerin, iletişim şirketlerine ortak yabancılar eliyle yabancı hükümetlerin eline geçmesi de mümkün.!







Konuşmalarla örtülmeyecek kadar hayati bir sorun var önümüzde!



Çünkü sadece bireysel özgürlükler değil devlet güvenliği de tehdit altındadır!”







Bunların hepsinin arkasında kim var?



Bazıları bu durumu kuşku ile karşılıyor. Oysa ne kuşkusu, kuşku yok! Herkesi, hepinizi dinliyoruz diyorlar. Muhalefet yapanı içeri alırız diyorlar. Yandaşa coşku, muhalife korku salmaya devam ediyorlar. Kimileri de sabahtan akşama küfür ediyor rahatlıyor.







İnsanlarda ne oluyor, anlamak zor!



Türkiye’de ise utanma duygusu, vicdan yok edilmeye doğru hızla gidiyor..







Huzurlu ve mutlu barış içinde yaşamak ne yazık ki din, ideoloji ve çıkar elde etme karşılığında anlamsız kalıyor.







Günün Sözü: Korkan insan, her türlü yola başvurma çılgınlığını yaşar.









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 356
Toplam Tekil 1636650
IP 54.163.94.5






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu