TÜRK OLMAK ve TÜRK KİMLİĞİ - Prof. Dr. Mustafa ERKAL - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRK OLMAK ve TÜRK KİMLİĞİ - Prof. Dr. Mustafa ERKAL
Tarih: 31.08.2010 > Kaç kez okundu? 2189

Paylaş


Eğitim ve öğretimin hangi kademesinde veya hangi dalında olursa olsun; genç nesillere kendi milli kimliği olan Türk kimliğini hissettirmek zorundayız.

Kendi milli kimliği konusunda tereddüdü olan, zihninde sorular bulunan bir insanın milletine kazandıracağı ve verebileceği şeyler de azalır. Özellikle Dünya vatandaşlığının ve evrensel kuşatmaların küreselleşme örtüsü altında sürdüğü günümüzde; tıptan, iktisada ve edebiyata kadar hangi dalda öğrenim görürse görsün; gencimizin zihninde Türk olmanın şuur ve heyecanı canlı tutulmak zorundadır. Bu olmadığı taktirde, iyi bir mühendis, iyi bir iktisatçı veya hukukçu yetiştirmenin bir anlamı yoktur. Bugün Türk Milli Eğitimi gelip bu noktaya dayanmıştır. Yıllardır sorunlar ertelenmiş , bazı şeyler biliniyor farzedilmiş, Atatürk törenlerde hatırlanmış ve idare-i maslahatçılık yapılmıştır. Günümüzde Türkiye’nin birinci sorunu milli kimlikle mahalli sıfatları rakip gören ve karıştıran “ Kürt, Türk yok” deyip sözde işin içinden sıyrılmak isteyen fikir sahtekarlarının sebep olduğu kimlik kaybıdır. Buna vatandaşlık şuurunda zayıflama da diyebiliriz. Birçok aydın ve çevre hala milliyet ile etnikliği birbirine karıştırmakta ; bazıları da Sayın Başbakan gibi işin içinden sıyrılmak için Türk yerine “Türkiyelilik ” kavramına sığınmaktadır. Defalarca bu konular üzerine yazdık ve konuştuk. Türkiyelilik çıplak bir coğrafi, mekan birlikteliğini sadece ifade eder. Kıbrıslılık veya Azerbaycanlılık gibi... Türkiye’de etnikliğe bile girmesi tartışmalı olan bazı grup ve toplulukları Türk Milleti dışında ele alma yanlışı sürmekte ; başka halkların ve milletlerin varlığından söz edilmektedir.

Türk Milleti iki şekilde düşünülmelidir. Birisi dar anlamda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kapsamında ele alınabilir. Diğeri ise, Türkiye Cumhuriyetinin milli sınırları dışında değişik coğrafyalarda yaşayan soy birliği içinde olduğumuz soydaşlarımızın Türkiye ile kültürel ve tarihi birlikteliğidir.

Büyük Atatürk her iki yaklaşımı da hesaba katmış ve çeşitli beyanlarda bulunmuştur. Nitekim “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” ifadesi Osmanlıdan Cumhuriyete geçip milli devlet kuran insanların siyasi ve kültürel kader birliğini ifade etmektedir. Bu tanım Türk Milletinin yeni bir tanımı değildir. Aynı Atatürk , Türk Dünyasını kapsayan beyanlarda da bulunmuştur.

Önemli olan Türk Milletine mensup olmayı hissedebilmek, sevinci ve acıyı, milli sembolleri, milli liderleri, milli sanat anlayışını paylaşabilmektir. Milliyetçilik de her şeyden önce hele günümüzde Türk milletine mensup olma şuurunu hissedebilmektir. Kendini Kürt asıllı kabul eden bir vatandaşımız bu mensubiyet şuurunu hissedebiliyor , paylaşma ve katılma özelliklerini taşıyabiliyorsa onun da benim gibi bir Türk milliyetçisi olmasını engelleyen her hangi bir husus yoktur. Yeter ki abartılmış , kutsallaştırılmış bazı farklılıklara dayalı ırkçılık yapmayalım. Hele Türkiye gibi oldukça mütecanis bir sosyal yapıda mahalle hamamında elbiseyle dolaşmaktan kaçınalım.

Sayın Başbakanın “ Dine dayalı milliyetçilik , ırka dayalı milliyetçilik ve bölgesel milliyetçiliğe karşıyız” sözleri de bu alanda çevresiyle beraber yeterli bir fikir jimnastiği yapmadığını göstermektedir. Bir kere milliyetçiliğin dine dayanması yanlış bir değerlendirmedir. Çünkü din birliği ihmal edilmemesi gereken bir birliktelik olmakla beraber, milliyetler birlikteliği dairesinden farklıdır. Bu iki daire birbirinin yerine geçemez. Milliyetçiliğin soya ve ırka dayandığı yaklaşımı da bir yönüyle oldukça eksiktir. Milliyetçilik önemli ölçüde kültüre bağımlı bir kavramdır. Bu yönüyle milliyetçilik ve ırkçılık farklıdır. Milliyet ve milliyetçiliği sadece belirli bir bölgeyle bir düşünmek ve sınırlamak da yanlıştır. Bu yanlışı uzun zaman sürdürdüğümüz için Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bazılarımız Türk Dünyasını gönlüne ve zihnine sığdıramadı. Sanki Türk kavramı ve kimliği sadece Anadolu coğrafyasıyla sınırlıydı. Oysa, Balkanlarda, Kafkaslarda ve Orta Asya’daki soydaşlar ımızla ilgilenmek bizi bekliyordu. Bu çevreler Balkanlardan Kafkasya’nın içlerine ve Kırım’a kadar kabirlerdeki ay-yıldızın ne anlama geldiğini de kavrayamamışlardır. Milliyeti ve milliyetçiliği sadece belirli bir coğrafyayla sınırlamak kadar çarpık bir anlayış olamaz. Bundan dolayı bazıları Güneydoğu’da yaşayan herkesi Kürt menşeli zannediyor.

Kimliği kültürle birlikte düşünen Ziya Gökalp “ Türk olmak için yalnız Türk kanı taşımak , Türk ırkından olmak kafi değildir; Türk olmak için her şeyden evvel Türk harsı ile terbiye görmek ve Türk mefküresi için çalışmak şarttır. Bu şarlara haiz olmayanlara, kanca ve ırkça Türk olsalar bile Türk ünvanı veremeyiz.” Ayrıca, yine Gökalp’in “ Atalarımın Arap veya Kürt soyundan geldiğini tespit etmiş olsaydım bile; kendimi yine Türk olarak kabul edecektim. Çünkü araştırmalarım sonucunda kimliğin kültürel olduğunu gördüm.” şeklindeki ifadeleri bazılarına hâlâ ışık tutmalıdır. Kültürel gerekçeleri bir tarafa iterek küresel rüzgarlardan da esinlenerek , farklılıkların korunması doğrultusunda Türk olmayı ve Türk milletine mensup olma şuurunu hissetmemek ırkçılıktır. Bu ırkçılığa dıştan dayatmalı yasalar çıkararak ortak olmak da Türk düşmanlığına ve ırkçılığa çanak tutmaktır. Geleceği meçhul AB üyeliği uğruna BM’nin ikiz yasaları dahil çok kültürlülük telkinleri yolunda emirle kanun çıkaran siyasetçiler de 21. Yüzyılın Ali Kemal’leri olarak lanetle anılacaklardır. TBMM’nin itibarını zedeleyenleri ve 1 Mart 2003 tarihinde Türk topraklarına asker ve üs yerleştirilme ve geçiş imkanı verilmesiyle ilgili ikinci tezkerenin TBMM’de reddedilmesinden iki buçuk ay sonra bu defa Meclis’e danışmadan hükümet kararnamesiyle bunu yasallaştıranları da affedebilmek mümkün değildir. Bu demokrasiye kan kaybettirmektir. Türk sadece bir kavmin adı değil ; Anadolu’da, Asya’da ve Rumeli’de teşekkül etmiş bir kültür birliğinin mührüdür. Bir bakıma Anadolu ve Rumeli’nin Müslüman ahalisidir. Milli mücadelenin hareket noktasıdır. Farklı coğrafyalara rağmen, Türk kültürünü yaşayan insanlardır. Türk ismi bugün Türk devlet ve topluluklarıyla akraba topluluklarını da içine alacak şekilde kabul gören bir anlama kavuşmuştur. Türk Dünyası bugün aşağıdaki başlıklarla ele alınabilir:



1- Türkiye Cumhuriyeti Türkleri,



2- Batı Türkistan Türkleri,



3- Doğu Türkistan Türkleri,



4- Balkan ve Avrupa Türkleri ,



5- Kafkasya Türkleri,



6- Orta Doğu Türkleri,



7- Kuzey Türkleri.



KAYNAK: BULTÜRK





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 42
Toplam Tekil 1636336
IP 54.161.208.7






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu