Siz Asıl Türk’lerden Özür Dileyin - Abdullah Karahisarlı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Siz Asıl Türk’lerden Özür Dileyin - Abdullah Karahisarlı
Tarih: 26.12.2008 > Kaç kez okundu? 2107

Paylaş


Kendilerini aydın diye tanıtan ama aslında aydınlıkla, bilimsellikle hiçbir alâkası olamayan bir grup liberal demokrat eğilimli kişilerin başlattığı “Ermeniler’den özür diliyoruz” adlı kampanyanın üzerinde durulup, düşünülmesi gerekmektedir.

Güya, salt hümanist duygularla edilen bir özür olarak algılatılmaya çalışılan bu kampanyanın aslında Türkiye’nin “sözde soykırım” yalanına olan karşı savını zayıflatmak için yapıldığı aşikârdır.

Uzmanlık alanı Tarih Bilimi olmayan birkaç kişinin başlattığı bu kampanyanın, üzerinde değişik spekülâsyonlar yapılan, tarihi açıdan kanıtlanmamış ve bir neticeye bağlanmamış ve Ermeniler ve Diaspora tarafından devamlı su-i istimal edilen bir konuda yapılması çok manidardır. Ayrıca Türkiye’nin savına aykırı ve millî çıkarlarımızı zedeleyecek olduğu da açıktır.

Osmanlı İmparatorluğu ve toplumunun “Millet-i Sadıka” diye adlandırıp, ticari hayatı eline vererek ferah içinde yaşattıkları bir tebaası tarafından savaş halinde bulunduğu bir sırada fahiş bir tedhiş ile ihanete uğraması zorunlu olarak tehciri ortaya çıkarmıştır. İmparatorluk sınırları içinde yaşayan 1.250.000 civarındaki Ermeni’nin sevke tâbi tutulan kişi sayısı 438.758’dir. Dünyada şu ana kadar yapılan en iyi tehcir olan bu yer değiştirmenin Ermeniler’i imha etmek gayesi ile yapılmadığı hatta savaş alanı içinde bulunan yerlerden alınan Ermeniler’in bu yolla hayatlarının kurtarıldığı, Ruslarla birlikte Osmanlı’ya karşı savaşanların ölüp, tehcir edilenlerin yaşaması sonucundan anlaşılmaktadır. Ayrıca sevk, korunma, yerleştirme ve maişet için 230 milyon kuruş gibi bir meblâğın harcanması ve tehcir için görevliler tayin edilmesi bir imha veya soykırım yapma düşüncesinin olmadığının da kanıtıdır.

Yukarıda verdiğim bilgiler, belgelerle ve canlı tanıklarla sabit ve ispatlanırken Ermenistan ve Diaspora’nın bütün dünyaya “Ermeniler’e soykırım yapılmıştır” yalanını yaymaya çalışması ve Türkiye’den bir grup aydın müsveddesinin de “özür diliyoruz” diyerek kampanya düzenlemesi hiçbir suçu olmayan koca bir milleti töhmet altında bırakmaktan başka bir yola çıkmamaktadır.

Ermenistan Cumhuriyeti’nin “Bağımsızlık Kararı”, “Bağımsızlık Bildirgesi” ve “Ermeni Anayasası”na koyup bir devlet politikası ve millî ülkü haline getirerek Diaspora aracılığıyla dünyaya yaymaya çalıştığı “sözde soykırım” yalanını destekleyen bir kampanyanın bir grup Türk (!) aydını (!) tarafından başlatılması Türkiye’nin uluslararası alandaki savlarını ve çıkarlarını zedelemektedir. Ve “sözde soykırım”ın çığırtkanlığını yapanlar tarafından kullanılmaya uygun bir malzemedir.

Bireysel bir girişim ve vicdani bir sorumluluk gibi safsatalarla millete yutturulmaya çalışılan bu kampanyanın “sözde soykırım”ın çığırtkanlığını yapanlar tarafından Türkiye’ye karşı kullanılabilecek bir koz olacağının farkında olamayan ya da bunu umursamayan sözde aydınlar yaptıkları bu kampanya ile geçmişte İsviçre ve Fransa Parlâmentolarında tarih yazıcılığına soyunan parlâmenterler gibi abes bir duruma düşmüşlerdir.

Bireysel girişim diye adlandırdıkları bu kampanyanın Ermeniler tarafından kullanılacağının açık olduğunun kanıtı, daha kampanya başlar başlamaz 300 kadar Ermeni aydının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yazdıkları “soykırımı kabul edin” içerikli mektubu göndermesinden anlaşılmıştır.

Bireysel olarak özür dilemenin bu konuda bir çözüm yolunu açamayacağı da aşikârdır. Zira “sözde soykırım”ı dillendiren güruhlar bu “sözde suçu” bireylere değil bütün Türk milletine yüklemektedirler. Bu özür dileme mevzuu Türkiye’de senelerce yaşanan ve yaşanmakta olan Türk milleti ile aydınının arasındaki uçurumun daha da açılmasından başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü bu konuda, şimdi bir halk oylamasına gidilse ezici bir çoğunluğun “yapılmamıştır” diyeceği, sadece Türkiye’de yaşayan Ermeni asıllılar ile gayr-ı millî düşünceye sahip kişilerin “yapılmıştır” diyeceği görülecektir.

Bu şahıslar özür dilerken acaba Ermeniler’in; Hocalı’da gerçekleştirdikleri katliamları, kurdukları ASALA, TİKKO gibi terör örgütleri aracılığıyla Avrupa’da şehit ettikleri Dışişleri mensuplarımızı ve ülkemizin başına musallat olan eli kanlı terör örgütü PKK’ya yardım ve yatakçılığını hiç akıllarına getirdiler mi? Madem vicdani sorumluluk gereği bunu yapıyorlar, madem hümanist bir düşünceye sahipler, niçin bizim çektiğimiz acılar onlar için önemli değil? Hocalı’da yaşlı, kadın, çocuk demeden vahşice katledilen, Avrupa’da sırf Türk olduğu için şehit edilen insanlarımızın bir Ermeni kadar değeri yok mu? Yoksa bu şahısların hümanist duyguları ve vicdanları sadece gayr-ı Türkler için mi var? Yoksa yemeğini yediği, suyunu içtiği, toprağına bastığı, havasını soluduğu bu vatana ve vergileriyle okudukları bu millete şükran borçlarını onlara ihanet ederek mi ödemek istiyorlar? Anlaşılır şey değil doğrusu…

Bu girişim sakat bir düşüncenin ürünüdür. Olmamış/yaşanmamış bir “soykırım” için özür dilemek mantıksızdır, abesle iştigaldir. Tarihi vesikalar bu hadise hakkında Türk tarafının savlarını haklı çıkarmaktadır. Hatta Fransa’da “sözde soykırım” kabul edilirken ünlü Fransız tarihçi Jean Michel Thibaux, hakkaniyetli düşünceye sahip olduğu için buna şiddetli bir şekilde karşı çıkmış ve malûm netice karşısında Türk vatandaşı olmaya karar vererek Atakan Türk adını almıştır. İşte vicdan budur, hümanistlik budur. Haklı olanın, hakkı yenenin yanında olmaktır.

Bu şahıslar eğer özür dilemek istiyorlarsa, tarihinde hiçbir leke olmayan ve tarih boyunca adaleti, hoşgörüyü, insaniyeti temsil edip yayan ve tüm bu meziyetleri karşısında hep ihanete uğrayan, hakkı yenen asil Türk milletinden özür dilemelidirler.

Ayrıca bu özrü Ermenistan Devleti ve Diaspora da dilemelidir. Yıllarca, katlettikleri Türkler’in cesetlerinin fotoğrafları ile yalan-yanlış belgeseller yapan, müzik grupları ile şarkılar yaparak hakaret eden, düşmanımın düşmanı dostumdur misali PKK’ya yardım eden, diplomatlarımızı şehit eden, Hocalı’da Azeri Türkler’ini vahşice katleden, kardeş Azerbaycan’ın özbeöz yurdu olan Karabağ’ı işgal eden Ermeniler, yüzde yüz haklı olan Türkler’den özür dilemelidir.

Abdullah Karahisarlı





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 431
Toplam Tekil 1639973
IP 54.211.82.105






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu