ÇET, SMS ve MSN DİLİ YA DA KAYBEDİLENLER - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÇET, SMS ve MSN DİLİ YA DA KAYBEDİLENLER - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 22.08.2010 > Kaç kez okundu? 2189

Paylaş


04.10.2008

Adam gibi güzel güzel yazarken,

Bir gün insanımız, özellikle gençlerimiz, virgülü ( , ) kaybetti.

O zaman, virgül olmadığı için, zor cümleler kurmaktan korkar oldu.

Korkaklık sonucu basit ifadeler kullanmaya başladı.

Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

Bilgi dağarcıkları gittikçe küçüldü ve fakirleşti.

Muhakeme gücü körleşip dumura uğradı.

Zihin faaliyeti durdu.

Fikrî üretim yok oldu.

Üretim olmayınca bilgi birikimi de olmaz oldu.



Derken a, i ve u gibi harflerin üzerine konan inceltme işaretlerini kaybetti.

Bu defa “kâr” yerine, “kar-yağmur” demeye;

“hâl┠yerine, “hala-teyze” demeye başladı.

Yani cümleler ve anlamlar karışmaya başladı.

Yazılanların anlaşılmamasında hikmet aranmaya başlandı…



İnsanımız, sonra ünlem ( ! ) işaretini kaybetti.

Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı.

Artık ne bir şeye kızıyor, ne de bir şeye seviniyordu.

Robottan farksız hale gelmişti.

Robotlaşmıştı…



Kızgınlıklarını ve sevinçlerini, MSN, ÇET ve SMS dilindeki garip sembollerle ifadeye çalıştı.

Herkesin kolayca anlayamayacağı basit ve çok sade bir KUŞDİLİ şekillenmeye ve kalıplaşmaya başladı.

En vahimi de bazı “eğitimci” sıfatını taşıyan insanlarımızın içine düştükleri perişan durum oldu.



Söz konusu kuşdili toplumumuzda o kadar rağbet buldu ve değişim rüzgârı o kadar hızlı esti ki, artık yazım hataları, Profesör, Doçent, Yardımcı Doçent veya diğer bazı benzer unvanlar taşıyan akademik insanlarımızı bile esir aldı. Onların da büyük bir kısmı, değişime karşı duramayıp, fiilî durumu kabullendiler.

Onlar da yanlışlara karşı bağışıklık kazandılar…

Bırakınız öğrencilerinin yanlışlarını düzeltmeyi, kendi yanlışlarını bile göremez oldular.



İnternetteki yazışmalara bir bakınız. Sanki yanlışta yarış yapılıyor.

Artık, ☻ - J - :) - :D - :( - ;) - :P gibi şekiller davranışları ifade eder oldu.

Benzer 10 kadar şekil ya da sembol, onların iletişim kurmalarına yeter hale geldi.

İnsanımız, değişimle birlikte, “ Yaw ” , “ Mrb ”, “ Slm ”, “ ii ” ve “ bi ” gibi hangi dilde olduğu bilinmeyen kelimeler buldu…

“GeLicem / geLcem” ve “geLirsen mutLu oLucam / oLcam” gibi yazım şekillerini ve kurallarını keşfetti.

Dilimiz, iyice sadeleşti (!). Sadeleştikçe sadeleşti ve basitleşti.

“Sadelik” ve “basitlik” de zaten güzel bir şeydi…



Tıpkı ilk çağlarda yazının olmadığı dönemlerdeki meram anlatma ve iletişim kurma modeline geçildi.

Dilde derinliğe gerek yoktu.

Tarih tekerrür sürecine girdi.

Teknolojik gelişmeyle birlikte insanımız o hale geldi ki,

Hiç bir şey onda, en ufak bir heyecan uyandırmaz oldu



Bir süre sonra soru işaretini de ( ? ) kaybetti.

Artık soru sormaz ya da soramaz oldu.

Artık hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu.

Ne evren, ne dünya, ne çevresi ve ne de kendi apartmanı umurundaydı.



Birkaç yıl sonra iki nokta üst üste işaretini ( : ) kaybetti.

Artık davranış nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

İstese de davranış modellerini ifade edemez hale geldi.



Yazılarda cümlelerin ilk harflerinin “büyük harfle yazılması âdeti” de çoktan kalkmıştı.



İki cümle arasında “bir harf karakteri kadar boşluk bırakma” kuralı da terk edileli çok olmuştu.



Ömrünün sonuna doğru, elinde yalnız iki tırnak ( “ ” ) işareti kalmıştı.

Kendine özgü, kendine has, kendine ait tek düşüncesi yoktu artık…

Yalnız başkalarının düşüncelerini, iki tırnak içinde, tekrarlıyordu.

Yani papağanlarla dost olmuştu.

Papağanlaşmıştı…



Düşünmeyi, muhakemeyi unuttu ve böylece, erişilmez zannedilen son noktaya ( . ) yani Nirvana”ya erişti.



Noktanın kaybolmasıyla birlikte, artık nefes almadan konuşan ve ne dediği anlaşılmayan, sadece bir hırıltı ya da gürültü çıkaran, bir varlık haline dönüştü.





Ne dersiniz?



Tespitlerim ne derece doğru?



Yanılıyor muyum acaba?





http://www.islahiyeninsesi.com/makale_goster.asp?id=1822&yazid=18

http://beyazhosting.com/blog/cet-sms-ve-msn-dili-ya-da-kaybedilenler/





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 705
Toplam Tekil 1641940
IP 50.16.17.16






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu