TURAN-SAM Kurucu Başkanı Dr. Elnur Hasan MİKAİL"in 1 Temmuz, 2010 Tarihinde Azerbaycan"da yayınlanan "SALAM-PRESS" gazetesine verdiği röportaj - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TURAN-SAM Kurucu Başkanı Dr. Elnur Hasan MİKAİL"in 1 Temmuz, 2010 Tarihinde Azerbaycan"da yayınlanan "SALAM-PRESS" gazetesine verdiği röportaj
Tarih: 01.07.2010 > Kaç kez okundu? 2220

Paylaş


Sorular



1. Sayın Hasan Mikail, TURANSAM Stratejik Araştırmalar Merkezinin kuruluş ve amaçlarından özet nitelikte söz eder misiniz?



TURAN-SAM(www.turansam.org), 2008 yılının Mayıs ayında benim kurucu başkanlığımda Hayri ÜSTÜN, Fatih ALPARSLAN, Memet AYDEMİR, Kader ÖZLEM, Emete GÖZÜGÜZELLİ ve Murat ULUTÜRK”ün yönetim kurulunu oluşturduğu bir oluşum olarak kurulmuştur. Kuruluşundan günümüze TURAN-SAM, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Almanya, İran İslam Cumhuriyeti, Türkmeneli, Doğu Türkistan, Hakasya, Gürcistan, Afganistan, Avusturya, Kosova, Makedonya, Tacikistan, Ukrayna, Norveç, Bulgaristan, Letonya, Sri Lanka gibi 21 ülkede temsilcilik sayısına ulaşmıştır. Bazı ülkelerde temsilci sayımız 10 un üzerindedir. Örneğin Türkiye”de yaklaşık 30 civarında, 20 farklı şehirde örgütlenme sağlamış durumdayız. Azerbaycan temsilci sayımız da hiç de yadsınacak kadar az değil, 10 tane de Azerbaycan temsilcimiz mevcuttur. En etkin olduğumuz ülkeler şimdilik Türkiye ve Azerbaycan olmaktadır.



TURAN-SAM”ın amacı: Dünya”nın dört bir tarafına yayılmış şekilde yaşamakta olan Türk nüfusu bugün bir çok eziyetlere maruz kalmaktadır. Örneğin Çin sınırları içerisinde yaşayan Uygur Türkleri soydaşlarımız Çin emperyalizminin zulümleri sayesinde ezilmektedirler. Rusya”da Sibirya bölgesinde Saha-Yakutistan, Tuva, Hakasya, Başkurdistan, Tataristan, Çuvaşistan, Kabardin Balkar özerk bölgesi, Karaçay-Çerkes özerk bölgesi, Karakalpakistan, Taymir vs. gibi özerk devlet ve Türk Toplulukları da buna başka bir örnektir. Irak terkibindeki Kerkük-Türkmeneli kardeşlerimiz, İran”daki 45 milyon Azerbaycan Türkü, Gürcistan sınırları içerisinde yaşayan yaklaşık 1 milyon kadar Türk de bugün yaşadıkları ülkede ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedirler.



İşte TURANSAM böyle bir ulvi amaçla kurulmuştur. Tek amacımız Dünya üzerinde yaygın şekilde yaşayan yaklaşık nüfusu 300 milyon civarında bulunan soydaşlarımızla diaspora, lobi faaliyetleri çerçevesinde örgütlenmek, temsilcilikler açmak ve o ülkede ne gibi haksızlıklara maruz kalıyorlar onu tespit ederek acil çözüm önerileri sunmaktır.



Dünya”da muhtemel bir Türk Birliği”nin kurulması için bugün hiçbir engel bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti”nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK”ün de dediği gibi Türk Birliği bir gün gerçekleşecektir. Türk Birliği bir hakikattir ve bu birliğin oluşması için önce ekonomik alanda bir işbirliği içerisine girmemiz gerekmektedir.



TURANSAM bünyesinde çalışan ülke, özerk devlet ve Türk toplulukları uzmanlarımız sayesinde ticaret yapmak isteyen Türk firmalarına her türlü danışmanlık hizmeti sağlanabilecektir. Türk Birliği”nin hayata geçe bilmesi için öncelikle Türk Ülkeleri arasında Ekonomik bir anlaşma imzalanmalıdır. Daha sonra Türk Birliği parlamentosu kurulmalıdır. Daha sonraki aşamalarda ise ortak alfabe ve ortak dil gibi projelerin ortaya çıkması amaçlanmaktadır. Merkezimiz Türk devletlerinde bulunan milliyetçi partilerle işbirliği içerisinde çalışmaktadır ve hemen-hemen bütün Türk ülkelerinde temsilci ve ülke uzmanlarımız bulunmaktadır.



TURANSAM, kısaca özetlemek gerekirse Türk Birliği, yani TURAN devletinin kurulup bütün Dünya Türklerinin üstün refah seviyesine erişmeleri için ve maddi manevi olarak diğer ırklardan daha üstün konuma gelebilmeleri için çalışacaktır. Bu yolda Türklerin yaşadıkları topraklardan çıkan doğal kaynakların Türkler tarafından tüketilmesi amaçlanmaktadır. Bugün hemen-hemen bütün Türk halklarının yaşadıkları topraklardan çıkan doğal kaynakların gayri Türkler tarafından sömürülmesi görülmektedir. Amacımız bunu önlemek ve Türk milletini hak ettiği mertebeye çıkarmaktır.



2. Stratejik söylemlerin ve yorumların arttığı, dünyanın stratejik bir mekan haline geldiği bir dönemde yaşıyoruz. Strateji söylemlerin bu denli öne çıkmasını neyle açıklamak mümkündür?



Evet günümüzde ABD başta olmak üzere Avrupa, Japonya, Çin ve Rusya ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de düşünce kuruluşlarının sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bunun sebebi ise artık dünyanın eskisi gibi iki kutuplu bir dünya olmayışı ve ABD”nin hegemon ve süper güç olarak dünyaya meydan okumasından ileri gelmektedir. Böyle bir dünyada farklı devletler arasında işbirlikleri ve ABD”ye karşı koyabilmek için oluşturulan devletlerarası farklı çıkar birlikleri, müttefiklikler ve oluşumlardan ibarettir. Bu da bugün nerdeyse yaklaşık 15 trilyon ABD dolarlık Milli geliriyle dünyada hem profesyonel ordusuyla da Afganistan ve ardından Irak”ı işgal eden bir ABD”ye karşı gerçekten hiçbir ülkenin açıkça karşı koyamayacağını göstermektedir. Bunun için Türkiye”de kurulan ve Avrasyacılık görüşünü benimseyen, Rus ırkçısı, faşist Aleksander DUGİN”in fikirleri esasında kurulmuş olan ASAM”ı örnek gösterebiliriz. ASAM, Rusya önderliğinde bir Avrasya projesinin kurulmasından söz etmekte ve bu birliğe Türkiye, Çin, Pakistan, İran, Kore, Hindistan gibi ülkelerin alınmasını istemekteydi. Maalesef bugün ASAM, maddi sıkıntıları ve sponsorunun ASAM”a maddi güç aktarımını çekmesiyle faaliyetine son vermek zorunda kalmıştır. Türkiye”nin en köklü fikir ve düşünce kuruluşu, kısaca adıyla think-thank kuruluşu olan ASAM 1992 yılında Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ tarafından kurulmuştur. Daha sonra ise ASAM”a devlet seviyesinde Türkiye hükümeti sahip çıkmıştır.



Bizim ASAM”dan farkımız, biz Türkiye ve Azerbaycan önderliğinde bir Türk Birliği, yani TURAN Devleti”nin kurulmasını savunuyoruz ve sitemizden de anlaşılacağı üzere biz sadece ve sadece özerk Türk ellerini, esir Türk ellerini ve bağımsız Türk devletlerini araştırıyoruz. Kısacası Türk”ün olduğu her yeri araştırmaktayız. Uzmanlarımız ve Bilim Kurulumuz yaklaşık 50 profesör, 30 doçent, 30 yardımcı doçent ve 20 Doktora ünvanı almış üyelerden oluşmaktadır. Ayrıca TURAN-SAM olarak mevsimlik, uluslar arası Bilimsel Hakemli bir dergi neşretmekteyiz ki, bu derginin aboneleriyle TURAN-SAM ayakta durmaktadır.



3. Stratejik söylemlerin başında “yeni dünya düzeni” anlayışı gelmektedir. Nedir yeni dünya düzeni?



Tabii, bugün yeni dünya düzeni derken, artık eski kurulu dengeler yani iki kutuplu bir sistem mevcut olmadığını anlıyoruz. Bugün 2 trilyon dolarlık Milli geliri olan Rusya artık 15 trilyon dolarlık ABD”ye karşı tek başına koyabilecek güçte değildir. Arada asimetrik bir farktan bahsedilmektedir. Yaklaşık 7 kat büyük bir ekonomi mevcuttur karşımızda. Bu durumda da tabii ki, dünya yeni arayışlara ve ittifaklara sahne olmaktadır. Tüm dünyanın gözü önünde, hiçbir suçu olmayan 3 milyon Müslüman”ı Irak”ı işgal ederek katleden ABD”ye hiçbir ülke bugün dur diyemedi. Ayrıca Arap ülkeleri bile sesini çıkaramadı. Türkiye de aynen sessiz kaldı, Irak”ta Kerkük bölgesinde 1 milyon civarında Türk soydaşımız olmasına rağmen…



4. Yeni dünyada Türk dünyasının yeri, konumu ve geleceğini nasıl değerlendirebiliriz?



Yeni Dünya Düzeninde ben Türk Birliği”nin büyük rol oynayacağından eminim. Nedir Türk Birliği? Yani bizim deyimimizle Kutsal TURAN? TURAN, Kutsal Türk İslam Birliği anlamına gelmektedir ve Kur”anı Kerim”de bile cifri ebced hesabına göre İslam bilim adamları 21. Yüzyılda, Dünyada Türklerin önderliğinde 3. defa güçlü bir Türk-İslam Devleti kurulacağı gerçeği bulunmaktadır. Tarihte daha önce 2 defa Selçuklular zamanında Türklerin önderliğinde bir İslam imparatorluğu kuruldu, bu imparatorluğun başkenti Konya şehri idi. 2. defa ise hepimize de malum olduğu gibi büyük Osmanlı İmparatorluğu İslam halifeliği olmuştur. Şimdi ise 3. sü beklenmektedir herkes tarafından.



Tabii, bunlar İslam inancı olmayan birinse bir hikaye ve rivayet gibi gelebilir. Ama bu bir gerçektir ve bilimsel dayanakları mevcuttur. Öte yandan büyük Tatar asıllı Rus düşünür Lev Nikolayeviç GUMİLEV”in de bilimsel hipotez ve iddiasına göre Dünyada Türklerin yükselişi Hazar Gölünde meydana gelen deniz suyu seviyesinin artışıyla alakadardır. Şöyle ki, Tarihte Türkler tarafından Büyük Hazar İmparatorluğu kurulduğu vakit 7. yüzyıl idi ve o zaman yine Hazar gölü taşmıştı. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu kuruldu ve 14. yüzyılda da Hazar yine taştı. Biz hem Kuran”ı Kerim”in hem de GUMİLEV”in bilimsel iddialarına inanıyor ve bunu uzmanlarımıza araştırtıyoruz. GUMİLEV diyor ki, Her 7 asırda bir Hazar gölü aşıp taşıyor ve Türkler o zaman Yer Yüzüne hakim oluyor ve büyük İmparatorluk kuruyorlar. Onun bu bilimsel tezine göre Hazar Gölünün yükselişi işe Türklerin Cihana hükmetmesi arasında doğru orantı mevcuttur. Bakın 7. Asırda Hazar İmparatorluğu, üstünden 7 asır geçiyor ve Osmanlı Kuruluyor, şimdi 7 asır daha geçti ve 21. asır geldi. 21. asırda yine de Türklerin Cihan”a sahip olması ve Büyük bir devlet kurması beklenmektedir.



Dediğim gibi, bu bazılarına cahilce ve masal gibi gelebilir. Ama bu bir hakikattir ve hem ilmi hem de dini yönden dayanakları mevcuttur bu tezin. Bu yüzden biz iddia ediyoruz 21. Asır tekrar Türk”ün asrı olacaktır.



5. Türkiye, son on yılda yükselen siyasal bir çizgi üzre hareket ediyor. Türkiye”nin bu görüntüsü “yeni dünya düzeni” anlayışının sağladığı bir görüntü mü, yoksa Türkiye gerçekten de kendi potensiyallerini farketmiş bir siyaset yürütmektedir?



Haklısınız, Türkiye son on yılda yani AKP”nin iktidara gelmesi sonrası çok uzun mesafeler kat etti. Bunun nedeni, baştaki hükümetin dindar insanlardan oluşmasıdır. Dindar insan biliyorsunuz, Allah”tan korkan ve her şeyi Allah rızası için yapan insan demektir. Dindar insanların başa gelmesi, ülkede yolsuzluk, rüşvet(korrupsiya) gibi olayların en aza indirgenmesini sağladı ve hükümetin gerçekten halka hizmetini ortaya çıkardı.



Bakınız daha 10 yıl önce Türk parasıyla tüm dünya dalga geçiyordu. O zamanlar 1 milyon lira 1 dolar bile etmiyordu. Ürk parası çok değersizdi. AKP hükümeti Türk Parasına eski değerini kazandırdı. Türk pasaportu dünyada rağbet görmüyordu. AKP hükümeti sayesinde Avrupa standartlarında pasaportlarımız mevcut. Türkiye yavaş yavaş kendisinin ve Türk Dünyasının potansiyelini anlamış durumdadır.



Bu ülkede genç nüfus 30 milyonun üstündedir. Avrupa ise 2050 yılında azalacak olan nüfusunun endişesini çekmektedir. Siyasi stratejistler de ABD”nin Müslüman ülkelerine harp ilan etmesinin sebebini bunda görmektedir. Bir rapora göre 2100 yılında Avrupa tamamen Müslüman bir ülke olacaktır. ABD de 2200 yılında tamamen İslamlaşacağı iddia edilmektedir ABD kökenli bir araştırma raporuna göre. Bu yüzden ABD Müslüman nüfusun artışından ciddi şekilde endişe etmekte ve Müslüman ülkelerini işgal ederek, dinç v sivil ahalini kırıp öldürmektedir. ABD kendi aklı sıra Müslüman nüfusun sayısını bu şekilde azaltmakta ve nüfus planlaması yapmaktadır. Bu da hangi akla mantığa hizmet ediyor, anlamakta güçlük çekiyoruz doğrusu.



6. Azerbaycan, hangi stratejik planların dikkat merkezinde yer almaktadır?



Azerbaycan, ister coğrafi konumuyla olsun, isterse eğitim seviyesi ile olsun, kurulacak olan TURAN”ın başkenti olarak görülmektedir. TURAN”a yeni merkez ve başkent olarak Azerbaycan görülmektedir. Çünkü Azerbaycan Türkleri, Türk Dünyasında eğitim seviyesine göre %98 lik okur yazarlık oranına sahiptirler. Ayrıca Coğrafi ve strateji konumu olarak da eğer Haritaya bir nazar gezdirirseniz, Azerbaycan tam da TURAN coğrafyasının merkezindedir, bunu göreceğiz.



Ayrıca, Azerbaycan”ın zengin doğal kaynakları Batılıların iştahını kabartmaktadır.



7. Türk dünyasının yakın geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu coğrafya gerçek anlamda stratejik, siyasi ve ekonomik birliğini sağlamış bir Türk Devletler Birliğine sahne olacak mı?



Ben gidişatı iyimser görmekteyim şahsen. Çünkü Türk Birliği için gerekli her türlü adımlar atılmaktadır bugün. Geçenlerde Bakü”de Türk Birliği Kurultayı düzenlendi. Ardından Nahçıvan”da bir Kurultay daha gerçekleşti. Bu Kurultaylarda önemli adımlar ve kararlar atılmıştır. Türk Birliği Asamblesi, Parlamentosu vs. kurulması gibi adımlar yavaş yavaş atılmaktadır. Bu yüzden ben Türk Birliği”nin kurulacağına inanmaktayım ve biz buna tüm TURAN-SAM ekibi olarak inanmaktayız.



8. Rusya-Türkiye ilişkileri ABD güdümünde mi gelişmekte, yoksa Washington”un sessiz kalmak zorunda kaldığı yeni bir siyasi anlama mı sahiptir?



Rus Türk ilişkileri Sovyetlerin dağılmasından sonra yeni boyut kazanmıştır. Şöyle ki, Rusya ile Türkiye arasında son Medvedev-Erdoğan görüşmesinde önemli kararlar alınmıştır. Örneğin her iki ülke vizeleri karşılıklı olarak kaldırdı ve yıllık ticaret hacmini mevcut 20 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkması için gerekli imzalar ve sözleşmeler atıldı bu görüşmede. Diğer konu ise, Türkiye”de kurulan yeni ihaledir. Bu da Atom Nükleer istasyonudur. Bunun ihalesini de Ruslara vermek gündemde bugünlerde Türkiye”de. Ayrıca günümüzde İran”a yapılan yaptırımlar konusunda da Türkiye ve Rusya”nın görüşleri uzlaşmaktadır. Washington”un bölgeye etkisi kaçınılmazdır ama bu Rus Türk münasebetlerine henüz bir somut etki edememiştir.





9. AB”nin içine düştüğü ekonomik kriz, siyasal ve sosyal krize dönüşür mü?



Bence AB”nin geleceği yoktur. AB bizim analizcilerin görüşüne göre yakın 50 yıl içinde kurulduğu gibi parçalanacaktır. Çünkü bu birlikte Türk Birliğinde olduğu gibi hiçbir ortak payda bulunmamaktadır. Bu birlik sadece Hıristiyan Devletler Birliğidir bize göre. Türkiye de bu birliğe girmek için can atmaktadır, maalesef ama daha somut ve mantıklı olanı bize göre AB değil Türk Birliğidir. AB”nin standartlarını yakalayalım onların kültürünü almayalım.



AB bugün dünyaya sadece teknolojisini satmaktadır. Ama TURAN coğrafyası zengin doğal kaynaklara sahiptir ki, bu da AB”de mevcut değildir. Bu yüzden AB”ye alternatif olarak biz TURAN-SAM olarak Türk Birliği”ni önermekteyiz.



AB”nin içine düştüğü maddi kriz tabii ki, yanında siyasi, kültürel ve sosyal her türlü krize yol açacaktır ve zaten artık açmaktadır da. Geçtiğimiz günlerde Yunanistan”da gördüğümüz olaylar buna bir örnektir.



10. 2009 ekonomik bunalımı sonrasında yükselen “dört yıldız”ın (Çin, Hindistan, Brezilya, Türkiye) dünya siyasetinin eksenini değişecek güç ve potansiyele sahip mi?



Geçtiğimiz günlerde Erdoğan”ın Brezilya ziyareti ve ardından Brezilya”nın BM”nin Güvenlik Konseyinde İran”a yaptırım için Türkiye”nin yanında ret oyu kullanması, sizin sorunuzu evet yönünde yanıtlamaktadır. Çin”in hamleleri ve büyümesi ise kaçınılmazdır. Çin artık çok hızla büyümektedir, zira Hindistan ve Türkiye de öyle. Sanırım yeni Dünya düzeninde bu saydığınız 4 ülke ve artı Rusya yeni bir Kutup oluşturacak ve ABD”ye karşı koyabilme yönünde dev adımlar atacaklardır. Batı batmaya mahkumdur ve Doğu Güneş”in ve Dünya medeniyetlerinin doğduğu yer olarak her zaman kalacaktır. Biz hiçbir zaman Batılı veya Avrupalı olamayız ve her zaman biz doğuluyuz ve medeniyetleri bir kurarız.



11. TURAN-SAM”ın Azerbaycan”ın geleceği üzerine stratejik öngörüleri nelerdir?



Azerbaycan büyük bir ilmi potansiyele sahip bir ülkedir. Ayrıca petrol zenginliğini de bu ülke iyi yönde kullanmaya mecburdur. Aksi takdirde Azerbaycan yeni bir Nijerya”ya çevrilebilir. Bunu önlemek için ise Petrolden ve diğer doğal kaynaklardan gelen geliri, devlet yeni fabrikalar, üretim merkezleri, Bilim merkezleri kurarak yatırıma çevirmelidir. Bu takdirde Azerbaycan”ın geleceği bir Katar ve Küveyt kadar parlak olacaktır.



Örneğin Eğitim sistemindeki uygulamalar çok hatalıdır ve bazı yolsuzluklar mevcuttur. Bu eğitim sistemini düzeltmek için Azerbaycan, Türkiye Eğitim sisteminden örnekler almalıdır. Aynı şekilde tüm alanlarda Türkiye”de uygulanan sistemler birebir Azerbaycan”da da uygulanmalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti 90 yıldır bağımsızlığına kavuşmuştur ve Türk-İslam aleminin 1 trilyon dolar Milli geliriyle önderi konumundadır. 2 yıldır bağımsızlığına kavuşmuş olan Azerbaycan Cumhuriyeti”nin Türkiye”yi kendisine önder ve rehber alması zorunludur.



Sonda size benden röportaj aldığınız için derin minnettarlığımı ve teşekkürlerimi arz etmeyi borç bilirim.





ÖZGEÇMİŞ



Ben 12 Eylül, 1977 yılında AZERBAYCAN”ın başkenti ve aynı zamanda dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan Bakü”de doğdum. 1984”de İlkokula başladım. Ortaokul eğitimimi Bakü, 225 sayılı Ortaokulunda 1992”de tamamladım. Ortaokul yıllarımda(1988-1992) Azerbaycan genelinde yapılan matematik Olimpiyatlarında 1 Ülke Birinciliği, 2 ilçe(rayon) Birinciliği ve 2 defa da Ülke İkinciliği başarılarına imza attım. 1992-1994 yılları arasında "ÇAĞ ÖĞRETİM KURUMLARI"na bağlı, giriş hakkını sınavla kazandığım BAKÜ-TÜRK KOLEJİ”nde eğitim aldım. 1994 Yılında Hindistan”ın Delhi şehrinde düzenlenecek "Dünya Enformasyon ve Matematik Olimpiyatına" Azerbaycan”ı temsil etmek için Ordünaryüs Profesör Azad MİRZECANZADE tarafından seçilen 6 öğrenciden biri oldum. 1995 yılında Bakü, 2 numaralı Habip Bey Mahmutbeyov adına Fen Lisesi”nden mezun oldum.



1995 yılında Türkiye”nin Bolu ilinde bulunan Dil-Mer(TÖMER) Türkçe Dil eğitimine başladım. 1996 yılında İyi Dereceyle TÖMER Sertifikasını aldıktan sonra, girdiğim TCS sınavı neticesinde İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümünü kazandım. 1997 yılında Selçuk Üniversitesine yatay geçiş yaptım. 2001 yılında Selçuk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülte”sinin, Uluslararası İlişkiler bölümünden "Kamu Yöneticisi" ünvanıyla mezun oldum. Aynı Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü”nün, Uluslararası İlişkiler Bilim Dalında Yüksek Lisans(Mastır) yaparak "Uluslararası İlişkiler Uzmanı" Derecesiyle mezun oldum. "VLADİMİR PUTİN DÖNEMİ RUSYA DIŞ POLİTİKASI 2000-2003 YILLARI ARASI" konusunda Yüksek Lisans Tezi hazırladım. Azerbaycan Türkçe”sinde, Türkiye Türkçe”sinde, Rusça ve İngilizce mükemmel seviyede biliyorum.



Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Ana Bilim Dalı, "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" Bilim Dalı”nda Doktora yaptım. 2007 yılından beri TYB(Türkiye Yazarlar Birliği) Konya Şubesi Üyesiyim. 1997-2001 yılları arasında(Üniversite yıllarımda) Selçuk Üniversitesi - İ.İ.B.F.”nde Ülkü Ocaklarının, Dış Türkler Başkanlığı görevini yaptım.



Evliyim, Alişah isimli oğlum var.



Türkiye”de ulusal yayınevi IQ Kültür Sanat Yayıncılık”tan yayınlamış 3 adet bilimsel eserin ve Almanya”nın Libri yayınları tarafından İngilizce yayınlanmış "A New Russia: What Putin Left to Medvedev" isimli bilimsel kitabın yazarıyım.



1. Temmuz, 2007: Yeni Çarlar ve Rus Dış Politikası - Elnur Hasan MİKAİL



2. Ocak, 2008: Putin Dönemi Rusya - Elnur Hasan MİKAİL



3. Mayıs, 2008: Türk Birliği Projesi - Elnur Hasan MİKAİL



4. Ocak, 2009: A New Russia: What Putin Left to Medvedev - Elnur Hasan MİKAİL



Saygılarımla...



Dr. Elnur Hasan MİKAİL

Uluslararası İlişkiler Uzmanı

TURAN-SAM Kurucu Başkanı

Telefon/Belge Geçer(Faks): +90 (332) 241 35 39

Cep Telefonu(GSM): +90 (531) 812 13 61

WEB: http://www.turansam.org

E-Posta: emikail@turansam.org

MSN: emikail@turansam.org





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 291
Toplam Tekil 1637352
IP 54.158.83.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.621 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu