MAVİ MARMARA GEMİSİNE İSRAİL SALDIRISI - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









MAVİ MARMARA GEMİSİNE İSRAİL SALDIRISI - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 05.06.2010 > Kaç kez okundu? 2194

Paylaş




Felaket başa gelmeden evvel, onu önleyecek ve ona karşı savunulacak gerekleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur.-Gazi Mustafa Kemal Atatürk- (1920)

Baykal”ın kaset olayını müteakip istifasını müteakip gündeme oturan CHPdeki gelişmeler yerini İsrail”lin Gazze”ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı silahlı saldırı olayının gölgesinde kaldı. Kamuoyu şimdi bu saldırı sonrası gelişmeler ile yatıp kalkıyor.

Tam altmış yıldır içinde bulunduğu topraklarda varolma mücadelesi veren ve devamlı savaş hali yaşayan İsrail”in savunma refleksi O”na tipik bir devlet terörü uygulayan bir ülke görünümü vermektedir.

Hangi sebeple olursa olsun İsrail askerlerinin korumasız sivillere vahşice saldırmasının gizlenip örtülecek ve makûl gösterilebilecek bir yanı yoktur. Dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen bu tip saldırıları meşru hukuk zemini içinde göstermek de asla mümkün değildir.

Bu saldırı ne ilktir ve ne de sonuncu olacaktır. Çünkü, ABD başta olmak üzere özellikle AB ülkelerinin İsrail”in geçmişteki benzer kanunsuzluklarına geçmiş yıllarda göz yummaları sonucu kendinde bu gücü bulmaktadır.

İsrail, BM tarafından kendisine verilen topraklarının güvenliğini sağladığı ve tamamen meşru müdafaa durumunda oldukları savı ile kurulduğu günden itibaren her türlü hukuksuzluğu sürdürmekte kendisine hak görmüştür. Topraklarına el koyduğu Filistin halkına terörist muamelesi yaparak devamlı zulmetmiştir. Filistin halkını kendi topraklarında esir durumuna düşürmüştür.

İsrail, devamlı saldıran ve zulüm yapan taraf olmasına rağmen her defasında dünyadaki Yahudi lobisinin maddi ve manevi desteğini de alarak dünya kamuoyuna sanki kendisi masum, Filistinliler suçlu imiş gibi kabul ettirmeyi başarmıştır.

Bütün dünyada son dakika haberi olarak verilen Mavi Marmara”ya saldırı görüntülerine bakarak bu defa İsrail”e dünya kamuoyundan gerekli sert uyarıların geleceği ve O”nun saldırgan tutum ve davranışlarının frenlenebileceğini gönlümüz arzu etmektedir. Ama, geçmişte yaşanmış çok acı tecrübelere dayanarak Mavi Marmara gemisine yapılan kanlı saldırı olayının ilk heyecanı geçtikten sonra bu defa da İsrail”in kazançlı taraf olacağını söyleyebiliriz.

Bu insanlık dışı olayı bütün dünyanın ve uluslararası kuruluşların ayıplamasının ve kınamasının İsrail”e yaptırım açısından hiç bir önemi yoktur. Çünkü ABD, her zaman olduğu gibi bu defa da İsrail”in arkasında olduğunu açıklamıştır. Sadece ABD”nin verdiği bu destek İsrail için yeterlidir. Dolayısı ile İsrail dünyanın gözü önünde ceryan eden ve BM tarafından alınan onlarca aleyhte karara rağmen bugüne kadar sürdürdüğü hukuksuzluklara kaldığı yerden ara vermeden devam edecektir.

Türkiye”nin Gazze”ye yardım gemisine saldırı olayı karşısında verdiği en üst düzeydeki tepki zamanlaması ve icra şekli ile dikkat çekicidir.

Bilindiği gibi Mavi Marmara saldırısından bir kaç saat önce İskenderunda bir deniz üssüne karşı gerçekleştirilen PKK saldırısında 7 askerimiz şehit edilmiştir. Bir ay içinde kendi topraklarımız içinde askeri birliklerimize yapılan PKK saldırılarında ölen askerlerimizn sayısı kırka ulaşmıştır.

Ama biz Gazze ve Filistinliler için bugün sokaklarda gösteri yapan grupların hiç birinin PKK saldırılarını protesto eylemleri yaptığına şahit olmadık. Yine Irak”ta ABD saldırısı ile ölen 1.5 milyon masum insan ile Doğu Türkistan”da Çin askerleri tarafından katledilen Uygur Türkleri için bugün sokakları Arap bayrakları ile dolduran kalabalıkları görmedik.

Peki, Filistinli Araplar için sokağa dökülenler kimdir? Ve bu Arap hayranlığı nedendir ve nasıl bu duruma gelinmiştir.? Bunların sosyolojik açıdan sorgulanarak kafası karışmış Türk kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini değerlendiriyorum.

Peki ne yapalım? Filistin sorunu ile ilgilenmeyelim mi?

Hayır, tam aksine ilgilenelim. Çünkü, Ortadoğu - Balkanlar - Kafkaslar gibi sorunlar yumağı bir bölgede yer alan Türkiye; bölgede barış, huzur, güvenlik ile ülkelerarası kooardinasyon ve uzlaşıyı temin edecek tek devlettir.. Bunu en iyi şekilde yerine getirecek tarihi tecrübeye ve milli güç unsurlarına sahiptir.

Ben, yeterli potansiyelimiz ve etkimizin var olduğuna da inanıyorum. Yeterki milli menfaatlerimizin temininde kendi tespit ettiğimiz milli hedeflerimizi her şart altında elde edebileceğimize inanmış ve sınırların dışını görebilecek kadar öngörüye sahip yöneticilere sahip olalım. Bu konuda Ak Parti iktidarının önemli gelişmeler kaydettiğini de vurgulamakta yarar görüyorum.

Ortadoğu”daki bütün olayların çözüm yeri ANKARA”dır. Ankara; bölgedeki güç dengeleri ile tutarlı ve tarafsız bir politika uygulayarak barışı sağlayabilecek, uzlaşmayı gerçekleştirecek tek güçtür. Bu bölgedeki istikrar ve huzur ortamı en çok Türkiye”nin menfaatinedir. Ankara; kendisinden beklenen bölgesel güç özelliğini kullanarak bölge politikalarını kendisi yönlendirmek zorundadır.

Ortadoğu bölgesinde devam eden sıcak çatışmalar bölgede en fazla Türkiye”yi etkilemektedir. Türkiye”nin hem kendi içinde ve hemde çevresinde istikrar ve huzura ihtiyacı vardır. Bunun sağlanmasına katkıda bulunmak üzere hiç yerden fikir ve icazet almaya gerek yoktur. Yeterli devlet tecrübemiz ile birlikte bizim tespit edeceğimiz milli hedeflerimizi elde edilebilecek potansiyel gücümüz vardır.

Yeter ki kendimize güvenelim ve gücümüze inanalım.















Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 356
Toplam Tekil 1636650
IP 54.163.94.5






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu