TÜRK”ÜN KÖKÜNÜN KAZINMASI -3- - Özkan BOSTANCI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRK”ÜN KÖKÜNÜN KAZINMASI -3- - Özkan BOSTANCI
Tarih: 21.05.2010 > Kaç kez okundu? 2021

Paylaş


Yazımıza devam ediyoruz;



- "Millî hayatımızda yediden yetmişe hepimizin bilmesi gereken zafer günlerimiz olmakla beraber, ACISINI DÜNYA DURDUKÇA İÇİMİZDEN ATAMIYACAĞIMIZ MİLLÎ FELAKET GÜNLERİMİZ DE VARDIR...



1877 Rus Harbi sonu büyük muhaceretleri! ..



TÜRK”ÜN AVRUPA”DAN ÂDETA KÖKÜNÜN KAZINMASI İSTEĞİYLE HORTLAYAN HAÇLI ZİHNİYETİNİN GİRİŞTİĞİ TOPLU KATLİAMLAR!..



1912 Balkan Savaşı ve TÜRKLER”e reva görülen zulüm ve İŞKENCELER!..



Tarihin bu acı mirasları her TÜRK”ün kalbinde unutulmamak üzere dünya durdukça muhafaza edilmelidir.



Milletimizin kalbinde HİSS-İ İNTİKAM olmalı!..



Bu alelâde bir intikam değil; hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların mazarratlarını izaleye matuf bir intikamdır" (16.3.1923)Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK



YUNAN İSYANI (1815-1930)



OSMANLI DEVLETİ”nden koparak ilk devlet haline gelen YUNANİSTAN”dır.



Sultan 2. Mahmud zamanında Ruslar”ın teşviki ile MORA”da isyan çıkarmışlar ve Türkler”i öldürmeye başlamışlardı.



Aslında YANYA”da TEPEDELENLİ ALİ PAŞA vardı ve Rumlar”ı kontrol altında tutuyordu.



Rumlar çoğunluk olarak Mora, Tesalya ve Ege Adaları”nda bulunmaktaydı...



Eski Grek medeniyetine sempati duyan Batılı ülkeler, ve Ortodokslar”ı hakimiyetine almak isteyen Rusya”nın teşviki ile Mora”da isyan çıktı.



Zaten 1758-1774 Rus harbi sırasında bazı Ruslar Mora”ya yerleşmiş ve milliyetçi kışkırtmalara başlamıştı...



Etniki Eterya Cemiyeti 1814 yılında iki Rum ve bir Bulgar tarafından kurulmuştu.



Amacı Yunan Patriği”nin idaresinde Bizans İmparatorluğu”nu yeniden kurmaktı.



Rus Çarı”nın harp yaveri Aleksandr İpsilanti cemiyetin esas yöneticisi idi.



Aleksandır, aslında Rum olup, Türkler”e ihanet ederek Rusya”ya kaçmış olan Konstantin İpsilanti”nin oğlu idi.



Etkili mevkie gelmesini de, o dönemde Rus Dışileri Bakanı”nın Rum asıllı olmasına borçluydu!



O dönemde Mora, Tepedelenli Ali Paşa”nın idaresinde idi...



Paşa”nın doktoru Rum olduğu ve Paşa onu akıllıca kullandığı için, Rumlar”ın faaliyetinden haberdar idi. Komitacıların Yanya Rum despotuna yazdıkları mektubu eline geçirmişti.



Despotu çağırmış, mektubu uzatmış, "okusanız da bir dinlesem," demişti!.. O an despota korkudan nüzul indi ve öldü!



Ali Paşa, Babıâli”yi de isyan hazırlığından haberdar etti...



Ancak Sultan 2. Mahmud”un mühürdarı olan Halet Efendi, hem Rumlar”la menfaat ilişkisi olduğu için, hem de Ali Paşa kendisine göndermekte olduğu hediyeleri kestiği için, konuyu önemsiz gösterdi!..



Üstelik Ali Paşa aleyhine tezvirlerde bulundu. İngiliz elçisinin isyan uyarması üzerine, Mora”ya birini göndermek zorunda kaldı, ama gönderdiği kişi Etniki Eterya gizli üyesi Nikola Moruzi idi!..



O da Rum ahalinin sadakatini bildiren raporlar düzdü!



Bu arada Ali Paşa Ovlonya mutasarrıfı İbrahim Paşa”yı hapsetmiş, onun sancağını da kendi idaresine almıştı. Sultan 2. Mahmud bu densiz olaya çok hiddetlendi ve Ali Paşa”nın cezalandırılmasını istedi.



Halbuki Tepedelenli Ali Paşa eskiden bir çete reisi olmasına rağmen, pek çok yararlılığı görülmüş dirayetli bir devlet adamı idi.



Oğulları, torunu da devlet hizmetinde paşa olmuştu.



Rumlar”ı da tam denetim altında tutuyordu.



Kendisine Yanya dışındaki yerlerden el çekmesi emrolundu.



Paşa af diledi. Ancak Halet Efendi affın kabulüne engel olduğu gibi,



Paşa”nın vezirliğini de geri alındı.



Bunun üzerine Paşa isyan etti!..



Üzerine Hurşit Paşa komutasında ordu gönderildi.



Rumlar hem Tepedelenli Ali Paşa”nın itibardan düşmesi, hem de ordunun onunla meşgul olmasını fırsat bilerek isyan vaktinin geldiğine karar verdiler.



İpsilanti, önce Eflâk ve Boğdan”da (Romanya) isyan başlattı.



Devlet böylece müşgül durumda kalınca, Mora Rumları da isyan ettiler. (1820)



Patras Patriği Pol Germanos bütün Rumlar”ı Türkler”e karşı savaşa davet etti.



Tüccar Rumlar”ın 600 kadar gemisi vardı.



Bunlar Ege adalarına isyanı yaydılar.



İslâm ahali ve askerler kalelere kapanarak kendilerini savunmaya koyuldular.



Fakat merkezden yardım görmedikleri için, kaleler teker teker asilerin eline geçti.



Asiler ele geçirdikleri şehirlerde Müslümanları öldürdüler.



Mallarını yağma ettiler.



İstanbul”da Fener Patriği Gregoryos”un hem Etniki Eterya üyesi, hem de isyanın teşvikçilerinden olduğu anlaşılınca, Patrikhane”nin orta kapısına dinî elbiseleri ile asıldı.



Onunla birlikte bir çok metropolit asıldı. Patriğin asılması, Rumlar”ı kinlendirdi.



O tarihten beri Orta Kapı kapalıdır ve Rumlar "aynı yerde bir müslüman din liderini asmadıkça" kapıyı açmayacaklarını beyan ederler!..



Eskiden Heybeliada Ruhban Okulu”nun bitiren papazlar bu kapı önünde aynı yemini tekrarlardı!



Bu arada Tepedelenli Ali Paşa ele geçmiş ve idam edilmişti.



Bu, o bölgede büyük bir otorite kaybı yarattı.



Hürşit Paşa serbest kalan ordusuyla isyancıların üzerine yürüdü, ancak yeterli olmadı.



1826”da, bütün bu karışıklıkların arasında yeniçerileri topa tutarak ortadan aldırmış ve böylece ordusuz kalmış olan Sultan 2. Mahmud, Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa”dan yardım istedi.



Mehmet Ali Paşa, "Girit ve Mora valiliği kendisine verilmesi" kaydı ile oğlu İbrahim Paşa”yı görevlendirdi.



İbrahim Paşa 400 gemi ve 16.000 kişilik bir ordu ile geldi, Osmanlı kuvvetleri ile birleşti ve dört yıldır bastırılamayan isyanı hızla bastırdı. (1827)



Ancak büyük devletler müdahale ettiler.



Ruslar ve İngilizler 4 Nisan 1827”de Sen Petersburg Protokolü”nü imzaladılar.



Buna göre Yunanistan, Osmanlı Devleti”ne bağlı muhtar bir devlet haline gelecek, ve bütün Türkler Mora”yı terkedecekti!..



Daha sonra Fransa”nın da katıldığı aynı yönde Londra Muahedesi imzalandı. (6 Temmuz 1827)



Osmanlı Devleti baskıyı kabul etmedi.



Bunun üzerine bu üç devletin donanmaları Osmanlı ve Mısır donanmalarının bulunduğu Navarin”i bastılar, ve Türk gemilerini batırdılar, 10.000”den fazla askerimizi ne olduğunu anlamadan öldürdüler. (20 Kasım 1827)



Böylece Meternich”in ifadesiyle "Navarin ile tarihte yeni bir devir" başlamış oldu!..



Ortada bir harb yokken Türk donanmasının yakılması üzerine Osmanlı Devleti tzminat ve tarziye (özür) istedi.



Tabii kabul edilmedi. Fransızlar İbrahim Paşa kuvvetlerinin Mısır”a götürülmesi için gemiler yolladı ve 30.000 asker ile Mora”yı işgal etti.



Rusya Osmanlı Devleti”ne harb açtı! (1828)



Tarih kitaplarımızda "reformcu, devrimci" diye adlandırılan Sultan 2. Mahmud, işte devletimizin başına böyle büyük gaileler açmıştır!..



Dirayetli Alemdar Mustafa Paşa”nın öldürülmesine göz yumması.



Tepedelenli Ali Paşa”yı isyana sevkedip öldürtmesi.



Yeniçeri ordusunu zamansız ortadan kaldırması.



Çevresindeki ihtiraslı kişilerin telkinlerine kapılması.



Rus savaşında mağlup olup ağır şartlar taşıyan Edirne Antlaşması”nı imzalamak zorunda kalması. (1829)



Cezayir”in Fransa tarafından işgal edilmesi. (1830)



Daha sonra gereksiz yere Mısır”la savaşıp devleti Rusya”nın himayesine muhtaç etmesi. (Hünkariskelesi Antlaşması ile)



Ve nihayet 33. DERECEDEN MASON MUSTAFA REŞİT PAŞA”nın teşviki ile, tümüyle İngiliz Büyükelçisi Canning tarafından hazırlanmış olan, kapitülasyon niteliğindeki 1838 İngiliz Ticaret Antlaşması”nı imzalayıp Tanzimat”ın yolunu açması, ülkeyi batırmıştır!



Yunanistan”ın Mora yarımadası ve Kiklat Adaları”nda kuruluşu da, bu Edirne Antlaşması sonucunda oldu.



>>>DEVAM EDECEK



Özkan BOSTANCI

http://ozkanbostanci.blogcu.com/



--

Hiç bir "TÜRK"ün bu dünyadaki görevi sona ermez!..

Sadece ölürken bu vazifeyi bir başka "TÜRK"e devreder.

Bu bir "BAYRAK YARIŞI"dır!..

Sonradan gelen bayrağı daha ileri bir "BURÇ"a dikmekle yükümlüdür.

Bu bir "ÜLKÜ"dür!..

Her "TÜRK"ün son nefesi göklere ulaşırken;

"TÜRK MİLLETİ”NİN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ"nün bir nişanesi olarak bir başka "TÜRK"e nefes olur.

"TÜRK" milliyetçileri, ülkemizin ve "TÜRK DÜNYASI"nın aydınlık ve güzel yarınlarının sigortasıdır.

Özkan BOSTANCI





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 249
Toplam Tekil 1642420
IP 54.161.168.21






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu