Dünya Bizi Bekliyor - Gökhan GÖKÇEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Dünya Bizi Bekliyor - Gökhan GÖKÇEK
Tarih: 21.05.2010 > Kaç kez okundu? 2003

Paylaş


Yaklaşık beş bin yıllık bir geleneğe sahip olan Türkler, cihân hakimiyetinin “Yaratıcı” tarafından kendilerine verildiğine inanırlar. Tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren bu mefkûre peşinde koşmuşlar. Hedefleri hep cihan hâkimiyeti, dünya nizâmı olmuştur. Elbette bu ülkü için en önemli şart sağlam, atak bir ordudur. Ne tesadüftür ki Türkler ordu-millet bir yaratılışa sahiptir. Yani her mensubunun savaşabilme yetisi vardır. Bu özelliklerini anladıklarından mıdır bilinmez, orduya hep önem vermişlerdir. Savaşacak askerleri özenle yetiştirmiş, her nefere bir lider vasfı kazandırmışlardır. Nitekim, M.Ö. 258 yılında Mete Han ile tarihin ilk düzenli kara ordusunu kurarlar. Bu ordu ile durmadan akınlar, fetihler ve savaşlar verirler.

***

Günler geçer, doğal dengede farklılaşmalar başlar. İklim şartlarındaki değişmeler, toprakların verimsizleşmesi ve boylar arası çekişmelerin sebep olduğu sıkıntılar hat safhaya ulaşır. Sorunlara çare bulamayan kalabalık Türk kabileleri göçe niyetlenir. Sibirya”ya, Orta Avrupa”ya, Suriye ve Anadolu”ya göçler başlar. Türkler, o zamanlar Gök-Tengri inancına mensuptur. Suriye ve Anadolu”ya göç eden kabileler burada yeni bir din ile tanışırlar. Bu dinin adı; Hak din İslâm”dır... Yüce dinle tanışanlar İslâmiyeti kabul etmekle kalmayıp, Orta Asya”daki akrabalarına da tebliğlerde bulunurlar. Ve Anadolu”dan Asya”ya uzanan yeniden doğuş başlar… Akın ve fetihlerle dünya nizâmını kendine şiar edinenler; bu din ile önce kendileri nizâm bulur. Aralarında ki çekişmeler azami seviyeye iner. Hakkaniyeti gözeten ve kısasa kısası esas alan Türk töresi benliğini; İslâmiyet ile bulur. İslâmiyet ile tanışan bu millet, gerçeğe ulaşmıştır. Taşlar yerine oturmuş, eksik tamamlanmış; vazife üste düşmüştür. Cihâd...



***

İslâmiyeti kabul eden ilk büyük Türk hanlığı; bugün ki işgal yurdu Doğu Türkistan topraklarında kurulan Karahanlılar”dır. Gazneliler, Samanoğulları derken Büyük Selçuklu Devleti kurulur. 1038 yılında Tuğrul bey tarafından Nişabur merkezli kurulan bu devlet, zamanla parlayacak ve İslâmiyetin bayraktarı olacaktır. Tuğrul Bey”in ardından Büyük Selçuklu Devleti”nin başına geçen Muhammed Alparslan cihâd aşkıyla tutuşan genç bir komutandır. Cihâd niyetinin hedefinde ise kâfir diyarı Bizans vardır. O dönemlerde Bizans”ın hakimiyet sınırları Anadolu”nun uçlarına kadar uzanır. Alparslan öncü birliklerini yollayarak Anadolu”da keşifler yaptırır. Keşfe çıkan Akıncılar az sayıda olmalarına rağmen Anadolu”nun içlerine kadar ilerler. Bir süre orada kalıp, keşfi tamamlayan öncü birlikler başkent Nişabur”a döner. Topladıkları bilgileri Sultan Alparslan”a sunarlar. Alimlere ve bilginlere büyük saygı duyan Alparslan, danışma meclisini toplar. Uzunca süren bu toplantının ardından mutabık kalınan bir karar çıkar. Herkes, özellikle askerler kararı beklemektedir. Sultan Alparslan Otağ”dan çıkar ve yüksek bir tepeye doğru yürür. Sultanın yaveri ise askerlere “herkes tepenin önünde toplansın, Sultan kararı açıklayacaktır!“ diye emir yağdırır. Halk yavaş yavaş toplanmış ve hakanın tepeye ulaşmasını beklemektedir. Nihayet Sultan Alparslan tepeye ulaşır. Ve Sultan halka seslenir “Anadolu fetholunacaktır!”



***

Ordusuyla hareket eden Alparslan önce Erciş”i ardından Diyar-ı Bekir”i fethetti. Urfa”yı kuşatsa da başaramadı. Gelen destek birlikleriyle beraber Halep”e girdi. Bu toprak kayıplarına daha fazla dayanamayan Bizans İmparatoru Romen Diyojen, 200 bin kişilik bir ordu topladı. İstanbul”dan ayrılarak Alparslan”la karşılaşmak üzere yola koyuldu. Haziran 1071”de Erzurum”a ulaştı. Amacı savaş yapmadan toprakları geri almaktı. Bunun için Sultan Alparslan”a elçiler gönderdi. Fakat elçilerin aldığı cevap olumsuzdu ve savaş kaçınılmazdı. Restleşmelerin ardından iki ordu Malazgirt”te karşı karşıya geldi. Sultan Alparslan beyaz bir elbiseyi kefen niyetiyle giyip, şehit olursa; düştüğü yere gömülmek istediğini vasiyet etti. Savaş başlamış, tarih yazacağı notlar için seyre dalmıştı. Savaş öncesi meclisini toplayan Sultan Alparslan, orada alınan savaş kararını uygulamaya karar verdi; hilâl taktiği…

***



Atlı birlikler hızla kalabalık Bizans ordusuna doğru koşuyordu. Bizanslılar Türk askerlerinin bu deli-cesaretine şaşırmışlardı. Gelenleri haklayıp, göndereceklerini düşünüyorlardı! Bizans ordusunun arasına şimşek gibi dalan Türk atlıları orada büyük bir vakarla mücadeleye başlamıştı. Bu tam bir delilikti! Vazifelerinin sonunda ölüm olduğunu bile bile hücum eden Türk atlıları, Bizanslıların öndeki birliklerini dağıtmıştı. Aniden bir şey oldu. Sağ kalan Türk atlıları geriye dönmeye başladı. Bizans ordusunun kalabalık olduğunu görmesine rağmen çılgınca düşmanın arasına dalan askerler kaçıyordu! Bizans askerleri bunun bir bozgun olduğunu, düşmana büyük darbe vurduklarını düşünüyordu. Nitekim kaçan Türk atlıların ardından taaruza kalkışmışlar; Türk ordusunun ana hattına doğru ilerliyorlardı.



Bütün Bizans askerleri kendinden emin bir şekilde naralar atarak Türk birliklerinin arasına daldılar. Romen Diyojen, keyifli naralarla çevresindeki askerlerin düşman birliklerini saldırışını izliyor, Türk ordusunu birazdan yok edeceğini hissediyordu. Sultan”ı rehin aldıktan sonra yapacağı işkenceleri düşünmeye koyulmuştu! Ki bir anda gözü arka tarafta; kaçmaya çalışan askerlerine takıldı. Öndeki birlikler saldırırken arkadakiler kaçmaya çalışıyordu, bu duruma anlam veremedi. Sağ tarafına baktı, hızla dönüp sol tarafına da baktı. Gördüğü onu şok etmişti! Türk askerleri onları sağ ve sol kanattan kıskaç altına almış, kaçış yerlerini kapatmıştı. Romen Diyojen ve askerleri çember içinde kalmış, sıkışmıştı! Erken olduğunu düşünerek bir yarma hareketine niyetlendiyse de başaramadı! -Kendilerini feda eden öncü birlikler Bizans ordusunun arasına dalmış orayı karıştırmışlardı. Ardından bozguna uğramış geriye doğru kaçmışlardı. Türk ordusunun yıldığını düşünen Bizans İmparatoru Romen Diyojen, taaruz emri vermiş ve Türk hatlarına doğru saldırıya geçilmişken; sağ ve sol kanatta ki Türk askerleri bir hilâl çizerek Bizans askerlerini çembere almıştı. - Sultan Alparslan taktiği uygulanmış ve muvaffak olunmuştu. Çember altında bozguna uğrayan Bizans ordusu mağlup edilmiş ve imparator Romen Diyojen esir alınmıştı! Zafer Hilâl”indi! Zafer Sultan Alparslan”ındı!

***

Devamı bir sonraki yazıda olacak. O zamana kadar İslâmiyet öncesi Türk tarihine bir göz atmanızı, hilâl taktiğini incelemenizi isterim. Hafız (cc) olana emanet olun. Cehd ile…







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 249
Toplam Tekil 1642420
IP 54.161.168.21






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu