Türk Askerliğinin Namusu - Celadet MORALIGİL - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türk Askerliğinin Namusu - Celadet MORALIGİL
Tarih: 07.05.2010 > Kaç kez okundu? 2202

Paylaş


Sadece teknik bir konu olan askerî taktik ve strateji gibi bakımlardan değil ama Türkiye Cumhuriyeti”ni koruma ve kollama yasal emir ve görevi gibi çok kutsal sorumluluk ve yükümlülükleri de üslenmiş olan son üç Genelkurmay Başkanı, Harbiye”de 1283 denildiğinde “içimizde” ve Harbiye marşında “… cehennemler kudursa ölmez nigâhbanıyız!” dedikleri ve Harbiye”den mezun olurken Lâik Cumhuriyet için “Atatürk İlke ve İnkılâplarını koruyacağıma… namusum ve şerefim üzerine and içerim” diye namus-şeref sözü verdikleri ve Genelkurmay Başkanı olurken de benzeri and içtikleri hâlde, Türkiye Cumhuriyeti”nin ve Türk Ordusu”nun yok edilmesi sürecinde kuru-sıkı lâflarla, yasak savar sözlerle yetindiler ve yetinmektedirler.



Yakında nerede ise tüm kışlaları hapishaneye çevirip, en küçük rütbeli Astsubaydan Orgeneral ve Oramirallere kadar tüm subayları içeri tıkacaklar, yer kalırsa aktif yaştaki emekli askerleri de… Susan paşalar hayal kurmasınlar ve papaz Martin Niemöller”i anımsasınlar… Onları da almağa geldiklerinde onlar için sesini çıkaracak kimse kalmayacak…



Bakın daha önce “Ordunun durumu yürekler acısı” diye yazı yazmış olan “ Yürekli yazar Can Ataklı satirik bir üslûb ile ne yazmış (Vatan 01.05.2010): “Demokrasi ve hukuk gereği söylenen her şeyi doğru kabul edip insanları içeri atıyoruz ya, bu durumda Özkök”le Başbuğ hakkında da işlem yapılması, sabahın erken saatlerinde evlerinden alınıp polise getirilmeleri, 4 günlük sürenin sonunda savcıya sevk edilmeleri, savcının da komutanları saatlerce tahta bir sandalyede beklettikten sonra yine saatler sürecek sorguya alması, sonra tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk etmesi, komutanların yine saatlerce tahta sandalyede oturtulduktan sonra yine saatlerce sürecek ifadelerinin alınması ve tutuklanmaları gerekir. “



Şu saptama da Can Ataklı”nın (Vatan 04.05.2010) Genelkurmay Başkanı bu kez “sivil” giysilerle konuştu. Medyanın bir bölümüne “hain” dedi. O medya da döndü Genelkurmay Başkanı”na “Asıl hain sensin” dedi. Ki bunu tahmin ediyordum, bugüne kadar hep böyle oldu.



Yeniçağ gazetesinin "AKP kapatılmazsa Cumhuriyet ve çoğulculuk kapatılacak" (Yeniçağ 01.05.2010), diyen ve gözünü budaktan sakınmayan yazarı Sabahattin Önkibar da - eminim içi sızlayarak ve kan ağlayarak - şöyle yazmak zorunda kaldı (Yeniçağ 04.05.2010): " darbeyi herkesten önce biz lanetliyoruz ama Başbuğ hiç olmazsa bildiklerimi açıklarım taahhüdünü yerine getirsin ve biraz olsun inandırıcılığı ya da caydırıcılığı kalsın! TSK yüzlerce yıllık tarihinde bu kadar acınacak duruma düşmemişti! Yazıklar olsun! "



Evet, Başbuğ”un bildiklerini açıklamak gibi bir şeref borcu var Türk Ulusu”na! Yoksa o da Yaşar Paşanın Dolmabahçe töhmeti gibi bir onursuz yük altında kalacak!



Henüz konuşmak olanağı varken, bugünkü yönetim hâlâ onlara hergün bu imkânı veren bir aykırılık irtikâp ederken masaya yumruğunu vurmayanlar, yarın hem Niemöller”i hem de sonunda Humeyni ile Paris”ten beraber gelen Sadr”ı hâtırlayacaklardır, ama vakit çok geç olabilir…

Evet, … yüz verdiniz sıradanlara… çıktı tepenize… Çıkarttınız Milletin tepesine



Ve, siviller de şu yanılgıya düştü, asker bu gafleti göstermez, hukuk içinde namus ve şerefine toz kondurmaz, diye düşündü ve yavaştan aldı… Görülen o ki, mert ve onurlu savaş kuralları uygulayan Türk Askerlik Konsepti, onursuz ve Emevî etikli taktik kullanan hasım ile başarılı savaşamıyor. Türklük ve Türk "Onur-Şeref" temeline dayanır. Emevî ahlâk(sızlık)ı ise hile-desise-utanmazlık-arlanmazlık-döneklik-hiyanet-arkadan vurma vb. dayanır. Onun içindir ki, Mert olan Türklük namert olan Emevilik ile savaşırken tekledi ve tekliyor... Ama şahlanması belki yarından da yakın...



Şu da var: Ergenekon da denmiş olay var mı yok mu belli değil. Ama yoksa da yaratılacaktı. Olayları yöneten yönlendiren beyin (CIA?!) gayet ustaca planlamış ve de uyguluyor. Genelkurmay bu oyuna gelmemeliydi. Hâlâ da oyunu bozacak güçte. Elde Anayasa Mahkemesi”nin kapı gibi 11”de 10 kararı var: AKP ve onun hükümeti, uygarlığın ve Anayasa”nın ruhu olan Lâiklik için ettiği namus ve şeref sözünü tutmamıştır. Akit ahlâken ve anayasal olarak ihlâl edilmiştir. Hükümetin istifa etmesi veya azli gerekir(di). Şu anda - en azından ahlâken - gayrı meşru bir hükümet var, bir gasp olayı var. Gasp edeni - üstelik yasa da öngörüyorsa - zorla indirmek "darbe" değil, son çare olarak, "hukukî müdahale"dir. Darbe, ancak ahlâkî ve hukukî dayanak yoksa söz konusudur. 11”de 10 anlayana açık-seçik bir nasihat-ihtar (öğüt-uyarı) idi. (Nush ile uslanmayan) Uyarıdan anlamayan sonucuna katlanır! Özetlersem: 11”de 10 hükümlüsünün (=1110 mahkûmu) maksadı üzüm yemek değildir ve Ergenekon-Dizisi (senaristi belki CIA) rejisörü Recep Tayyip Erdoğan olan bir traji-komik Derin-AKP ürünüdür, AKP hükümeti meşruiyetini çoktan yitirmiştir, Silivri adeta 1789 öncesi Bastille gibidir, yani krala karşıt olan entelekyanın hapsedildiği söylenen hapishane... Dış basın açıkça fundamentalist İslâmcılar ile İlerici Lâik kesim arasında bir savaştan söz ediyor. Fundamentalist-İslâmcı bir partinin anayasal çerçevede iktidar olması mümkün mü? Hayır! Demek ki 1110 hükümlüsünün bir gasbı söz konusu... Anlatabildim mi?



(Hukukuçu olmadığımdan, Anayasa Mahkemesi”nin hâlâ niye dava açmadığını anlayamıyorum. En azından ikinci ve kapatmadan bir önceki dava ile Lâik Cumhuriyet”e kasteden kişilere siyaset yasağı vb. müeyyideler getirebilir, diye düşünüyorum. Bu, Türk Askerliği”ne tasallut edenleri belki sıfıra indirir. Dedim ya hukukçu olmadığımdan Hukuk Namusu Bekçileri”nin üzerine de - Hukuk hocaları dahil - ölü toprağı mı serpildi diye hayıflanıyorum! Hukukçular, Hukuk üzerine namus ve şeref sözü vermiyorlar mı!)



Söylemek istemiyorum ama, Türkiye”de son yıllarda fazlaca görülen olumsuz “döneklik” virüsü Üst-Askerlere mi bulaştı yoksa? “Döneklik”ten kastim, 1283”ten başlayıp, Harbiye marşı, Harbiye mezuniyet andı ve sonraki andlardaki “Namus” ve Şeref” sözlerinden dönme… Asker ve döneklik! Böyle bir şeyin aklımdan geçebileceğini düşünmek dahi istemezdim. Biliyorum, Asker dönmedi, dönmez, dönemez ve döndürtmeyiz, ama, gaflet sınırlarına ulaşmış ağır bir ihmal gerçeği var… Ve “yüzverilenler” artık çok mu çok küstahlaştı da…



Umarım, Başbuğ Paşa”nın son gürlemesi yıldırımlara dönüşür ve - hani Harbiyeden 50 yıl önce mezun olurken "... yıldırımlar yaratan bir ırkın afadıyız..." diye haykırmıştı ya - "hainler"i kahreder! Bu ülkenin çoğunluktaki "Ne Mutlu Türk”üm!" diyen onurlu insanları bu durumda onun arkasındadır...



Bir Erken Cumhuriyet Çocuğu niteliğim ile İlker Başbuğ Paşa”ya, dünyanın beşinci büyük ordusu olan Türk Ordusu”nu ve en önemli husus olarak da dünyanın en önde gelen muharip ulusu olan Türk Ulusu”nun Askerlik Onuru”nu temsil etmekte olduğunu hatırlatırım! Paşam, seçim hakkınız yok, Türk Askerlik Onuru”nu korumaya mecbursunuz...



Yorum: Celâdet Moralıgil (1950 terhisli Asteğmen)







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 634
Toplam Tekil 1638523
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu