“Gençliğine değer vermeyen bir devlet ayakta kalamaz” 21.10.2018 - TC Cumhurbaşkanlığı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“Gençliğine değer vermeyen bir devlet ayakta kalamaz” 21.10.2018 - TC Cumhurbaşkanlığı
Tarih: 21.10.2018 > Kaç kez okundu? 129

Paylaş


Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA Genel Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada, “Gençlik, geleceğimizdir, istikbalimizin teminatıdır; çok daha güçlü, çok daha müreffeh bir Türkiye’nin garantisidir. Gençliğini ihmal eden geleceğini de tehlikeye atıyor demektir. Öyle ki gençliğine değer vermeyen, gençlerine ihtimam göstermeyen bir devletin ayakta kalması mümkün değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapımı tamamlanan Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) genel merkez binasının açılış törenine katıldı.





Eyüpsultan’da bulunan genel merkez binasının açılış töreninde; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı.



“TÜGVA GENEL MERKEZ BİNASI, DİĞER VAKIF VE DERNEKLER İÇİN BİR MODEL TEŞKİL EDECEK”



Genel merkez binasının müştemilatı ve mimarisiyle vakfın misyonuna yakışır bir nitelikte olduğunu ve amacı gençlere hizmet olan diğer vakıf ve dernekler için bir model teşkil ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıf yönetimine geleceğe damga vuracak hayırlı hizmetler yapması temennisinde bulundu.



Mekânların ancak bünyesinde çalışan insanlarla şeref ve ruh kazanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bina eşyalarla değil, ortaokul çağından üniversiteye kadar farklı yaş gruplarındaki gençlerimizin heyecanıyla, samimiyetiyle dolduğu zaman gerçek fonksiyonunu icra edecektir” dedi.



TÜGVA’nın, 81 ilin tamamında ve 404 ilçede örgütlenmesini tamamlayarak, faaliyetleriyle ülke genelinde 4,5 milyonu aşkın gence ulaştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, doluluk oranı yüzde 90 civarında olan 58 yurtta 7 bin 500 civarında öğrenciye barınma imkânı sunduğunu, eğitim programları ve öğrencilerin yurt dışı tecrübesi kazanmasına yönelik önemli projelere imza attığını söyledi.



“GENÇLİĞİNİ İHMAL EDEN, GELECEĞİNİ DE TEHLİKEYE ATIYOR DEMEKTİR”



“Gençlik, geleceğimizdir, istikbalimizin teminatıdır; çok daha güçlü, çok daha müreffeh bir Türkiye’nin garantisidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğini ihmal edenlerin geleceğini de tehlikeye atacaklarına dikkat çekerek, “Öyle ki gençliğine değer vermeyen, gençlerine ihtimam göstermeyen bir devletin ayakta kalması mümkün değildir. Bu anlayışla son 16 yıldır gençlerimize sahip çıkmanın, onları her açıdan en güzel şekilde yetiştirmenin mücadelesini veriyoruz” ifadelerini kullandı.



Üniversite sayısını 76’dan 206’ya, yükseköğrenim yurdu sayısını 190’dan 776’ya, yurt yatak kapasitesini ise 182 binden 663 bine çıkardıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldikleri dönemde 45 lira olan üniversite lisans öğrencileri için aylık burs/kredi miktarını, Ocak ayından itibaren 500, yüksek lisans öğrencileri için 1000, doktora öğrencileri için 1500 liraya çıkardıklarına işaret etti.



Gençlerin özgürlük alanlarını genişleterek, kendilerini serbestçe ifade edip düşüncelerini hayata geçirebilecekleri bir ikilimi tesis etmeye çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun milletimizin de desteğiyle darbe dönemlerinin baskıcı, faşist, insanı ezen anlayışını rafa kaldırdık. 28 Şubat dönemlerinin üniversitelerdeki utanç sahnelerine son verdik” diye konuştu.



“MİLLETİMİZİN TAMAMINA HİZMET ETMENİN ÇABASINDAYIZ”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükseköğretim kurumları dâhil eğitim kurumlarını vesayetçi zihniyetin esiri olmaktan kurtardıklarını kaydederek, hiçbir gencin inancından, kılık-kıyafetinden, dış görünüşünden dolayı horlanmadığı bir özgürlük atmosferini ülkeye hâkim kıldıklarını sözlerine ekledi.



Bu süreçte kendileriyle aynı dünya görüşünü paylaşan ya da paylaşmayan, milletin tamamına hizmet etmenin çabasını güttüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğu zaman haksızca, insafsızca eleştirildikleri hâlde, kendilerine yapılanların hiçbirini başkalarına yapmadıklarını kaydetti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 16 yılda hareket alanı daralanlar sadece terör örgütleri ve yandaşları olmuştur. Son 16 yılda mevzi kaybedenler sadece vesayet odakları olmuştur. Son 16 yılda gelir kaynakları kesilenler sadece çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden para kazanmaya alışmış asalaklar olmuştur. Son 16 yılda güçten düşen sadece millete tepeden bakmayı alışkanlık hâline getiren bir avuç seçkin olmuştur. Bunların dışında hiç kimsenin, hiçbir vatandaşımızın, hiçbir etnik veya dini grubun özgürlük alanı daralmamış, hayatına müdahale edilmemiştir. Türkiye’nin son 16 yılından rahatsız olanlar da senelerdir kendilerini imtiyazlı vatandaş konumunda görmeye alışanlardır. Her ne kadar birileri gerçekleri ters-yüz ederek anlatmayı alışkanlık hâline getirmiş olsa da, biz demokrasinin geliştirilmesi, hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi yolunda çalışmaya devam edeceğiz.”



“YENİ DÖNEM, BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİMİZİ PRATİĞE DÖKME DÖNEMİDİR”



Göreve geldiklerinde gençlerin karşılaştığı pek çok sorunun, artık sadece acı bir hatıra olarak hafızalarda kaldığını, eski nesillerin boğuşmak zorunda kaldığı sıkıntıların hiçbirinin artık gençlerin önünde bir engel olarak durmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi milletin yeni bir dönemin arifesinde bulunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemin adı yeniden diriliş, yeniden şahlanış dönemidir. Bu dönem yeniden büyük Türkiye idealimizi pratiğe dökme dönemidir” diye ekledi.



Bu idealin bir yanının coğrafyayla ilgili olduğunu; ancak asla yayılmacı bir ideal olmadığının da altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ideallerimize bu tarz kulp takanların gayesinin, meseleyi anlamaktan ziyade daha başından yaftalamak, mahkûm etmek olduğunu biliyoruz. Gayesi üzüm yemek yerine bağcıyı dövmek olan bu çevreleri nazarı dikkate almadık, almıyoruz” dedi.



Türkiye’yle birlikte dünyadaki tüm mazlum ve mağdurların huzur, barış, güven içinde yaşadığı bir küresel sistemin savunuculuğunu yaptıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz demokrasiden başka talepleri olmayan Suriyelilerin varil bombaları altında can vermediği, gelişmiş ülkelerin de buna seyirci kalmadığı bir düzenin inşası için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.



ANA MUHALEFET PARTİSİ LİDERİNİN İNGİLTERE’DE YAPTIĞI AÇIKLAMALAR



Ana muhalefet partisi liderinin dün İngiltere’de yaptığı bir konuşmada, iktidara geldiklerinde Türkiye’ye sığınan Suriyelileri ülkelerine gönderecekleri yönündeki açıklamalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “İnsanlıktan nasibini almamış olan bir kişi ancak bunu söyleyebilir. Bunlar muhacir, biz ise ensarız. Ensarla muhacir nedir bu adam bilmez, bu hassasiyeti anlamaz, bunlarda böyle bir kavram, böyle bir anlayış yok. Çünkü bunlar her zaman zulümle iç-içe olmuşlar. Bunlar her zaman geçmişlerinden bu yana hep zulmetmişler. CHP’nin tarihini biz iyi biliriz. Onların daha yakın siyasi tarihimizde Adnan Menderes’i, arkadaşlarını nasıl idam ettiklerini biz gayet iyi biliriz, tarih buna şahittir. Ama onlar bundan zevk duyanlardır. Onlar kollarında teröristlerle beraber Ankara’dan İstanbul’a yürüyebilirler. Biz ise rahmet erleriyle, şefkat erleriyle yürürüz, yürümeye de devam edeceğiz.”



Afrika’nın yer altı zenginliklerinin Batılı müstekbirlerce gasp edilmediği bir yapının tesisi yolunda mücadele verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze sahilinde oynayan çocukların bombaların hedefi olmadığı, babalarının onları korumak için kendilerini İsrail kurşunlarına siper etmek zorunda kalmadığı insani bir sistemin hayat bulması için ter döktüklerini dile getirdi.



Çocukların ve kadınların güvende olmadığı bir dünyada hiç kimsenin güvende olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Umut yolculukları karanlık yolculukları karanlık sularda sona eren mazlumların cesetlerinin çocuklarıyla birlikte sahile vurduğu bir dünyada hiç kimse kendini emniyette hissedemez. Gençlerin terör, uyuşturucu veya ahlaksızlık bataklığında can verdiği bir dünyada hiç kimse geleceğine umutla bakamaz. Sözüm ona özgürlük adına belli uyuşturucu maddelerin serbest bırakıldığı bir sistemde hiç kimse istikbalini garantide göremez.”



“TALEBELİK, BEŞİKTEN MEZARA KADAR SÜRECEK İLİM VE HİKMET YOLCULUĞUDUR”



Okuyup diploma sahibi olmanın önemli olduğunu; ancak asıl mühim olanın, insani vasıflarını kaybetmemek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere hitaben, “Talebelik, asla diploma avcılığı değil beşikten mezara kadar sürecek ilim ve hikmet yolculuğudur. Özellikle bizi biz yapan hasletlerin örselendiği günümüz dünyasında sizlerin bu bakış açısına sahip olmasını son derece elzem görüyorum” şeklinde konuştu.



Konuşmasında, merhum düşünce adamı Nurettin Topçu’nun; Sorbonne Üniversitesi’nde doktora tezinin yılın en başarılı doktora tezi seçilmesi ve kendisine altın bir saat mi, yoksa Amerika veya Kuzey Avrupa’ya bir yolculuk mu istediği sorulması üzerine, “Sorbonne Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde 24 saat boyunca Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum” şeklinde cevap verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Vefatından 43 yıl sonra bile hâlen Nurettin Topçu’yu insanımızın gönlünde yaşatan, böyle bir vatanperverlik şuuru taşımasıdır. Asıl mesele, işte böyle bir karaktere, işte böyle bir tarih ve millet bilincine sahip olabilmektir.”



Konuşmasının sonunda vakfın genel merkez binasının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, “TÜGVA yönetimine, ülkemize ve gençliğimize hizmet yolunda Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum, Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin” temennisiyle tamamladı.



Konuşmasının ardından yapılan duaya iştirak eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan bakanlar ve protokol heyetiyle birlikte açılış kurdelesini kesti.



Kaynak:

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/99260/-gencligine-deger-vermeyen-bir-devlet-ayakta-kalamaz-





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 942
Bugün Tekil 221
Toplam Tekil 2315933
IP 52.91.90.122






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































3 Rebiü'l-Ahir 1440
Aralık 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu