NEO – OSMANLICILIK TARTIŞMALARINDA TÜRKÇÜLĞÜN YERİ? - Samet ZENGİNOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









NEO – OSMANLICILIK TARTIŞMALARINDA TÜRKÇÜLĞÜN YERİ? - Samet ZENGİNOĞLU
Tarih: 27.04.2010 > Kaç kez okundu? 2045

Paylaş




Türkiye, son üç asırdır olduğu gibi, bu yüzyılın başlangıcında da sancılı bir süreç geçirmektedir. XVIII. yüzyılın başlarından itibaren alınan askeri yenilgiler, ortaya çıkan siyasi ve ekonomik istikrarsızlık Osmanlı Devleti’ni çeşitli arayışlara yöneltmiştir. Elbette bu noktada önemli bir dış faktör olan Fransız İhtilalı’nın ortaya attığı fikirlerin de etkisi göz ardı edilemez.

Çeşitli alanlarda gerilemeye başlayan Osmanlı Devleti’nde, bu istenmeyen/kötü gidişata bir son vermek için çeşitli ‘kurtuluş reçeteleri’ ortaya atılmıştır. İlginçtir, Batı henüz Osmanlı’yı ‘hasta adam’ olarak görmeye başlamandan evvel bu kurtuluş reçetelerinin ortaya çıkmaya başladığı görülmektedir. O halde durum nettir: tespit doğru olmasına rağmen, ya tedavi yöntemi yanlış belirlenmiş ya belirlenememiş ya da yanlış uygulanmıştır. Özellikle Tanzimat’ın ilanı sürecinde ve sonrasında kurtuluş için belli fikirler ortaya atılmıştır. Aynı durum XX. yüzyılın başlarında da gözlemlenecektir. XIX. yüzyıldan itibaren ve XX. yüzyılın ortalarına kadar temelde üç farklı fikir ortaya atılmıştır: Osmanlıcılık, Türkçülük, İslamcılık. Batıcılık fikri zaten devamedegeldiği için bu noktada da ayrıca zikredilmesine gerek yoktur. bu fikirlerin tam anlamıyla XX. yüzyıl başlarında sistemleştirildiği görülmektedir. (Özellike Y. Akçura’nın Üç Tarz – ı Siyaset ve Ziya Gökalp’ın Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak adlı eserli).

Hazindir ki, Türkiye bu yüzyılın başında da aynı fikirleri – belki farklı şekillerde – halen tartışmaktadır. Hazindir, çünkü bu tartışmalar Türkiye’nin hala bir arayış içerisinde olduğu intibaını doğurmaktadır. Elbette her yüzyıl başlarında milletler kendilerini güncellemek zorundadırlar ve Türkiye de bu yüzyılda kendisini güncelleyecektir, güncellemektedir. Lakin iki asırdır aynı tartışmaların temcit pilavı misali ortaya çıkması bu güncelleme sürecini aksatmaktadır.

Son birkaç yıldır özellikle ‘Neo – Osmanlıcılık’ teriminin kullanılması, içerisinde birçok tezat barındırmaktadır: 1923 yılında ulus devlet modeli üzerine tanımlanan ve içerisinde ‘milliyetçilik’ ilkesini de barındıran bir devletin, millet sistemi anlayışı ile kurgulanan selefinin politikalarını izlemesi ne derece mümkün ve bağdaştırılabilirdir? Osmanlı’nın bu politika ile belli bir sonuç elde edemediği ya da elde ettiğini sandığı tarih ışığında ortadayken, bu fikriyatın ‘yeni’ de olsa yinelenmesi ne kadar reeldir?

Elbette ki bu noktada Osmanlı Devleti’ne, tarihte yaşadığı parlak devirlere olumsuz sözler söyleme ya da belli isnatlarda bulunma lüksü yoktur. Elbette ki Türk milleti, tarihiyle yaşayan, tarihini acı ve sevinci ile kabul eden bir millettir. Fakat artık Osmanlı Devleti’nin olmadığı da kabul edilmelidir. Çünkü tarihi yaşamakla yaşatmak arasında ince fakat derin bir çizgi vardır. Bu yüzden Türkiye – öncüllerini reddetmeden – yeni yüzyıla uygun, öneminin farkında, özgüven ile özgün politikalar üretmek zorundadır.

Bu tartışmalar ışığında akıllara şu soru gelmektedir: yeni yüzyılda Türkçülüğün yeri nerededir? Orta doğu ve Kuzey Afrika üzerine yoğunlaşan Neo – Osmanlıcılık tartışmaları son zamanlarda bu kadar uzun süredir tartışılmaktayken, Batı Avrupa’dan Doğu Türkistan’a uzanan Türkler için neden birkaç kelam edilmemekte ve neden bu konu üzerine çalışan ve konuşanlar da maalesef gerektiği biçimde dikkate alınmamaktadır? Tabii ki günümüzde territorial irredentismden söz edilemez. Burada kastedilen şey, dünya üzerindeki Türklere yönelik nasıl bir politika izleneceğidir. Bu yüzyılda bölgesel bir güç olma amacını taşıyan Türkiye, Türkleri göz ardı ederek, sadece komşu devletlerle ilişkilerini artırarak bölgesel bir güç olabilir mi?

Soğuk Savaş’ın ardından ideolojilerin artık ortadan kalktığı savı büyük rağbet görmüştür. Maalesef bu savların içerisine ‘Türkçülük’ fikriyatı da eklenmiş ve artık bu yüzyılda Türkçülüğe yer olmadığı görüşü yaygınlaşmıştır. Avrupa’nın ‘ideoloji(ler)i’ ile tanışmaya başladığı zamanlarla, on dört asırdır ‘Türk’ adıyla yaşayan ve bu isimle muzafferiyetler elde etmiş bir milletin zamanlarını karşılaştırmak mümkün müdür? Türkçülük, Avrupa’nın sahip olduğu ideolojiler gibi ölü doğmuş bir bebek değil, asırların çınarıdır. Olaylara, yaşananlara, durumlara bir de bu perspektiften bakmak faydalı olacaktır.

Son olarak, bir öz eleştiri yapmakta fayda var: daha önce de belirtildiği üzere, bu tür tartışmalar Türkiye’nin yeni yüzyıla tamamen adapte olmasını geciktirmektedir. Bu satırlar da bu tartışmalardan biri. Yaşananlara susmanın ikrar olarak algılanmaması için, birilerinin de kalem oynatması kaçınılmaz olmaktadır…







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 84
Toplam Tekil 1639626
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu