İran ve Türkiye Bağlamında Özgürlükler Meselesi - Özgür DEMİR - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İran ve Türkiye Bağlamında Özgürlükler Meselesi - Özgür DEMİR
Tarih: 20.04.2010 > Kaç kez okundu? 2946

Paylaş


Son günlerde İran”daki Azerbaycan Türklerinin özgürlükleri ile Türkiye”deki Kürtlerin özgürlüklerini karşılaştıran birçok kişiden birçok yazı okuduk. “ İran”daki Türklerin özgürlükleri için mücadele ediyorsunuz da, Türkiye”deki Kürtler ne olacak” tarzındaki yazılara cevap olması açısından bir iki konuda tespitler, değerlendirme ve bilgilendirmeler yapmak istiyorum.



İran yönetimi ülkedeki 35 milyon Türk”e özgürlüklerini veriyor mu?

2009”un Kasım ayında iş ziyareti için Tebriz”e gittim. Tebriz”de uzun süre kalma fırsatım olmadı. Ama İran”ı tahlil etme imkânım olduğuna inanıyorum. Önce İran rejiminin Türklere sağladığı özgürlüklerden bahsetmek istiyorum. Tebriz”de Türkler rahatlıkla iş kurabiliyorlar. Hatta bazı kanallarda Türkçe yayınlar bile oluyor. Bayanların türban takarken saçlarının önlerini açık bırakmalarına izin veriyorlar.



Şimdi gelelim bu özgürlük gibi görünenlerin detaylarına. Tebriz”de kaldığım 3 gün gibi kısa zamanda gözüme takılanlar şöyleydi. Evet, İran yönetimi Türklere iş kurma izni veriyor. Ama bu işler nasıl işler? Türkiye”de esnaflık dediğimiz iş alanlarında istedikleri gibi girişimde bulunulmasına izin veriliyor. Büyük girişimlerde bulunmak ise imkânsız denecek gibi. İran”da büyük bir girişimde bulunacaksanız, fabrika kuracaksanız, büyük sermayeli işler yapacaksanız Rejim Taraftarı olmalısınız. İran”da büyük birkaç fabrika kurmuş ve devlette ileri kadamelerde görev alabilmiş bir kaç Türk”e rastladım. Karşılaşmamız şöyle oldu; biz bu fabrika ve devlet kurumlarına gittik, karşımıza cübbeli sarıklı İranlı Farslar geldi. Sonra bizimle konuşmalarında Türkçe bazı kelimeler kullanmaya başladılar. Sonradan öğrendik ki bu adamlar Türk”müş ve bizimle tercüman vasıtası ile konuşuyorlarmış, kendi dillerini bile unutmuşlar ya da özellikle Türkçe konuşmuyorlardı. Yani İran”da büyük yatırımlar yapmak ve devletin iyi kademelerinde görev almak istiyorsanız, Türkçe konuşmayacaksınız, Türk gibi olmayacaksınız, Farslaşacaksınız.



Sokaklarda Türbansız gezmek kesinlikle yasak ama isteyen bayanlar saçlarının önünü açabiliyor. Tabi resmi bir kuruma gideceksen Türkiye”de "Kara Çarşaf" dediğimiz örtüden takılması ve saçların her yerinin örtülmesi şart. Zaten her bayanın çantasında ne olur ne olmaz diye mutlaka bir kara çarşaf bulunuyor.



Türkçe televizyon yayınlarında ise, İran ve Fars propagandaları yapılıyor. Aslında akıllıca bir yöntem, Türklere Türkçe Fars propagandası!



Gelelim Türkiye ve İran özgürlüklerinin karşılaştırması konusuna;

Bazı arkadaşlarımız İran”daki Azerbaycan Türklerinin özgürlükleri ile Türkiye”deki Kürt kardeşlerimizin sözde özgürlük mücadelelerinin karşılaştırılması konusunda yazılar yazdılar. Öncelikle bu konu o kadar da basite indirgenecek bir konu değildir. Bu karşılaştırmayı yapanların konular hakkında bilgi eksikliklerinin çok fazla olduğunu bilmek lazım. Bu sebeple konuları biraz ayrı-ayrı açıklamak lazımdır.



Öncelikle İran”daki yapı ve yakın tarihinden bahsetmek lazım.



1- İran ve Rusya Bağımsız bir devlet olan Azerbaycan”ı işgal ederek aralarında bölüşmüşlerdir. İran”da yaşayan 35 milyona yakın Türk bundan yaklaşık 100 yıl önce kendi bağımsız devletlerinde yaşarken yayılmacı ve işgalci Rusya ve İran tarafından işgale uğramış ve AZADLIQLARI silah zoru ile ellerinden alınmıştır.



2- İran”daki Türklerin AZADLIQ mücadelesi, İran”dan toprak kopararak devlet kurma şeklinde değil, İran ve Rusya tarafından ortadan kaldırılan devletlerinin işgal altındaki topraklarının tekrar özgürleştirilmesi ve Kuzey Azerbaycan ile birleştirilerek işgal öncesi yapıya kavuşturulması yönündedir.



3- İran”daki Türklerin dil meselesini de aynı bakış açısı ile yorumlamak gerekmektedir. İran Türklerinin konuştukları dil, kökleri binlerce yıl öncesine dayanan kendine özgü gerçek bir dildir, TÜRKÇEDİR.



4- İran”daki Türkler hiç bir zaman işgal altındaki topraklarını kurtarmak için silaha başvurmamıştır. İran”a karşı silahlı bir mücadeleye girmemiş, terörizm yöntemlerini kullanmamış, masum insanları katletmemiştir. Türkler sadece ve sadece fikri ve edebi alanlarda Azadlıq mücadelesi yürütmüştür.



Şimdi de bazı arkadaşlarımızın İran Türklerinin Azadlıq mücadelesi ile karşılaştırdığı Türkiye”deki Kürt kardeşlerimizi temsil ettiğini iddia eden sözde Kürt aydınlarının sakat iddialarına gelelim.



1- Türkiye, tarihin hiç bir döneminde bağımsız olmuş bir Kürt devletini işgal etmemiştir. Zaten tarihin hiçbir döneminde bağımsız bir Kürt devleti olmamıştır. Türklerin Anadolu”ya geldiği ilk dönemlerden itibaren Kürtler Türklerin yanında durarak kendilerini güvene almışlardır. Yani Türkler Kürtleri silah zoru ile yanında tutmamıştır.



2- Türkiye”deki Kürtlerin bir kısmının özgürlük mücadelesi adı altında yürüttükleri bölücü terör, Türkiye”nin işgal ettiği Kürt topraklarını bağımsızlaştırmak değil, Emperyalist bazı devletlerin emirleri gereği Türkiye”de iç karışıklık yaratarak imkân bulmaları halinde Türkiye”nin bir kısmını koparıp almak için çalışmaktadır. Özellikle üzerinde durulması gereken konu şudur;



• İran”daki Türkler, İran”ın işgal ettikleri bağımsız devletlerinin topraklarını kurtarmak istiyorlar,

• Türkiye Kürtlerinin temsilcisi olduğunu iddia eden teröristleri ise Emperyalist devletlerin uşaklıklarını yaparak daha önce hiçbir zaman bağımsız bir devlet olmamış bir bölgede devlet yaratmak istiyorlar,



3- Dil meselesine gelince, Türk dili binlerce yıl öncesine dayanan bir tarih ve yazılı kaynaktan beslenmektedir. Günümüzde Türk dilini yaklaşık 250 milyon kişi konuşmaktadır. Binlerce yıllık Türk tarihi içersinde Türk Dili ile yazılmış yüz binlerce yazılı eser vardır. Kürtçe olarak belirtilen dil hiçbir tarihi geçmişi olmayan, yazılı kaynakları ise son yüz yılda yazılmaya başlanan devşirme bir dildir. Kürtçe denilen dil incelendiğinde kelime dağarcığının yaklaşık %50 Farça, %30 Arapça, %15 Türkçe ve %5 diğer diller olmak üzere farklı mevcut dillerdeki kelimelerden oluşturulduğu görülmektedir. Ayrıca bir dilin varlığından bahsedebilmek için mutlaka ve mutlaka o dilin SAYI SİSTEMİ (bir, iki, üç, yüz, bin gibi) olması gerekmektedir. Ne yazık ki devşirme Kürtçede sayı sistemi yoktur. Kürt dilinde Fars Sayı Sistemi (yek, du, se, çar, penc gibi) kullanılmaktadır. Özetle, Kürtçe Osmanlıyı bölmek isteyen Emperyalist batı ülkeleri tarafından yaratılmış, Kürtçülük hareketinde önemli bir silah olarak kullanılmıştır. Şimdide Türkiye”de bölücü Kürtçülük hareketini Avrupa ülkeleri ve ABD”nin nasıl desteklediğini biliyoruz.



• Görüldüğü gibi işgal altındaki topraklarında binlerce yıllık tarihe sahip dillerini kullanamayan Türkler ile

• 3 farklı dilden siyasi amaçlarla batılı ve doğulu emperyalistler tarafından devşirilmiş sözde Kürt dilinin kullanılması yönündeki çalışmaların eşit görülerek karşılaştırılmasının sadece bilgisizlikten olduğunu açıkça görüyoruz,



4- Türkiye”deki Kürt kardeşlerimizin küçük bir kısmı Osmanlı Devletinin son dönemlerinde Devlete ve Halifeliğe karşı gelmiş ve misyoner emperyalist batı devletlerine uşaklık etmiştir. Günümüzde de bu aynı şekilde devam ederek bölücü terör bölgede yeni doğmuş bebeklerden kocamış insanımıza, postacıdan, öğretmenden, din diyanet işlerini yürüten imamlara kadar herkesi sorgusuzca öldürmektedir.



Arkadaşlar,

Bilgi eksikliklerinden dolayı bazı arkadaşlarımızın İran”daki Türk kardeşlerimizin mücadelesi ile Türkiye”de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olduklarını ileri süren sözde özgürlük mücadelecisi teröristleri karşılaştırmanın ne kadar sakat bir konu olduğunu, sanıyorum açıkça ortaya koyan bir çalışma olmuştur.





Saygılarımla / С уважением / Best Regards



Özgür DEMİR

T: +90 534 425 5097









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 505
Toplam Tekil 1639257
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu