ATATÜRKÇÜLÜK: MİLLÎ EGEMENLİK KAVRAMI - II - Prof. Dr. Cihan DURA - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ATATÜRKÇÜLÜK: MİLLÎ EGEMENLİK KAVRAMI - II - Prof. Dr. Cihan DURA
Tarih: 04.04.2010 > Kaç kez okundu? 2609

Paylaş


www.cihandura.com



Bir Atatürkçü ancak Atatürkçülüğün temel kavramlarını bildiği derecede Atatürkçü’dür. Kim ki bu kavramların hepsini bilir, üzerinde düşünür, uygular, başkalarına anlatır, açıklar, ancak o “ben tam bir Atatürkçüyüm” diyebilir.

Atatürkçülüğün temel kavramlarından biri Millî Egemenlik’tir.

(Açıklamamın ilk kısmını daha önce göndermiştim. Kaldığım yerden devam ediyorum.)

DEĞERLER

-Demokrasi Türk milletinin, egemenliğine sahip olması ve öyle kalması demektir. Siyasi kuvvet, egemenlik milletten kaynaklanmalıdır, meşruiyet böyle sağlanır. Demokrasi esas itibariyle bireyseldir. Bu nitelik, vatandaşın, egemenliğe bir insan olarak katılmasının bir sonucudur.

-Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur. Milletlerin tutsaklığı üzerine kurulmuş kurumlar her yerde yıkılmaya mahkûmdur.

-Toplumda en yüksek değerler, en yüksek özgürlük, en yüksek eşitlik ve adalet; ancak ve ancak millî egemenliğin tam olarak yerleşmiş olmasıyla sağlanır, korunur ve kalıcı kılınır.



DEVLET

-Millî Egemenlik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu ruhudur. O yoksa devlet de yoktur. Devletimizin ebediyen yaşaması için asla vazgeçilmeyecek koşul şudur: Egemenlik sonsuza kadar, kayıtsız ve şartsız milletimizin elinde bulunmalıdır.

-Türkiye Cumhuriyeti Devleti irade ve egemenliğini ifade ve kullanmak için bazı araçlara ihtiyaç duyar ki bunlar devlet teşkilatımızı oluşturur. Bu teşkilatın iki temeli millet meclisi ve hükümet; üç temel prensibi Demokrasi prensibi, Temsilî hükümet prensibi ve Anayasa’nın diğer yasalara üstünlüğü prensibidir.

-Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet politikası millî sınırlar içinde millî egemenliğe dayanarak bağımsız yaşamaktır. İrade ve egemenlik, devletin vatandaş karşısındaki, vatandaşın devlet karşısındaki görevlerinin hakkıyla düzenlenmesi yolunda kullanılmalıdır. Bu da devletimizin büyük esaslarındandır.



ÜÇ ERK

-Milletimiz irade ve egemenliğini kullanmak için nasıl örgütlenmiştir? Millî irade ve egemenlik Milletimizin biricik temsilcisi olan tek mecliste, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanmıştır; yasama ve yürütme yetkisi de…

-Meclis, Yasama yetkisini bizzat kendisi kullanır. Yürütme yetkisini kendi seçtiği cumhurbaşkanı ve onun atayacağı bakanlar kurulu aracılığıyla kullanır. Meclis, hükümeti her zaman kontrol edebilir ve düşürebilir. Yargı yetkisi millet adına, usuller ve yasalar çerçevesinde bağımsız mahkemeler tarafından kullanılır.

-Ordu milli iradenin emrinde ve hizmetindedir.

-Millî egemenlik esasına dayalı, cumhuriyet yönetimine sahip ülkelerde siyasî partiler olur. Milletin huzurunda ülke idaresi için güvenoyu talep edecek parti ülkenin varlık ve yükselişinin temeli olan millî egemenlik ilkesini ilerletme ve geliştirme prensiplerinin takipçisi olmalıdır.



ÖZET



Bu kısımda şu hususlar açıklanmıştır:

-Milli Egemenlik ve demokrasi ilişkisi,

-En yüksek toplumsal değerlere ancak Milli Egemenlikle ulaşılabileceği,

-Devlet kurumu ile Milli Egemenlik arasındaki ilişki (Devletin ancak Milli Egemenlikle var olacağı, bunun bir teşkilatlanma gerektirdiği)

-Milletimizin, irade ve egemenliğini üç kurumla (Meclis, Hükümet ve Yargı ile) gerçekleştirdiği.







“ATATÜRKÇÜLÜK: MİLLÎ EGEMENLİK KAVRAMI -II” (UYGULAMA)

Yukarda Milli Egemenlik’le demokrasi, yüksek toplumsal değerler, devlet kurumu arasındaki ilişkiler hakkında genel mahiyette bilgi sahibi olduk. Şimdi bu bilgilerimizi biraz daha boyutlandırıp somutlaştıralım. Konu üzerinde odaklanıp kafa yorunca, şu soru ve yanıtlar geliyor aklımıza:

Soru1: Yüksek toplumsal değerlere, nasıl oluyor da Milli Egemenlik sayesinde kavuşuyoruz?

Yanıt: Bir an için, bir ülkede Milli Egemenliğin fiilen mevcut olmadığını kabul edelim.

Bu durumda iki olasılıktan söz edilebilir:

-O ülkede egemenlik bir şahsa, ya da birkaç kişiden oluşan bir gruba aittir.

-Ülkede egemenlik bir dış gücün eline geçmiştir.

O zaman, her iki halde de adı geçen merkezler ülkede her şeyi kendi çıkarlarına göre düzenleyeceklerdir. Böyle bir durumda, özgürlükten, adaletten, eşitlikten söz edilebilir mi?



Soru 2: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dayandığı iki temel vardır: -Tam Bağımsızlık, -Millî Egemenlik. Neden Milli Egemenlik böyle hayati bir görev, devlete temel olma görevini yerine getiriyor?

Yanıt: Dünyada hiçbir devlet bir “zorlama-yaptırım” gücüne sahip olmadıkça, kurulamaz ve kalıcı olamaz. Devlete bu muazzam gücü -maddî ve mânevî birikimiyle- insan gücü, Milli Egemenlik gücü sağlar. Öyle ki despotlar da bu gücü ele geçirerek, onu kendi hizmetlerinde kullanır. Millî Egemenliğin daha önce verdiğim tanımını hatırlayalım:

“Egemenlik çokluktan kaynaklanır. Tek bir insanın gücüyle, 100 kişinin gücü bir mi? Ya bir milletin, örneğin 70 milyonluk Türk Milleti’nin gücü?... Sayıca insan çokluğu, geniş ve çeşitli doğal kaynaklar, kültür birikimleri, düşünce ve duygu hazineleri,… bir araya gelerek muazzam boyutlarda bir güç oluşturur ki buna Milli Egemenlik diyoruz.”



Soru 3: Millî Egemenlik neden demokrasinin vazgeçilmez bir koşuludur?

Yanıt: Yukardaki açıklamalarımda bu sorunun yanıtı var: Eğer egemenlik milletin elinde değilse, iç ya da dış başka bir merkezin elinde demektir. Bunlar aralarında işbirliği de yaparlar. Öyleyse ülkede ne özgürlük, ne adalet ve eşitlik olacaktır. Böyle bir durumda demokrasiden söz edilebilir mi?



Soru 4: Atatürk “Meclisten güvenoyu talep edecek partiye ülkenin varlık ve yükselişinin temeli olan millî egemenlik ilkesini ilerletme ve geliştirme prensiplerinin takipçisi olma” görevini vermiştir. Türkiye’de iktidar partileri, örneğin bugün iktidarda olan parti bu görevini yerine getirmekte midir? Nasıl?

Bu sorunun yanıtını, kazandığınız bilgileri kullanmanız, düşünüp araştırmanız için size bırakıyorum.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 628
Toplam Tekil 1639380
IP 54.166.89.187






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu