BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Bağnaz ezberlerin kuşatması yarılmadan yeni bir dönem başlatılamaz” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Bağnaz ezberlerin kuşatması yarılmadan yeni bir dönem başlatılamaz”
Tarih: 13.04.2018 > Kaç kez okundu? 60

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bağnaz ezberlerin kuşatması yarılmadan yeni bir dönem başlatılamaz” dedi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İstanbul’da katıldığı “Çağımızın İkilemi (Teknoloji versus Politika)” Temalı 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde konuşma yaptı.

Akıncı konuşmasında, eskinin geleneksel ve durağan yaşayışı, teknolojinin merkezi bir konum edindiği andan itibaren yerini değişim odaklı dinamik bir döneme bıraktığını belirtti. Akıncı, “Dünyamız Rönesans birikiminin bilimsel devrime yol açmasından beri büyük bir hızla dönüyor. Bundan birkaç yüzyıl önce ‘icatlar çağı’nın kapısı aralandı ve bu kapıdan önce Endüstri Devrimi, arkasından Enformasyon Devrimi girdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “İcatlar yüzyılı” olarak bilinen 19’uncu yüzyılda peş peşe ortaya çıkan teknolojik yeniliklerin, o dönemde yaşayanlar için etkileyici olduğu kadar anlaşılması güç ve sarsıcı olduğunu söyledi.

Akıncı, “Teknolojiyi; tıbbi gelişmenin, refah arayışının ve doğanın hizmetine sunmak yerine yıkıcı ve insanlıkla bağdaşmayan uygulamaların silahına dönüştürmek de bu çağın, üzerinde en çok durulması gereken sorunları arasında yer almaktadır” şeklinde devam etti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, çağlar boyunca coğrafi konumundan kaynaklanan çalkantılar ve sancılar yaşayan, tarihi, kanlı savaşlarla yüklü olan Kıbrıs’ın medeniyetlerin kesişme ve uğrak yeri olarak aynı zamanda kültürlerin kaynaştığı, yeniliklere açık bir yer olduğunu söyledi.

Politik yaşamı boyunca gerek yerel, gerekse küresel ölçekte mümkün olan en geniş işbirliklerinin önemini anlatmaya çalıştığını ve bu işbirliklerinin sağlanması için çaba harcadığını kaydeden Akıncı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduktan sonra da hep Kıbrıs adasının akılcı bir işbirliği sayesinde bölgesinde yapıcı rol üstlenip, müstesna bir konum edinebileceğini anlattım” dedi.

Akıncı, şöyle devam etti:

“Kıbrıs, çağlar boyunca coğrafi konumundan kaynaklanan çalkantılar ve sancılar yaşamıştır. Ada tarihi, kanlı savaşlarla yüklüdür. Fakat medeniyetlerin kesişme ve uğrak yeri olarak Kıbrıs aynı zamanda kültürlerin kaynaştığı, yeniliklere açık bir yer olagelmiştir. Bugünün dünyasında ulaşılan bilgi düzeyi ve teknolojik kapasite, hem Kıbrıs adasına hem de yakın coğrafyasına, akılcı değerlendirilmesi halinde büyük imkânlar vaat etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ada çevresinde bulunan doğal gaz ve petrol rezervlerinin, bölgedeki diğer ülkeleri de kapsayacak bir işbirliği ve yakınlaşma vizyonuyla değerlendirilmesinin mümkün olduğunu belirtti.

Akıncı, “Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların ortak zenginliği olan bu kaynakların, ekonomik akla uygun olarak döşenecek ve Türkiye üzerinden geçerek, Ortadoğu ile Avrupa’yı birbirine bağlayacak bir enerji hattıyla nakli sağlanabilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, aynı anda çok sayıda ülkeyi stratejik ortak yapabilecek böylesine akılcı bir yaklaşımı benimsemek yerine, doğal zenginlikler sadece kendilerine aitmiş gibi bölgede tek yanlı faaliyet yürütme inadının tarihi bir hata olduğunu söyledi.

Teknolojide kat edilen gelişmelerin, Kıbrıs’ta daha pek çok alanda işbirliğini mümkün hale getirdiğini, dayattığını ancak dar görüşlülüğün hâlâ teknolojiye karşı direnişini sürdürdüğünü kaydeden Akıncı, “Bu çağda adanın bir yarısı ile diğer yarısı arasında cep telefonları ile konuşmak halen mümkün değildir” dedi.

Siyasi kararın alındığını, üstelik bütün teknik koşulların sağlandığını ancak Türk operatörlerle işbirliğini sorun sayan Rum tarafındaki zihniyet yüzünden bu bağlantının sağlanamadığını kaydeden Akıncı, aynı şekilde elektrik alışverişine imkân sağlayan bağlantılar kurulduğu halde, bunun kalıcı hale getirilmesine yönelik son adımın yine Rum yönetiminin isteksizliği yüzünden atılamadığını belirtti.

Akıncı, “Telefon ve elektrik gibi insan hayatını kolaylaştıracak alanlarda, ekonomik akla uygun işbirliklerinden bile uzak durulması, diğer alanlardaki potansiyelin harekete geçirilmesini de imkânsız hale getirmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Örneğin yaratıcı bir teknolojiyle Türkiye’den KKTC’ye su taşınmaktadır. Bizler en başından beri, bu suyun ‘barış suyu’ olarak adanın bütününe hizmet edebileceğini söylüyoruz. Öte yandan üniversitelerimizin eğitim verme sınırlılığını aşarak bilim ve teknoloji üretmeye yöneldiklerini gözlemliyoruz. Şu anda KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde bir Teknopark Yasası üzerinde çalışılmaktadır. Ne hazindir ki bizler üniversiteler arasında bilgi ve teknoloji alışverişi öngörürken Güney Kıbrıs’ta hâlâ üniversitelerimizle basit düzeyde iletişim kurmayı dahi statü sorunu gören bir zihniyet hakimdir.”

Akıncı, Türk ve Rum lise öğrencilerinin birbirlerini tanımasını amaçlayan ve okullar arasında karşılıklı ziyaretler öngören güven artırmaya yönelik proje girişiminin dahi bu zihniyet yüzünden hayata geçirilemediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Yeni çağın değerlerini daha iyi kavrayabilecek genç kuşakların diyaloğunu köhnemiş yaklaşımlarla önlemenin ya da inovasyon alanındaki birikimleri iki toplumun ortak yararı için seferber etmekten kaçınmanın bu çağın değerleriyle bağdaşan bir yanı yoktur. Unutulmamalıdır ki gelecek kuşaklara olan sorumluluğumuz, vicdanımıza, aklın ve bilimin rehberliğinde işbirliğini emrediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, konuşmasında Kıbrıs’ta Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’le 16 Nisan’da sosyal ortamda gerçekleştireceği buluşmaya da değinerek, “Kendisine bir kez daha vizyonumu anlatacak ve Kıbrıs adasının gerilime ve itiş kakışa değil; işbirliği ve uzlaşı kültürüne duyduğu ihtiyacı hatırlatacağım” ifadesini kullandı.

Müzakere nitelikli bir buluşma olmayacağını yineleyen Akıncı, “Sorunun çözümü için eşitlikçi bir vizyon ortaklığına, çağın dayattığı işbirliği ruhuna ve açık görüşlü bir zihniyete ihtiyacımız vardır. Bağnaz ezberlerin kuşatması yarılmadan yeni bir dönem başlatılamaz” dedi.

İçinde bulunulan çağın, yeni paradigmalara ve arayışlara açık olmayı gerektirdiğini ve politik vizyonlarını sürekli gözden geçirmeye, geçmişe takılıp kalmadan hep ileriye bakmaya mecbur olduklarını kaydeden Akıncı, konuşmasını Toffler’in “21’inci yüzyılın cahili, okuyup yazamayanlar değil; öğrenemeyen, unutamayan ve yeniden öğrenemeyenler olacaktır” alıntısıyla bitirdi.



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Bosna Hersek Cumhurbaşkanı İvaniç ile görüştü



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İstanbul’da, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Mladen İvaniç ile baş başa görüşme yaptı.

Marmara Grubu Vakfı’nın davetlisi olarak 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde konuşma yapmak üzere dün İstanbul’a giden Cumhurbaşkanı Akıncı, ikili temaslarda da bulundu. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı İvaniç ile 45 dakika süren baş başa görüşme yapan Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmede, Kıbrıs’ta gelinen son durumu anlattı.

Bosna Hersek Cumhurbaşkanı İvaniç de ülkesiyle ilgili son gelişmeleri paylaştı.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugün Meclis’te temsil edilen siyasi parti başkanlarıyla Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya gelecek.





Beşparmak Düşünce Grubu: “Sürdürülebilir yeni federal ortaklık kurma şartları mevcut değil”



Beşparmak Düşünce Grubu, var olan koşullarda Kıbrıs’ta siyasi eşitlik ve iki kesimlilik zemininde sürdürülebilir yeni federal ortaklık kurma şartlarının mevcut olmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorunu ve liderlerin 16 Nisan’daki görüşmesiyle ilgili açıklamada bulunan Beşparmak Düşünce Grubu, liderler görüşmesinin anlamlı işbirliğine dönüşmesi için bazı gerekliliklerin yerine getirilmesi gerektiği üzerinde durdu.

Beşparmak Düşünce Grubu, “Bunun bir defaya mahsus bir temas olarak kalmasına ve kendi içinde zamana oynayan Güney Kıbrıs lehine bir sürece dönüşecek şekilde tekrarlanmasına fırsat verilmemelidir” uyarısı yaptı.

Gösterilen esnekliğe rağmen Türk tarafının kurumsallaşmış olumsuz koşullarla ve tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Beşparmak Düşünce Grubu, “Bu durum, Rum tarafıyla geleceğe yönelik ilişkilerimizin kurgulanmasında yeni değerlendirme yapılmasını zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Beşparmak Düşünce Grubu, Kıbrıs sorununda izlenecek yolla ilgili Cumhurbaşkanı, hükümet ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetiyle ortak yol haritası oluşturulmasının şart olduğuna vurgu yaptı.

“Yöntemsel gereklilikler yanında, temel ölçü siyasi eşitliğimize söylemde olduğu kadar pratikte de saygı gösterildiğini kanıtlayacak adımlar olmalı” açıklamasında bulunan Beşparmak Düşünce Grubu, söz konusu adımları şöyle sıraladı:

“Deniz yetki alanlarında hidrokarbon araştırma ve faaliyetlerinin baştan sona birlikte yürütülebileceği bir mekanizma oluşturulması; Rum tarafının üzerimizde yetki icra ettiği iddiasına dayanan insanlık dışı kısıtlama ve izolasyonların kaldırılması; Olası yeni bir sürecin ‘sonuç odaklı ve zaman takvimli’ olması; Olası herhangi bir yeni sürecin başlatılabilmesi için, yine sonuçsuz kaldığı takdirde Kıbrıs Türk tarafının uluslararası statüsünün siyasi/egemen eşitliğimizi gözetecek şekilde önceden belirlenmesi. ‘Sosyal içerikli’ olarak tanımlanan yemeğin, anlamlı işbirliği için bu gereklilikler gerçekleştirilmediği takdirde, bir defaya mahsus bir temas olarak kalması ve kendi içinde zamana oynayan Güney Kıbrıs lehine bir sürece dönüşecek şekilde tekrarlanmasına fırsat verilmemesi.”

Beşparmak Düşünce Grubu, Rum tarafının devam eden hâkimiyetçi zihniyeti karşısında 1960 garanti sisteminin her halükarda devamının şart olduğunu da vurguladı.

Müzakerelerin yarım yüzyılı aşkın süre sonuçsuz kaldığını ifade eden Beşparmak Düşünce Grubu, şunları da kaydetti:

“Türk tarafının müzakere süreci/Rum tarafı endeksli düşünce ve politikaları kenara bırakarak, Cumhurbaşkanımız dâhil, KKTC hükümetlerinin önceliklerini iyi yönetişim ve ekonomimizin en süratli şekilde mukayeseli avantajlarına göre kalkındırılması ve rekabet gücünün artırılması noktasına çekmeleri gerektiğini değerlendiriyoruz.”

Türkiye ile yakın temas ve işbirliği içinde olunması gerektiğine de vurgu yapan Beşparmak Düşünce Grubu, “Yüksek öğrenim ve turizm sektörlerimizin ülkemizde, bölgemizde ve küresel olarak yaşanmakta olan ekonomik, sosyal ve siyasi eğilimlere/normlara göre katılımcı anlayışla planlanıp uygun şekillerde denetlenmeleri gerektiğine inanılmaktadır” açıklamasında bulundu.

Rum tarafının devam eden tek yanlı hidrokarbon arama girişimlerine de işaret eden yapan Beşparmak Düşünce Grubu, “Kıbrıs Türkleri adına yapılan ruhsat parsellemesinde belirlenen sahaların sahibinin KKTC olduğu ve her türlü operasyon yetkisinin de KKTC’ye ait olduğu bilinciyle bunları düzenleyen yasanın acilen hazırlanmasında fayda görülmektedir. Bu yasayla uluslararası teamüllere uygun hidrokarbon arama ve işletme politikası yürütülmesi mümkün olacak ve yabancı şirketler için de sahalar cazip kılınabilecektir” değerlendirmesinde bulundu.





Denktaş: “Her açıdan kendi ayaklarımızın üzerinde durabileceğimiz bir yapıyı oluşturmamızı sağlayacak çalışmaları önümüze koyacağız”



Maliye Bakanı Serdar Denktaş, "Önümüzdeki dönem Güney ile bir sonuca ulaşılmayacağı belli olan bir ortamda her açıdan kendi ayaklarımızın üzerinde durabileceğimiz bir yapıyı oluşturmamızı sağlayacak çalışmaları önümüze koyacağız.

Türkiye Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ tarafından Çankaya Köşkü'nde kabul edilen Maliye Bakanı Serdar Denktaş kabulde yaptığı konuşmada Akdağ'ı, hem geçen dönemden kalan hem yeni dönemde yapılacak işleri yeniden elden geçirmek, planlamak ve bir çalışma ortamı oluşturmak için ziyaret ettiğini söyledi.

Denktaş, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki dönem Güney ile bir sonuca ulaşılmayacağı belli olan bir ortamda her açıdan kendi ayaklarımızın üzerinde durabileceğimiz bir yapıyı oluşturmamızı sağlayacak çalışmaları önümüze koyacağız. Sağlıktan eğitime, mali konulardan ekonominin gelişmesine, Türkiye ile ilişkilerden Türkiye üzerinden dünyaya ulaşmaya yönelik uğraşlara kadar birçok konuda da yine Türkiye her zaman olduğu gibi yanımızda olacak. Bundan eminiz."

Türkiye Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ise Türkiye'nin Kıbrıs'ta siyasi çözümden yana olduğunu vurgulayarak, "Ama eşit hakları olan iki toplum zihniyetini Rum tarafı kabul etmedikçe bir çözümün olamayacağını da biliyoruz. Bütün dünya da bunu biliyor" dedi.

KKTC'nin Türkiye için önemli olduğunu vurgulayan Akdağ, şöyle devam etti:

"Başta Güney Kıbrıs Rum tarafı olmak üzere bütün dünya şunu bilmelidir, burada yaşayan halkı biz Türkiye'de yaşayan halkımızdan hiçbir zaman ayırmadık, ayıramayız. Ayrı bir devlettir ancak onların hak ve hukuklarının korunması konusunda 81 milyona düşüncemiz, duygumuz neyse Kıbrıs'taki halkımız için de aynı şekildedir. Hatta onlar zamanında mağdur edildikleri için belki biraz pozitif ayrımcılık da yapıyoruz.

Ada'da siyasi çözümden elbette yanayız ama eşit hakları olan iki toplum zihniyetini Rum tarafı kabul etmedikçe bir çözümün olamayacağını da biliyoruz. Bütün dünya da bunu biliyor. Bu anlamda KKTC'nin gelişmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. İyi bir ivme de yakalamış durumdayız."



Çavuşoğlu: “Kıbrıs’ta şimdi başka bir yol denemeliyiz”



TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta şimdi başka bir yol denemek gerektiğini söyledi.

AA’nın haberine göre, Bakan Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi tarafından düzenlenen Uluslararası Genç Diplomatlar Eğitim Programı'nın açılış konuşmasında, Suriye, Irak, Yemen, Libya'da devam eden çatışmaların yanında bölgede birçok dondurulmuş çatışma olduğuna dikkati çekerek bunlara Azerbaycan'ın işgal altındaki toprağı Karabağ, Gürcistan'daki Abhazya, Güney Osetya'daki durum ve Kırım'daki problemler ile Kıbrıs sorununu örnek verdi.

Kıbrıs'taki sürece değinen Çavuşoğlu, "Siyasi bir çözüm elde etmek için uğraşıyoruz. Geçen yıl Kıbrıs Konferansı'nda elimizden gelenin en iyisini yaptık ancak olmadı. Şu anda iki tarafta da seçimler tamamlandı. Şimdi başka bir yol denemeliyiz. Hangi konuları tartışacağımız konusunda mutabık kalmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.



10. Uluslararası Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu KKTC’de



Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) ve Türk Tarih Kurumu işbirliğiyle düzenlenen 10. Uluslararası Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu, KKTC’de yapılıyor.

Dün başlayan sempozyumun ana teması “Doğu Akdeniz ve Kıbrıs”.

10. Uluslararası Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu’na katılan 45 araştırmacı ve bilim insanının Kıbrıs’ın deniz ticareti tarihindeki yerine dair değerlendirmeler paylaşılacağı etkinlikte, iki gün boyunca deniz ticaret hukuku, deniz ticaretinin oluşturduğu kültürel etkileşim, korsanlık hareketleri gibi konular ele alınacak.

Açılış töreninde ilk konuşmayı yapan Sempozyum Yöneticisi, Yakın Doğu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, 2009 yılında başlayan sempozyum dizisinin ilk defa yurt dışında kendi ev sahipliklerinde gerçekleştirilmesinden gurur duyduklarını söyledi.

Kıbrıs’ın tarih boyunca en önemli noktasının konumu olduğunu belirten Özkul, Kıbrıs’ın bütün dünya gemilerinin geçtiği, lojistik destek sağlayan nokta ve sığınacak bir liman olduğunu belirtti.

Sempozyumda, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs temasını seçtiklerini dile getiren Prof. Dr. Özkul, Kıbrıs, Türkiye ve Cezayir ile ilgili 45 bildiri sunacaklarını ve bildirilerin kitaplaştırılacağını söyledi. Kitapların hem dijital hem de basılı olarak sunulacağını ve kütüphanelerde yer alacağını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Özkul, sempozyumda deniz sorunlarının da tartışılacağını dile getirdi.

Konuşmasının devamında, Kıbrıs tarihinde ilk çağdan itibaren Osmanlı idaresinde 19 devletin konsolosu olduğunu anlatan Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, “insanların ticaret yapmak için orta doğu noktalarına gelmelerinin sebebinin Kıbrıs olduğunu, haçlı seferlerinin Kıbrıs’tan geçtiğini belirtti.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Başbakan Yardımcılığı ve

Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 1519
Bugün Tekil 311
Toplam Tekil 2106635
IP 54.80.8.44






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Şaban 1439
Nisan 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu