“BEN ATATÜRKÇÜYÜM” DEMEK İÇİN!... - Prof. Dr. Cihan DURA - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“BEN ATATÜRKÇÜYÜM” DEMEK İÇİN!... - Prof. Dr. Cihan DURA
Tarih: 31.03.2010 > Kaç kez okundu? 2714

Paylaş




“Ben Atatürkçü’yüm” diyen herkes, aşağıda sıraladığım kavramları çok iyi bilmeli, başkalarına da rahatlıkla, somut örnekler vererek anlatabilmelidir. Eğer bu kavramları gereğince bilmiyorsa, bir dakika bile beklemeden öğrenmeye başlamalıdır. “Yoksa “ben Atatürkçüyüm” sözü, temelsiz bir iddiadan ibaret kalır.

İşte Atatürkçü düşüncenin, kesinlikle bilinmesi gereken temel kavramları:



-Bilimin yol göstericiliği (gerçekçilik),

-Sosyal ahlak,

-Millî Egemenlik (İçe karşı),

-Tam Bağımsızlık (Dışa karşı)

-Cumhuriyetçilik (Yönetim sistemi)

-Laiklik (özgürlük)

-Milliyetçilik/Ulusalcılık

-Halkçılık

-Devletçilik (Ekonomide)

-Devrimcilik (Zamana uymak, değişim)



Atatürk aramızdan ayrılalı 7o yıl oldu.

Bu süre içinde güçlenen ise Atatürkçülük değil, Atatürk karşıtlığı oldu.

Neden?

Çünkü Atatürkçülük bütün derinliği ve genişliğiyle hiçbir zaman bilinemedi, anlaşılamadı, uygulanamadı, öğretilemedi. Bu alanda insanı kahreden bir bilgisizlik var hepimizde. Ve trajik olan da onu bildiğimizi sanıyoruz! Hayır, bilmiyoruz; eksikliğimizi kabul etmeli, onu bugünden tezi yok, her türlü özveriyi göstererek telafi etmek zorundayız. Gerçek bir Atatürkçünün ilk görevi budur. Kuru övgülerle, birbirimize hep aynı şeyleri yollayıp tekrarlamakla hiçbir yere varamayız.

Önce bilgili ve bilinçli olmalıyız.

Gerekli çabayı gösterirseniz, bir süre sonra önünüzde bambaşka bir dünyanın, insana huzur veren yepyeni bir dünyanın açıldığını göreceksiniz. Bir insana görevini yerine getirmek kadar, faydalı ve semereli bir iş yapmak kadar mutluluk veren başka bir şey var mıdır?

Ben bugünden itibaren Atatürkçü Sistem’in temel kavramlarından “Millî Egemenlik” kavramını, bu sayfalarda, olabildiğince basitleştirerek kısım kısım anlatmaya başlıyorum.

Değerli arkadaşların bu bilgilendirmeleri takip etmeleri, beni sevince boğan büyük bir ödül olacaktır. Kendileri de gayretlerinin mükâfatını fazlasıyla göreceklerdir.

Elbette her açıdan eleştirilerinizi de bekliyorum.

Saygılarımla.





ATATÜRKÇÜLÜK: MİLLÎ EGEMENLİK KAVRAMI - I



Prof. Dr. Cihan Dura



Bir Atatürkçü ancak Atatürkçülüğün temel kavramlarını bildiği derecede “Atatürkçü”dür. Kim ki bu kavramların hepsini bilir, üzerinde düşünür, uygular, başkalarına anlatır, açıklar, ancak o “ben tam bir Atatürkçüyüm” diyebilir.

Atatürkçülüğün temel kavramlarından biri Millî Egemenlik’tir.

MİLLİ İRADE VE EGEMENLİK

-Her devlet gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de bir gücü, “kendine özgü” bir kuvveti vardır. Bu kuvvet Türk milletinin bağrından kaynayıp gelir. Bu siyasal kudrete “Millî irade ve Egemenlik” denir. Kaynağı millettir, sahibi de millettir.

-Millî irade nedir? Nasıl bir insanın iradesi varsa, insanlardan oluşan bir toplumun da iradesi vardır. Millî İrade bütün millet bireylerinin arzularının, emellerinin bileşkesidir. Millî İrade Devletimizin ve Milletimizin yazgısında ve geleceğinde tek hâkim olandır, tek eylem koyandır.

-Millî Egemenlik nedir? Mânevî olan irade ortaya çıkıp görünmek ister, somutlaşmak ister. İşte bu eylemleşme iradeye bir vasıta gerektirir ki, ona egemenlik denir. Egemenlik iradenin hem tecellî yeridir, hem de uygulanma aracıdır. Eğer bir millet, egemenliğine sahip değilse, iradesini kullanamaz.

-Devletimizin dayandığı esaslar “Tam Bağımsızlık”tır, “Kayıtsız Şartsız Millî Egemenlik”tir. Dışarıya karşı Tam Bağımsızlığın, içerde Kayıtsız Şartsız Millî Egemenliğin korunması gerekir. Millî egemenliğe düşmanlık milletimizin her şeyine, bütün varlığına kast etmekten başka bir şey değildir.



NİTELİKLER

-Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir, onun kalacaktır. Milletin yazgısına yalnız ve ancak yine millet egemendir. Türk milleti, hiç kimsenin uygun görüşüne gerek duymadan almıştır egemenliğini eline, öylece kullanmaktadır, kullanacaktır.

-Devletimizin ve Milletimizin başında hiçbir kuvvet, hiçbir makam yoktur; yalnızca tek bir kuvvet vardır, o da ulusal egemenliktir. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin sorumluluğunda kalabilmesi için, halkın kendi yazgısını bizzat idare etmesi esastır; aksi halde Millet şunun bunun oyuncağı olur.

-Ulusal egemenliğin olmazsa olmaz nitelikleri şunlardır: Millî egemenlik birdir, bölünemez, parçalara ayrılamaz, ortaklık kabul etmez. Millî egemenlik terk ve iade edilemez, devredilemez, kimseye bırakılamaz.

- Millî irade ile egemenlik mutlaka bir arada bulunmalıdır. Çünkü egemenlik yoksa irade bir hiçtir. Türk Milleti kendi iradesini yerine getirmek istiyorsa, egemenliğini mutlaka kendi elinde tutmalıdır.

-Millî İrade alınamaz, verilemez. Buna karşılık egemenlik alınır, zorla alınır. Eğer Millet, egemenliğinden yoksun kalırsa, iradesi de yok olur, çünkü felç olur. Yani milletin, egemenliğini verebilmesi için, iradesinin, arzu ve eğilimlerinin felç olmasına razı olması gerekir. Bu ise, ölmeyi kabul etmek demektir.

-Asla vazgeçilmez prensip şudur: Millet, egemenliğini elinde tutar. Ancak Millet Meclisi’ni, egemenliğinden gereği kadarını kullanmak üzere görevlendirir. Bu yetki asla tek bir adama veya bir gruba verilemez.



ÖZET



Burada iki kavram açıklanmıştır:



-Milli İrade, -Milli Egemenlik.



Milli Egemenlik ilkesinin devletimizin dayandığı iki esastan biri olduğu vurgulanmıştır.



Sonra, Milli Egemenliğin nitelikleri belirtilmiştir:

-Türk Milletine ait olduğu,

-Bölünmez ve devredilemez olduğu,

-Milli İrade ile bir arada olması gerektiği,

-Zorla alınabileceği,

- Millet Meclisi tarafından kullanılabileceği.



Bu özet çerçevesinde, yukardaki metni tekrar okuyarak Milli egemenlik kavramını iyice öğrenmeye çalışalım.







“ATATÜRKÇÜLÜK: MİLLÎ EGEMENLİK KAVRAMI - I” (UYGULAMA)

Prof. Dr. Cihan Dura



Milli İrade ve Milli Egemenliğin tanımlarını, Milli Egemenliğin özelliklerin öğrendik. Şimdi bu bilgilerimizi nasıl kullanacağımıza dair basit bir örnek vereyim.

Kendimiz ya da bir başkası, konuya candan odaklanırsak, aklımıza sorular gelir, onlara yanıt veririz, aşağıdaki soru ve yanıtlar gibi…

-Soru 1: Milli Egemenlik dediğimiz güç neden kaynaklanır? Bu kaynağa göre Milli Egemenlik nasıl tanımlanabilir?

Yanıt: Egemenlik çokluktan kaynaklanır. Tek bir insanın gücüyle, 100 kişinin gücü bir mi? Ya bir milletin, örneğin 70 milyonluk Türk Milleti’nin gücü?... Sayıca insan çokluğu, geniş ve çeşitli doğal kaynaklar, kültür birikimleri, düşünce ve duygu hazineleri,… bir araya gelerek muazzam boyutlarda bir güç oluşturur ki buna Milli Egemenlik diyoruz.

-Soru 2: Türkiye’de Milli Egemenliğin “Bölünmezlik v Devredilmezlik” niteliklerine gereken özen gösteriliyor mu?

Yanıt: Hayır gösterilmiyor, buna iki örnek verebilirim:

--Türkiye’de gerçek demokrasi yok, lider demokrasisi var. TBMM’nde iktidar çoğunluğu liderin emrindedir, o ne derse emirdir, yasalaşmaktadır. Dolayısıyla egemenlik fiilen tek bir şahsa devredilmiş bulunuyor.

--TBMM bazı yasama yetkilerini Avrupa Birliği organlarına devretmiştir. Bu olgu, Millî Egemenliğin milletten başka bir kuruluşla paylaşılması anlamına gelmektedir.

- Soru 3: Milli İrade ile Millî Egemenlik neden bir arada olmalıdır?

Yanıt: Milli İrade ile Milli Egemenlik ikiz kardeşler gibidir. Bunlar hep bir arada olmalıdır, çünkü Millî Egemenlik kendi elinde olmazsa, millet isteklerini gerçekleştiremez, ihtiyaçlarını karşılayamaz. Başka bir deyişle, bu muazzam güç kısmen ya da tamamen başkalarının elindedir, onların taleplerine, onların refahına hizmet etmektedir. Diyelim ki, bir elma ağacının altındasınız, uzanıp bir elma koparmak, yemek istediniz. Eğer gücünüz varsa uzanır, elmayı koparır, yersiniz. İradenizi bir istek olmaktan çıkarır, somut bir olaya çevirirsiniz. Gücünüz yoksa bakmakla yetinirsiniz, iradenizi hayata geçiremezsiniz; isteğiniz içinizde kalır, somut bir realite olamaz. Bir millet için de böyledir: Madenleri var, onları işletmek istiyor, bu istek Milli İrade’dir. Ancak işletemiyor, neden? Çünkü bunun için güç gerekli, kendisi lehine iş yapan yasama, icra erki gerekli… Bu yok…, madenleri yabancılar işletiyor. Yasalar onların lehine çıkarılmış, devlet teşkilatı onların lehine iş yapıyor. Milletten başka odaklar büyük gücü, Milli Egemenliği, bir takım yollardan kendi lehlerine iş yapar hale getirmişler.

-Soru 4: Millî Egemenlik milletimizin elinden hiç zorla alınmış mıdır?

Yanıt: Alınmıştır, tarihte hemen hep böyle olmuştur. Örneğin, Osmanlı Hanedanı Anadolu’da yaşayan toplulukları zorla sultası altına almış, bunu 700 yıl sürdürmüştür. Tarih, aynı davranışın diğer topluluklarla ilgili olarak sayısız örnekleriyle doludur. Tarihte bir sürü despot, toplulukların, kavimlerin egemenliklerini zorla gasp edip bu muazzam gücü kendi iradeleri hizmetinde kullanmışlardır. Günümüzde Amerika’nın Afganistan’da, Irak’ta yaptığı da budur. Türkiye’de de farklı yollardan, Millî Egemenliğin, kendi lehine kullanılmasını sağlamaktadır.

- Soru 5: Milli Egemenlik Millet Meclisi tarafından gereğince kullanılmakta mıdır?

Yanıt: Bugün Türkiye’de Millet Meclisi’nin, Egemenliği kullanma yetkisini gereğince yerine getirdiğini söyleyemeyiz. Bunun önde gelen bir sebebi, Türkiye’de “Lider Demokrasisi”nin geçerli olmasıdır (Türkiye’de Lider demokrasisi hakkında bkz: http://www.cihandura.com/index.php?option=com_content&task=view&id=73&Itemid=63 )

-Soru 6: Türkiye’de Milli Egemenlik gerçekten Türk Milletine mi aittir? Bu aidiyetin göstergesi nedir?

Bu sorunun yanıtını da, kazandığınız bilgileri kullanmanız, düşünüp araştırmanız için size bırakıyorum.









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 370
Toplam Tekil 1638259
IP 54.205.87.3






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu