BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Rum yönetiminin hayal kırıklığı yaratan olumsuz tutum ve davranışlarından vazgeçmesini istiyoruz” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Rum yönetiminin hayal kırıklığı yaratan olumsuz tutum ve davranışlarından vazgeçmesini istiyoruz”
Tarih: 19.03.2018 > Kaç kez okundu? 72

Paylaş


18 Mart Şehitleri Anma Günü çerçevesinde Türkiye’yle birlikte KKTC’de de törenler düzenlendi.

Lefkoşa’da Tekke Bahçesi Şehitliği, Gazimağusa’da Çanakkale Şehitliği, Girne’de Karaoğlanoğlu Şehitliği, Güzelyurt’ta Atatürk Anıtı, İskele’de Larnaka Şehitleri Anıtı, Lefke’de, Lefke Kemal Özalper Şehitliği olmak üzere ilçelerde anma törenleri düzenlendi.

18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla Boğaz Şehitliği’nde de tören yapıldı. Buradaki törene devlet ve hükümet yetkilileri de katıldı.

Boğaz Şehitliği’ndeki törene, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, Başbakan Tufan Erhürman, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TC Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı (KTBK) Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tuğgeneral Tevfik Algan, 28.Tümen Komutanı Tuğgeneral Mahmut Altun, 39. Tümen Komutanı Tuğgeneral Erdal Şener, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan ve Sağlık Bakanı Filiz Besim de katıldı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Şehitlik Özel Defteri’ne şunları yazdı:

“Aziz Şehitlerimiz; sizlerin büyük fedakarlıkları sayesinde Kıbrıs Türk halkı bugünlere ulaşabilmiştir. Pek çoğunuz henüz çok genç yaşında canını feda ederken, bu topraklarda başını eğmeden özgür bir toplum olarak yaşayabilmemizin temellerini attınız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu temeller üzerinde demokrasisi ve ekonomisi ile çağdaş bir yapıda gelişimini sürdürmesi ve gençlerimizin gelecek kaygısı içinde olmamasının sağlanması yerine getirilmesi gereken en büyük sorumluluk anlamındadır. Her zaman iki toplumun barış, eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yaşamasını arzu eden taraf olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hayal kırıklığı yaratan olumsuz tutum ve davranışlarından artık vazgeçmesini istiyoruz. Yapıcı olmayan bu anlayış ciddi bir değişime uğradığı takdirde ancak çözüm için yeni bir umut doğabilecektir. Her durumda Kıbrıs Türk halkının her yönüyle ilerlemesini ve kalkınmasını sağlayarak olası gelişmelerde tümüyle kapıları kapatmadan geleceğe yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bizi bugünlere ulaştıran siz aziz şehitlerimizi bir kez daha saygı ile anıyoruz. Ruhunuz şad olsun.”



Akıncı: “Kapıların eş zamanlı açılmaması için sebep yok”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Derinya ve Aplıç’taki kapıların açılması arasına uzun bir süre girmemesi gerektiğini, böyle bir durumla karşılaşmak istemediklerini söyledi.

Akıncı, Aplıç’ta Güney Kıbrıs’ta asfaltlanması gereken 3 kilometrelik bir yolun bulunduğunu, bunun üç ayda tamamlanması durumunda iki kapının eş zamanlı açılabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, önceki gün, Derinya’da geçiş kapısı açılması için çalışma yürütülen bölgede incelemelerde bulundu.

Akıncı, geçiş kapısının yer alacağı bölgede basına yaptığı açıklamada, Lefke’de Aplıç bölgesinde, Mağusa’da ise Derinya bölgesinde geçiş kapısı açılması yöndeki Kıbrıs Rum kesimi ile ortak kararın Mayıs 2015’te alındığını ve kararın üzerinden neredeyse 3 yıl geçtiğini hatırlattı. Akıncı, Derinya ve Aplıç’ta Kıbrıs Türk tarafının üzerine düşen yol yapım çalışmasını tamamladığını, eksik olan kısmın kimlik ve gümrük kontrolünü yapacak personellerin kullanacağı kabinlere ve buna bağlı altyapıların olduğunu anlattı.

Maliye Bakanlığı ile görüştüklerini ve bütçe açısından sıkıntı olmadığını açık bir şekilde söyleyebileceğini kaydeden Akıncı, çalışmalar için ihtiyaç duyulan meblağın 5 milyon TL olduğunu, hafta ortası bütçe görüşmelerinin tamamlanmasının ardından Hükümet ile bir program yapmak üzere bir araya gelmeyi planladıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs Türk tarafının Derinya kapısını açmak istemediği” yönünde haberlerin çıktığını ancak bunların gerçekleri yansıtmadığını, yaşanan gecikmelerin iki taraflı olduğunu, Derinya’da Kıbrıs Türk tarafının, Aplıç’ta Kıbrıs Rum tarafının yol güzergahı üzerinde bazı tereddütleri olduğunu ancak bunların aşıldığını kaydetti.

Esas gecikmenin Aplıç’ın güney kesimindeki 3 kilometrelik bir yolun yapımında yaşanmakta olduğunu, üç yılda otoyollar tamamlandığını ancak bahse konu yolun tamamlanmadığını kaydeden Akıncı, bunu “karşılıklı bir suçlama kampanyasının fitilini yakmak için” söylemediğini, Kıbrıs Türk tarafındaki eksiklikleri de söylediğini ancak kapılardan sorumlu bir Rum yetkilisinin mevcut durumu karşılıklı suçlama kampanyasına döndürme çalıştığını ifade etti.

İki toplumlu teknik komiteden Aplıç’taki yolun ekim ayında tamamlanacağı yönünde bilgi geldiğini ancak Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in kapının 3 aylık bir sürede tamamlanması için talimat verdiğini duyduklarını kaydeden Akıncı, “Mart ayı başında yapılan bu açıklamadan anlaşılan mayıs sonu Rum tarafındaki yol da bitecek demektir… Bizim geciktirme gibi bir hedef, bir arzumuz yoktur” dedi.

Lefke’de bazı kesimlerin, Rum tarafındaki gecikmenin isteksizlikten kaynaklanabileceği ve Derinya kapısının açılması halinde Aplıç kapısının hiç açılmayabileceği endişesini taşıdığını kaydeden Akıncı, Derinya kapısının açılışı ile Aplıç kapsının açılışı arasına “uzun bir zaman farkının girmemesi” gerektiğini, kapıların eş zamanlı açılmayabileceğini ancak “diğer taraftaki işin de kaytarılmadığından emin olmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Kapıların açılması kararının her iki toplumun yararına olması düşüncesiyle alındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu gecikmelerin anlamı olmadığını düşünüyorum. Biz üzerimize düşeni yapalım, ondan sonra gelişmeleri değerlendirip adımlarımızı atarız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ın içinde bulunduğu koşullar göz önüne alındığı zaman yeni geçiş kapısı açma kararı almanın kolay olmadığını, bunun için iş birliği ve anlayış ortaya konulduğunu kaydederek “Bu işi uzatmadan kapıları toplumların kullanımına açma noktasındayız. Temenni ederim ki Rum tarafı da aynı anlayışı sergiler” dedi.

Güzergahın, Birleşmiş Milletler’in kontrolü altındaki bölgelerde kalan kesimlerinin asfaltlanması hakkında ise Akıncı, söz konusu kesimlerdeki yolların ortak yapılması yönünde bir anlaşma yapıldığını, bunun için BM Kalkınma Programı altında ihaleye çıkılacağını ve bu ihaleye konsorsiyumların katılacağını belirtti.

Birleşmiş Milletler kontrolündeki bölgede yapılması gereken çalışmanın sorun olmadığını kaydeden Akıncı, “Kapılardan sorumlu yetkilinin verdiği bilgi doğruysa kapıların eş zamanlı açılmaması için de sebep yoktur” dedi.

Bir tarih vermenin sağlıklı olmadığını, çünkü bahse konu yolun (Aplıç’ta Güney Kıbrıs kesiminde kalan 3 kilometrelik yol) Şubat 2017’de tamamlanması gerektiğini, şimdi ise mayısta tamamlanacağının söylendiğini kaydeden Akıncı, şöyle konuştu:

“Diyelim ki birkaç hafta önce burada her şeyi tamamladık, burayı açarız birkaç hafta sonra da diğerini açarız, burada sıkıntı yok buna kimse itiraz etmez. Önemi olan, (diyelim ki )her şeyi ile burayı bitirdik ve açtık, Aplıç’taki yılan hikayesi devam ediyor, hiçbir gelişme yok, yerinde sayıyorsa… Onu yaşamak istemeyiz, böyle bir şey arzu etmeyiz.”



Akıncı: “Rum tarafının en temel sorunu Kıbrıs’ı ve denizlerini sadece kendilerine ait görmeleri"



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Rum tarafının ne yazık ki en temel sorunu, Kıbrıs’ı ve şimdi de denizlerini sadece kendilerine ait görmeleri, kendi egemenlik alanları olarak tanımlamaları ve bu konuları Kıbrıslı Türklerle paylaşmayı bırakınız, konuşmaya bile yanaşmamaları.” dedi.

Akıncı, geçtiğimiz Cuma günü ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı A. Wess Mitchell’i kabul etti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında, hem görüşmeyi hem Kıbrıs gündemini değerlendirdi.

Akıncı, Mitchell’la kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ve Kıbrıs Türk tarafının tavrını aktarma fırsatı bulduklarını kaydetti.

Daha önce bu görevin Victoria Noland tarafından yürütüldüğünü fakat uzun zamandan bu yana söz konusu mevkinin boş kaldığını hatırlatan Akıncı, ziyaretin hem tanışma hem görüşme anlamında faydalı olduğunu aktardı ve Mitchell’in Türk tarafını çok iyi şekilde dinlediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yıllardır Kıbrıs’ta çok haksız bir durumun söz konusu olduğu, Kıbrıs Rum tarafının önceden kurulmuş bir ortaklık yapısını sahiplendiğini, tüm Adanın sahibinin kendisi olduğunu zannederek şimdi bu anlayışını denizlere de yaymak istediğini ifade etti.

Akıncı, Doğu Akdeniz’de bölge devletlerini de işin içine katarak çeşitli ortaklıklar ve işbirlikleri kurmanın mümkün olduğunu çeşitli vesilelerle dile getirdiğini ve Kıbrıs Türk tarafının Doğu Akdeniz’le ilgili vizyonunu bugün (geçtiğimiz Cuma günü) bir kez daha, misafir ettiği Mitchell’a anlattığını belirtti.

Kıbrıs’tan çıkacak gazı İsrail gazıyla birleştirip Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmanın hem maliyet ve kâr hem de sürat açısından daha uygun bir formül olacağını yineleyen Akıncı, Rum tarafınınsa daha pahalı ve çok derin sulardan geçecek ve uzun zaman alacak (Girit-Yunanistan-İtalya) formüller üzerinde durduğunu anlattı.

Aynı zamanda TC’den KKTC’ye ulaştırılan suyun kapasitesinin artırılarak tüm Adaya hizmet edebileceği, elektrik kablolarıyla Kıbrıs’ın Ortadoğu’ya Türkiye üstünden Avrupa’ya birleştirilebilmesi olanaklarının da ortada durduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, tüm bunların barış, işbirliği ve çözüm gerektirdiğinin altını çizdi.

“Rum tarafının ne yazık ki en temel sorunu Kıbrıs’ı ve şimdi de denizlerini sadece kendilerine ait görmeleri ve kendi egemenlik alanları olarak tanımlamaları, bu konuları Kıbrıslı Türklerle paylaşmayı bırakınız, konuşmaya bile yanaşmamaları” diyen Akıncı, bu yanlış davranışın da yarattığı sonuçlarının ortada olduğunu ve gerginlikten başka bir şey yaratmadığını ifade etti.

Bu zihniyetten çıkılıp, maksimalist yaklaşımlardan vazgeçmenin, Crans Montana’daki tutumlardan çıkılmasının gerekli olduğunu bugünkü muhatabına anlattığını kaydeden Akıncı, Mitchell’ın ilgiyle bunları dinlediğini ve onun ilgisinin ABD’nin Adaya ilgisinin artacağını gösterdiğini anlattı.

Rum tarafının yaklaşımlarını değiştirebilme yeteneğini göstermesinin, Crans Montana’da yaşanan “çıkmazdan” çıkılabileceğine dair umutların yeşermesi adına önemli olduğunu kaydeden Akıncı, Rum tarafında kendisine yönelik “Yemekli buluşmayı reddetti” eleştirilerini de doğru bulmadığını aktardı.

Akıncı “Bizim reddettiğimiz bir durum yok… Eğer tutumlarda bir farklılaşma olmazsa kendimizi yeniden başlamadan bitecek bir sürecin içinde bulmak istemeyiz. Bizim arzu ettiğimiz Crans Montana’da sergilenmeyen uzlaşma tutumu ortaya çıkacaksa, bunu görmek ve ondan emin olmak istiyoruz. Aksi takdirde çıkmazı yeniden mühürlemek kimseye bir şey kazandırmaz” şeklinde konuştu.

Mitchell de görüşme sonrası basına yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta olmaktan mutlu olduğunu ve önce Rum lider Anastasiadis ardından da Cumhurbaşkanı Akıncı’yla iyi görüşmeler yaptığını ve ABD’nin Kıbrıs görüşmelerinin yeniden başlaması yönündeki desteğini belirttiğini kaydetti.

Mitchell, ABD’nin Kıbrıs’a olan ilgisinin ilerleyen günlerde artarak devam edeceğini de belirtti.



Erhürman: “Alternatif ve bölgesel kalkınma modeliyle, bölgelerde fark yaratmak mümkün”



Başbakan Tufan Erhürman, alternatif ve bölgesel kalkınma modeliyle, bölgelerde fark yaratılabileceğini söyledi.

Başbakan Erhürman açılışını yaptığı 14. Tepebaşı Lale Festivali’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizde siyaset ne için yapılır meselesini her hafta bir festivalde bir kez daha kendi kedime soruyorum. Çünkü Meclis’te konuşulan konularla buralarda yaşanan sorulanlar arasında maalesef çok ciddi kopukluklar yaşanmaya başladı” dedi.

Başbakan Erhürman; ülkede, “bu ülke nasıl kalkınabilir, gelirleri nasıl daha adil bölüşebiliriz, nasıl daha fazla üretebiliriz, tartışmaları yerine, kısır tartışmaların yapıldığını kaydetti.

Tepebaşı’nın önemli bir yer olduğunu ve bölgede 5 önemli köyün bulunduğunu ifade eden Başbakan Erhürman, “Bu 5 köyün, coğrafi ortaklık dışında önemli özelliği, burada çok güzel tarım var. Alternatif turizm için çok önemli bir bölge. Alternatif, bölgesel kalkınma modeliyle burada gerçekten fark yaratabilmemiz mümkün. Konuşmamız gereken bu” diye konuştu.

Festivallerin artık kendi kendilerini kimliklendirmelerinin zamanının geldiğini kaydeden Başbakan Erhürman, festivallerin kimliklendirileceğini, her bölgenin kendi kimliği ile kazanmaya başlayacağını söyledi.

Başbakan Erhürman, şöyle devam etti:

“Hep söylüyorum; bizim cazibemiz kumar değil. Güneş, kum, deniz güzeldir ama cazibemiz o bile değil. Bizim cazibemiz kimliğimizdir, turistleri cezbedecek yönümüz kimliğimizdir. Bunu öne çıkarmamız gerekir, motiflerimizi, sembollerimizi bunun için kullanmamız gerekir.”



Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı : “ABD’nin bu tavrı statükoyu besler”



Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Wess Mitchell’in Kıbrıs’a ziyaretinde yaptığı görüşmelerin ve açıklamalarının, sadece adada çözümsüzlüğe hizmet ettiğini vurguladı.

Mitchell’in adaya yaptığı ilk ziyarette dengesiz bir görüşme programı tercih etmesinin, Kıbrıs sorununa adil ve tarafsız bakabileceği hususunda ciddi şüphe oluşturduğunu kaydeden bakanlık, bu konudaki rahatsızlığını ABD Büyükelçiliği yetkililerine iletildiğini ve bu yaklaşımı güven vermeyen, samimiyetten yoksun bir yaklaşım olarak değerlendirdiğini her platformda gündeme getireceğini duyurdu.

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan “ABD’nin bu tavrı statükoyu besler” başlığıyla yapılan açıklamada, Mitchell’in ziyaretindeki görüşme programı ile açıklamalarının, Kıbrıs sorunu müzakerelerinde neden bir yere varılamadığını bir kez daha net şekilde gösterdiğine dikkat çekildi.

“Uluslararası toplum, Kıbrıs Rum liderliğinin Kıbrıslı Türklerin iradesini yok sayan tek yanlı adımlarını destekledikçe, Güney Kıbrıs çözümden bir o kadar daha uzaklaşacaktır” denilen açıklamada, Kıbrıslı Rumlara, geçen yıllar içinde, önce adayı tek başına temsil etme imkanı verilmesinin, ardından çözüm olmadan AB üyeliğinin “altın tepside” sunulmasının ve şimdi de çözüm olmadan ve Kıbrıs Türkü’nün rızasını almadan doğal gaz çalışmalarına devam etmesine müsaade edilmesinin sadece ve sadece çözümsüzlüğe hizmet ettiği vurgulandı.

Amerikalı yetkilinin, Kıbrıslı Türklere de ait olduğu Kıbrıslı Rumlar da dahil ilgili tüm taraflarca kabul edilen doğal gaz konusunda yaptığı açıklamayla, bu konudaki iş birliği çabalarına da darbe vurduğuna dikkat çekilen açıklamada, “’Adada çözümü destekliyoruz’ diyenlerin çözümün tam aksine olan eylemleri desteklemeleri kabul edilir değildir” denildi.

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Kıbrıs Rum tarafında birçok görüşme gerçekleştiren ABD’li yetkilinin Kuzey’de muadil görüşme yapmaktan geri durmasının da kabul edilir olmadığı belirtildi.

“Göreve atanmasının ardından adamıza yaptığı ilk ziyarette böylesine dengesiz bir görüşme programını tercih eden ABD yetkilisinin, soruna adil ve tarafsız bakabileceği hususunda tarafımızda ciddi şüphe oluşmuştur” ifadeleri kullanılan bakanlık açıklamasında, “Bu konudaki rahatsızlığımızın ABD Büyükelçiliği yetkililerine iletildiğini ve bu yaklaşımı güven vermeyen, samimiyetten yoksun bir yaklaşım olarak değerlendirdiğimizi her platformda gündeme getireceğimizi saygıdeğer halkımızın bilgisine sunarız” denildi.



Denktaş: “Kıbrıs Rum tarafı her türlü oyalamaya başvurmakta”



Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş, dün Derinya ve Aplıç kapılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, bu konuda KKTC’nin üzerine düşen işin zor kısmı olan yol yapım çalışmalarını tamamladığını, kapıları varılan mutabakata bağlı olarak açılmaya hazır duruma getirdiğini, Kıbrıs Rum tarafının ise, her güven artırıcı önlem girişiminde olduğu gibi, bu mutabakatta da gönülsüz ve isteksizliğini sürdürmek, girişimi baltalamak için her türlü oyalamaya başvurmakta olduğunu belirtti.

Güven artırıcı önlemlerin, hele de bir mutabakatın parçasıysalar, muhakkak mütekabiliyet ilkesine sadık kalarak ilerletilmesi gerektiğini ifade eden Denktaş, “Her iki toplumun yeni maceralara değil, mantık çerçevesinde ve varılan uzlaşmalara bağlı olarak iki liderin atacağı olumlu adımlara ihtiyacı vardır. Buna bağlı olarak Rum liderliğine çağrımız, bu iki kapının eş zamanlı olarak açılabilmesi için üzerine düşen çalışmaları daha fazla geciktirmeden tamamlamasıdır” dedi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın yazılı açıklaması şöyle:

“Mayıs 2015’te Güven Artırıcı Önlemler kapsamında iki lider arasında varılan uzlaşmaya bağlı olarak Derinya ve Aplıç kapılarının birlikte açılması kararlaştırılmıştı.

KKTC üzerine düşen işin zor kısmı olan yol yapım çalışmalarını tamamlamış, kapıları varılan mutabakata bağlı olarak açılmaya hazır duruma getirmiştir.

Kıbrıs Rum tarafı ise, her güven artırıcı önlem girişiminde olduğu gibi, bu mutabakatta da gönülsüz ve isteksizliğini sürdürmek, girişimi baltalamak için her türlü oyalamaya başvurmaktadır.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ‘Güven Artırıcı Önlemleri’ ileriye götürmedeki isteksizliği gerek GSM hatlarının birleştirilmesinde, gerek elektrik şebekelerinin sürekli bağlantılarında gerekse hidrokarbon araştırmalarında kendini göstermektedir.

Kıbrıs Rum Yönetimi, güven artırıcı önlemleri dahi güvensizlik ve gerginlik konusu yapmakta uzmanlaşmıştır.

Güven artırıcı önlemler, hele de bir mutabakatın parçasıysalar, muhakkak mütekabiliyet ilkesine sadık kalarak ilerletilmelidirler.

Her iki toplumun yeni maceralara değil, mantık çerçevesinde ve varılan uzlaşmalara bağlı olarak iki liderin atacağı olumlu adımlara ihtiyacı vardır.

Buna bağlı olarak Rum liderliğine çağrımız, bu iki kapının eş zamanlı olarak açılabilmesi için üzerine düşen çalışmaları daha fazla geciktirmeden tamamlamasıdır.”



Kayıp Şahıslar Komitesi üyeleri Arjantin’deki konferansa katıldı



Kayıp Şahıslar Komitesi (CMP) üyeleri 14-16 Mart tarihleri arasında Buenos Aires'teki Arşiv ve İnsan Hakları konulu uluslararası konferansa katıldı.

UNESCO, Arjantin Adalet Bakanlığı ve Sivil Toplum Örgütü Swisspeace tarafından düzenlenen etkinlikte, siyasi şiddet ve çatışmalarda insan hakları ihlallerini belgelemek için uzmanlaşmış 20’den fazla ülkeden uygulayıcılar bir araya getirdi.

Konferansta, “İnsan Hakları Arşivlerinin Güncel Kullanımı,”, “Arşivlere Erişim ve Erişilebilirlik”, “Risk Altındaki Arşivlerin Güvenliği ve Korunması” ile “İnsan Hakları Arşivleri İçin Yeni Zorluklar” olmak üzere dört konu ele alındı.

CMP üyeleri konferansta, 2017 yılında başlatılan ve 12 ülke ile iki uluslararası organizasyona mensup kişilerin olası gömü alanları hakkında bilgi bulmayı amaçlayan arşiv araştırma projesinden bulguların sunumunu yaptı.



Kuzey Kıbrıs MİTT 2018’de temsil edildi



Kuzey Kıbrıs markası, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen Moskova Seyahat ve Turizm Fuarı’nda MITT 2018’de temsil edildi.

Bakanlık ve sektör yetkililerinin ülkeye daha fazla ülkeden turist gönderilmesine ve karşılıklı işbirliği olanaklarının gelişmesine yönelik olarak uluslararası tur operatörleri ile görüşmeler gerçekleştirilen fuarda ayrıca zengin görsellerle donatılmış standı ziyaret eden konuklara kitle, kültür, sağlık, eko ve diğer alternatif turizm çeşitleri tanıtıldı.

Rus tur operatörleri, hava yolu şirketleri, seyahat acenteleri, turizm yazarları, turizm teknolojisi üreten firmalar, restoranlar, turizm birlikleri, oteller, gemi turizmi şirketleri, turizm pazarlama şirketleri ve turizm sektöründe faaliyet gösteren birçok profesyonelin ilgi gösterdiği fuarı yaklaşık 30 bin kişi ziyaret etti. Bu yıl 25.si gerçekleştirilen fuar, dünyanın da en büyük 5 turizm fuarı arasında gösteriliyor.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Başbakan Yardımcılığı ve

Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 1519
Bugün Tekil 324
Toplam Tekil 2106648
IP 54.80.8.44






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Şaban 1439
Nisan 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu