BASIN BÜLTENİ Özersay: "KKTC olarak Türkiye’nin yanındayız ve destekçisiyiz" - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özersay: "KKTC olarak Türkiye’nin yanındayız ve destekçisiyiz"
Tarih: 26.02.2018 > Kaç kez okundu? 236

Paylaş


Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin Afrin bölgesinde terör örgütlerine yönelik yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, KKTC olarak tam anlamıyla Türkiye'nin yanında ve destekçisi olduklarını söyledi.

Bakan Özersay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türkiye, uluslararası hukuk çerçevesinde kendi toprak bütünlüğünü, güvenliğini koruyabilmek için böyle bir adım atma hakkına sahip bir devlettir." dedi.

Harekatın hukuki adım olmasının ötesinde stratejik öneme sahip olduğuna dikkati çeken Özersay, bunun bölgedeki dengeleri etkileyecek bir adım olduğunu vurguladı.

Kudret Özersay, Suriye gibi kendi içerisinde istikrarsızlığı besleyen ve bunu komşu ülkelere yansıtan devletlerin "Benim toprak bütünlüğüm var. Bana kimse bir şey yapamaz." gibi bir ayrıcalıktan yararlanamayacağını belirterek şunları kaydetti:

"Siz kendi toprak bütünlüğünüzü bir başka devletin güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde başkalarına kullandırtamazsınız. Bazı terör örgütlerinin buralarda konumlanarak, Türkiye'nin güvenliğini tehlikeye sokacak adımlar atmalarına aslında Türkiye şimdi değil yıllardır karşı çıkmıştı. Türkiye Cumhuriyeti kendi toprak bütünlüğünü sağlama bağlamında attığı adımlarda, terörizme karşı verdiği mücadelede tam anlamıyla KKTC olarak Türkiye'nin yanındayız ve destekçisiyiz. Dilerim bu askeri girişim en erken zamanda en az zayiatla başarıyla sonuçlanır."

Güney Kıbrıs Rum kesiminin Akdeniz'de tek yanlı doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Özersay, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına bir yandan "Sen bu kaynakların sahibisin" derken diğer yandan Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayamayacaklarını ifade etti.

Özersay, KKTC ile Türkiye'nin istişare halinde, birlikte hareket ederek Akdeniz'deki doğal kaynakları Kıbrıslı Rumların tek başına kullanmalarına müsaade etmeyeceklerine işaret ederek, Rum tarafına "Bize ait olan kaynakları, bizim rızamız olmadan tek taraflı bir biçimde, hangi biçimde, hangi yüzdelikler bağlamında bunu yapacağınıza neden siz tek başınıza karar veriyorsunuz?" sorusunu sordu.

Ada'da 2004’ten bu yana Birleşmiş Milletler tarafından ifade edildiği gibi Kıbrıslı Rumların adanın zenginliğini paylaşmaya hazır olmaması durumuyla karşı karşıya olduklarını söyleyen Kudret Özersay, "Bu bir gerçekliktir, bu bir olgudur. Yönetimi bizimle paylaşmaya hazır olduklarını bize göstermeleri lazım. Zenginliklerini de bizimle paylaşmaya hazır olduklarını göstermeleri lazım. İşte tam da bu doğalgaz konusu. Kıbrıs Rum tarafı bu adadaki zenginliği, refahı, Kıbrıs Türkü ile paylaşmaya hazır mı değil mi? Bunu iyi test edeceğimiz bir sınavdır aslında. Kıbrıs Türk tarafı Türkiye ile tam bir uyum ve istişare halinde bu konuyla ilgili gerginliği artırmak için değil bilakis gerginliği azaltmak için diplomasi yolunu tercih etmiştir" diye konuştu.

Kıbrıs müzakere sürecinde değinen Özersay, "Bir şekilde müzakere olsun da ne şekilde olursa olsun" mantığının süreci bir yere götürmeyeceğine işaret ederek, "Bu kısır döngü devam eder. Biz müzakereyi hedef alan değil, sonucu hedef alan bir yaklaşım ortaya koymak istiyoruz. Askıda kalmak istemiyoruz" dedi.

Özersay, "Müzakerelerden önümüzdeki dönemde sonuç almasını istiyorsak, Kıbrıs’ta karşılıklı bir çözüm olmasını istiyorsak bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var. Rum tarafıyla bir müzakerenin olabilmesi için şu an da bir perspektif yok" değerlendirmesinde bulundu.

Müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunun net olduğunu belirten Özersay, "Yapılması gereken şey nedir? Önce bu mantalitenin değiştiğini gösteren adımlar atılması gerekir. Kıbrıs Rum liderliği, yönetimi ve zenginliği bizimle paylaşmaya hazır olduğunu önce bir göstermelidir. Bu olmadan müzakerelere başlamanın bir anlamı yoktur. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da bu yüzden haklı olarak müzakereci tayin etmemiştir." ifadelerini kullandı.



Akıncı: “Zenginliklerde iki toplumun da hakkı var”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek yanlı sondaj çalışmalarında bulunmasının yaratacağı gerginliğe bir kez daha dikkat çekti, gelişmelerden ders çıkarılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Güney Kıbrıs’ta sözde münhasır ekonomik bölgedeki sondaj çalışmalarını ve müzakere sürecinin yeniden başlamasına yönelik düşüncelerini BRT’ye değerlendirdi.

Akıncı, Güneydeki sondaj çalışmalarına ilişkin girişimler ve bu çalışmaların geri çekilmesinin, çıkarılması gereken dersler olan örnek bir konu olduğuna işaret etti.

Akıncı “Kıbrıs’ın çevresindeki doğal gaz ve enerji yatakları eğer akıl yolunda birleşilmezse, eğer bu zenginliklerde her iki toplumun da hakkı olduğu kabul edilip bunun gerekleri yerine getirilmezse ve bu konu iki toplum ile başta Türkiye ve Yunanistan arasında iş birliği alanı olma yönünde değerlendirilmezse olacak olan bu durumdur” ifadelerini kullandı.

Müzakere süreci boyunca bu konuların gerginlik olmaktan çıkıp işbirliği haline dönüştürülmesi gereği üzerinde durulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, ortak bir komite oluşturulup bu zenginliklerden hep birlikte yararlanılabileceğini ancak Rum tarafının hâlâ bu konuda yanlış tavır izlediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafının bu gelişmelerden olumlu bir ders çıkarmasını temenni ederek, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta iyi olacak olan ve yapılması gereken Rumların bir anlayış değişikliğine gitmesi ve bugüne kadar kurulamayan adil kalıcı bir çözümün gerçekleştirilmesidir. Bunu yapmak istemiyorlarsa bile doğal kaynaklar alanında ara formüller üretilebilir, iş birliği imkanları yaratılabilir.”

Müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine ise Cumhurbaşkanı Akıncı, şu an için böyle bir gelişmenin bulunmadığını ancak uluslararası niteliğe bürünmüş ve BM’ye mal edilmiş sorunların çözümü için arayışların her zaman devam ettiğini söyledi.

Akıncı, önümüzdeki günlerde BM yetkileriyle çeşitli görüşmeler gerçekleştireceğini kaydederek, sürecin nasıl gelişeceğini belirleyecek olanın ise Rum liderliğinin tavrı olduğuna işaret etti.

Rum Lider Anastasiadis ile şu anda planlanmış bir görüşmesi olamadığını da belirten Akıncı, “önümüzdeki süreçte Rum tarafının niyeti nedir, bugüne kadarki anlayışları devem edecek mi yoksa çözüm üreten, uzlaşma arayan bir tavır mı sergileyecekler, bu niyetin ne olduğunu anlamak için bir araya gelmelerinin gerekli olacağını” anlattı.

Akıncı, Kıbrıs’ta bir çözüm için bundan sonra siyasi irade ve kararlılık gösterme zamanı olduğunu da vurguladı.



Akıncı: “Yeni bir gelecek için Kıbrıs Rum tarafında paylaşımcı yeni bir anlayış doğmalı”



Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs’ta eşit, adil ve tüm tarafların kazançlı çıkacağı yeni bir gelecek için yapıcı tutumunu devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bu yöndeki kararlılığımızı, haklarımızdan vazgeçmeden sürdüreceğiz” dedi.

Kıbrıs Rum tarafının uzlaşma yerine tek taraflı girişimleri sürdürerek Doğu Akdeniz’de gerginlik ortamı yaratılmasına neden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Artık Kıbrıs Rum tarafında yetki, güç ve doğal zenginlikleri Kıbrıs Türk tarafı ile paylaşmaya dönük yeni bir anlayışın doğması gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk İşadamları Derneği (İŞAD), Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKOFEND), İstanbul Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (İSİFED) ve Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği (TÜÇİAD) yetkilileri ile bir araya geldiği toplantıda, Kıbrıs konusunda sürecin, Kıbrıs Türk tarafının büyük çaba ve emeğiyle beşli konferansın toplanması aşamasına kadar ilerlediğini anımsatarak “Ne yazık ki Kıbrıs Rum tarafının uzlaşma çabasına girmemesi nedeniyle çıkış yolu bulunamadı” dedi.



Başbakan Erhürman: “Adadaki doğal kaynaklar konusunda muhatap Kıbrıslı Türklerdir”



Başbakan Tufan Erhürman, geçtiğimiz Cuma günü düzenlediği ilk resmi basın toplantısında, her haftanın son günlerine yakın Bakanlar Kurulu ve Başbakanlığın icraatları konusunda basın toplantısı düzenleyeceğini açıkladı.

Başbakanlık’taki toplantıda, Kıbrıs sorunu, hidrokarbon, bütçe, hukuka uygunluk denetimleri, atamalar, belediyeler, Merkezi Cezaevi, bet ofisler konularında açıklamalarda bulunan Erhürman, soruları yanıtladı, gerçekleşmesi için adım atılan projeleri aktardı.

Doğal gaz konusunda Anastasiadis’in açıklamasına işaret eden Erhürman, açıklamada, Kıbrıslı Türklerin iradesinin sürece yansıtılmamasının gerekçesi olarak Talat- Hristofyas döneminden beri bu konudaki yetkinin çözümden sonra federal devlette olacağı konusundaki anlaşmanın ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Bakanlar Kurulu’nun konuyla ilgili bir fon oluşturulması ve burada birikecek paradan tüm Kıbrıs halkının yararlanacağı söyleminin gösterildiğini anlatarak, “İki gerekçe de şu anda yapılan çalışmalara hiçbir biçimde Kıbrıs Türk halkının iradesinin katılmamasını haklı çıkarak gerekçeler değildir” dedi.

Erhürman “Çünkü şu anda Sayın Anastasiadis’in başkanı olduğu yapı bizim çözümden sonra sözünü ettiğimiz federal devlet yapısı değildir” şeklinde konuştu.

Başbakan Erhürman, bu konuda bir fon oluşturulsa da, Kıbrıslı Türklerin sadece elde edilecek gelirden pay alacak unsurlardan değil, bu konuda karar verecek ve bu konuyu yönetecek iki asli unsurdan biri olduğunu vurguladı.

Erhürman doğru yaklaşımın Kıbrıs Türk tarafınca müzakerelerde defalarca dile getirdiği gibi bu konuda bir komite oluşturulması ve komitenin bu çalışmaları iki asli unsurun iradesini sürece katarak yürütmesi olduğunu söyledi.

Başbakan Erhürman bu yapılmadığı müddetçe Kıbrıslı Türklerin uluslararası hukuktan ve müktesebattan kazandığı haklarını kullanmış olmayacağını vurguladı.

Hükümet olarak Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ı sürece dâhil olması için görevlendirdiklerini belirten Erhürman, bundan sonra da sürece aktif müdahil olmaya devam edeceklerini anlattı.

Erhürman şöyle devam etti:

“Çünkü konunun muhatabı doğrudan doğruya biziz ve bizim yaptığımız anlaşmalar aracılığıyla TC ve onun şirketleri de sürece müdahildir.

Elbette TC ile birlikte yürüteceğiz bu çalışmaları ama Kıbrıslı Türkler bu anlamda sürecin dışındaki sadece elde edilen gelirden yararlanıcı bir unsur olarak kabul ve lanse edilemez buna izin vermeyeceğiz.”



Erhürman, TÜRKONFED temsilcilerini kabul etti



Başbakan Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk İşadamları Derneği (İŞAD) Başkanı Dengiz Kürşat, İŞAD’ın da üyesi olduğu Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (Türkonfed) Başkanı Tarkan Kadooğlu, İstanbul Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu(İSİFED) Başkanı Muammer Ömeroğlu, Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı Kemal Koçak ve bazı işadamlarının yer aldığı heyeti kabul etti.

Başbakan Erhürman kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk tarafı olarak Kıbrıs sorununun çözümü için çok büyük çaba harcadıklarını, pek çok sorunun Kıbrıs sorununun çözümüne endekslenmesinden dolayı da epeyi zaman kaybedildiğini ifade ederek, en erken zamanda kapsamlı bir çözüme için çaba harcarken, halkı kalkındırma çabalarının geri bırakılmayacağını, bu konuda hükümet ortaklarının hem fikir olduğunu söyledi.

Erhürman, “Ekonomiyi merkeze aldığımız bir dönem olacak” dedi.

Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyon ve ambargolar ile ilgili olarak Türkiye iş dünyası ile ilişkilerin KKTC için yaşamsal olduğunu ifade eden Erhürman, “Bazı konularda hukuki bazı sınırlılıklarla karşı karşıyayız, özellikle bu hukuki sınırlılıkları aşmak açısından sizinle işbirliği hayati bir önemde” dedi.

Kamu dışı istihdamın da geliştirilmesinin önemine vurgu yapan Erhürman, bu alanda da Türkiye iş dünyasının işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Çin’in KKTC için hem ticari hem de uluslararası ilişkiler açısından önemine de değinen Erhürman, Çin’in, Kıbrıslı Türkler açısından hem uluslararası ilişkilerde yaşadığı sıkıntıları aktarma konusunda hem de turizm potansiyeli açısından göz ardı edilen bir ülke olduğunu söyledi.

Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerin geliştirilme olasılığının Çin’in nüfusunun göz önünde bulundurulduğunda, çok heyecanlandırdığını da belirten Erhürman, “Çin çok ciddi bir açılım olur” dedi.



Çelik: "Kıbrıs Türk tarafının ve Kıbrıs Rum tarafının onayı gerekir"



Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Doğu Akdeniz'de arama çalışmalarının olması için ortak zenginliğin sahibi Kıbrıs Türk tarafının ve Kıbrıs Rum tarafının onayı gerekir.

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Çelik, Akdeniz'deki petrol arama gerginliğinden sonra Rum tarafının, AB nezdinde bir yaptırım girişiminin söz konusu olduğu anımsatılarak bu konuda Türkiye'nin bir girişiminin olup olmayacağının sorulması üzerine AB Bakanı Çelik, şöyle konuştu:

"Bu konuları tabii konuşuyoruz. Şu açık ve net bir şekildedir, burada hem Rum tarafının tavrı yanlıştır hem de Avrupa Birliği'nin tek taraflı tutum alması yanlıştır. Doğu Akdeniz'de arama çalışmalarının olması için ortak zenginliğin sahibi Kıbrıs Türk tarafının ve Kıbrıs Rum tarafının onayı gerekir.

Avrupa Birliği, sınır sorunlarını çözmemiş, Kıbrıs Türkleriyle problemini halletmemiş Güney Kıbrıs Rum kesimini Avrupa Birliğine alarak bir hata yaptı. Şimdi de münhasır ekonomik bölge ilan ettiği yerler, biliyorsunuz Türkiye'nin kıta sahanlığıyla da çatışmaktadır. Hem Kıbrıs Türklerinin hem Türkiye Cumhuriyeti'nin haklarını ihlal eden bir durumdur. Dolaysıyla bu çerçevede biz hiçbir şekilde buna müsaade etmeyeceğimizi, bunu doğru bulmadığımızı ifade ettik. Avrupa Birliği, bu konularda da tek taraflı tutum almamalıdır. Tek taraflı tutum alması halinde Türkiye'nin kuşkusuz buna tepkisi olacaktır."

















Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Başbakan Yardımcılığı ve

Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 1087
Bugün Tekil 284
Toplam Tekil 2288870
IP 54.82.93.116






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































7 Rebiü'l-Evvel 1440
Kasım 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.001 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu