Azerbaycan’dan Kerkük’ e - Şemsettin Kuzeci - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Azerbaycan’dan Kerkük’ e - Şemsettin Kuzeci
Tarih: 16.12.2008 > Kaç kez okundu? 4842

Paylaş


(Bayatı’dan Hoyrat’a)

17–19 Kasım 2007 tarihleri arasında ilk defa olarak Türkiye dışında can Azerbaycan’da düzenlenen Türk Dünyası Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği kurultayının 11.sine Irak Türkmenlerini temsilen ettiğimiz sıralarda Azerbaycan’da son yıllarda sanat alanında ciddi işlere imza atan folklor tebligatçımız Seyfettin Çakmakçı ile kaldığımız otelde görüşmüştük. 8 Aralık 2007 tarihinde Azerbaycan Kültür Bakanlığının desteğiyle ve Azerbaycan sanatçılarının katılımıyla “Kerkük Musiki Gecesi” nin yapılacağını söylemişti. Bizlerde davetiye verdiğinde çok sevinmiştik. Hele Irak Türkmenlerinin uzun yıllardan beri gönüllü kültür elçisi olan Profesör Gazanfer Paşyev’inde bu geceye destek olacağını ve Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşad Ömer İsmail beyinde geceye katılacağını duyunca gayet mutlu olmuştum. Gecede Kerküklü bir şairin sunuculuk yapılması da tartışıldı ve konuşuldu. Kardeşim Seyfettin Çakmakçı ile Profesör Gazanfer Paşayev’in ban tekli edince tereddüt etmeden gelirim dedim. 4 Aralık 2007 tarihinde Ankara’dan Azerbaycan’a gece uçağıyla Ankara saatiyle 22.00’de Ankara’dan havalandık 5 Aralık 2007 Azerbaycan saatiyle 2.30’da Bakû’ye ulaştım. Orada bir Nahçivanlı dostum makam arabasıyla beni bekliyordu. Saat 04.00’te Bakı Şehri Neftçiler bölgesindeki Seyfettin Çakmakçı ile evinde buluştuk. Sabah saatlerine kadar Kerkük Gecesi ile ilgili hazırlıkları konuştum ve ertesi günden başlayarak, Gazanfer Paşayev dostumuz ve bu gecenin yapılmasında çok emeği geçen İki Milletvekili dostumuz Ganire Paşayev ile Nazım Memmedov ve diğer Türk dünyası öğrencilerinin ve bizleri sevenlerin destekleriyle her türlü hazırlıklarımız tamamlandı.

Gece Reşid Behbudov Konser Salonunda geçirildi. Geceye başta Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşet Ömer İsmail olmak üzere, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, KKTC, Kuveyt, Katar Büyükelçileri ve Türkiye’nin Büyükelçi Müsteşarı geceye katıldı. Ayarıca Azerbaycan Milletvekili Nazım Memmedov ve çok sayıda Azerbaycan bürokratları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Azerbaycan’da yaşayan Türkmen öğrencileri, Türkmen aileleri, Azerbaycan sanatseverleri ve Azerbaycan Basını da geceyi merakla takip etti.

8 Aralık 2007 Kerkük Musiki Gecesi

Gece Kerküklü Folklor Tebligatçısı Seyfettin Çakmakçı’nın okuduğu “Kerkük’üm Vay Kerkük’üm” türküsü ile başladı. Azerbaycan devlet radyosu spikerlerinden Zarife Hüseyinkızı sahneye çıkarak açılışı sundu ve bendeniz Şemsettin Küzeci’yi davet etti. “Gözümüz gözünüzden uzak olsa da gönülden gönül’e yollar görünür.” Diye şairin sözüyle başladı ve aynı kökten aynı soyadanız. Kardeşliğimiz ebedidir. Tez tez görüşmek istiyoruz. Geceyi benimle birlikte sunan Büyük memnuniyetle dostumuz kardeşimiz Kerkük şairi Şemsettin Küzeci’yi davet etmek istiyorum… Dedi. Türkçe bir kısa konuşmak yaptıktan sonra Arap misafirlerimizi de Arapça selamladık ve programın akışını arz ettik.

Protokol konuşmaları sırasıyla Irak Büyükelçisi Erşet Ömer İsmail, Irak Türkmenlerinin dostu ve gönüllü kültür elçisi Azerbaycanlı Profesör Irakşinaz Gazanfer Paşayev, Azerbaycan Milletvekli Nazım Memmedov, Azerbaycan Devlet Korosu Müdürü Ağaverdi Ağazade, Azerbaycan xalk şairi Zalimxan Yakup, Azerbaycan edebiyat gazetesi’nin başyazarı Ayaz Vefalı, Krido gazetesinin başyazarı Alirıza Xelefli ve son konuşmacı Nahçivan’dan geceye katılan Nahçivan devlet üniversitesi öğretim üyesi Türkolog Galiba Haciyeva geceye ve Kerkük ve Türkmenler ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdiler. Azerbaycan halkı ile Irak Türkmenleri arasında medeniyet köprülerinin daha kenetleşmesi için önemli öneriler sunuldu ve Azerbaycan dostlarımız Irak Türkmenleri hakkında sevgilerini güzel şiirlere ifa edildi.

Profesör Gazanfer Paşayev’e

Fahri Irak Vatandaşlığı ve Irakşinas Unvanı

İlk Protokol konuşmasını yapan Gazanfer Pşayev Kürsüye çıkmadan önce sunucular tarafından Dr. Abdüllatif Benderoğlu ile birlikte Irak ile Azerbaycan arasında kültürel ilişkilerin pekiştirilmesindeki tarihi köprü oluşturan kişi olarak anons edildi. Konuşmasında: “Gazanfer Pşayav; gece’de ilk olarak sahne alan Azerbaycan’ın halk sanatçısı Balaoğlan Eşrefov’un okuduğu şarkılar Şemsettin Küzeci’nin amcası Abdulavahit Küzeci’ye ait olduğunu dile getirerek konuşmasına başladı. Bu şarkılar beni bir daha gençliğime götürdü. Gençlikten talihimi “Bilmirem haralıyam toprağım daşım garip” diyen Irak Türkmenleri, bunların sembolü Kerkük şehridir. Kerküklülerle tanıştığım günden beri benim bir günün yoktur ki, onlarla hayalen oturup durmaktayım. Bu bir hakikattir. Ben bunu samimiyetle söylüyorum. Bu sahadaki Irak Türkmenlerinin büyük adamları beni ruhlandıran, şuurlandıran telesdiren bazen de mecbur eden adamlar göz önünden gelip geçiyor: Onlardan Şakir Sabır Zabit, Ata Terzibaşı, Sinan Sait, Benderoğlu ve birçok başkaları hemişe benimle bir yerde oluplar. Hayalen veya ismen. Azerbaycan’da beni bu işe sevkeyliyen her şeyden evvel Resul Rıza olmuştur. Halk şairimiz çok büyük bir şahsiyet ansiklopediye devrini kuran yaradan onun esasını koyan. Resul Rıza ile benim birinci Kitabım 1968 yılında “Kerkük Bayatıları kitabım çıkıp. Benim onlarca makalem çıkmıştır. Hacı Haciyev Radyoda ve Nahit Haciyev (bugün burada aramızda) televizyonda benim çok çalışmalarımı teşkil edirdiler. Anca kitabımın Resul Rıza ile çıkmağı bana bir ilham verdi bana bir kol kanat verdi. Ben işimi devam ettirdim. Ve birçok kitaplar çıktı. Son Kitap ise Kerkük’ten teze gelmiş, “Ağlan çox Gülen Hanı” adında Resul Rıza’nın kitabıdır ki, Benderoğlu bu kitabı çap ettirip. Ben ve Benderoğlu birlikte onu tercüme eylemişiğ ve giriş makalesini birlikte yazmışığ. Bu da 40 yıllık zahmetin soncudur ki o vakitten biz kitaplar yazırığ ve çap eyliriği. Bunların yanında Azerbaycan ile bağlı yeni kitaplar çıkıp yoldadır yakında elimize yetişir. Bizim görkemli halk yazıcımız Elçin Efendiyev’in “Mahmut ve Meryem” eseri Kerkük’te çıkmıştır. Bizim alakalarımız hemişe muhkem olup ve bu devam ediri. Soruşabilirsiz ki bu niye beledi; Bu mehebbettendir, doğmalıktandır ve yakınlıktandır. Bu zal buna cevap veririri. Oturanlar kadar ayak üste insanlar vardır. Bundan büyük mehebbet olur mu? Bu gece özel olarak Abdüllatif Benderoğlu’ndan ben bir mektup aldım. Onu sizlere okumak istiyrem:

TEBRİK

Musikili Kerkük gecesinin Bakû’de düzenlenmesi Iraklı Türkmenlerle Azerbaycan kardeşliğimiz arasında olan kök, kan ve dil birliğinin bir sembolüdür. Geceye katılanları yürekten selamlarken bütün kardeş Azerbaycan halkına mutluluk ve sağlık dilerim.

Aramızdaki Kardeşlik ve dostluk tellerinin muhkemleşmesi ile nesillerimizin geleceği artık daha aydınlaşacak ve Türk dünyasında daha fazla ileriye doğru adım atacak.

Her iki halkın bahçelerini çiçeklerinden ve güllere su veren eller var olsun.

Yaşar könlüm

Çırpınır yaşar könlüm

Bağdat’ta bir ah çeker

Bakı’de yaşar könlüm

İşte bu bir hakikattir. Sağ olun sağlıkla kalın.

Kardeşiniz

Dr. Abdüllatif Benderoğlu

08 Aralık 2007

***

Profesör Gazanfer Paşyev Benderoğlu’nun mektubunu okuduktan sonra onu tanıyan tanımayan elçaldı(Alkışladı)… Zaten Irak’tan gelen ilk ve tek telgraf Bnederoğlu’nun telgrafı idi. Gazanfer Paşayev sözüne devam ederek şunları dedi: 1 Aralık’ta Nahçivan Devlet Üniversitesinde bir müdafaada olduğu sırda Nahçivan Devlet Üniversitesi Rektörü benden Irak Türkmenlerinden 2 öğrencinin 5 yıllık burslu olarak Nahçivan’da devlet Üniversitesinde okutulmasını istedi. Ben de bu isteği bugün sizlerin önünde Irak Sefiri Erşat Beye çattırıram.

Bugün burada birçok sefirler hazır olmuştur. Başta Arap devletlerin sefirleri, bu da çok önemli bir hadisedir. Ben hamsını üretken selamliyirem. Bizim Arap âlemiyle alakalarımızın muhkemleşmesi çok büyük şarttır. Bilmirem nediyim o kadar sevincidir ki… Ben hayatımda iki defa ağlamışam. Birinci 1965 yılında Kerkük’e gitmişitm. Orda bir olaya şahit oldum. Faruk Hüsamettin isminde bir genç ile ben de genç idim. Dedi gidek atamdan mağazadan ben ondan para alacağam. Atası ona para vermedi. Bizi yahşı karşılamadı. Dükkândan çıktıktan sonra bir bayatı dedi:

Nece dağlar

Karşıda nece dağlar

Yetim yanağı bili

Gözyaşı nece dağlar

Dedim bu ne? Dedi benim anam rahmete gedip. Atam başka kadın alıp. Bana para vermiri. İkimizde aynı kaderden idik. Benim de anam uşağı iken rahmete getmişti. Men onda ağladım. İkinci defa 1987’de benim Kerkük folkloru kitabım çıkmıştı. Azerbaycan’ın tanınmış şairi Bahtiyar Vehapzade mene zeng eyledi. Evine çağırdı. Kitap hakkında bir yazı yazmıştır. Yayınlamdan önce fikrimi almak istedi. Men de gettim. Bahtım yazını okuru ve ağlırı. Onun göz yaşarlını görüncem men de ağladım. Men onun elini öpmek istedim. Koymadı. Dedi sen bu kadar zahmete katılıpsan büyük iş yapıpsan. Men ve Bahtiyar Vehapzade birbirimize sarılarak ağladık. Bu zadla(salonda) oturanlar ve ayakta duranlar bu zahmetlerimizin remzidir.

Gazanfer Paşayev konuşmasını bitirdikten sonra onu sahnede tuttuk. Onu büyük bir Sürprizimiz vardı. Ankara’da Bakû’ye geldiğimde Başta Gazanfer Paşayev ve Azerbaycan halkına içimizdeki Türkmeneli ( Irak Türkmenleri) nin sevgisini “Size Selam Getirmişem” şiirinden ilham alarak ve dört kıtalı bir şiire dökerek ve Azerbaycan Sanatçısı İlham Aleskerov’un bestelediği bir makam ile Gazanfer Paşayev’e armağan atik. Şiirin başlığı “Getirmişem”

GETİRMİŞEM

Profesör Gazanfer Paşayev’e

Kerkük’ün kalasından

Öz Türkmen balasından

Mor sümbül lalasından

Mehebbet getirmişem

Azerbaycan soyundan

Oğuz, bayat köyünden

Dicle Fırat suyundan

Dad feryad getirmişem

Fuzuli nefesinden

Kerbela havasından

Küzeci’nin sesinden

Min hoyrat getirmişem

Kerkük, Tebriz, Marağa

Xudam salma ırağa

Vatanım Qarabağa

Men evlat getirmişem

Söz: Şemsettin KÜZECİ

Bu şiir 4–5 Aralık 2007 terhinde Ankara- Bakı semalarında uçakta yazılmıştır.

Bu şiirin girişinde aşağıdaki Kerkük hoyratı makam şeklinde okunarak besteye girildi.

“Bağdat yolu Gencedi

Gülü pence pencedi

Deme gözden ırağam

Bu sevda ölüncedi ”

Sıra geldi gecenin en önemli saatine; Irak Türkmen Kültürüne, Sanatına ve Medeniyetine yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı, Profesör Gazanfer Paşayev’i Irak’ın Fahri Vatandaşı ilan edildi. Gazanfer Paşayev’e IŞIK Edebiyatçılar Gurubu Başkanı Şair ve İşadamı Sami Yusuf Tütüncü tarafından Kerkük’te özel olarak diktirilen Türkmenlerin Milli kıyafetini giydirmek için Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşat Ömer İsmail’i Sahneye davet ederek Milli kıyafeti Büyükelçi tarafından Gazanfer Pşayev’e giydirildi. Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşat Ömer İsmail’i tarafından Gazanfer Paşayev Irak’ın Fahri Vatandaşı ilan edilmesini şöyle yorumladı:

“Gazanfer Paşyev’e bu Milli Kıyafet çok yakıştı. Gazanfer Paşayev 40 yıldır Irak Türkmen Kültürüne hizmet ediyor. Bir insan 40 gün bir toplumla iş yaparsa onlardan biri olur. Gazanfer Paşayev 40 yıldır Bu işlerle uğraşıyor. Buna Irak’ın Fahri Vatandaşlığını fazlasıyla hak etmiştir. Canı gönülden tebrik ederim. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunarım.” dedi

Gazanfer Paşayev ise, Fahri Vatandaş olduktan sonra duygularını şöyle ifade etti:

“Men her zaman özüm gizlemeden Irak’ı İkinci Vatanım olarak demişem. Artık hesaptan geçti Irak benim ikinci vatanım oldu. Men 6 yıl Dicle –Fırak sahillerinde kitabımı yazarken o kitabı yalnız Kerküklülere hasır eylememişem. Irak’a Arap halkına Arap âlemine hasır eylemişem. Ona göre de o kitap büyük tirajla Irak’ta Arapça olarak ve Azerbaycan’da basıldı ve dağıtıldı. Men buna sevinirem Cenap Sefir Irak Menim hakiketen ikinci vatanımdır. Men başka bir şey söylemek istirem. Men Saddam döneminde Irak’a çok gelip gettim. İndi Irak’ta veziyet çok yahşıdır. Eskiden kimse gelip gidemezdi. Kim diyerdi Irak sefiri Azerbaycan’da Gazanfer Paşayev’e milli Kıyafet giydirirdi bunlar hepsi dediklerimin kanıtıdır. Allah’a şükür Sefirmiz Erşet beyin gelemsiyle Irak ile Azerbaycan devleti, arasında ilakalar daha fazla muhkemleşmiştir. Men sizi tebrik edirem..” dedi.

Ardından da Gazanfer Paşayev’in 70 Yaşına girmesi dolaysıyla Türkmen Kardaşlık Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ömer Kazancı’nın imzasını taşıyan bir Onur Plaketi ve Belgesi Şemsettin Küzeci tarafından Profesör Gazanfer Paşayeve sunuldu: Belgenin Metni şudur:

Değerli ağabeyim Sayın Gazanfer PAŞAYEV;

Kendi adıma ve Türkmen Kardeşlik Ocağı yönetim kurulu üyeleri adına 70 yaşına girmenizden dolayı, sizlere uzun ömürler, nice nice verimli, başarılı, bereketli yıllar diliyor, ve tüm günlerinizin güzellikler, mutluluklar içinde geçmesini temenni ediyorum..

Irak Türkmenleri adına, ister bizim ülkede çalıştığınız sürece, ister de sevgili Azerbaycan’da gösterdiğiniz etkinlikler yoluyla, davamıza, kültürümüze ve edebiyatımıza bulunduğunuz cömertçe katkı ve hizmetlerinizden dolayı sizi hiç bir zaman unutmayacağımızı bildirmek isterim. Derin ifade ve güçlü kaleminiz ile ortaya koymuş olduğunuz değerli eserlerinizle her zaman sizi övgü, sevgi ve saygıyla anacak, ve gelecek kuşaklara tanıtmaya çalışacağız… Bu, size karşı üstümüze düşen ve sizin için bizim ülkede, Irak’ta, yapılması gereken vefa ifadesi en basit bir görev olacaktır..

Irak Türkmenlerinin, Azerbaycanlı kan kardeşleri başta olmak üzere, bütün dünya Türklerine bugün, her geçen günden daha fazla ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçları karşılamak, bütün aydın, kültürlü ve hala milli duyguları yüreklerinde besleyen insanların görevi..Esirgemezler eminim..

Bu güzel günde aranızda olmayı ve sizi kucaklayarak kutlamayı ne kadar isterdim. Tekrar uzun ömürler, bereketli, sağlıklı yıllar diliyorum… Saygılarımla...

Prof. Dr. Mehmet Ömer KAZANCI

Türkmen Kardeşlik Ocağı

Yönetim Kurulu Başkanı

Genel Merkez-Bağdat-(Irak) ***

Irak Türkmen Edebiyatçılar Birliği bu gecede Gazanfer Paşeyev’i unutmadı. Başkan Kahtan Hürmüzlü’nün imzasını taşıyan bir Onur Belgesi ile Gazanfer Paşayev, Şemsettin Küzeci tarafından taltif edildi.

***

Azerbaycan sanatçıları Balaoğlan Eşrefov, Abülfet Oğuz, Almas Oruçova, Mehseti Cabbarlı, Âşık Minaye Azaflı, Âşık Vugar, Âşık Fezail Miskinli, Şair Eldost Bayramova, İlham Aleskerov ve Kerküklü Seyfettin Çakmakçı gecede birçok Kerkük ve Azerbaycan türküleri, hoyrat ve bayatileri okundu. Ayrıca Azerbaycan Devlet Halk Dansı gurubu birbirinden muhteşem dansları ile geceye katılanları büyülediler.

Geceye Azerbaycan basını büyük ilgi gösterdi. AzTV, TRT, ANS, Lider, GünazTV, XzereTV ve İçtimai TV Geceyi baştan sona kadar çekti. 21 Aralık 2007 tarihinde Azerbaycan saati ile 18.15’te özel program olarak yayınladı.

Gecede bazı Azerbaycan Âşıkları ve şairleri Kerkük ve Irak Türkmenleri ile ilgili duygu ve düşüncelerini saz ve söze yansıtarak adeta önemli mesajlar vermeye çalıştılar. Şair Zalimxan Yakup Kerkük ile ilgili konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Dünya payizyası şark şiiri Azerbaycan sözünün peygamberi fahri şairimiz Fuzuli’nin doğumunun 500. yıl münasebetiyle Azerbaycan’dan ırak’a, Bakû’den Bağdat’a büyük bir numayende heyeti gitmiştik. Ve orda Bağdat’ı Kerbela’yı Kerkük’ü üreğimizden olan yıllar boyu hoyraddaşlarımızla mukaddes yerleri ziyaret etmiştik. Ancak o günden bugüne Kerkük’te gördüğümüz meclisler eşittiğimiz havalar dinlediğimiz nağmeler bal kimin şirin lehçe bugüne kadar her birimizin yaddaşımızda ve üreğimizde yaşıyır. Ben bu mecliste “Kövrek Bir Havadır Sazımda Kerkük” adlı 6 albümden evvel yazdığım destanlar payizyasından parçalar okumak istiyirdim. Ancak ben burda görde ki, her defa burda ürek açan makamlarda benim halkımın balaları, evlatları yumruğunu havaya kaldırır. Türkün ruhunu, Türkün sesini cal eyleyip bütün dünyaya. Ben “Kövrek Bir Havadır Sazımda Kerkük” mazlumumdan vazgeçirem. Ve size söz verirem ki başka bir münasebette baştan ayağa kadar yaddaşımla okuyacağım. Ancak bir haldeki bugün Kerkük’ün sesi, nefesi, havası, avazı, sazı, sözü, şiiriyatı, hoyratı, hoyratçısı, bayatçısı, bugün buradadı, Azerbaycan’ dadı. Ben hemin o havaya kalkan yumrukların aşkına Türk dünyasının aşkına Kerkük’ün aşkına 2 şiir okuyacağım.” İkinci Şiiri..

DÖĞÜŞEN TÜRK OYANAN TÜRK KALKAN TÜRK

Ayaz nedir? Tipi nedir? Korku nedir?

Hedefe aparan büyük ülkü nedir?

Hak yolundan ayıramaz Türk’ü ne?

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan1 Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan2 Türk!

Silkeledi ğöğün yeddi katını

Kucakladı doğu ile batını

Kalk yeherle erenlerin atını

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Sabaha bak! Asır seni gözleyir,

Kala seni, kasır seni gözleyir,

Mahkûm seni, esir seni gözleyir.

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Kılınmasa başımızın çarası5

Silinermi üzümüzün karası,

Altay ile Anadolu arası,

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Döğüştedir aklın, huşun yolları

Döğüştedir uçan kuşun yolları

Döğüştdir kurtuluşun yolları

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Eritmişsin eriyen tek kar suda,

Roma’nında, Bizans’ı da, Fars’ı da,

Kala kimin tezeden kur Kars’ıda

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Gılgamış’dan, Alpamış’dan, Manas’dan,

Geri kalmaz destan olsun, bu destan

Kurtar bizi bu hesretten bu yadsan

Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Hardan hara gettiğini bilen yol,

Ufuklara gavuşanda7 gülen yol,

Atilla’dan Atatürk’e gelen yol,

Kalkan olsun başın üstte, kalkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

Çanakkale, Malazgirt’in devamı

Türk değil ki, öz kanından korkan Türk!

Temiz südden mayalansın doğulsun,

Mete kimi, Oğuz kimi Han olsun

Yaddaşında sıralansın, anılsın

Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Orhan Türk

Yene Tanrı dağlarını kucakla,

Dağlar olsun sengerin9 Türk, arkan Türk!

Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!

1 Çalkan: Dimdik sallan, 2 Kalkan: Dimdik ayakta olan, 3 Silkeledi: Salladı, 4 Atı eyerleme, 5 Çare, 6 Nereden nereye7 Kavuşanda, 8 Yaddaş: Bellek, Hafıza, 9 Siper için, kazılan çukur, sığınak

Zelimxan YAQUB ***

Âşık Minaye AZAFLI ise yazdığı Kerkük Türkük şiir gecede Kızı Mehseti Cebarlı’nın sazla eşlik ederek seyirciler tarafından büyük yankı buldu.

KERKÜK TÜRKÜK

Mübarizler cergesinde adımların var

Bir ömürün baharında neğmeler yaşar

Bu mahnılar dünyasında feryadın qopar

Azerimin qan qardaşı, doğmadı Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Övladı peren-peren esaret zincirinde

Allah! Danışa bilmir çoxu ana dilinde

Ne qeder acı qörüb her öten illerinde

Ağlamaqdan gedibdi gözün qarası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Her gün tutulan divan sındırıb qanadını

Qanla yedizdiribler her qarış toprağını

Qoldan gülcü zeliller biçir solu sağını

Haqdan qelsin derdinin görüm devası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Niye duya bilmirik derdimizi derinden

Qurtara bilmirik biz dövranın kederinden

Rehimli üreyimiz oyanmır âleminden

Qoy çalınsın udunda birlik havası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Her bağlı qapıların açılan günü olub

Her zamanın öz oğlu, qehremanı doğulub

Çox qara niyetleri görmülem ki boğulub

Tapılacaq derdinin bil ki şefası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Harayın bu cahanın tilsimini sındırar

Uca olan allah’ım qanmıyanı qandırar

Türk dünyası göylere bayrağını qaldirar

Çekilecek eline bextin xınası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Atılaq qorxmayaq biz doyüş meydanlarına

Vuruşmaq yazılıbdı türkün Türklük adına

Yağı düşmen eyiler türkün şah bayrağına

Dağılacaq bilginen düşmen yuvası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Minaye azaflıyam haqq elimde bayrağım

İsteyirem nur olsun yerim, göyum, cahanım

Azerbaycan olubdu menim tek qiblegahım

Bu torpaq olub her an dostluq qalası Kerkük

Biz yaralı ürekli, merd olan Türkük

Azerimin qan qardaşı, doğması Kerkük

Sağalacaq sinenin bil ki yarası Kerkük

Âşık Minaye AZAFLI -Azerbaycan

Gecenin yıldızı genç bir bayan sanatçı Mehseti Cabbarlı 1970’lerde Sinan Sait İle Nermine Memmedli’nin yapmış oldukları düetleri bu defa de Seyfettin Çakmakçı ile Mehseti Cabbarlı “Her gün akşam olu dallam, Nine Yavrum nine, Altun Üzük yeşil kaş” şarkılarını başarıyla ifa ettiler. Yeni bir dönemin başlangıcı olarak sinyal verdiler. Seyfettin Çakmakçıdan derler alan ve Kerkük Mahnılarını hevesle okumaya başlayan Mehseti’yi parlak gelecek beklemektedir…

Her gün akşam olu dallam, dallam, dallam,

Elimde bağlama çalam, çalam, çalam

Aşretive haber sallam, sallam, sallam

Men seni sevmişem allam allam allam

***

Evlerinin önü yonca

Yonca kâhmış dam boyunca

Boyu uzun beli ince

Ninne yavrum ninne,

Esmer yavrum ninne..

Ninne,,, Ninne

***

Gecede Azerbaycan Radyosu usta spikerlerinden Eldost Bayramov güzel konuşmasıyla ve duygu dolu sözleriyle içiten bir şiirini seslendirerek, Kerkük’e sevgilerini gönderdi. Geceye yaklaşık 700 kişi hazır oldu. Azerbaycan’da unutulmayan bir gece olarak tarih sayfalarına yazıldı. Bu geceyi tertipleyen Seyfettin Çakmakçı ve ona yardımcı olan Milletvekileri, Ganire Paşayev, Nazım Memmedov, Irak’ın Fahri Vatandaşı Profesör Gazanfer Paşayev ve bütün Azerbaycan halkına ve devletine teşekkürler… Nice Kerkük gecelerine…





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 423
Toplam Tekil 1639965
IP 54.211.82.105






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu