“15 Temmuz Gecesi Destan Yazan Milletimizi Hedef Alan Saldırılara Tahammül Edemeyiz” 30.12.2017 - TC Cumhurbaşkanlığı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“15 Temmuz Gecesi Destan Yazan Milletimizi Hedef Alan Saldırılara Tahammül Edemeyiz” 30.12.2017 - TC Cumhurbaşkanlığı
Tarih: 30.12.2017 > Kaç kez okundu? 258

Paylaş


AK Parti Kastamonu İl Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yayımlanan son KHK’ya ilişkin tartışmalar hakkında, “Bugün bu kampanyaya katılanlar 16 Nisan’da da ‘evet’ demediler ‘hayır’ dediler. Biz bir yolda beraber aynı dava arkadaşı değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda gidip Bay Kemal’in kayığına biniyorsunuz. Meseleyi, kanun tekniği tartışmasından çıkartıp 15 Temmuz’u itibarsızlaştırma aracı hâline getirmek, FET֒nün, PKK’nın ve diğer terör örgütlerinin değirmenine su taşımaktan başka bir şey değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kastamonu 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap etti.







16 Nisan halk oylamasında yüzde 65 ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine “evet” dedikleri için Kastamonululara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’nun, bu duruşuyla Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesine bir kez daha sahip çıktığını söyledi.



“ANA MUHALEFETİN BAŞINDAKİ ZAT KATİLLERİN YANINDA SAF TUTTU”



Ana muhalefet partisi liderinin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde şehit edilen 34 vatandaşın değil, onları alçakça şehit eden katillerin yanında saf tuttuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili siyasi parti liderinin darbe suçlularına tek tip kıyafet giydirilmesiyle ilgili kanun hükmündeki kararnameye ilişkin eleştirilerini ve darbecileri savunan açıklamalarını hatırlattı.



İlgili siyasi parti liderinin 251 şehidin yakınlarını ve 2 bin 193 gaziyi düşünmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi havalimanına gelip oradan Bakırköy’deki Belediye Başkanına gidip onun evinde istirahate çekilip orada kahvesiyle beraber televizyondaki darbeyi seyreden bir adamdan başka ne bekleyebilirsiniz?” dedi.



İlgili siyasi liderin, darbe gecesi havalimanında darbecilere görüşüp anlaşarak gittiğini, milletin yüzbinler halinde sokağa çıkarken kendisinin kaçtığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun karakter ve cibilliyet meselesi olduğunu ifade etti.



“BU KİŞİ HİÇBİR ZAMAN ÜLKEMİZİN HAKKINI-HUKUKUNU SAVUNMADI”



Ana muhalefet liderini milletin iyi tanıdığını ve yalancı olduğunu iyi bildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kişi hayatının hiçbir döneminde ülkemizin, milletimizin, devletimizin hakkını-hukukunu savunmamıştır. Tam tersine hep fitnenin, ayrıştırmanın, iftiranın peşinde olmuştur. Bu uğurda bölücüsünden darbecisine kadar tüm terör örgütlerine destek verdi. PKK’nın destek verdikleriyle beraber el ele, kol kola yürüyen kişi değil mi?” değerlendirmesinde bulundu.



Söz konusu siyasi liderin, terör örgütlerinin kulağına üfleyip eline tutuşturduğu yalan-yanlış bilgilerle de muhalefet yaptığını zannettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonululardan, ana muhalefet lideri şehre geldiğinde, kendisine 15 Temmuz şehit ve gazilerini, onların yakınlarının yaşadığı acının ve Türkiye’ye verilen milyarlarca liralık maddi zararın hesabını sormalarını istedi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendisine teröristler için Ankara’dan İstanbul’a yürürken bir kez olsun yüreğinde şehitlerimizin, gazilerimizin, gözü yaşlı eşlerin sızısını hissedip hissetmediğini sorun. 15 Temmuz gecesi darbecilerin açtıkları yoldan çıkıp sabaha kadar film seyreder gibi saklandıkları yerlerde televizyondan olayları izleyenler bu sorulara elbette cevap veremez. Daha da önemlisi, kardeşlerim; kalpleri nasır bağlamışların bu soruya verebilecekleri bir cevap zaten yoktur. Bunların biliyorsunuz gözleri vardır görmez, kulakları vardır duymaz, ağızları vardır, dilleri vardır hakkı söylemez, çünkü bunların kalpleri mühürlüdür.”



“SURİYE VE IRAK’TA KARDEŞLERİMİZİN YAŞADIĞI ŞEHİRLER YERLE YEKSAN EDİLDİ”



Türkiye’nin geçtiğimiz 4-5 yıl içinde yine pek çok saldırıya maruz kaldığını, bu uğurda bölücü terör örgütünden FETÖ ihanet çetesine, ekonomik tetikçilerden toplumsal kaos mühendislerine kadar pek çok farklı aracın harekete geçirildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Hamdolsun biz sizlerle el-ele verdik, bunların hepsinin de üstesinden gelmeyi başardık. Ancak Türk milletinin gösterdiği dirayeti, kararlılığı, cesareti ortaya koyamayan da oldu. Suriye halkının kendi iradesine sahip çıkmak için başlattığı mücadele, terör örgütleri ve onları destekleyen güçler eliyle büyük bir felaketle neticelendi. Benzer bir durum Irak’ta karşımıza çıktı. Coğrafyamızın bu kadim bölgesi, öz be öz kardeşlerimizin yaşadığı şehirler yerle yeksan edildi. Halep’in, Kerkük’ün acısı hâlâ tüm canlılığıyla yüreğimizdedir. Suriye halkına önce kendi vatandaşlarına devlet terörü uygulayan zalim yönetimin baskısıyla, ardından DEAŞ zulmüyle, şimdi PKK’nın uzantısı örgütler eliyle adeta kan kusturuluyor.”



Türkiye’de 3 milyonun üzerindeki Suriyeliyi misafir ederek çektiği acıyı bir nebze azaltmaya çalıştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı ile güvenli hâle getirdiği Cerablus ile El Bab arasındaki bölgeye şu ana kadar 100 bine yakın Suriyelinin geri dönerek yurtlarına kavuştuğunu hatırlattı. İdlib bölgesindeki operasyonu tamamladıklarında önemli oranda bir geri dönüşün olacağını beklediklerini, Afrin ve Münbiç'i teröristlerden arındırdıklarında bu şehirlerin asıl sahiplerinin evlerine yeniden kavuşacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ardından Tel Abyad ve Resulayn'dan başlayarak tüm sınır bölgelerimizi güvenli hâle getireceğiz” açıklamasında bulundu.



“SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ GÜVENLİ HÂLE GETİRECEĞİZ”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Sınır bölgelerimiz bir terör koridoru olarak bize tehdit oluşturuyor. Hiç kimse bize sadece Kilis'te şehir nüfusundan daha fazla sığınmacı barınırken, sınırın karşı tarafındaki güçlerin terör örgütü olmadığını iddia edemez. Madem Suriye’de her şey güllük gülistanlık, 3 milyonun üzerinde insan niye bizim topraklarımızda yaşamaya devam ediyor? Çünkü biz de, bu insanlar da biliyor ki sınırın öte tarafında sadece örgüt isimleri, sadece örgüt işaretleri değişiyor, zulüm baki. Dün zalimin adı rejimdi, dün zalimin adı DEAŞ’tı, bugün zalimin adı YPG-PYD'dir. Biz DEAŞ'a ne yaptıysak, bu örgüte de aynısını yapacak ve mutlaka sınırlarımızın ötesini güvenli hâle getireceğiz.”



Türkiye’nin yüzüne başka konuşulup, bölgede başka şeylerin yapılmasından artık bıktıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki terör örgütlerine silah verilmeyeceği söylendiği günden bu yana 4 bini aşkın tırla silah ve mühimmatın Türkiye’nin sınırları boyunca terör örgütlerine dağıtıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aldığı bu destekten dolayı şımaran bölücü terör örgütünün azgınlığı her geçen gün artıyor. Dolayısıyla artık sözün bittiği yerdeyiz. Bundan sonra sadece ve sadece icraata, uygulamaya bakacağız.



Biz Suriye’de, Rusya ve İran’la nasıl çalışıyorsak Amerika ile de aynı şekilde çalışmak istiyoruz. Sorun Amerika'nın bizimle çalışmak isteyip-istemediğidir. Şayet Amerika bizimle çalışırsa memnun oluruz, birlikte neler yapabileceğimize bakarız. Bize bir adım atana, biz misliyle mukabele etmekten çekinmeyiz” ifadelerini kullandı.



“VİZE KRİZİNİ KENDİLERİ BAŞLATTI, KENDİLERİ BİTİRDİ”



Türkiye’nin ABD ile çözemeyeceği hiçbir sorunun olmayacağını, her iki ülkenin de NATO’da beraber ve stratejik ortak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama stratejik ortağın ile hareket etmeyeceksin, terör örgütleriyle bir başka terör örgütüne karşı savaşacaksın; böyle bir şey olabilir mi? İşte bakın vize krizini kendileri başlattılar, ama şimdi de sağ olsunlar kendileri bitirdiler, ne güzel… Biz böyle bir vize krizi istemedik ki? Şimdi kalktı, olması gereken buydu zaten. Suriye meselesinde de aynısının olmaması için bir sebep yoktur” değerlendirmesinde bulundu.



ABD Başkanına, “Siz niçin terör örgütüyle iş birliği yapıyorsunuz. Siz bize hava desteği vesaire bu konularda yardımcı olun, biz Türkiye olarak gerekiyorsa iki tugay göndeririz ve Özgür Suriye ordusuyla beraber burada DEAŞ’ın işini bitiririz. Bak bunu Rai’de yaptık, Cerablus’ta yaptık, aynen burada da yaparız” teklifinde bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanının, generallerinin sözüne uyarak teröristlerle hareket etmeye karar verdiğini dile getirdi.



“TERÖR ÖRGÜTÜNÜ ÖYLE VEYA BÖYLE TEPELEYECEĞİZ”



“Bölgedeki herkes artık şu gerçeği kabullenmelidir: Biz bu terör örgütünü çok da uzak olmayan bir tarihte öyle veya böyle tepeleyeceğiz. Talebimiz; bu süreçte kimsenin ayağımıza dolaşmamasıdır” açıklamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri için Suriye ve Irak'ta yaşananların taktik bir hamleden ibaret olabileceğini; ancak Türkiye için buralarda atılan her adımın bir beka meselesi olduğunun altını çizdi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte bu coğrafyada bize karşı kurulan ve adeta binlerce yıllık kardeşliğimize sırtımızı dönmemizi telkin eden tuzaklara artık kesinlikle biz düşmeyeceğiz. İşte bu kararlılıkla diyoruz ki; biz sonuna kadar Suriye meselesinin takipçisiyiz, Irak meselesinin de takipçiyiz. Suriye’yle 911 kilometre sınırımız var, Irak’la 350 kilometre sınırımız var. Biz buralarda kalkıp da buyurun yolgeçen hanı diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Ve biz sonuna kadar Libya meselesinin de takipçisiyiz. Balkanlar, Kafkasya nasıl canımızın bir parçasıysa, bu bölge de yüreğimizden bir parçadır” şeklinde konuştu.



“BİZ GELMEDEN, PILINIZI PIRTINIZI BIRAKIP ÇEKİP GİDİN”



Türkiye’nin fiziki sınırlarının dışında kalmış olsa da, gönül sınırlarının tam ortasındaki bu kardeşlerinden Türkiye’yi kimsenin ayıramayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için Suriye'deki terör örgütlerine hep diyoruz ki; bir gece ansızın gelebiliriz. Biz gelmeden, güvendiğiniz dağlara kar yağmadan siz pılınızı pırtınızı bırakıp çekip gidin. Çünkü biz geldiğimizde gidecek bir yeriniz olmayacaktır” dedi.



Kendileri, Türkiye’nin içeride ve dışarıda karşılaştığı tüm sorunlara çareler ararken, birilerinin de ısrarla suni gündemler peşinde koştuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun son örneğinin geçtiğimiz günlerde yayınlanan kanun hükmünde kararnamede yer alan bir düzenlemede yaşandığını söyledi.



15 TEMMUZ’DA DARBECİLERE KARŞI KOYAN SİVİLLER HAKKINDA ÇIKARILAN KHK



15 Temmuz darbe girişiminin ardından o gece yaşanan hadiselerin ve yürütülen mücadelenin hukuki altyapısını oluşturmak için pek çok kanun hükmünde kararname yayınlanıp bazı kanunların çıkarıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Temmuz 2016 tarihli kararname ile darbe girişimi ve bunun devamı niteliğindeki olaylarda görev alan kamu görevlilerinin vazifelerini yerine getirirken aldıkları karar ve eylemlerinin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk doğurmayacağı hükmünün getirildiğini ve kararnamenin TBMM’de görüşülerek yasalaştığını hatırlattı.



“AYNI DAVA ARKADAŞI DEĞİL MİYİZ, NASIL OLUYOR DA BAY KEMAL’İN KAYIĞINA BİNİYORSUNUZ?”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aynı hükümleri içeren düzenlemeye 15 Temmuz’da kahramanca ve cesaretle darbecilere karşı koyan sivil vatandaşlar için de ihtiyaç duyulduğunu kaydetti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Yayınlanan son kanun hükmünde kararnamede daha önceki ifadelerin aynısıyla bu konuda bir düzenleme yapılmıştır. Her nedense bir anda büyük bir gürültü kopartıldı. Bana göre büyük bir gürültü değil, bunu da söyleyeyim, tuhaf kampanyalar başlatıldı. Hatta hatta içimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. Tabii üzüldük, yapmamaları gerekirdi. Ama bu katılanların ne yazık ki 16 Nisan’da da aynı kampanyaya katıldığını görüyoruz. 16 Nisan’da da bugün bu kampanyaya katılanlar, o zaman ‘evet’ demediler, ‘hayır’ dediler. Niye? Onlar bu işleri çok iyi biliyorlar. Biz bir yolda beraber aynı dava arkadaşı değil miyiz, gönüldaş değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda affedersiniz gidip Bay Kemal’in kayığına biniyorsunuz. Nasıl olur?”



“CEHALET PAÇALARINDAN, TERBİYESİZLİK SURATLARINDAN AKIYOR”



Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin her türlü terbiye, ahlak ve haysiyet çizgisinin dışına taşan sözlerle sözde hükûmete; aslında millete hakaret etmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hele ana muhalefetin bir Muğla milletvekili var ki terbiyesiz, ahlaksız, burada tekrarlamaktan hayâ edeceğim, utanç duyacağım ifadelerle benim milletime saldırmıştır. Üstelik de güya hukukçu olan bu kişi, şu ana kadar çıkan hiçbir kanun hükmünde kararnameyi okumamıştır. Tabii şimdi milletvekillerimiz vesaire bu adamla ilgili dava açacak, açmaları lazım” sözlerine yer verdi.



İlgili partinin milletvekilinin TBMM’de görülen yasadan da haberinin olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü aynı ifade hepsinde de var. Cehalet paçalarından, terbiyesizlik bunların suratından akıyor. Partisinin başındaki zata özenmiş olacak ki, bu şekilde ortaya atılıp milletimize saldırma cüreti gösteriyor” dedi.



“BİRİLERİNİN ZİL TAKIP OYNAMASINA VESİLE OLDUKLARI İÇİN YAZIKLAR OLSUN”



Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Tabii biz bunların tıynetini, cibilliyetini çok iyi bildiğimiz için açıkçası yaptıkları terbiyesizliğe şaşırmadık. Bizi şaşırtan, hiç beklemediğimiz bazı gelişmeler. Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımızdan bir kısmı nasıl katıldı, nasıl katılıyor. Yazıklar olsun. Biz fazla bir şey söylemeyeceğiz, ama lütfetsinler de bunu da söyleyelim. Çünkü birilerinin zil takıp oynamasına vesile oldukları için yazıklar olsun. Eğer onlar zil takıp oynuyorsa, herhalde iyi yolda değilsiniz. Diyelim ki bu kararnamede geçen ifadenin sıkıntısı yeni anlaşıldı. Yapılacak iş basittir, ilgili yerlere bu görüşler iletilir, konuşulur tartışılır ve gereği yapılır; doğrusu budur. Bunun yerine CHP’nin ve birtakım terör örgütlerinin sırf millete hakaret etmek için açtıkları bir yoldan gitmenin adı olsa olsa fırsatçılıktır.”



15 Temmuz gecesi Türkiye tarihinin en büyük destanlarından birini yazan milleti hedef alan saldırılara tahammül etmelerinin söz konusu olamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meseleyi kanun tekniği tartışmasından çıkartıp 15 Temmuz’u itibarsız hâle getirmek suretiyle veya onu bir araç hâline dönüştürmek suretiyle bu yolda yürümek, FET֒nün, PKK’nın ve diğer terör örgütlerinin değirmenine su taşımaktan başka bir şey değildir. Biz üzerimize hendeğiyle, tankıyla, tüfeğiyle, arkasına aldığı yedi düveliyle gelen teröristlere eyvallah etmedik ki bunlara eyvallah edelim” diye konuştu.



“BİZİM TEPKİMİZ, ÜLKEMİZE YÖNELİK SALDIRILARA VE BUNLARA VERİLEN SİNSİ DESTEKLERE”



“Bir kez daha ifade ediyorum; şayet ortada bir hata varsa düzeltilir, eksik varsa giderilir, talep varsa karşılanır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu kanun hükmündeki kararname ile ilgili devletin ilgili kurumlarının ve birimlerinin çalıştığını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kuru inadımız söz konusu değildir. Bugüne kadar böyle yürüdük. Bizim tepkimiz; ülkemizin ve milletimizin bekasını temsil eden rabiamıza yönelik saldırılara ve bunlara verilen sinsi destekleredir. Herkesi Türkiye’nin içinden geçtiği dönemin nezaketine uygun hareket etmeye, küçük hesaplardan uzak durmaya davet ediyorum” diye ekledi.



Milletle birlikte ülkenin ekonomisini ve demokrasisini en ileri seviyeye ulaştırmakta kararlı olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelemizde bize destek veren herkesten Allah razı olsun. Destek vermeyenlerden tek talebimiz; gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz” sözlerine yer verdi.



Kongreye katılımının ardından, Şeyh Şaban-ı Veli’nin türbesine bir ziyaret gerçekleştirerek burada dua eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine ikramda bulunmak isteyen bir restoran sahibinin davetine de icabet edip burada vatandaşlarla bir süre sohbet etti.



KAYNAK:

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/87939/15-temmuz-gecesi-destan-yazan-milletimizi-hedef-alan-saldirilara-tahammul-edemeyiz.html





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 27
Dün Tekil 1196
Bugün Tekil 221
Toplam Tekil 2268363
IP 54.224.56.126






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































14 Safer 1440
Ekim 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Asil yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu