ERMENİ SORUNU GERÇEĞİ - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ERMENİ SORUNU GERÇEĞİ - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 10.03.2010 > Kaç kez okundu? 1971

Paylaş


Her yıl 24 Nisan yaklaştıkça ABD-Türkiye ilişkileri sözde Ermeni Soykırımı iddiaları yüzünden gerilir. Yıllardır devam eden bu komedinin iki tarafa da bir yararının olmadığı bilinmesine rağmen bu oyun Ermeni Diasporasının baskıları yüzünden yeniden sahneye koyulur.

Bu defa da ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi”nde oylanan Ermeni iddialarının kabulünü içeren tasarı, 22 Hayır oyuna karşın 23 Evet oyu ile kabul edilmiştir. Türkiye, Ermeni yalanlarını içeren tasarının kabul edilmesini üzüntüyle karşıladığını ifade etmiş ve ““Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz”“ denilmiştir. Büyükelçimiz Namık Tan Ankara”ya çağrılmış. Dışişleri Bakanı Davutoğlu”nun çok sert tepkisine Başbakan Erdoğan son noktayı koymuş ve “konu bizim isteklerimiz yönünde çözülene kadar büyükelçimizi geri göndermeyeceğimiz” açıkça bildirilmiştir.

Bu yılki tasarı şimdiye kadar olanlardan daha kapsamlıydı ve sadece 1915 yılındaki faaliyetler değil, 1923”e kadar olan olayları da içeriyordu. Yani suçlu sadece Osmanlılar değildi. Şimdi Milli Mücadele dönemi de işin içine dahil edilerek T.C Devleti de doğrudan doğruya hedef haline getiriliyordu. Yani ABD, kabul ettiği bu tasarıyla bizzat Türk kurtuluş savaşı”nı hedef almıştır ve doğrudan Atatürk”ü soykırımcı ilan etmiştir.

Tasarıda yer alan, “Temsilciler Meclisi şu bulgulara ulaşmıştır. Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915”ten 1923”e kadar uygulanmıştır” ibareleri ile ABD Lozan”ı tanımamanın yanında şanlı kurtuluş savaşımızı da “soykırım” üzerine inşa edilmiş olarak ilan etmeye cüret etmiştir.

Bu yapılanlar basit bir siyaset oyunu değildir. Çok iyi planlanarak sahneye konulan bir seri oyunun yansımalarıdır. İki milyonluk bir Ermeni toplumuna yaranmak adına 300 milyonluk Türk camiasının merkezindeki Türkiye”ye çok ağır bir hakarettir. Bu, Türkiyeyi tanımamaktır ve Türkiyenin gücünü bilmemektir.

Kanaatimce bu anlamsız komediye dur demenin zamanı gelmiştir. Türkiye”nin birilerinin güdümünde olmadığı ve her istenileni yapacak zafiyette bir sömürge bir devleti sayılamayacağı hususu anlamayanlara anlayacakları dilde anlatılmalıdır.

ABD ve AB”nin Atatürk”ün fotoğraflarını, heykellerini neden tartışmaya açtıkları hususu şimdi daha da belirginlemiştir. Ermenilere karşı en şiddetli tepkiyi gösteren Talat Paşa Komitesi yöneticilerinin Ergenekon suçlusu olarak neden Silivri”de oldukları da yavaş yavaş aydınlanmaktadır.

Haritada Türkiye”nin yerini dahi gösteremeyecek kadar konular hakkında bilgisi olmayan üyelerin kabul ettiği tasarının 2nci Bölüm 1nci maddesi şu şekildedir;

“Temsilciler Meclisi şu bulgulara ulaşmıştır: (1) Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915”ten 1923”e kadar uygulanmıştır. Yaklaşık 2 milyon Ermeni”den 1.5 milyon erkek, kadın ve çocuk öldürülmüş, hayatta kalan 500 bin kişi evlerinden sürülmüş ve bu durum, Ermenilerin tarihi vatanlarındaki 2 bin 500 yıllık varlıklarının ortadan kalkmasıyla sonuçlanmıştır.”

Bu bilgiler külliyen yalan olmasına rağmen bu kişiler bu bilgileri Oskar ödüllü yazarımız Orhan Pamuk”un da doğruladığını söyleyerek kendilerinin haklılığını ortaya koymaktadırlar. Bu da işin bir diğer üzücü boyutudur.

Peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Şimdi bu kararla ABD “sözde Ermeni soykırımı"nı tanımış mı oldu? Bunun hesabını bizden mi soracaklar?

Bu soruların cevabı kesinlikle hayır olacaktır.

Türkiye kendi tezleri doğrultusunda dik durduğu, bu ve benzeri safsatalara kulak vermediği takdirde onlar kendileri çalar, kendileri oynarlar. Kaybeden asla Türkiye değildir. Bu çeşit basit iç politikalara yönelik ayak oyunlarını dış politikalarına alet edenler daima kaybedeceklerdir. Burada kaybedenler dünyada hakim güç olabilmek için her zaman Türkiye”nin dostluğu ve müttefikliğine muhtaç olan küresel güçler olacaktır.

Obama ve ekibinin böylesi bir tasarının Türkiye ve Ermenistan arasında protokollerle başlayan sürece ağır darbe vuracağının bilincinde olması gerekirdi. Ayrıca ABD”nin Türk askerinin de içinde bulunduğu Afganistan”daki ortak mücadelesi devam etmektedir. Kısa süre sonra Irak”tan çekilme faaliyetini başlatacak olan ABD yönetiminin bu konuda Türkiye”nin kilit rol oynayabileceğini de bilmesi gerekmektedir.

Tasarının bu şekilde geçmesi Ermenistan”ı çok memnun etmiştir. Oysa Türkiye, yıllardan beri dünya kamuoyunda Türkiye aleyhine yürüttüğü karalama kampanyalarına rağmen 1991 yılında Ermenistan”ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden birisi olmuştur.

Türkiye her zaman bağımsız Ermenistan ile ekonomik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesi düşüncesiyle hareket etmiştir. Hatta Karadeniz”e kıyısı olmamasına rağmen 1993 yılında Ermenistan”ın Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütüne kurucu üye olarak davet edilmesini sağlamıştır.

Bilindiği gibi Ermenistan”ın hedefi, bizim toprak bütünlüğümüze yöneliktir ve bizi parçalamayı öngörmektedir. Bu strateji, Ermenistan”ın temel ülküsüdür. Bu hususa “Bağımsızlık Bildirgesi”, “Bağımsızlık Kararı” ve 1995 yılında kabul edilen “Ermenistan Anayasası”nda açıkça yer verilmiştir. Bu belgelerde de açıkça ifade edildiği gibi olmayan bir soykırımın kabul ettirilmesi ve Batı Ermenistan olarak nitelendirilen Türkiye”nin doğusundan toprak talebi resmen dünya kamuoyuna açıklanmıştır.

Bugün Kafkasya”da istikrar sağlama amaçlı olarak gerçekleştirilmeye çalışılan Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleştirilmesi sürecinde ABD ve AB tarafından sadece Türkiye”ye yönelik baskı uygulanmakta, Ermenistan”dan ilişkileri geliştirici herhangi bir adım atması istenmemektedir.

Her platformda Türkiye”ye sürekli sorun çıkartan bir Ermenistan ile karşı karşıya bulunmaktayız. Ermenistan ve Ermeni lobisi, varsaydıkları Ermeni sorununu AB ve ABD”yi yanına alarak Türkiye-AB, Türkiye-ABD meselesi şekline taşımıştır. Oysa Ermeni yönetiminin Türkiye ile ilişkilerinde bizzat kendisinin radikal kararlar alması gerekmektedir.

Ermenistan”ın nefes borusu, denizlere ve batıya açılan kapısı olan Türkiye”yi iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Her açıdan tam bir çıkmazın içerisinde olduğu bilinen Ermenistan, Türkiye yakınlaşmasından ciddi kazançlar elde edecektir. Oysa küresel güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulamayan Ermenistan yönetimi gerçeklerin tamamen zıddı olan Türkiye karşıtı politika uygulamaya devam etmektedir. Bunun sonucunda kaybedecek olan yeteneksiz yöneticilerinin beceriksiz politikaları yüzünden Ermenistan halkı olacaktır.

Türkler, tarihin hiç bir döneminde asla soykırım anlamında tanımlanabilecek bir davranışı olmamıştır.

Türkler, soykırım yapmakla suçlanabilecek en son ülkedir.

Son yedi yıldır Irak topraklarında dünyanın gözleri önünde 1.5 milyon Irak”lıyı soykırıma tabi tutan ABD”nin bizden hesap sormaya hiç hakkı yoktur. Onların bugün darmadağın ettiği Irak topraklarında yaşayan halkı atalarımız 400 sene huzur ve güvenin hakim olduğu bir kültür merkezi olarak yönetmişti.

Gerçek şudur; 24 milyon Km.kareye varan topraklarında bugün 50 ayrı egemen bayrağın dalgalandığı Osmanlı bünyesindeki milletler 600 sene huzur ve güven içinde birlikte yaşamışlardır. Bu milletler kültürlerini de aynen muhafaza etmişlerdir.

1915”de Osmanlı coğrafyasında olduğu iddia edilen soykırım olaylarından bugün sadece 1923 yılında kurulan Türkiye”nin suçlanmaya çalışılması ise abesle iştigaldir. Eğer iddia edilen bir suç varsa, suçlu Osmanlı”dır. Ve o”da bu suçlarının cezasını parçalanıp yıkılarak zaten vermiştir. Herşeye rağmen eğer hâlâ bir suçlu aranıyorsa bugün Osmanlı toprakları üzerindeki egemen devletlerin herbiri en az Türkiye kadar suçludur. Hesap sorulacaksa herbirinden ayrı ayrı ve eşit olarak sorulmalıdır.

Sonuç olarak; Türkiyenin Ermenistan sorunu yoktur. Ama Ermenistan”ın acil çözüm bekleyen bir Türkiye sorunu vardır..

Ermenistan bu sorununu aracı kullanmadan kendisi çözmek zorundadır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 313
Toplam Tekil 1642484
IP 54.166.37.177






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu