BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Ya eşitliğimizi kabul edecekler, ya da iki ayrı varlık kök salmaya devam edecek” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Ya eşitliğimizi kabul edecekler, ya da iki ayrı varlık kök salmaya devam edecek”
Tarih: 08.08.2017 > Kaç kez okundu? 95

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Rum tarafının çok ciddi bir değerlendirme yapması gerektiğini ifade ederek, zamanının birleşmeye doğru değil, iki ayrı devletin kökleşmesine doğru akıp gittiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Mehmetçik Üzüm Festivali’nin açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının dünyanın bir parçası olmak istediğini ve bu talebin bir insan hakkı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Karabük spor bir Rum takımıyla dostluk maçı yaptı. Haklı olarak buradan büyük tepkiler oluştu. Bir dostluk maçına itirazımız mı var? Asla. Resmi maç da yapılıyor, onlara da itirazımız yok. Yalnız isyanımız var. Kıbrıs Türkü, Kıbrıs Türk gençleri niye bundan mahrum, neden bunu yapamıyor ve bundan uzak kalıyor? Bundan dolayı Kıbrıs Türkü isyan ediyor. Bu haklı bir isyan. Çünkü bu çağda, bu iletişim çağında dünyadan kopuk yaşamak bizim kaderimiz olamaz, bunu kabul edemeyiz. Üstelik Kıbrıs sorununun çözümü için varıyla, yoğuyla mücadele eden bir toplum 13 yıl evvel referandumda yüzde 65 oyla çözümü istediğini kanıtlayan bir toplumdur. Daha 1-2 hafta önce Crans-Montana’da, KKTC’yi, bu toplumu temsil eden heyetiyle ve Türkiye’nin heyetiyle, hem Kıbrıs Türkü olarak, hem de Türkiye olarak çözüm istekliliğini kanıtlayan bir taraf hala daha ambargolar altına yaşatılmaya devam edecek. Böyle bir şey olamaz. Bunu kabullenmemiz mümkün değildir.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Önce Mont Pelerin’e, ardından Cenevre’ye ve son olarak da Crans-Montana’ya gidildiğini ancak her defasında da Rum tarafının “yerim dar, yenim de dar” gibi tavrıyla karşılaştıklarına dikkat çekti.

Akıncı, “Bizim adım atamayacağımız düşüncesiyle geldiler. Mont Pelerin’de yüzdelik konuşurken adım atamayacağımızı düşündüler. Adım attığımız anda ara istediler ve ayrıldılar” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“En son Crans-Montana’ya gittik. Orada da Türkiye’nin adım atamayacağını hesapladılar, öyle kurguladılar, Türkiye’nin yerinden kıpırdayamayacağını düşündüler. Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek tarzda, ama bugünün koşullarına da uygun bir yaklaşımla esneklik gösterilebileceğini kanıtladı. 2017’deyiz; 1960’ın koşullarını yaşamıyoruz. O nedenle Türkiye 2017’ye dönük bir yaklaşımla günün koşullarına uygun bir açılım sergilediği anda, bu defa ne yazık ki Rum tarafı Yunanistan Başbakanı’nın gelişini bile engelledi. Bakınız, Türkiye Başbakanı 4 saat içinde ben gelirim mesajını verdi. İngiltere Başbakanı gelmeye hazırdı. Tsipras ile yapılan telefon görüşmelerinden sonra bu gerçekleşmedi. İnanınız ki, çözüm konusunda Kıbrıs Türk tarafı orada bulunan siyasi partileriyle, Türkiye’den gelen heyetiyle uyum içinde, koordinasyon içinde çalıştı, atılması gereken adımları attı.

Ancak maalesef yine bir sonuca ulaşılamadı”

Rum tarafının BM ve temsilcilerine yönelik davranışlarını da eleştiren Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel Sekreter bize düşünün, değerlendirin diyor. Geçtiğimiz akşam (geçtiğimiz hafta) son BM Genel Sekreteri’nin Danışmanı olan Sayın Eide’yi yolcu ettik. Kaç genel sekreter, kaç özel temsilci, kaç danışman olduğunun sayısını ben unuttum. Her gelen de Rum tarafının büyük saldırılarıyla karşılaşarak ayrıldı. Bizim de Sayın Eide ile anlaşamadığımız noktalar oldu. Daha açık konuşmasını beklediğimiz zamanlar da oldu. Değerlendirmelerinin tümüne katılmadığımız da oldu. Ama bunların hepsini karşılıklı bir saygı içinde yaptık. Değerlendirmelerimizi ortaya koyduk. Ama onu hiçbir zaman kamuoyu önünde alçaltmaya, habire saldırıya maruz bırakmadık. Ama Rum tarafından Sayın Eide’ye söylenmedik söz, yapılmadık çirkin davranış kalmadı. Sadece ona değil, ondan evvel Downer vardı, De Soto vardı, onlara da aynı şekilde davrandılar.”

Kıbrıs Türk tarafının değerlendirme aşamasında olduğunu ifade eden Akıncı, Kıbrıs’ta aynı coğrafyayı paylaşan toplumlar olarak, mutlaka bir ilişki içinde olunması gerektiğini belirtti.

Bu ilişkinin de bir barış ilişkisi olması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, “Biz dünya dilinden, barış dilinden vazgeçecek değiliz. Kıbrıs’ta yaşayan 2 ana toplum olarak mutlaka ve mutlaka bir barış ilişkisi içinde yaşamamızın gerekliliğinin her zaman bilincinde olmamız lazım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Bugünlerde çok konuşuluyor; parametreler şöyle kötüydü, böyle kötüydü, o yüzden anlaşamadık diye. Hayır arkadaşlar. Parametrelerden dolayı olmadı bütün bu yaşadıklarımız. O parametrelerin içine girmek istemeyen bir zihniyet nedeniyle bunlar yaşandı. Kıbrıs Türkü’nün kendilerine eş değer, siyaseten eşit bir varlık olduğunu içine sindiremeyen, bunu içselleştiremeyen bir anlayış nedeniyle bu çözüme varılamadı. O zaman buna bir karar vermeleri lazım. Sayın Genel Sekreter düşünün dedi; düşünsünler. Değerlendirin dedi; değerlendirsinler. 6 ay sonra güneyde seçimler yapılacak. Onların iç meselesidir, o konuda ben bir şey söyleyecek değilim. Bu da Rum toplumuna, yüzleşmek için önemli bir fırsattır. Ne istediklerine artık karar versinler. Bu topraklarda siyaseten eşit, iki varlığın bir çatı altında buluşmasına var mıdırlar, yok mudurlar? Bu hayati kararı artık vermeleri lazım. Eğer bu ülkede federatif bir çözüm olacaksa siyaseten eşit, iki kurucu devletli olacak. Dönüşümlü başkanlık da olacak. Ama bunun İçin toplumu hazırlamanız lazım. Toplumumuza bunları anlatmadınız. Onları hazırlamadınız. Bizim de zor zamanlarımız oldu. Yüzdelik konusu geldiğinde zor günler geçirdik. Harita konusu gündeme geldiğinde zor zamanlar geçirdik. Ama biz bu zorluklardan yılmadık. Halkımıza, evet çözüm istiyorsak, bizim de vereceklerimiz vardır diyebildik. Ama Rum tarafından bir günden bir güne, evet çözüm olacaksa, dönüşümlü başkanlıkta da bir Kıbrıslı Türk, cumhurbaşkanı da olacak diyemediler. Bunu anlatamadılar.”

Akıncı, Kıbrıslı Rumların ya federatif bir anlayışta Kıbrıs Türkü’nün siyaseten eşit varlığını kabul edeceklerini, ya da iki ayrı varlığın bu topraklarda kök salmaya devam edeceğini, bunun başka yolunun olmadığını belirtti.

Başka bir modalitenin ya da seçeneğin bulunmadığına vurgu yapan Akıncı, Kıbrıs Türkü olarak çok net bir şekilde siyasi partilerle de uzlaşma halinde olduklarını kaydetti.

Akıncı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Uzlaştığımız nokta şu. 2 şeyi Kıbrıs Türkü ve örgütleri istememektedir. Bunlardan bir tanesi Kıbrıs Rum tarafının üniter bir devletine azınlık olmayı asla kabul etmemektedir. Bunun yanında Türkiye’nin bir vilayeti olmayı da istememektedir. Türkiye’nin yeni bir vilayete de zaten ihtiyacı yok değerli kardeşlerim. Geriye ne kalıyor? Geriye kalan çok açık ve nettir. Ya siyaseten tek çatı altında buluşacağız, ya da bunu istemiyorlarsa Annan Planı’nda yaptıkları gibi, Crans-Montana’da yaptıkları gibi bunu istemediklerini artık içselleştirmişlerse, bize başka bir yol kalmıyor. O zaman yan yana iki ayrı devlet kökleşerek yoluna devam edecek. Bunun başka bir yolunu ben göremiyorum. Bu konuda yüzleşme zamanları gelmiştir. Bu konuda Genel Sekreter’in de dediği gibi çok ciddi bir değerlendirme yapsınlar. Çünkü akan zaman birleşmeye doğru akıp gitmiyor. Ayrı ayrı kökleşmeye doğru akıp gidiyor. Bunun ayrımına varsınlar.”



Nami: “Anastasiadis’in önerileri BM çerçevesinde değildi”



Müzakereci Özdil Nami, Crans Montana’daki sürecin Rum tarafının isteksizliğinden dolayı ilerlemediğini söyledi…

Kıbrıs Zirvesi’ne ilişkin Rum Politis’in sorularını yanıtlayan Nami, Türk tarafının BM çerçevesini kabul etmesine rağmen Rum tarafının aynı çerçeve içinde öneri getirmediğini yineledi.

Gazetenin haberine göre Kıbrıs Türk tarafının Crans-Montana’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in belirlediği çerçeveyi kabul ettiğini ve önerilerini bu çerçevede getirdiğini belirten Nami, Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadis’in önerilerinin ise bu çerçeve içerisinde yer almadığını vurguladı.

Gazete, Anastasiadis’in hangi önerisinin çerçeve dışında kaldığının sorulması üzerine ise Nami’nin, dönüşümlü başkanlık ile toprak ve mülkiyet konularını saydığını yazdı.

Habere göre, ‘Güvenlik ve Garantiler’ başlıklarına ilişkin de Müzakereci Nami, Guterres’in “iki tarafın herkesin güvenliğini sağlayacak yeni bir sistem yaratmaları yönündeki görüşünü” anımsattı.

Gazete Nami’nin “Müdahale hakkının kalıcı olarak devam etmesini istemiyorduk. Bir yeniden değerlendirme mekanizmasını kabul etmeye hazırdık. Eğer federasyon sistemimiz başarılı olursa, yeniden değerlendirmenin sonuçları mevcut sistemi bir başkasıyla değiştirebilecekti” şeklinde konuştuğunu belirtti.

Gazete, Müzakereci Nami’nin Maronitler’in KKTC’deki köylerine geri dönmelerinin hiçbir Kıbrıslı Rum’a zararı olmayacağını vurguladığını kaydetti.

Habere göre Nami Kapalı Maraş’a ilişkin kesin bir karar olmadığını ifade ederek, kapalı bölge Maraş’ın açılmasının hassas bir konu olduğunu ve tüm parametreleri göz önüne aldıklarını söyledi. (BRTK)



"Kurtar Çakın'ın Objektifinden Katliam Fotoğrafları Açık Hava Sergisi"



1974 yılında adada Günaydın Gazetesi adına 45 gün görev yapan ve katliamları çektiği fotoğraflarla dünyaya ilk kez duyuran Çukurova Gazeteciler Cemiyeti eski başkanlarından Kurtar Çakın’ın, "Kurtar Çakın'ın Objektifinden Katliam Fotoğrafları Açık Hava Sergisi" Muratağa, Atlılar ve Sandallar Katliamları'nın yıldönümünde açılacak.

Gazeteci Kurtar Çakın, üç yıl önce Adana'da geçtiğimiz günlerde de Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıldönümünde Mersin'de sergi açmıştı.



Rum motosikletliler, sınır kapılarında eylem yaptı



Rum motosikletliler geçtiğimiz Cuma günü Pirgo ve Bostancı kapılarında, cumartesi günü Metehan ve Lokmacı dün de Akyar ve Derinya sınır kapılarında eylem yaptı.

KKTC vatandaşlarının Güney Kıbrıs’a geçişleri tedbir amaçlı olarak geçici süreliğine durduruldu.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 26
Dün Tekil 868
Bugün Tekil 723
Toplam Tekil 1935739
IP 54.224.13.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.096 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu