BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Eide’nin tavırlarından ve söylemlerinden biz de memnun değiliz” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Eide’nin tavırlarından ve söylemlerinden biz de memnun değiliz”
Tarih: 29.07.2017 > Kaç kez okundu? 76

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs özel Temsilcisi Espen Barth Eide’nin tavırlarından ve söylemlerinden kendilerinin de memnun olmadığını kaydederek “Biz Eide’nin daha açık olmasını isteriz. Gerçekten sorumluluğun kimde olduğunu çok net konuşmasını isteriz. Bize söylediklerini açıktan da söylemesini isteriz ama bunu yapamayacaklarının da bilincindeyiz” sözlerini kullandı.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin The Management Center ile hazırladığı “İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü Gelişim Stratejisi”nin tanıtımına katılan Cumhurbaşkanı Akıncı, buradaki konuşmasında Kıbrıs sorununa da değindi.

Akıncı, BM’nin geleceği düşünerek denge politikasına devam edeceğini de kaydetti.

“Bugünlerde BM parametreleri konuşuluyor. Sorun parametrelerde değil, sorun zihniyettedir” diyen Akıncı şöyle devam etti:

“Rum tarafının zihniyetindedir sorun… Bu zihniyet bu parametrelerle bir çözüme maalesef olanak tanımıyor. Paylaşmayı, Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerle birlikte siyaseten eşit birer varlık olarak bu adada yönetmeyi birlikte başaracak bir sitemi kurgulamak için, bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Bunu uzun zamandır görmekteyiz, bu yönde mesajlar vermekteyiz, makul olun gerçekçi olun derken bunları kastettik.”

“Kendi kendimizi eleştirelim ama bu anlattığım gerçekleri görmezden gelmeyelim çünkü işin esası budur” diyen Akıncı, “Burada bir birey olarak Anastasiadis’i de suçlamak istemem. Bu iş kişisel değil. Benim kanaatim Güney’de bu dönüşümün toplumsal olarak yapılmasına ihtiyaç vardır.

Oradaki yapının bir yansımasıdır Rum liderin tavırları…” ifadelerini kullanarak olayı toplumsal olarak değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

Bu toplumsal dönüşümün yapılmasının ancak ciddi kültürel dönüşümle mümkün olacağını belirten Akıncı, eğitim komisyonları, kültür komisyonları ve teknik komitelerin bu dönüşümlerin yapılabilmesi için kurulduğuna işaret etti.

Öte yandan, teknik bütün detaylar hazır olduğu halde hâlâ telefonların her iki tarafta da kullanılabilir olmasının sağlanamadığına işaret eden Akıncı, elektrikte enterkonnekte sisteme de geçilemediğini hatırlatarak tüm bunların altında “bunları yaparsak Türk tarafını acaba tanımış mı oluruz” zihniyeti yattığını kaydetti.

“Bundan sonrası önemli” diyen Akıncı, “Bundan sonrası benim şahsi meselem değil, elbette o da toplumsal bir meseledir ve ortak akılla yol almamız gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Bu ortak aklın oluşması için zamana ve zemine ihtiyaç olduğunu belirten Akıncı, aceleci davranmamak gerektiğini de dile getirdi.

Akıncı, Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in Birleşmiş Milletler temsilcileri ile “gırtlak gırtlağa gelecek” noktaya geldiğini belirterek, bu konuda söyleyecek şeyleri olduğu halde konuya müdahil olmadıklarını dile getirdi.

Müzakereler çerçevesinde üç defa İsviçre’ye gidildiğine işaret eden Akıncı, düzenlenen her üç konferansın da Kıbrıs Türk tarafının ciddi istekliliği sonucu gerçekleşebildiğini, her defasında Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in ayak sürüdüğünü belirtti.

Konferansların her üçünden de sonuç alınamadığına işaret eden Akıncı, ilkinde Anastasiadis’in Kıbrıs Türk tarafının inisiyatif alarak haritada bir yüzdelik oranını kabul edebileceğini hayal edemediğini, buna ihtimal vermediğini belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının yüzde 29,2’yi kabul etmesiyle bir panik havası yaşandığını dile getiren Akıncı, Anastasiadis’in odadakilerin dışarıda kalmasını istediğini ve baş başa kaldıklarında “Sayın Akıncı kusura bakma hazır değilim” dediğini kaydetti.

Bunun üzerine kendisinin Anasitasiadis’e özel uçakla geldiği, tüm ekibi ve Ulusal Konseyi yanında olduğu halde neden hazır olmadığını sorduğunu, öte yandan yine de hazır değilse, Atina’yla görüşmek istiyorsa, Atina’ya gidip gelene kadar kendisini birkaç gün bekleyebileceklerini söylediğini belirten Akıncı, Anasitasiadis’in en az bir haftaya ihtiyacı olduğunu söylediğini ve bu sürenin daha sonra on güne çıktığını kaydetti.

Akıncı, “Bütün mesele, 5’li konferans tarihiyle ilgili adım atma noktasında kendilerini yetersiz hissettiler, bunu yapmak istemediler. Dolayısıyla geri döndük” dedi.

Cenevre’ye yine Kıbrıs Türk tarafının ısrarlarıyla gidildiğini, orada da Anastasiadis’in Kıbrıs Türk tarafının masaya harita koyamayacağını zannettiğini dile getiren Akıncı, “Biz haritayı koyduğumuz anda 5’li Konferans toplandı ama ilk günden de dağıldı. Bu defa da Yunanistan’ı öne sürdüler. Yunanistan ‘biz hazır değiliz’ dedi” şeklinde konuştu.

Sözlerine “Crans-Montana’daki konferansa, Türkiye’nin hiçbir açılım yapamayacağı varsayımıyla geldiler. Kafalarında kurguladıkları, ‘gidelim oraya ve bu masayı Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’nün üstüne yıkalım ve oradan ayrılanımdı” şeklinde devam eden Akıncı, bunu AKEL liderinin de “Anastasiadis Crans-Montana’ya çözüm hedefiyle gitmedi, sorumluluk yükleme hedefiyle gitti” şeklinde ifade ettiğini kaydetti.

Türkiye ve KKTC’nin tavrının hiçbir zaman sıfır asker, sıfır garanti olmadığını ancak Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini koruyan ve gözeten bir yaklaşımla esneklikler gösterildiğini kaydeden Akıncı, atılan bu adımları BM’nin de AB’nin de gördüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, öte yandan, böyle bir açılım beklemeyen Kıbrıs Rum tarafının, masayı devirip bunun sorumluluğunu da Kıbrıs Türk tarafına bırakmayı kurguladığını belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin söylemleriyle ilgili, bu nedenle Kıbrıs Rum tarafında büyük kavgalar koptuğunu dile getiren Akıncı, “Çünkü oyun bu şekilde tezgâhlandı. Ama Birleşmiş Milletler’den biri çıkıp da bir şeyler söylüyor, bundan son derece rahatsızdırlar. Eğer sadece biz söylesek bizden rahatsızlık duymayacaklardı. Fakat başkaları da söylüyor bunu…” şeklinde konuştu.



Juncker, Akıncı ve Anastasiadis’e ortak mektup gönderdi



Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e ortak bir mektup göndererek, Avrupa Komisyonu’nun, gerek çözüm öncesinde gerekse de çözüm sonrasında, müktesebata uyum hazırlıkları bağlamında ortaya konan çabada taraflara yardımcı olmaya devam edeceğini vurguladı.

Çözüme ulaşılacak her yolun değerlendirilmesi ve köprüler kurulması gerektiğini ifade eden Juncker, kendisinin ve Komisyon’un bu süreçte adadaki iki tarafın her zaman yanında duracağını belirtti.

Juncker, BM’nin müzakere sürecindeki eşitlik prensibi uyarınca kullandığı “Kıbrıs Türk Toplum Lideri” ve “Kıbrıs Rum Toplum Lideri” sıfatlarıyla hitap ettiği ortak mektubunda, çözüme ulaşılamamış olmasından derin üzüntü duyduğunu ifade ederek, Kıbrıs Konferansı ile ilgili hayal kırıklığının ileride bir çözüme engel teşkil etmemesi gerektiğini, tüm Kıbrıslılar için ortak bir Avrupalı gelecek doğrultusunda hep birlikte çalışmaya devam edilmesi gerektiğini belirtti.

Son iki yılda liderlerin önderliğinde kaydedilen eşsiz ilerlemeye vurgu yapan Juncker, siyasi bir çözüme ulaşılması yönündeki çabalara devam edilmesi çağrısında da bulundu.



Maronit köyleri yerleşime hazırlanıyor



Maronitlerin KKTC’deki köylerine dönüşlerini sağlamak için alınan siyasi kararın ardından, yerleşime yönelik çalışmalar başladı.

Konunun sosyal, ekonomik, hukuki ve uygulamaya ilişkin teknik yönleri başta olmak üzere, Maronit köylerinde yeniden yerleşimin başlamasına yönelik planlama, Cumhurbaşkanlığı’nın eşgüdümünde, Başbakanlık ve konuyla ilgili bakanlıklarla güvenlik kuvvetleri bünyesinde yapılıyor.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, önceki gün verilen siyasi kararın ardından dün başlayan uygulamaya yönelik hazırlık çalışmalarının, dönüşlerin hızlı ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için kolaylaştırıcı tedbirleri de içereceğini söyledi.

Yürütülen hazırlık çalışmaları arasında söz konusu köylerin altyapılarının geliştirilmesi de yer alıyor.



“Irkçı gemi” gönderildi



Geçtiğimiz Pazartesi günü Sahil Güvenlik’in mürettebat çokluğundan şüphelenerek Mağusa Limanı’nda rıhtıma yanaştırdığı, Avrupa’ya giden mülteci teknelerini engellemek (batırmak) maksadıyla Avrupa’da kurulan “Defend Europe” (Avrupa’yı Savun) isimli aşırı sağcı gruba ait Cibuti (Djibuti) bayraklı C-Star gemi mürettebatının, önceki gün gemide yolcu olarak bulunan Sri Lanka vatandaşı 20 kişiyi gemide stajyer tayfa olarak tanıtarak sahte gemici belgelerini görevli muhaceret memuruna ibraz ederek tedavüle sürdükleri tespit edildi.

Polis’in, olayla ilgili olarak mürettebatı ve gemi sahibini tutuklamasının ardından C Star gemisi kaptan ve mürettebatı delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.

İşlemlerin tamamlanmasının ardından kaptan ve mürettebatı polis eşliğinde Gazimağusa Limanına götürülerek aynı gemi ile Gazimağusa Limanından ayrılmaları sağlandı. Gemi sahibi de polis gözetiminde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne geçmek üzere yine polis eşliğinde Akyar Kara Giriş Kapısına götürüldü.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 22
Dün Tekil 1002
Bugün Tekil 420
Toplam Tekil 1932651
IP 54.80.209.254






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































28 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk hakanları ve Türkmen Padişahları devlet işlerinde hatunun fikirlerini üstün tutar.
(NİZAM ÜL-MÜLK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu