BASIN BÜLTENİ Denktaş: “Kıbrıs Rum tarafı ve uluslararası toplumu şaşırtacak önerilerimiz var” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Denktaş: “Kıbrıs Rum tarafı ve uluslararası toplumu şaşırtacak önerilerimiz var”
Tarih: 24.07.2017 > Kaç kez okundu? 92

Paylaş


Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Kıbrıs Rum tarafı ve uluslararası toplumu şaşırtacak önerileri olduğunu, uygun zaman geldiğinde bunları açıklayacaklarını söyledi.

Rum basınına göre Denktaş, Rum Kathimerini Gazetesi’ne verdiği demeçte, Kıbrıs Konferansı ve sonrasında yaşananlar ile Kıbrıs Türk tarafının bundan sonra atacağı adımlara değindi. Serdar Denktaş, KKTC’nin Türkiye’nin eyaletine dönüşmesini siyasi partilerin kabul etmediğini, Türkiye’nin de böyle bir talebinin olmadığını belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının ne gibi alternatif planlara sahip olduğunun sorulması üzerine ise Denktaş, “önerilerini yazılı olarak başkana sunduklarını, 2003 yılında kapıları açarak Kıbrıslı Rumları ve uluslararası toplumu şaşırttıklarını, aynısının bugün de olabileceğini” söyledi.

Denktaş: “Kıbrıs Rum tarafı ve uluslararası toplumu şaşırtacak önerilerimiz var. Uygun zaman geldiğinde bunları açıklayacağız. Kıbrıs Türk tarafının tümü tarafından alınacak bir karardır” şeklinde konuştu.

Müzakereler sebebiyle raflarda bekleyen pek çok öneri bulunduğunu ve bunların artık Türkiye’yle görüşülerek uygulamaya konmaları gerektiğini vurgulayan Denktaş, uluslararası izolasyonlardan çıkılması gerektiğini, buna paralel olarak Kıbrıs Rum iş insanlarıyla işbirliği yapılmasının koşullarının yaratılması için yeni fırsatların oluşturulması gerektiğini belirtti.

Denktaş, Kıbrıs Konferansı’nın başarısızlığı konusunda ise, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Türkiye’nin aynı fikirde olduklarını; Kıbrıs’taki tarafların parametrelere ve iki toplumlu, iki kesimli federasyona yaklaşımlarının birbirlerinden çok farklı olduklarını vurguladı.

Denktaş ayrıca, “iki toplumlu, iki kesimli federasyona desteğini çektiğini” belirterek “federal çözümün ancak, Kıbrıs Rum tarafı ve uluslararası toplumun adada iki eşit toplum olduğunu kabul etmesi durumunda mümkün olabileceğini” sözlerine ekledi. (BRT)



Beşparmak Grubu: “Federal ortaklık hedefinin imkansızlığının ortaya çıkması dünyanın sonu değildir”



Beşparmak Grubu, “öngörülen federal ortaklık hedefinin imkânsızlığının ortaya çıkması, dünyanın sonu değildir” dedi.

“Beşparmak Grubu”, Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan’ın “Kıbrıs’a hakim olma” ortak tarihi vizyonu değişmeden ve bu açıkça uygulamada görülmeden, Rum tarafı ile ortaklık, yetki paylaşımı veya anlamlı bir işbirliği ilişkisi görüşmesi yapmanın abesle iştigal ve çok değerli zaman kaybı olduğunu kaydetti.

Beşparmak Grubu, gelinen noktada "her şey kabul edilmeden hiçbir şey kabul edilmiş sayılmaz" prensibi çerçevesinde, taraflarca bugüne kadar ortaya konan tüm pozisyon, öneri, harita ve belgelerin de ortadan kalktığını vurguladı.

Beşparmak Grubu, Crans Montana’da gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı’nı yazılı açıklama ile değerlendirdi.

Açıklamada, “Herkes tarafından ifade edildiği gibi, öngörülen federal ortaklık hedefinin imkânsızlığının ortaya çıkması, dünyanın sonu değildir ve bu durum onurlu, çağdaş, laik bir halk olarak yaşamanın yollarını bulmamızı gerektirmektedir. Bunu anavatanımız Türkiye’nin de desteği ile kendi devletimizle yapacağımız tabiidir” denildi.

Değerlendirmede, yakın tarihte, gerek 1960 yılı ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti öncesi gerekse günümüze değin 1960 yılı sonrasında yaşananların Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan’ın Kıbrıs’a hâkim olma vizyonunun bütün canlılığı ile devam ettiğini gösterdiği vurgulanarak şöyle denildi:

“Bu vizyon “yetki paylaşımı/ortaklık” anlayışı ile taban tabana zıttır ve canlı olduğu müddetçe Kıbrıs’ta siyasi eşitliğe dayalı bir ortaklık kurulması mümkün değildir. Bu nedenledir ki tüm telkinlere ve Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye’nin yeni bir ortaklık kurulmasını sağlamaya yönelik esnekliklerine rağmen, diğer çabalar yanında, 2004 Annan Planı müzakerelerinden ve son olarak Crans Montana konferansından sonuç almak mümkün olmamıştır.

Rum ve Yunan taraflarının vizyon değişikliğini kanıtlayabilmeleri için Kıbrıs Türk halkının ve siyasi kurumlarının eşit statü ve meşruiyetine saygı göstermeleri, Kuzey Kıbrıs’a uygulanan insanlık dışı ve hakimiyetçi sınırlamaları kaldırmaları ve sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Aralık 1963’ten sonra sadece Kıbrıs Rum halkını temsil ettiğini teslim etmeleri gerektiği ifade edilen Beşparmak Grubu değerlendirmesinde, ağır bir zaruret doğmadan Rum tarafı ve Yunanistan’ın bu yönde politika değişikliğine gitmelerinin olası görünmediği belirtildi.

Öngörülen ilkeler bağlamında Kıbrıs Türk halkının iyi niyetle yıllarca sonuç alınması mümkün olmayan müzakerelere bağımlı kalması, adeta mahkum edilmesinin Kıbrıs Türk halkını Rum tarafının insafına terk ettiği kaydedilen açıklamada, bu durumdan kurtulmak için Kıbrıs Türk halkının artık Rum tarafı endeksli düşünmek ve başkalarından medet ummak yerine geçmişteki yanlış siyasi, yönetsel ve ekonomik uygulamalarından çıkaracağı dersler ışığında kendi özgür iradesi ile gerekli reformları gerçekleştirerek Kıbrıs Türkü'nün hayat kalitesini iyileştirme sorumluluğu bulunduğu ifade edildi.

Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının eşitliğinin, özgürlüğünün, güvenliğinin ve refahının gözetilebilmesi için siyasi yetkililer ile anavatan Türkiye siyasi yetkililerinin yukarıdaki nesnel gerçekler ışığında yeni politikalar ve hedefler üretme zorunluluğunun ortaya çıktığı belirtildi. Beşparmak Grubu açıklaması şöyle devam etti:

“Teslim etmemiz gerekli bir başka gerçek Kıbrıs Türk halkı için temel sorunun sadece Kıbrıs sorunu ve hatta bu sorundan kaynaklanan sıkıntılar olmadığıdır. Ciddi bir diğer sorun, iyi yönetişim ilkelerini hayata geçiremeyen ve halkımızın çağdaş ihtiyaçlarına yanıt veremeyen; sorun çözme yeteneği olmadığı gibi sorunları derinleştiren ve kendisi de sorun olan kurumsal yapımızdır.

Bunlar arasında siyaset kurumu, bürokrasi, sendikal yapılaşma, seçim ve eğitim sistemleri başta gelmektedir. Bunları söylerken, vatandaşlar olarak hepimizin kişisel sorumluluk alma konusundaki duyarlılıklarımızı yükseltmemiz gerektiği gerçeğini de inkar veya göz ardı etmiyoruz.

Yoksa hangi sistemi getirirsek getirelim, bunun gereklerini yerine getirmekte, yani uygulamada eksik kalırsak, getireceğimiz sistem bir bütün olarak başarısız olacaktır. Bir başka değişle, değişmesi gereken zihniyettir ve bu da en başta bir eğitim ve kültür meselesidir.”

Ambargoların ve dışlamaların önemi ve olumsuz etkileri çok olmakla birlikte bunların aşılamayacak engeller olmadığı ifade edilen açıklamada, söz konusu engellerin dolaylı yollardan aşıldığı, sorun çözme yeteneği olan bir siyaset kurumunun bu engelleri daha süratli aşması ve hatta tamamen ortadan kaldırmasının mümkün olduğu belirtildi.

Diğer yandan tanınmamışlığın da iç düzeni etkinleştirmeye ve atılacak adımlarla uluslararası alanda statü ve konumu artırmaya engel olmadığı vurgulanan Beşparmak Grubu açıklamasında, “İçinde bulunduğumuz bu dönüm noktasında özellikle siyaset kurumumuzdaki eksiklerimizi ve hatalarımızı telafi edecek ortak akla, rasyonel düşünceye ve güçlü siyasi önderliğe ihtiyaç olacaktır. Bu önderlik, bunun bilincinde olan, olabildiğince en geniş çerçevede uzlaşı sağlayabilecek, katılımcı ve iyi yönetişim ilkelerini benimseyip bunları hayata geçirmeyi hedefleyen bir liderlik olmalıdır” ifadeleri yer aldı.

Yapısal sorunların giderilmesinde bünyeyle uyumlu ve demokratik bir başkanlık sisteminin, uygun bir araç/yöntem olabileceği, bunun partizanlık, popülizm gibi yıllardır toplumu kemiren sorunlara hukukun üstünlüğü ve liyakat ilkelerine saygılı çözümler üretmekte, icraatçı yönetimlerin ortaya çıkmasında etken olabileceğine dikkat çekilen değerlendirmede, Kıbrıs’ta etkin bir yönetim ve güçlü bir ekonomi hedefi yanında yeni şartlara uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerin güçlendirilmesi, Kapalı Maraş konusunda yeni bir değerlendirme yapılması, mülkiyet sorunun hafifletilmesinde/çözümünde Taşınmaz Mal Komisyonuna ek mali kaynaklar sağlayacak ve etkinliğini artırıp işlemleri süratlendirecek düzenlemeler getirilmesi, eğitim sisteminin yeni koşullar ve ihtiyaçlara göre yeniden kurgulanması ve KKTC yetki alanlarında TPAO ile yüksek teknolojiye dayalı ve uluslararası uygulamalarla uyumlu gerçekçi hidrokarbon aramalarına hız verilmesinin öncelikli hedefler arasına alınması gerektiği ifade edildi.

Değişen paradigmaların, Cumhurbaşkanı Akıncı ve siyasi liderlere, sivil topluma ve herkese yeni bir yol haritası çerçevesinde reform ağırlıklı yeni görev ve sorumluluklar yüklemekte olduğu da kaydedildi.



Turizm ve Çevre Bakanlığı, Antalya’da KKTC turizmini tanıttı



Turizm ve Çevre Bakanlığı, ülke turizmini 12 aya yaymak amacıyla Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirdiği tanıtım etkinliklerini sürdürüyor. Bu çerçevede Bakanlık tarafından Antalya’da, ‘Kuzey Kıbrıs Çok Yakında’ sloganıyla KKTC turizm tanıtım programı düzenlendi.

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun da katıldığı etkinlikte, KKTC ve Türkiye’den turizm, emlak ve yükseköğretim alanındaki temsilciler bir araya geldi.

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da, Bakanlık olarak KKTC’yi tüm yönleriyle ve tüm sektörleriyle tanıtmak amacıyla çalışmalar başlattıklarını belirterek, Türkiye’nin her ilinde bu çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.

Ataoğlu, etkinlikte Antalya’nın turizm duayenleriyle temaslar yapacaklarına işaret ederek, yapılacak fikir alışverişleriyle ve düzenlenecek etkinliklerle KKTC turizminin tanıtımına katkı koyacaklarını ifade etti.



Kıbrıslı Türklere Adalet Platformu, Guterres’e mektup yolladı



İngiltere ve KKTC’de Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği (ATCA) ve Britanya Kıbrıslı Türkler Derneği (BTCA) tarafından kurulan Kıbrıslı Türklere Adalet Platformu BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mektup yolladı.

Platform yetkilileri Kerem Hasan ve Hatice S. Kerimgil, mektubu geçtiğimiz Cuma günü Ledra Palas Sınır Kapısında BM Yetkilisine teslim etti. Sınır kapısında ayrıca “Enough is Enough” (Artık Yeter) yazılı pankart açıldı.

Mektup, ayrıca KKTC de faaliyet gösteren İngiliz yurttaşların oluşumu British Residents Society (BRS) tarafından da desteklendi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’ gönderilmesi için yazılan mektupta, Guterres’in rapor yayınlaması ve Crans- Montana’daki sürecin neden başarısızlığa uğradığını anlatması; Kıbrıs Türk halkının ucu açık süreçlere destek vermediğini ve federal yönde çözüm çabalarının sonuçsuz kalmasından dolayı artık BM olarak da B Planı ve alternatif çözüm modellerine yönelmesi ve iki devletli çözüm modelinin de gündeme alınması talep edildi.

Mektupta ayrıca, Kıbrıs Türk halkının üzerindeki, insan haklarına aykırı tecrit ve izolasyonun kaldırılması için Genel Sekreterin gereken girişimleri yapması için çağrı yapıldı.

Mektuba destek veren KKTC’de faaliyet gösteren İngiliz Yurttaşlar Topluluğu (BRS) adına Peter Wilkins, hazırlanan BRS bildirisini okudu.

Wilkins, Birleşmiş Milletler ve BM’nin, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan halkların Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nin 2. Maddesindeki haklarını teslim etmediklerini ve 2004 yılındaki referandum öncesi “Evet” oyu karşılığında ticari ambargonun kaldırılacağı yönünde verdikleri sözleri tutmadıklarını kaydetti.

Böylesi bir ambargo kaldırma girişiminin şimdi adada çözüme ulaşılmadan ve “Hayır” oyuna rağmen Birliğe kabul edilen Rumların vetosuyla karşı karşıya kalabileceğini belirten Wilkins, Genel Sekreterden haksız izolasyonun kaldırılması ve 2004 referandumu öncesi verilen sözlerin tutulması için elinden gelen çabayı göstermesini beklediklerini ifade etti.



Alaminyo, Tuzla ve Topçuköy Şehitleri törenle anıldı



Larnaka’ya bağlı Alaminyo köyünde yaşayan ve 1974 Barış Harekâtı sırasında şehit düşen 15 kişi ile 1967’de şehit edilen 5 Alaminyolu, Değirmenlik’teki Alaminyo Şehitleri Anıtı önünde, 1958-1963 ve 1974 yıllarında şehit düşen 21 Tuzla Şehiti için Tuzla Şehitliği’nde ve Topçuköy’de 1958-1974 yılları arasında şehit düşen 9 kişi Topçuköy Şehitliği’nde ayrı ayrı düzenlen törenlerle anıldı.



İrlanda’dan Kayıp Şahıslar Komitesi çalışmalarında kullanılmak üzere 25 bin Euro bağış



İrlanda, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin, Kıbrıs’taki kayıpların kalıntılarının bulunması, kimliklendirilmesi ve ailelerine teslimi çalışmalarında kullanılmak üzere, 25 bin Euro bağışladı.

Komite’den yapılan açıklamada, İrlanda’ya desteğinden dolayı teşekkür edilerek, bu ülkenin komiteye yaptığı yardımların son 10 yılda toplam 325 bin Euro’ya ulaştığı belirtildi.





Karipis: “Türk askerine ihtiyacımız vardır. Rum hükümeti kendi vatandaşlarını bile korunmaktan acizken, Kıbrıslı Türkleri nasıl koruyacak?”



65 yaşındaki Kıbrıslı Rum iş adamı Zakarias Karipis, Güney Kıbrıs’ta bulamadığı adaleti Kuzey Kıbrıs’ta arıyor. Kıbrıs Postası gazetesine konuşan Karipis, 2000 yılında Larnaka Limanı’nda, Bulgaristan’dan ithal ettiği mallarının arasına yüklü miktarda uyuşturucu yerleştirildiği haberini polise kendi ihbar etmesinin ardından hayatının cehenneme döndüğünü anlattı.

O dönemde yaptığı ihbar sonucu kendisine madalya verilmesi gerekilirken devletin yetkilileri tarafından korunmadığı ve yalnız bırakıldığını söyleyen Karipis, 2011 yılından itibaren ise bu baskıların arabasını yakmak, evini kurşunlamak gibi açık tehditlere döndüğünü belirtti. Söz konusu saldırıların Rum polisi tarafından gerçekleştirildiğini iddia eden Karipis, Rum polisinin içinde uyuşturucu tacirliği yapanların bulunduğunu ve bu yüzden de Rum yönetiminin olayı örtbas etmek için kendisini kurban ettiğini ifade etti.

7 yaşındaki kızı Darina’yı yaklaşık 3 yıldır göremediğini belirten Karipis yıllardır başta Rum lider Nikos Anastasiadis, eski Başsavcı Kostas Kleridis ve Rum Adalet Bakanı Ionas Nikolau olmak üzere çok sayıda yetkiliye mektup yazdığı, telefon ve yüz yüze görüşme yaptığını ancak sorunlarının çözüm bulmadığını söyledi.

Karipis, kendisine kızının Rusya’da olduğunun söylendiğini ancak bunun doğru olmadığını bildiğini belirterek, tek istediğinin kızını geri almak ve adaletin doğru tecelli etmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Karipis, Rum medyasına da açık eleştirilerde bulunarak, çok sayıda medya kuruluşuna derdini anlattığını ancak söz konusu basın organlarının ‘korkudan’ hikayesine kulak asmadığını iddia etti.

65 yaşındaki iş adamı Karipis, yıllar süren mücadelesinde İngiltere Kraliçesi Elizabeth de dahil olmak üzere, Interpol ve Avrupa Parlamentosu’na da mektuplar gönderdiğini açıklayarak çok sayıda girişimi olduğunu belirtti ve son çare olarak KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan yardım istemek için yaklaşık bir ay önce Kuzey’e geldiğini belirtti.

Karipis, Akıncı ile görüşmek için arkasından Selanik üzerinden Crans-Montana’ya gittiğini de söyleyerek, zirvenin yapıldığı kasabada 10 gün boyunca arabada yattığını ancak Cumhurbaşkanı ile görüşmeye muvaffak olamadığını ifade etti.

Zirve sonrası yine araba ile KKTC’ye dönen Karipis, Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüşmek istediğini belirterek, “kendi ülkesinin vatandaşlarına bile adil olamayan bir yönetimden Kıbrıslı Türklere de adil olmasını beklemenin hayal olduğunu” da söyledi.

Karipis, “Anastasiadis, Sayın Akıncı’dan ‘Bir tane Türk askeri kalmasın’ diye isteklerde bulunmaktadır. Ben buna karşıyım. Bence daha çok Türk askerine ihtiyacımız vardır. Rum hükümeti kendi vatandaşlarını bile korunmaktan acizken, Kıbrıslı Türkleri nasıl koruyacak?” şeklinde konuştu. (Kıbrıs Postası)





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 11
Dün Tekil 753
Bugün Tekil 108
Toplam Tekil 1983104
IP 54.234.247.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































27 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu