BASIN BÜLTENİ Erdoğan: "Doğu Akdeniz'de geçtiğimiz hafta büyük bir fırsat kaçırıldı" - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Erdoğan: "Doğu Akdeniz'de geçtiğimiz hafta büyük bir fırsat kaçırıldı"
Tarih: 14.07.2017 > Kaç kez okundu? 120

Paylaş


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Doğu Akdeniz'de geçtiğimiz hafta maalesef büyük bir fırsat kaçırıldı. Bizim ve Kıbrıs Türk tarafının yapıcı yaklaşımına rağmen adadaki anlaşmazlıkların çözümsüz kalmasından üzüntü duyuyoruz." dedi.

Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu 22. Dünya Petrol Kongresi'nde yaptığı konuşmasına şöyle devam etti:

"Tarafların tutumları böylesine açıkça ortadayken kimi enerji şirketlerinin Rum kesiminin atmakta olduğu sorumsuzca adımların bir parçası olmaları kesinlikle anlayışla karşılanamaz. Adaletin, hakkaniyet ve uluslararası hukukun gereği hidrokarbon kaynakların adadaki tüm taraflara ait olmasını gerektiriyor. Kıbrıs'taki gelişmelere taraf olan herkesten beklentimiz bölgedeki yeni gerginliklere yol açabilecek adımlardan kaçınmalarıdır. Aksi takdirde kendilerine sadece bölgede değil her yerde ve her alanda Türkiye gibi bir dostu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini hatırlatmak isteriz."(AA)



Özgürgün 11 Temmuz Basın Günü dolayısıyla mesaj yayımladı



Başbakan Hüseyin Özgürgün 11 Temmuz Basın Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Özgürgün mesajında “Kıbrıs Türkleri’nin 11 Temmuz 1889 tarihinde çıkardığı ilk Türkçe gazete Saded’in yayım hayatına başlamasının 128. yıldönümünde, büyük fedakarlıkla görev ifa eden Kıbrıs Türk medyasının tüm çalışanlarının 11 Temmuz Basın Günü’nü kutlarım.

Kıbrıs Türklerinin tarihi süreçteki toplumsal gelişiminde basının yeri ve önemi oldukça büyüktür. Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesi sürecinde yaşadıkları Kıbrıs Türk Basınının tarihi gelişimine de yön vermiştir. Ada’da yarım asrı aşkın süredir devam eden siyasi gelişmelerde, özellikle toplumsal mücadele yılları olarak anılan o karanlık dönemde basıncılarımız Kıbrıs Türklerinin sesini dünyaya duyurma görevini çok zor şartlar altında yerine getirmiştir. O yıllarda, basıncılarımızın fedakarlıkları sayesinde, umutsuzluk içerisinde olan halkımız güç ve moral bularak özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini sürdürmüş, tüm izolasyon, ambargolara karşın dimdik ayakta durmuş ve bugünlere kadar gelmeyi başarmıştır. Bundan sonra da, şartlar ne olursa olsun yoluna devam edecek, her dönemde halkın sesi olan güçlü Kıbrıs Türk basını sayesinde dünyaya duruşunu yansıtacaktır. Kıbrıs Türk Halkının haklı davasını dünya kamuoyuna duyurma misyonu çerçevesinde yayına başlayan basın-yayın organlarımız bugün gelişerek, en çağdaş, modern teknolojik donanım, altyapı ve alanında uzman personeli ile hizmet vermektedir. Hükümet olarak, her geçen gün güçlenen ve ülkemizde demokrasi ve çok sesliliğin gelişmesine büyük katkılar sağlayan basın-yayın sektörünün daha iyi noktalara ulaşması için her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isterim.

Bu duygu ve düşüncelerle, geçmişten bugüne ülkemiz basınına özveri ile hizmet vermiş tüm basın çalışanlarının 11 Temmuz Basın Günü’nü en içten dileklerimle kutlar, meslek hayatlarında başarılar dilerim.” dedi. (BRTK)



Akıncı, bugün Meclis Başkanı ve Meclis’te temsil edilen partilerin başkanlarıyla görüşecek



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugün Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber ile Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi parti başkanlarını kabul edecek.



AA Kıbrıs Konferansı’nı analiz etti



Kıbrıs'ta kapsamlı çözüme ulaşılması hedefiyle 12 Ocak'ta İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen ilk oturumla başlayan Kıbrıs Konferansı'nın ilk gününde masayı deviren taraf olan Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi, Crans-Montana kentinde toplanan konferansın yeni oturumunda da masadan Türk tarafının ayrılması için tahrik politikası yürüttü.

AA Kıbrıs Konferansı ile ilgili analiz haber yayımladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin gözetiminde 28 Haziran'da tekrar başlayan ve yaklaşık 10 gün boyunca yoğun şekilde devam eden konferans başarısızlıkla sona erdi.

Rum tarafı, konferans devam ederken BM'nin gizlilik kararı aldığı belge ve bilgileri BM ve Türk tarafından önce kendi basınına tahrif ederek servis etti.

Rumlar, konferansın başından itibaren adada "sıfır asker, sıfır garanti" söyleminden vazgeçmediği gibi Türk tarafının teklif ve önerileri karşısında da hiçbir yapıcı adım atmadı.

Konferansın ilk günü Rumlar, Türkiye'nin, Türk askerlerinin yüzde 80'ini ilk günden çekmeye hazır olduğunu kabul ettiğine yönelik senaryoyu basına verdi. Bu iddia kısa süre içinde Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından yalanlandı.

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki Türk heyeti ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı başkanlığındaki KKTC heyeti tam bir uyum içinde hareket etti.

Türk tarafının psikolojik üstünlüğü ilk günden bu yana elinde tutması, kritik hamleleri, önerileri sızdırmadan sadece BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile paylaşması, basın üzerinden savaşma yerine Genel Sekreter ve BM üzerinden uzlaşma stratejisi izlemesi ilk günden itibaren etkisini gösterdi.

Bakan Çavuşoğlu, 10 gün boyunca Crans-Montana'da hazır bulunan KKTC'deki diğer siyasi parti temsilcileri ve liderleriyle de sık sık bir araya geldi, değerlendirmelerde bulundu, konferansın Kıbrıs için "en son konferans" olduğunun ve Crans-Montana'da bir karar alınması gerektiğinin altını çizdi.

Bu doğrultuda Türk tarafı Kıbrıs Türk'ünün haklarından ödün vermeden masada hep bir adım önde olma stratejisi izledi. Bu strateji işe yaradı. Bunun üzerine Rum tarafı yayınladıkları hayali senaryoları basına sızdırarak Türk tarafını tahrik ederek masadan kaçırmaya çalıştı. Kendi bazı önerilerini de BM Genel Sekreteri ve Türk tarafı ile paylaşmadan basına verdi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu kendisine gelen soru üzerine bu duruma, "Daha bu öneriyi görmedik. Bizden önce basın görmüş maşallah. Daha bizimle paylaşılmadan basınla paylaşılması dürüst bir davranış değil. Yani biraz tribüne oynama var. Ciddi bir öneri olsaydı önce gelir masada taraflarla paylaşılırdı. Önce basına sızdırıp sonra 'Öneri getirdik' demek tribüne oynamak demektir." diye tepki gösterdi.

İçeride alınan kesin gizlilik kararına Türkiye, KKTC ve İngiltere tam olarak uyarken, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi, Türk tarafının önerilerine kimi eklemeler de yaparak bunları basına vermeye ve böylece Türk tarafını tahrik etmeye çalıştı.

Konferansta 6 Temmuz akşamı başlayan yemekli toplantı, 7 Temmuz'a sabahına kadar devam etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, toplantıda çözüme ulaşmak için konferansın, başbakanların da katılımıyla birkaç gün daha devam ettirilmesi teklifinde bulunduklarını ifade etmişti. Akıncı, "Biz masada bu önerileri yaparken bavullar o tarafta (Rum tarafında) hazırdı. Bizim bavullarımız değil, başkalarının bavulları bu sabah erkenden ayrılmak için hazırdı. Herhalde uçak saatleri de belliydi." değerlendirmesini yapmıştı.

Konferansta 3 Temmuz'da 3 garantör ülke Türkiye, İngiltere ve Yunanistan, "Güvenlik ve Garantiler" temel başlığı altında öneri paketlerini BM'ye sundu. Garantör ülkelerin ardından KKTC ve Güney Kıbrıs Rum tarafı da tüm başlıklardan oluşan önerileri paketlerini BM'ye sundu.

Konferansa sunulan paket halindeki 5 önerinin birer kopyasını BM taraflara dağıttı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 30 Haziran'da taraflarla yaptığı toplantıda aldığı "gizlilik kararı", Rumlar tarafından sistematik şekilde ihlal edilmeye başlandı.

Rumlar, BM'nin gizlilik kararını birçok kez ihlal etti. Rum lider Nikos Anastasiadis, kendi önerilerini henüz taraflara sunmadan "ambargolu" olarak Rum basınına dağıttı. Crans-Montana'daki toplantılar devam ederken Rum basını kendilerine servis edilen belge ve bilgileri tahrif ederek yayınlıyordu.

Rum Radyo Televizyon Kurumu (RİK), daha zarflar taraflarca açılmadan 3 Temmuz'da canlı yayında Türkiye'nin "Güvenlik ve Garantiler" ile ilgili sunduğunu iddia ettiği önerilerini izleyicileriyle paylaştı.

Türkiye'nin sunduğu öne sürülen öneriler 4 Temmuz'da Kıbrıs Rum tarafında yayın yapan Sigma internet sitesinde de yayınlandı.

Sigma, aynı gün, Guterres'in taraflara 30 Haziran cuma akşam yemeğinde sunduğu ve taraflarca mutabık kalınan çerçeve olduğu iddia edilen bir metni de okuyucularına sundu.

Çerçevedeki bazı içeriklerin, BM'nin daha önce açıkladığı görüşlerine tamamen ters olması dikkatlerden kaçmadı. Rum haber sitesi, 5 Temmuz günü ise kendi ifadesiyle "güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre" Anastasiadis’in önerilerini maddeler halinde verdi.

Rumların bu sızdırmalarına Türk tarafının sert tepki göstermesi üzerine son gün Rum gazetelerinin kendilerine sızdırılan haberlere kaynak olarak "ismi açıklanmayan Türk yetkilileri" göstermesi ise alay konusu oldu.

Kıbrıs sorununa çözüm üretmek, adada kalıcı barış ve istikrarı sağlamak amacıyla yürütülen müzakereler kapsamında taraflar geçen yılın ekim ayından bu yana dördü liderler seviyesinde olmak üzere beş kez bir araya geldi.

İsviçre'deki müzakerelerin ilk turu geçen yıl Mont Pelerin kasabasında 7-11 ve 20-21 Kasım'da iki turlu olarak gerçekleşti.

İlk turda Rum lider Anastasiadis, masada Türk tarafının açılımları karşısında zamana ihtiyacı olduğunu ifade etti ve bu tur sona erdi. İkinci turda da Rum tarafının aşırı taleplerde bulunması ve uzlaşmaz tavırlarından dolayı sonuç alınamadı, Rumlar masayı terk etti.

Liderler, 1 Aralık 2016'da BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide'nin girişimleriyle adada bir araya gelerek müzakerelere devam etme ve ocak ayında Kıbrıs ile ilgili uluslararası bir konferans gerçekleştirme kararı aldı.

Cenevre’de 9-11 Ocak'taki yoğunlaştırılmış müzakerelerin ardından 12 Ocak’ta Kıbrıs’taki taraflar ve üç garantörün katılımıyla Türk tarafının müzakere sürecinin başından bu yana ısrarla üzerinde durduğu Beşli Konferans düzenlendi. Konferansta bu kez de Yunanistan hazır olmadığı gerekçesiyle bir hafta süre talebinde bulundu, 18 Ocak’a kadar ara verildi.

Taraflar bu kez uzmanlar ve teknik heyetlerin katılımıyla 18 Ocak'ta yeniden bir araya geldi. Mont Pelerin'deki Beşli Konferans'ın ardından tarafların şubat başında dışişleri bakanları seviyesinde yeniden bir araya gelmesi ve süreci sonuca götürecek nihai kararın verilmesi öngörülüyordu.

Rum Meclisi, 10 Şubat'ta Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanmasını öngören Enosis referandumunun, yıl dönümünde okullarda kutlanması yönünde karar alarak beşli konferansın yeniden toplanmasının önüne geçti.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Anastasiadis ile adada 16 Şubat'ta yeniden bir araya geldi. Bu görüşmede de bir sonucu ulaşılamadı, masayı yine ilk terk eden Rum lider oldu.

Akıncı, yaptığı açıklamada, Kıbrıs Konferansı'nın yeni oturumunun sonuca varılamadan sona ermesinin dünyanın sonu olmadığını belirterek, "Biz Kıbrıs'ta hak ettiğimiz ve alnımızın akıyla onurlu bir toplum olarak yaşamanın yollarını bulacağız. Bunu başaracağız." ifadesini kullanmıştı.

Akıncı, müzakerelerin sonucunda Kıbrıs için bir çözüm haberini ulaştıramamaktan duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Bunun için elimizden geleni yaptık. Yaptığımıza inanıyoruz. Vicdanen müsterihiz. Manen üzüntülü olmakla birlikte rahatız ancak 'Bizim neslin son denemesidir' dediğim bu uğraşının ne yazık ki başarıyla sonuçlanmasını sağlayamadık. Dolayısıyla sözlerime olumlu bir haberle başlayamayacak olmanın elbette burukluğunu yaşıyorum."

BM, 9 Haziran'da aldığı kararla Kıbrıs müzakerelerinin KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ve Rum lideri Anastasiadis'in yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile gözlemci olarak Avrupa Birliği'nin (AB) katılımıyla 28 Haziran'da Cenevre'de tekrar başlayacağını duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide'nin ara buluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlayan müzakereler, "Ekonomi", "Avrupa Birliği", "Mülkiyet", "Yönetim-Güç Paylaşımı", "Toprak" ile "Güvenlik ve Garantiler" olmak üzere altı temel başlıktan oluşuyordu.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 11
Dün Tekil 0
Bugün Tekil 358
Toplam Tekil 1980935
IP 54.221.76.68






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































24 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey TÜRK ulusu! Silkin ve kendine dön! Niçin yanılıyosun? Bütün bunlar kendinden, kendi öz benliginden uzaklaşıp düşmana dönük yaşadığın için oldu.
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.215 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu