Çiftçinin sesini duyan var mı?... - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Çiftçinin sesini duyan var mı?... - Necdet SİVASLI
Tarih: 01.07.2017 > Kaç kez okundu? 94

Paylaş


Başkent Günlüğü / Necdet Buluz

e.mail: necdetes@mynet.com



Çiftçinin sesini duyan

var mı?...



Türkiye’de iç ve dış sorunlar yumağı giderek büyüyor. Bu sorunlar arasında yerini her zaman koruyan tarım sektörünün sıkıntılarına her geçen gün yenilerinin eklendiğini görüyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı son açıklamada “Enflasyonla mücadele gerekçesiyle kırmızı et ve hububatta gümrük vergilerinin indirilmesinin tarım sektörünü batıracaktır. 2010'da yapılan ithalat bugüne kadar Türkiye'ye 5 milyar dolara patlamıştır" dedi.

Şu gerçeği bir kez daha vurgulayalım:

İşin en kolay tarafı ithalattır. İthal mallarla sorunun çözümü bugüne kadar mümkün olmadı, bundan sonra da olmayacağı artık görülmelidir.

Kırmızı et ve hububatta şimdi gümrük vergilerinin indirilmesine gidiliyor. Bunun da enflasyonla mücadelede önemli bir adım olacağına dikkat çekiliyor. Ancak, çözüm yolunun bu olmadığı görülüyor. Geçmişte çok gördük ve yaşadık, üreticiler bundan çok etkileniyor. Üretim düşüyor. Bundan sonra sıkıntı daha da büyüyor.

Bayraktar’ın bu konudaki açıklamalarını dikkatle okuduğumuzda konuya daha çok hakim olabileceğiz:

"Buğday ve arpada piyasa durdu. Dışarıdan giren bir mal yok. Gümrükleri düşüreceğim demeniz, bu söylem dahi yetti. O kadar zamansız bir söylem oldu ki; şu an tüccar piyasaya girmiyor, üretici tedirgin ve bazı bölgelerde şu an alım satım durdu. Girdi fiyatları yüksek, verim düşükken gümrük vergileri de indiriliyor. Çiftçimiz, bu şartlarda nasıl rekabet edecek? Tarım biterse, kırsalda yaşayan 20 milyon insanımız ne yapacaktır? Gençler göç ediyor. Şimdi tarım yaşlılara kaldı. Bayanlar ve yaşlılarla tarımı götürüyoruz. Bunlar da tarımdan çekilirse kim üretecek, bu ülkeyi kim besleyecek? Gençler kaçıyorlar tarımdan. Bu ülkeyi nasıl, kimle besleyeceğiz? 5-6 milyon insanımıza iş sağlayan bir sektör olan tarımda sürdürülebilirliğe zarar verilmemelidir. Gümrük birliğine tarımı sokarken, size buğday, arpa, et satacağız ama tarımda işsiz kalanları da biz Avrupa’da istihdam edeceğiz diye bir anlaşma mı yapılacak? Bunları Avrupa’ya, et, buğday ithal ettiğimiz ülkelere mi göndereceğiz? Bu söylemler doğru söylemler değil. Et fiyatlarımız yüksek ama üretici fiyatlarına baktığımızda üreticinin kilogram başına 1.5 lira para kazandığı görülüyor. Sekiz ay besi yapan üreticinin karı yüzde 5.3'ü geçmiyor. Bu gümrüklerle ithalat yaparsak sektör batar. Üretimi sürdüremez hale geliriz. Bunu geçmişte yaşadık. 2010 yılında başlayan ithalata bu ülke 5 milyar doların üzerinde döviz ödedi. Ülkemiz bu kadar zengin değil. Kaldı ki biz her zaman söylüyoruz. Bizim potansiyelimiz var. Kendi çiftçinize vermediğiniz destekleri dünyada et üretimi yapan çiftçilere veririsiniz. Onların bayram yapmasını sağlarsınız. Davul zurnayla Türkiye ihracat yaparlar. Bu bir hatadır. Bu yanlıştan da dönmek lazım... Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız yetkisini kullanmalı, ithalat kontrol belgesi vermeyerek ithalatı önlemelidir. Tarım Bakanlığımız yetkisini ithalatı önleyecek şekilde kullanırsa problemin aşılmasına katkı sağlar. Bakanlığımızdan da bunu bekliyoruz. İthalat ‘yapılmasın’ diyoruz.”

Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Ancak, konu ile iç içe olan sektörlerin önerisini görmezden gelmek de bir hatadır. Yıllardır sürdürülen bu hatalara yenilerinin eklenmesi ile sorunların daha da büyüyeceğini şimdiden görebilmekteyiz.

İthal ürünlerin kalitesiz, kanserojen yüklü ve damak tadımıza uygun olmadığı da sıklıkla dile getiriliyor. Yerli ürün yetiştirilmesine her türlü desteğin sağlanması gerektiğini bir kez daha yineleyelim.

Geçmişte birçok hükümet tarım politikalarını oluşturmadan önce sektörün önde gelen kurum, kuruluş ve kişilerden, üniversitelerden görüş alır, gelen raporlar doğrultusunda da sektöre yön veren kararlar alınırdı.

Milli tarım politikalarının mutlak şekilde oluşturulması gerektiği görüşümüzün altını kalınca çizmek istiyoruz.

Dünyada tarım alanında kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri durumundaydık. Şimdi ekile alanlarımız kalmadı, et, hububat ve çeşitli tarım ürünleri ithal eden ülke konumuna geldik. Her geçen yıl da ekil alanlarımız azalıyor.

Bir önemli konu da şu:

Üretici malını elden ucuz çıkarıyor, para kazanamıyor. Pahalı mal tüketiciye de yansıyor. Çarşı-pazarda pahalılık kol geziyor. TZOB Başkanı Bayraktar da bu konuya değinmiş ve şunları söylüyor:

"Üretici ile market fiyatları arasında elmada 6.5 kat, kuru kayısıda 5 kat, kabakta 3.9 kat, maydanozda 3.8 kat, salatalıkta 3.7 kat bulunuyor. Görüldüğü gibi üretici market fiyatları arasındaki makasta sorun devam ediyor."-

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 27
Dün Tekil 1032
Bugün Tekil 972
Toplam Tekil 1937020
IP 54.167.202.184






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu