BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Cenevre’den sonrası yok” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Cenevre’den sonrası yok”
Tarih: 09.06.2017 > Kaç kez okundu? 101

Paylaş


Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının eşit, adil ve kalıcı bir anlaşma istediğini, Cenevre Zirvesi’nin ise son durak olduğunu söyledi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada Kıbrıs konusunda değerlendirmede bulundu.

Özgürgün, “Önümüzdeki dönemde Cenevre’de yeniden bir toplantı düzenleniyor biz ona katılacağız. Ama Rum tarafının, Yunanistan’ın gerek Enosis hayalleri gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerindeki emelleri maalesef bitmemiştir” dedi.

Söz konusu emeller ve Kıbrıs konusundaki son gelişmelerin kendisini endişelendirdiğini ifade eden Özgürgün, “Bizim istediğimiz eşit, adil ve kalıcı bir anlaşmadır, Cenevre ise son duraktır, eğer bir anlaşma olmayacaksa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı ve insanı yoluna net bir şekilde devam etmelidir, Cenevre’den sonrasının olmadığı düşüncesindeyiz” dedi.

Kıbrıs Türk halkının bu topraklardaki mücadelesinin bitmediğini, söz konusu mücadelenin 1571 yılında başladığını ve devam ettiğini ifade eden Başbakan Özgürgün, söz konusu mücadelenin gençlerin topraklarına ve devletine sahip çıkmasıyla daha da güçleneceğini vurguladı.

Kıbrıs konusunda gelinen son aşamada, Cenevre’deki toplantıdan olumlu bir sonuç çıkması halinde eşit kalıcı ve adil bir anlaşmaya evet diyeceklerini kaydeden Özgürgün, anlaşma olmaması durumunda ise yollarına Anavatan Türkiye ile birlikte devam edeceklerini kaydetti. (BRTK)



Akdeniz’de ilk sondaj kuyusu bu yıl kazılacak



Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak bu yıl bitmeden Akdeniz’de ilk sondaj kuyusunun kazılacağını söyledi…

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ile birlikte Barbaros Hayrettin Paşa gemisini ziyaret eden Albayrak, sadece Türkiye’nin sularında değil Kuzey Kıbrıs sularında da arama ve sondaj faaliyetlerinde aktif olacaklarını kaydetti.

Albayrak ve Atun gemide personelle birlikte iftar yaptı. Ziyarette geminin faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, bu yıl bitmeden Akdeniz’de ilk sondaj kuyusunun kazılacağını söyledi.

Albayrak, “İnşallah, bu yıl içinde kendi gemimizi alarak artık Akdeniz ve Karadeniz’de sondajlarımıza başlayacağız. Buna bağlı olarak tahminim odur ki üçüncü çeyrek sonu veya dördüncü çeyrek gibi inşallah bu yıl bitmeden Akdeniz’de ilk kuyumuzu kazacağız.” dedi.

Geminin dün itibarıyla Mağusa açıklarında yaklaşık bin 695 metrekarelik üç boyutlu sismik çalışmalarının üçte ikisini tamamladığını ifade eden Albayrak, ay sonu itibarıyla bölgedeki üç boyutlu sismiğin tamamlanmasının öngörüldüğünü söyledi.

Buradaki çalışmaların ardından Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin Orta Akdeniz bölgesi için üç boyutlu sismikle ilgili çalışmalara devam edeceğini kaydeden Albayrak, bu yılsonuna kadar en az iki veya üç bölgenin sismik çalışmalarının tamamlanacağını tahmin ettiğini belirtti.

Albayrak, Türkiye’nin, sadece Türkiye sularında değil Kuzey Kıbrıs sularında da arama ve sondaj faaliyetlerinde aktif olacağını kaydetti.

Türkiye’nin artık Akdeniz’de daha etkin bir süreç yürütmek zorunda olduğunu çünkü Akdeniz’in bir potansiyelinin bulunduğunu dile getiren Albayrak, bu potansiyelin son 15-20 yılda özellikle dünya petrol ve gaz piyasalarında yeni bir süreci ortaya koyduğunu aktardı. (BRTK)



NAMİ: “Bütün konular kapsamlı olarak düşünülüp ele alınacak”



Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami, Cenevre’de yapılacak Kıbrıs Konferansı’nın bir çatı olarak düşünülüp, bu çatı altında bütün konuların kapsamlı şekilde ele alınıp, sonuca götürülmeye çalışılacağını söyledi.

Özdil Nami, TAK’a yaptığı açıklamada, Kıbrıs müzakereleri, New York toplantısı ve haziranın ikinci yarısında Cenevre'de devam etmesi beklenen Kıbrıs Konferansı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Özdil Nami, bir soru üzerine, Kıbrıs müzakerelerinde son aşamaya gelindiğinin rahatlıkla söylenebileceğini belirtti. Nami, “Uzun süreden beridir Kıbrıs’ta yürütülen bir süreç, takip edilen bir metot vardı. İki liderin 17 Mayıs toplantısındaki müşterek değerlendirmesi, artık Kıbrıs’ta elde edilebilecek mesafenin elde edildiği ve değişik bir formatta farklılaştırılmış metotla sonuç alıcı şekilde geriye kalan konuları müzakere edip, kapsamlı çözüm planını ortaya çıkarmaktı” dedi.

BM’nin de bu değerlendirmeye katıldığından dolayı yeniden Cenevre konferansını toplama yönünde bir irade ortaya çıktığına işaret eden Nami, “Bu nedenle son aşamaya geldiğimizi söylemek mümkün. Bu hem bizde, hem de muhataplarımızda ortak olan bir değerlendirme” şeklinde devam etti.

Özdil Nami, liderlerin ilerleme sağlanabilmesi için konferans ortamına gidilmesi gerektiği konusunda mutabakata varması ve karşı tarafının ön şartlar ortaya koyması üzerine, sürecin gecikmeden mevcut zeminde devamından yana olan Türk tarafının gelinen aşamada kuralların değiştirilemeyeceğini ve ön şart kabul etmeyeceğini net bir şekilde ifade ettiğini belirtti.

Ön şartların geri çekilmesi için BM’nin yürüttüğü mekik diplomasisinin de başarısızlıkla sonuçlanması üzerine, konunun BM Genel Sekreteri’ne gittiğini kaydeden Nami, Rum liderin New York’taki toplantıda Cenevre’ye ön şartlar olmadan gitme yönünde sergilediği tavrın Türk tarafında memnuniyetle karşılandığını söyledi.

Özdil Nami, “Bir al-ver aşamasına gelindiğini söyleyebilir miyiz?” yönündeki soruyu yanıtında, Kıbrıs konferansının bir çatı olarak düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Nami, “Bu konferans süresince, garantörler ve iki tarafın katılacağı beşli toplantılar da olacak; ikili toplantılar da olacak. Beşli toplantılarda gündem Güvenlik ve Garantiler olacak. Diğer konular da iki taraf arasında müzakere edilecek. Dolayısıyla konferans çatısı altında bütün konuları kapsamlı şekilde ele alıp, sonuca götürmek mümkün olacak” dedi.

Kıbrıs Türk Müzakerecisi Özdil Nami, Rum tarafının New York toplantısı sonrasında yapılan ortak açıklamayı farklı okuduğuna ilişkin açıklamaların hatırlatılması üzerine, New York’taki toplantı sonrasında yapılan ortak açıklamanın kendi içinde çok net olduğunu vurguladı.

Garantörlerin de katılacağı beşli formatta, gündemin Güvenlik ve Garantiler olacağını kaydeden Nami, bugüne kadar garantörlerle, Cenevre’deki konferans ve Mont Pelerin’deki teknik seviyedeki toplantı olmak üzere, sadece 2 toplantı yapıldığından doğal olarak Güvenlik ve Garantilerin derinliğine ele alınmasının beklendiğini belirtti.

Nami, “Bunun yanında diğer konuların da açıkta kalan unsurları olduğu ve tüm konuların 14 Şubat anlaşmasında da öngörüldüğü gibi, birbirine bağlantılı şekilde ele alınacağı net bir şekilde yazılıdır” dedi.

Özdil Nami, “Ekonomi” ve “AB Konuları”nda geriye kalan konuları teknik konular olarak gören BM Genel Sekreteri’nin, daha fazla siyasi irade gerektiğinden hareketle “Yönetim ve Güç Paylaşımı”, “Mülkiyet” ve “Toprak” konularını daha fazla ön plana çıkartan bir ifadelendirme kullandığını söyledi.

Nami, ortak açıklamada yazılan sıralamanın herhangi bir öncelik sıralaması olmadığının BM Genel Sekreteri ile yapılan toplantıda net bir şekilde ortaya konulduğunu ve kayda geçirildiğini kaydetti. Nami, “Buna rağmen Rum basınında bunun aksi yönünde haberler çıkması üzüntü vericidir” dedi.

Özdil Nami, konferans tarihinin önümüzdeki birkaç gün içinde saptanmasını umut ettiklerini belirtti.

Nami, “al-ver ”in de mutlaka gerçekleşeceğini çünkü her konunun kendi içinde herhangi bir “al-ver” e girmeden müzakere edilerek, kat edilecek mesafenin kat edildiğini belirtti.

Özdil Nami, “Dolayısıyla bundan sonra yapılması gereken elbette, eğer mümkünse, konuların kendi içinde biraz daha yakınlaşmasını sağlamak. Esas olacak olan da bir al-ver süreciyle açıkta kalan konuları sonuca götürmek olacak. Ve bu tüm 6 başlık altında olacak” dedi.

Kıbrıs Türk Müzakereci Özdil Nami, bu yaklaşımın, her iki tarafın da hareket alanını rahatlatan, hızlı çözüme ulaşmayı kolaylaştıran bir yaklaşım olacağını ancak diğer yandan da zor siyasi kararların verilmesinin gerektiği bir süreç olacağını vurguladı.

Nami, bu zor siyasi kararlar verilmezse, sonuca gitmenin mümkün olmayacağına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Müzakerelerde bugüne kadar yeteri kadar hazırlık yapıldı, bütün konular en ince detayına kadar ele alındı, her iki taraf da birbirinin pozisyonunu net bir şekilde algıladı. Hangi konuların neden hala açıkta kaldığı da çok net şekilde biliniyor. Geriye kalan unsur, siyasi iradeyi ortaya koyup, gerekirse zor kararları da alarak, bu kapsamlı çözümü gerçekleştirmektir”

Özdil Nami, Güney Kıbrıs’taki seçimin bu zor siyasi kararın alınmasına etkisinin sorulması üzerine, “Karşı tarafın seçim süreci var, başka süreçler de var. Hidrokarbon süreçleri gibi, Türk tarafını da ilgilendiren başka süreçler var. Önümüzdeki yıl bizde de seçim öngörülüyor. Onun için bunları görüp, bu takvimlere takılmadan, kapsamlı çözüme ulaşmamız gerekiyor” yanıtını verdi.

Nami, New York görüşme sonrasında yapılan ortak açıklamada dile getirilen “Ortak Belge”nin ne olduğuna ilişkin soruyu yanıtında, söz konusu belgenin, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide tarafından, Cenevre Konferansı çerçevesinde Mont Pelerin’de yapılan “Güvenlik ve Garantiler” konusundaki teknik çalışma temelinde hazırlayacağı bir belge olacağını söyledi.

Özdil Nami, şöyle devam etti:

“Teknik çalışmada, her iki taraf da Güvenlik ve Garantiler başlığı altında, hangi boyutları ele almak istediklerini; beklentilerinin ne olduğunu; endişelerinin ne olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Bunlar kayda geçti. Her iki taraf da görüşlerini içeren belgeleri sundu. O çalışmada, bu değişik görüşleri bir araya getiren tek bir belge oluşturulmadı. Şimdi Eide’ye verilen görev, tüm bunları bir belgede toparlamak ve eğer varsa, değerlendirmelerini de o belgeye koymak. Bu sadece konferansta yapılacak tartışmaların daha verimli ve ortak bir anlayışla yapılmasını sağlayacak”

Ortak belgenin, Güvenlik ve Garantiler konferansı başlamadan önce Güvenlik ve Garantiler boyutunu taraflar arasında dolaylı müzakere etme yönünde bir çalışma olmayacağına vurgu yapan Nami, “Konunun müzakeresi, al-veri yani ne yapılacaksa o Cenevre’de konferansta yapılacak” dedi.

Nami, her ne kadar da çözümün bazı unsurları bir ya da iki tarafın halkını zorlayacak nitelikte olsa ve beklentileri tam olarak karşılamayacak olsa bile, paketin tamamının gelecek için bir umut ışığı yakan, daha iyi bir refah seviyesi, gelecek ve gelişme potansiyeli ortaya koyan bir paket olacağını söyledi.

Özdil Nami, şöyle devam etti:

“Son aşamaya gelindiğinde büyük resme bakıp, bazı unsurları bizim için kabullenmesi zor unsurlardır ancak getiri çok fazla olduğu için bu adımı atacağız. Veya tam tersi olacak ve denecek ki, kapsamlı bir çözüm için bu zorluklara katlanmaya değmez, bunun için başka yönde bir siyasi irade çıkacak. Her halükarda, halka gidilmesi lazım. Ve ulaşılan sonucun halka iletilip, kararı halkın vermesi sağlanacak”

Türk tarafının süreci çok ciddi olarak değerlendirdiğini ve kamuoyuna yönelik açıklamalarda da çok dikkatli ve hassas olmaya çalıştıklarını ve mutabakat ne ise onu yansıtmaya çalıştıklarını kaydeden Nami, “Muhataplarımızın da aynı tavır içinde olması beklentisi içinde olmak hakkımızdır sanırım” dedi.

Özdil Nami, “Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi esastır. O yüzden biz doğruların bilinmesi taraftarıyız. Bizi bağlayan yaptığımız mutabakatlar, vardığımız anlaşmalardır. Biz o temelde çalışmalarımızı başlattık ve konferansa devam edeceğiz” şeklinde devam etti.

Nami, “Kapsamlı çözüme gidiyoruz. Her iki tarafın da kamuoyunu çözüme hazırlayan bir tavır içinde olması gerekir. Yani zor kararların alınacağı kritik bir toplantı olacak. Onun için halkı hazırlamak, ortamı da olumlu noktada tutmak, karşılıklı suçlayıcı ifadeler kullanmamaya mümkün olduğu kadar itina etmek gerekiyor” dedi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 844
Bugün Tekil 654
Toplam Tekil 1982897
IP 54.92.194.75






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































26 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu