BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Kıbrıs’ta bir çözümün zamanı gelmiştir ve 50 yıldır süren müzakereler bir yere bağlanmalıdır” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Kıbrıs’ta bir çözümün zamanı gelmiştir ve 50 yıldır süren müzakereler bir yere bağlanmalıdır”
Tarih: 02.06.2017 > Kaç kez okundu? 135

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta çözümün zamanının geldiğini ve 50 yıldır süren müzakerelerin artık bir yere bağlanması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu kabul etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı ile Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Akıncı konuşmasına Şırnak’ta şehit düşen askerler için Türkiye’nin üzüntüsünü derinden paylaştığını belirterek başladı ve Çavuşoğlu vasıtasıyla Türkiye’ye başsağlığı dileklerini iletti.

İlk önce heyetler arası görüştüklerini, daha sonra Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı’nın da katılıp, ardından muhalefet parti başkanlarıyla süreci değerlendirdiklerini anlatan Akıncı, son dönemlerde Meclis’teki partilerle ve Türkiye’deki yetkililerle iyi bir diyaloğun oluştuğunu aktardı.

Son gelinen aşamada, aynı noktada buluşulduğunu kaydeden Akıncı, artık Kıbrıs’ta çözüm vaktinin geldiğini ve 50 yıldır süren müzakerelerin bir yere bağlanmasının şart olduğunu söyledi.

Buna karşılık ön koşullarla bir sürecin ilerletilmesini mümkün olmadığını kaydeden Akıncı, son müzakerelere Rum tarafının ön koşulla geldiğini ve bugün hâlâ aynı noktada bulunduğunu anlattı.

Rum tarafınca sergilenen tavrın, 11 Şubat 2014 mutabakatına ve Cenevre deklarasyonuna da aykırı olduğunu kaydeden Akıncı, bunun çözüm odaklı da olmadığını ifade etti.

11 Şubat 2014 belgesinin, 6 başlığın tümünün ilintili konuşulmasını öngördüğünü belirten Akıncı, Türk tarafının bu anlayışa hep sadık kaldığını, bugün bir kez daha KKTC ve TC’nin ayı noktada olduğunun saptandığını ifade etti.

Akıncı, “Biz Cenevre’ye ön koşulsuz gitmeyi her konuyu görüşmeye hazırız. Tüm başlıkları ile. Ama ‘Filan başlığı öne çıkaralım, önce güvenlik ve garantileri halledelim, toprağı bitirelim, sonra diğer 4 başlığa bakarız’ demek mutabakatlara aykırıdır ve bizi bir sonuca götürmez” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri Guterres’in davetine ve Rum liderle 4 Haziran’da New York’ta bir araya gelmeye olumlu yanıt verdiklerini hatırlatan Akıncı, olumlu yaklaşımın yansımasını Rum tarafının da göstermesi ve ön koşulsuz ve mutabakatlara bağlı kalarak Türk tarafıyla bir araya gelmeyi ve Cenevre’de buluşmayı kabul etmesi gerektiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, kendisinin de Anastasiadis’le aynı yaş kuşağının insanları olduklarını söyleyerek, bu neslin artık çözüm için son şansı olduğunu belirtti ve büyük resme odaklanılmasının başarıyı getireceğini ifade etti.

Niyet ve iradenin söz konusu olduğunu ve Türk tarafının bu iradeyi göstermeye hazır olduğunu vurgulayan Akıncı, çözümün sadece Kıbrıslıları değil bölgede, Doğu Akdeniz’deki enerji işbirliği alanı, TC-Yunanistan ve TC-AB ilişkilerini de olumlu yönde etkileyeceğini söyledi ve Rum lider Anastasiadis’in de kendisiyle aynı noktada olmasını diledi.

Akıncı, Çavuşoğlu’na yapıcı tutumu için teşekkür etti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuğoğlu da konuşmasında, Şırnak’ta helikopter kazasında şehit olanlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Kıbrıs müzakere sürecinde yer yer tıkanma ve aralar olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, her seferinde KKTC ile birlikte olduklarını, Rum tarafının süreci baltalamak için attığı adımlardan sonra müzakere sürecinin devamının Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin yapıcı yaklaşımı sayesinde olduğunu anlattı.

Çavuşoğlu, 11 Şubat 2014 belgesi ve parametreleri ile 12 Ocak 2017 Cenevre sonuç bildirgesinin parametrelerini sulandıran önerilerde bulunmanın süreci baltalayacağı gibi; bunları öne sürerek iç siyasete oynamanın da tüm tarafların enerjisini boşa harcayan “beyhude çabalar” olduğunu dile getirdi.

“Enerjimizi çözüme harcamak istiyoruz” diyen Çavuşoğlu, iç politik kaygılardan kaynaklanan çıkar peşinde koşmamak gerektiğini söyleyerek, Rum tarafının amacının, kabul edilmez ön şartları ortaya koyarak eğer bir sonuç sağlanmazsa suçu Türk tarafına atmak olduğunu vurguladı.

Hem Türk tarafı hem dünyanın bunu çok iyi gördüğünü belirten Çavuşoğlu, Rum tarafının bu çabalardan vazgeçmesini istediklerini, bunların iyi niyetli çabalar olmadığını ifade etti.

İç politika kaygılarından dolayı mutabakatlara rağmen Türk tarafının siyasi eşitliğini inkâr eden açıklamaların da süreci olumsuz etkileyen kabul edilemez açıklamalar olduğunu kaydeden Türkiye Dışişleri Bakanı, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin hiçbir ön şart olmadan Cenevre’ye gitmeye hazır olduğunu söyledi.

BM nezdinde de bu düşünceleri paylaştıklarını anlatan Çavuşoğlu, bunun Türkiye’nin tüm muhataplarına söylendiğini ve ön koşulları kabul etmenin mümkün olmadığını açıkladı.

Çavuşoğlu, “Her şartta KKTC ve Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğimizi bir kere daha vurgulamak isterim. Rum tarafının tek taraflı gerçekleştirmeyi planladığı hidrokarbona yönelik adımlar hem çözüm çabalarını baltalayacak hem de bölgede gerilimlere yol açacaktır. Rum tarafı tek taraflı ve süreci baltalayacak bu adımlardan vazgeçmelidir” şeklinde konuştu.

Süreçle ilgili atılacak adımlar ve izlenecek yolla ilgili hem KKTC’nin kendi içerisinde, hem de TC ile KKTC arasında tam bir mutabakat bulunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Akıncı’ya yapıcı tavrı ve işbirliği için teşekkür etti.

Akıncı ve Çavuşoğlu, ortak basın toplantılarında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

“4 Haziran tarihinin artık müzakerelerde son bir şans denemesi olacağı ve iki liderin New York’taki toplantısının Cenevre’yle sonuçlandırılmazsa ne tür adımlar atılacağının” sorulması üzerinde Akıncı, iyi niyetle ve sonuç almak için New York’a gidileceğini, Kıbrıs Türk tarafının zemininin sağlam olduğunu ve ne istediğini bildiğini söyledi.

Daha önce varılan mutabakatlara uygun şekilde sonuç almaya odaklandıklarına işarete eden Akıncı, New York’un BM Özel Danışmanı Eide’nin mekik diplomasisinin sonuç vermediği için gündeme geldiğini ve bunun beklenen olasılıklardan biri olduğunu ifade etti.

New York’un sonuç üretmesini hedeflemek zorunda olduklarını kaydeden Akıncı, şimdiden pazar akşamı yapılacak yemeğin başarısızlığı üstünden varsayım yapmanın doğru olmayacağını, kendi beklentisinin ve arzusunun Rumların ön koşullardan vazgeçmesi olduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Tavırlarının ön koşul olmadığını anlamak istemeyen bir tek kendileri kaldı” şeklinde konuştu ve pazar akşamını bekleyip, daha sonra sonucu her düzeyde değerlendireceklerini aktardı.

Mevlüt Çavuşoğlu da aynı soruyu, süreçte tıkanma olduğunu, bir önceki Cenevre sonuç bildirgesinde sürecin Adada iki tarafın müzakereleri sürdürmesinin gerekliliğinin belirtilmesine rağmen, 4 konuda hiç yakınlaşma ve kapanma olmadığını söyleyerek yanıtladı.

Çavuşoğlu “Artık Cenevre’ye gidip, olacak veya olmayacak karar vermemiz gerekiyor. İlelebet böyle gitmemeli. Son fırsat penceresi... Biz ön şart koymuyoruz. Beklentimiz Rumların ön şartı kaldırıp Cenevre’ye gitmesi. Genel Sekreterin görevini en iyi şekilde yapacağına inanıyorum” dedi.

18 Temmuz’da Rum tarafının Total şirketine yaptıracağı hidrokarbon araştırmalarının hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti olarak tüm mesajlarda Rum kesimini, şirketleri ve şirketlerin merkezi olan ülkelerdeki muhataplarını uyardıklarını ve çözüm olmadan Rum tarafının tek taraflı faaliyetlerine alet olmamalarını istedikleri hatırlattı.

Tek taraflı adımların süreci olumsuz etkileyeceğini, gerginliğe yol açacağını ve Kıbrıs Türk tarafının Ada açıklarındaki haklarını görmezden gelen bir yaklaşım olacağını anlatan Çavuşoğlu, “Bu tek taraflı adımlardan vazgeçmezlerse TC olarak atacağımız adımlar olacaktır… Arzumuz Rum tarafının tek taraflı adımlardan vazgeçmesidir” diye konuştu.

“Adada Türk askeri varlığı olmadan bir çözüm mümkün müdür?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Çavuşoğlu, her konuda anlaşma olmuş ve garanti ve güvenlik konularında sorun varmış ve bunun sorumlusu da TC’ymiş gibi davranılmasının doğru olmayacağını kaydetti.

Çavuşoğlu “Sıfır asker, sıfır güvenlik” diyerek olmayacağını, bunun günün şartlarına adapte edilebilmesinin ancak 5’li konferansla olabileceğini kaydederek, bugüne kadar Adada bir sorun yaşanmamışsa bunun Türk askeri varlığı sayesinde olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı da aynı soruya karşılık, güvenlik ve garanti konusunun geçmişte hiçbir müzakere döneminde konu olmadığını, ilk defa KKTC ve TC’nin “diğer konular gibi onu da konuşalım” dediğini söyledi.

Bugünün gerçeklerine uyarlanabilecek konuların tartışılabileceğini, hatta tartışılmaya başlandığını anlatan Akıncı, 49 yıldan bu yana ilk defa 5’li konferans toplandığını fakat toptancı yaklaşımlarla “Sıfır asker sıfır güvenlik” denilmesi halinde konuşulacak bir şey kalmayacağını bildirdi.

Olaylara gerçekçi ve makul düzeyde yaklaşılması gerektiğini anlatan Akıncı, “Son 2 yılda biz bir ilke koyduk: Bir tarafın güvenlik ihtiyacının karşılanması diğer taraf için tehdit algısı oluşturmamalı. Burada makul olanı arayıp bulmak lâzım. Endişe içinde olan sadece Rum toplumu değil, bu adada sayıca az olan Kıbrıslı Türklerin daha fazla güvenlik ihtiyacı vardır. Kıbrıs’ta bir çözüm her iki tarafın da eşitliği, özgürlüğü ve güvenliğini içermelidir” dedi.

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Kıbrıs Türk halkının eskisinden daha fazla güvenlik ve garantiye ihtiyacı olduğu görüşüne katıldığını belirterek, özellikle Kıbrıslı Türklerin Güney’de karşılaştığı bazı olayların ve bunlarla ilgili süreçlerin işlememesine işaret etti.

Çavuşoğlu başka bir soruya karşılık da Kıbrıs konusu, Ege ve Yunanistan’la ikili konular hakkında her zaman en üst düzeyde görüşmeleri sürdürdüklerini ve diplomasiyi sonuna kadar işletmek kararlılığında olduklarını söyledi.

Çavuşoğlu, “Kıbrıs konusunda şu an önümüzde A planı var, Kıbrıs’ta çözüm süreci... Biz tamamen buna odaklandık. Bu sürecin olumlu ya da olumsuz sonuçlanmasına odaklandık. Olmazsa B ve C planına bakarız… Şimdi önemli olan A planını işletmektir” diyerek sözlerini tamamladı.



Çavuşoğlu: “Süreç Rumların kabul edilemez ön şartları nedeniyle tıkandı”



Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu müzakere sürecinde Rumların kabul edilemez ön şartları nedeniyle tıkanma yaşandığını kaydetti.

Meclis Başkanı Sibel Siber, temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu kabul etti.

Kabulde ilk sözü alan Çavuşoğlu Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Müzakereci Özdil Nami ve uzmanların da yer aldığı heyetler arası görüşmelerde Kıbrıs konusunda değerlendirmeler yaptıklarını, hükümet kanadı ile Meclis’te temsil edilen siyasi partilerin başkanlarının da kendilerine katıldığını söyleyen Çavuşoğlu şöyle devam etti:

“Yol haritamız ne olacak, hangi adımları atacağız bunları değerlendirdik. Memnuniyetle söyleyebilirim ki hem izleyeceğimiz yol haritası hem de durum tespiti konusunda mutabakat var, uyum var. Bu da Cumhurbaşkanı’nın, siyasi partilerin ve müzakere heyetinin Türk halkının menfaatlerini koruma kararlığının göstergesi.”

Sürece objektif baktıklarını da belirten Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiye olarak süreci destekliyoruz. Türk halkının yanındayız. O nedenle bu kritik aşamada buradayız” vurgusunda bulundu.

Meclis Başkanı Sibel Siber ise, Kıbrıslı Türklerin geçmişten bu güne kadar iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı çözüm istediğini, bunun da haklı bir istek olduğunu söyledi.

Bu normların Birleşmiş Milletler tarafından kabul gördüğünü de kaydeden Meclis Başkanı, “Bunların tartışılır olması kabul edilemez. Ümit ediyorum ki dünya bunu gerçeği farkında olur” dedi.

“Birinci arzumuz çözüme ulaşmak ama elimizde olmayan nedenlerden dolayı, Rum tarafının ayak sürümesi nedeniyle bir çözüm gerçekleşmezse dünya bunun bedelini bize ödetmemeli” diyen Siber, müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını diledi.

Siber, eğer müzakereler olumlu sonuçlanmazsa bunun sebeplerinin objektif şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, böyle bir değerlendirmeden sonra izolasyon ve ambargoların son bulması gerektiğini de kaydetti.



Özgürgün: “Bir anlaşmaya varılacaksa çıkarlarımızı koruyan bir anlaşma olacak”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varılacaksa bunun ancak Anavatan ile birlikte Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye’nin adadaki çıkarlarını koruyan bir anlaşma olacağını vurguladı. Özgürgün, bunun ulusal dava, Kıbrıs konusunda net bir çizgi olduğunu ifade etti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs sorununu yıllardan beri Anavatan Türkiye ile birlikte yürütmekte olduğunu söyledi.

Gelinen aşamada Cenevre görüşmelerinin Rum ve Yunan tarafının ara istemesiyle akamete uğradığını belirten Özgürgün, 1964 yılındaki konferansın da yine aynı şekilde karşı tarafın ara istemesiyle dağıldığını kaydetti.

Aradan geçen bu kadar zamandan sonra bugün aynı durumla karşı karşıya bulunulduğunu ifade eden Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşmelerin önkoşulsuz şekilde yeniden Cenevre’de sonuçlanabileceğini düşündüğünü kaydetti.

Özgürgün, “Bu aşamadan sonra herhangi bir şekilde Cenevre’deki masaya önkoşulsuz dönülmeyecekse, Kıbrıs konusunda ne tarafların görüşmesi ne de masada oyalanmanın sonuca ulaştıracağını” da belirtti.

Kıbrıs Türk tarafı ile Anavatan Türkiye kanadının bu konuda net olduğu ifade eden Özgürgün, bugüne kadar bir çözüme ulaşılabilme ve uzlaşı konusunda olumlu ve yapıcı adımlar atmalarına rağmen Güney Kıbrıs ve Yunanistan’dan bu adımlara olumlu cevap gelmediğini söyledi.

Başbakan Özgürgün, durum bu noktaya gelmişse müsebbibinin Kıbrıs Türk tarafı ile Anavatan Türkiye değil Güney Kıbrıs ile Yunanistan olduğunu belirterek, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Özel Danışmanı Espen Barth Eide’den bunu net şekilde ortaya koymasını beklediklerini kaydetti.

Kıbrıs konusunun ancak iyi niyet ve karşılıklı bir anlayışla çözülebileceğine de işaret eden Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının bu anlayışı bu ana kadar göstermesine rağmen karşıdan bu anlayış gelmediğini ve durumun bu yüzden bugünkü noktada bulunduğunu vurguladı.

Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının duruşunun net, kesin ve olumlu olduğunu da ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise KKTC’ye Kıbrıs sorununda gelinen son durumu değerlendirmek için geldiklerini belirterek, yapacakları görüş alış verişi sonucunda bundan sonraki yol haritasının belirleneceğini söyledi.

KKTC’nin izleyeceği yol ve şartlar konusunda mutabakat bulunduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bunun Kıbrıs Türk halkının menfaat ve çıkarlarını koruma konusundaki kararlılık yanında kalıcı, siyasi, eşit ve adaletli bir çözüm yaklaşımının da bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Türkiye Cumhuriyet olarak süreci başından beri bu anlayış ve önceden belirlenen parametreler çerçevesinde desteklediklerini belirten Çavuşoğlu, sürecin tıkandığı noktada da yine birlikte istişare ederek yön haritasını çizecekleri söyledi.

Çavuşoğlu, konuşmasının sonunda Başbakan Özgürgün’e Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Başbakan Yardımcısı Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Bakan ve diğer bakanlarının selamlarını iletti.



Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile bir araya geldi



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, resmi temaslarda bulunmak amacıyla KKTC’de bulunan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığı’nda yer alan görüşmede, Kıbrıs müzakere süreci ile iki bakanlığın ortak yaptığı çalışmalar ve işbirlikleri ele alındı.

İki bakan, heyetler arası görüşmenin ardından baş başa görüşme de gerçekleştirdi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’na heyetler arası görüşmede, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Kemal Köprülü ve diğer bakanlık müdürleri eşlik etti.

Görüşmeye, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de katıldı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, görüşme öncesi yaptığı basın açıklamasında, Kıbrıs müzakere süreci ile ilgili tüm görüşlerin Cumhurbaşkanlığında hükümet ve siyasi parti başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda ortaya konduğunu, gerekli mesajların da Cumhurbaşkanı ile Çavuşoğlu’nun basın toplantısında verildiğine işaret etti.

Ertuğruloğlu, bu çerçevede Çavuşoğlu’nun gerçekleştirdiği ziyarette iki Dışişleri Bakanı olarak bakanlıklarının gündemindeki konuları görüşeceklerini ifade ederek, Çavuşoğlu’nu Bakanlığında ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Cumhurbaşkanlığındaki toplantıda Kıbrıs Müzakerelerdeki son durumu görüştüklerini belirterek, bu görüşmeleri faydalı olarak nitelendirdi.

Toplantıda, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı olarak ileriye yönelik atacakları adımlarla ilgili yol haritası ortaya koyduklarını, bu çalışmaların Kıbrıs Türk halkının hakları ve menfaati için olumlu olacağına işaret eden Çavuşoğlu, Ertuğruloğlu ile iki bakan olarak yakın işbirliklerine de vurgu yaptı.

Çavuşoğlu, bakanlıklar olarak yaptıkları ortak çalışmaların memnun edici olduğuna dikkat çekerek, KKTC’nin uluslararası alanda görünürlüğünün ve etkinliğinin artması, KKTC’nin yurt dışı ve Türkiye’deki temsilcilik sayısının artırılması, yurt dışı temsilcilik binalarının iyileştirilmesi ve KKTC pasaportunun daha çok ülkede kabul görmesi için çalıştıklarını söyledi.

Çavuşoğlu, dün gerçekleştirdikleri görüşmede de iki bakanlığın önlerindeki süreçlerde yapacağı ortak çalışmaları değerlendirdiklerini kaydetti.



Akıncı, Akar'ı arayarak, TSK ve Türk Ulusuna başsağlığı dileklerini iletti



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Şırnak’taki helikopter kazasında 13 askerin hayatını kaybetmesi nedeniyle Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı arayarak, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, Türk ulusuna başsağlığı dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs Türk halkı adına şehitlere Tanrı’dan rahmet diler, yakınlarının acısını paylaşır taziyelerimi iletirim” dedi.



Özgürgün: “Terörle mücadele uğruna hayatını kaybedenlerin acısını anavatan Türkiye ile yürekten paylaşıyoruz”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye’de askeri helikopterin düşmesiyle şehit olan 13 askerle ilgili Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım’a taziye mesajı gönderdi.

Özgürgün, mesajında terörle mücadele uğruna hayatını kaybedenlerin acısını Anavatan Türkiye ile yürekten paylaştıklarını belirtti, Türk milletine başsağlığı diledi.

Özgürgün, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde 13 askerin şehit olduğu helikopter kazasını dün akşam büyük bir üzüntüyle öğrendiğini kaydetti.

Başbakan Özgürgün, mesajında “Kıbrıs Türk halkı olarak, terörle mücadele uğruna bu elim hadisede hayatını kaybedenlerin acısını Anavatan Türkiye ile yürekten paylaşıyoruz. Şehitlere Allah'tan rahmet, başta şahsınız olmak üzere şehit askerlerin kederli ailelerine ve Türk Milletine başsağlığı ve metanet dilerim” ifadelerine yer verdi.



Ertuğruloğlu Türk Ulusuna başsağlığı diledi



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, önceki gün Şırnak’ta meydana gelen helikopter kazasında 13 askerin hayatını kaybetmesi nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı.

Ertuğruloğlu mesajında, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Türk Ulusuna başsağlığı diledi.

“Yaşanan acı olayda yaşamını yitiren şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaslı ailelerine sabır dilerim" diyen Ertuğruloğlu, Türk Ulusu ve şehit ailelerinin acısını paylaştığını vurguladı.



Gürpınar’da kilise koruma çalışması tamamlandı



Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Gürpınar köyündeki Maronit Ayia Marina Kilisesi’nde yürüttüğü koruma çalışmasının sona ermesi nedeniyle etkinlik düzenlendi.

Kültürel Miras Teknik Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, geçmişi 16. Yüzyıl’a dayanan kilisedeki koruma çalışması Avrupa Birliği tarafından finanse edildi ve UNDP-PFF’in teknik katkılarıyla gerçekleştirildi.

Gürpınar kökenli Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların katılımıyla dün gerçekleştirilen etkinlikte, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsicisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Elizabeth Spehar, Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Kıbrıslı Türk Başkanı Ali Tuncay, Kıbrıslı Rum Başkanı Takis Hadjidemetriou, Avrupa Komisyonu Ofisi Sorumlusu Michale Foresti, UNDP-PFF sorumlusu Tiziana Zennaro ve Maronit Başpiskoposu Youssef Soueif birer konuşma yaptı.

Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Kıbrıslı Türk Başkanı Ali Tuncay, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na Ayia Marina Kilisesi’nin restorasyonuna verdikleri destek için teşekkür ederek, onların desteği olmadan Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak bu işi başaramayacaklarını vurguladı.

Gürpınar köy camisinin yeniden yapılmasına başlanmasıyla birlikte 1963 yılında Kıbrıslı Türklerin köyü terk etmesiyle sekteye uğrayan birlikteliği yeniden inşa etmek amacıyla önemli bir adım atıldığını, sadece eserleri yeniden inşa etmediklerini, aynı zamanda akraba olan Gürpınarlı Kıbrıslı Türkler ve Maronitlerin yeniden bir araya gelmesine katkıda bulunduklarını kaydetti.

Tuncay, kültürel miras ve kültür farklılıklarının artık çatışmaya değil, her iki toplumun işbirliği, barış ve refah içerisinde yaşamasına katkıda bulunan bir unsur haline gelmesi gerektiğine vurgu yaparak kültürel mirasın korunmasının artık Kıbrıs sorununun bir parçası olmaktan çıkartılması ve korunmasına uygulanan tüm uluslararası engellerin kaldırılması için çağrı yaptı.

Enformasyon Dairesi

Facebook

Facebook

Twitter

Twitter

Instagram

Instagram

Flickr

Flickr

LinkedIn

LinkedIn

Website

Website

Dışişleri Bakanlığı

Facebook

Facebook

Twitter

Twitter

YouTube

YouTube

Website

Website

KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 0
Bugün Tekil 357
Toplam Tekil 1980934
IP 54.221.76.68






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































24 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey TÜRK ulusu! Silkin ve kendine dön! Niçin yanılıyosun? Bütün bunlar kendinden, kendi öz benliginden uzaklaşıp düşmana dönük yaşadığın için oldu.
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.621 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu