BASIN BÜLTENİ Akıncı, Anastasiadis’e taktik manevraları bırakması çağrısında bulundu - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı, Anastasiadis’e taktik manevraları bırakması çağrısında bulundu
Tarih: 22.05.2017 > Kaç kez okundu? 145

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum lider Anastasiadis’e taktik manevraları bırakması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Taktik manevralarla stratejik hedef kaybedilebilir. Stratejik hedef barıştır, çözümdür” dedi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Geçitkale’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta çözümün ancak bütünlüklü bir anlayış ile gerçekleşebileceğinin altını çizdi. Anastasiadis’in “Cenevre’ye gidelim toprağı, güvenlik ve garantileri tamamlayalım diğer konulara da bakarız” önerisinde bulunduğunu kaydeden Akıncı, “Rum liderliği, gel bize toprağı halledelim, benim elimi rahatlat; gel güvenlik garantileri de benim istediğim gibi halledelim, benim ellerimi rahatlat da ondan sonra dönüşümlü başkanlık da şu da bu da olacak demeye getiriyor. Böyle bir müzakere anlayışı olamaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Güney Kıbrıs’ta “Rum lider Anastasidis’in müzakerelerde çözüme götürecek güzel ve yapıcı öneriler sunduğu, Akıncı’nın ve Türk tarafının da bunları kabul etmediği” yönünde manipülasyon yapılmaya başlandığını yineledi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bize söylenen şu; Cenevre’ye gidelim ama öncelikle toprağı konuşalım, toprağı bitirelim, daha sonra güvenlik ve garantileri konuşalım onu da yarım bırakmayalım onu da bitirelim, ondan sonra da diğer konularda arta kalanlara bakarız; Rum liderin eli serbest olur. O konularda bize yardımcı olun bize önerilen bu” dedi. Cumhurbaşkanı Akıncı, 50 yıllık müzakere tarihinde Kıbrıs Türk tarafının yüzdelik kabul ederek masaya harita koyduğu bir ilk yaşandığını hatırlatarak, “BM’nin kasasında kilitli olan bir harita, bu haritada Türk tarafı ile Rum tarafı arasındaki fark yüzde 1. Bu harita artık en son aşamada rötuş için çıkabilir, bunu BM’de biliyor, kendileri de biliyor, ortak anlayış bu” ifadelerini kullandı. Akıncı şunları söyledi:“ Bizim dönüşümlü başkanlık gibi çok doğal ve daha önceden kabul edilmiş bir talebimizdi. Kararlara etkin katılım federasyonun olmazsa olmaz prensibi bile hala daha halkına anlatıp onları hazırlamaktan kaçınan bir Rum liderliği ‘gel bize toprağı halledelim benim elimi rahatlat. Gel güvenlik garantileri de benim istediğim gibi halledelim benim ellerimi rahatlat da ondan sonra dönüşümlü başkanlık da şu da bu da olacak’ demeye getiriyor. Böyle bir müzakere anlayışı olamaz. Bunu elbette reddetmekten başka bir şey yoktu biz de bunu yaptık.

Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının barış ve çözüm istediğini, bunun ancak bütünlüklü bir anlayışla mümkün olabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı, toprağı, güvenliği ve garantiyi konuşmayalım demediklerini vurgulayarak, “Paralel bir süreçte bütünlüklü olarak bu meseleleri ele alalım resmin bütününe aynı anda bakalım o noktaya geldik çünkü artık” dedi. Cumhurbaşkanı Akıncı şöyle devam etti. “Bu geldiğimiz noktada biz siyasi eşitlikle ilgili konuştuğumuz, örnek verdiğim konu ve benzerlerini onlar kendileri arzu ettikleri bazı konularda bizim de yapabileceklerimizi, diğer başlıklarda eksikleri yan yana bir bütün olarak resmin içinde görmedikçe bu çözüm olmaz. İki yılda vardığım sonuç budur. Kaç aydır önerdiğim budur. Haziranda bir gün tespit edelim onun üzerinde anlaşalım. Geriye kalan zamanda da bunları konuşalım. Cenevre’ye gidip bu işi her iki tarafın yararına bitirelim. Biz buna varız. Çünkü Kıbrıs’ın geleceğinin Atatürk’ün söylediği yerde olduğuna inanıyoruz. Yurtta barış dünyada barış. Biz bunu istiyoruz. Ancak bunun taktik manevralarla olmayacağının bilincindeyiz.” Cumhurbaşkanı Akıncı, artık manevralara yer olmadığını, herkes eteğindeki taşı dökeceğini, taktikleri, manevraları bir tarafa bırakacağını ve niyeti ve iradesi varsa bunu ortaya koyacağını vurgulayarak, “Ben inanıyorum ki biz bunu fazlasıyla gösterdik” dedi. Akıncı, Rumların da artık adım atarak Türk tarafına yaklaşması gerektiğini, 1 - 1,5 ayı en iyi şekilde değerlendirmek için bıkmadan yılmadan çalışacaklarını söyledi.



Akıncı: “Rum tarafı yine imaj yaratma yönünde bir manipülasyon eylemi içerisinde”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafının yine imaj yaratma yönünde bir manipülasyon eylemi içerisinde bulunduğunu belirtti.

Son görüşmelerinde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in çok olumlu ve yapıcı öneriler yaptığı, bunu kendilerinin reddettiğinin ısrarla yayılmak istendiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, bu durumda sessiz kalmalarının mümkün olmadığını ifade etti.

Akıncı, “Ortada yapıcı öneri falan yoktur, sadece Cenevre görüşmeleri için önkoşul koyma çabası vardır” dedi.

Akıncı, Anastasiadis’in Cenevre’de öncelikle toprak konusunu tamamen bitirmeyi, ardından Güvenlik ve Garanti konularını tamamen sonuçlandırmayı ve en sonunda da diğer başlıklarda geri kalan konuları ele almalarını istediğini belirtti.

Yazılı açıklamasında 11 Şubat 2014 mutabakatına ve 12 Ocak 2017 Cenevre Konferansı sonuç bildirisine de tamamen aykırı olan bu dayatmayı kabul etmelerine imkan olmadığını ifade eden Akıncı, “ ‘Hiç bir Kıbrıslı Türk lider böyle bir anlayışı kabul edemez’ dediğim konu budur” dedi.

Anastasiadis’in, kamuoyu önünde henüz Kıbrıslı Türkler’in siyasal eşitliklerinin temel bir unsuru olan dönüşümlü başkanlığı ve kararlara etkin katılım konusunu kabul ettiğini net bir biçimde ortaya koymazken, Toprak ve Güvenlik-Garanti konularını tamamen sonuçlandırmayı talep edebildiğini belirten Akıncı, böylesi bir tavrın onaylanmasının söz konusu bile olamayacağını vurguladı.

Gelinen noktada, sonuca gidebilmek için yapılması gerekenin belli olduğunu dile getiren Akıncı şunları kaydetti:

“Resmin bütününü görebilmek için tüm henüz çözümlenmemiş önemli konuların paralel bir süreçte ele alınması zorunludur. Cenevre’de 5’li olarak toplanıldığında, Güvenlik ve Garanti konuları ele alınırken, ikili olarak toplanıldığında da diğer konular ele alınacaktır. Bir konuyu tamamen bitirip diğerine geçmek yıllardır mümkün olmamıştır. Şimdi de mümkün değildir.

Çünkü taraflar haklı olarak bir başlıkta adım atarken, diğer başlıkta ne olacağını görmek istemektedir. Uzun zamandan beridir çözüm bekleyen belli sayıdaki önemli konularda karşılıklı atılacak adımlarla kapsamlı bir paket oluşturma çabasının artık gerekli olduğunu belirtmekteyiz. Bu çerçevede Haziran ayında Cenevre Konferansı için bir gün saptanmasını ve o güne kadar da bu yönde çalışmalara devam edilebileceğini önermekteyiz. Cenevre Konferansı’nda da 6 başlıktaki tüm önemli konuların bu yaklaşımla sonuca bağlanabileceğini öngörmekteyiz”.

Zamanın çok daraldığının bilinci içinde çözüme odaklanmak yerine, tek taraflı olarak hidrokarbon araştırmalarına ısrarla devam edilirse yaz aylarında yeni gerginlikler yaşanabileceğinin de uyarılarını yaptıklarını ifade eden Akıncı, Kıbrıs Türk tarafı olarak 11 Şubat 2014 mutabakatına ve Cenevre Konferansı sonuç bildirisine uygun çerçevede hareket etmeye devam edeceklerini, ancak bunlara aykırı ön koşulları kabul etmelerinin söz konusu olmayacağını vurguladı.



Özgürgün: “Eğer Aplıç açılmazsa Derinya da açılamaz, Derinya ile Aplıç aynı anda açılmalıdır”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Aplıç ve Derinya kapılarının aynı anda açılmasının hükümetin net görüşü olduğunu söyledi.

Özgürgün, “eğer Aplıç açılmazsa Derinya da açılamaz. Derinya ile Aplıç aynı anda açılmalıdır” dedi.

Beraberindeki heyetle geçtiğimiz hafta Aplıç Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulunan Başbakan Özgürgün incelemelerinin ardından basına yaptığı açıklamada, Bölgede süratle Avrupai tarzda güzel bir yol yapıldığını ve bu yolun ara bölge sınırına kadar geldiğini belirterek BM yetkililerinin izin vermesi halinde Türk tarafı olarak ara bölgedeki 500 metrelik yolun yarısını yapmaya hazır olduklarını vurguladı.

‘Eğer Aplıç kapısı açılmazsa Derinya Kapısı da açılmaz’ diye konuşan Özgürgün, Derinya ile Aplıç kapılarının aynı anda açılması gerektiğine ve hükümet olarak net görüşlerinin bu olduğuna vurgu yaptı.

Özgürgün, hükümet olarak her iki kapıyı açmaya hazır olduklarına dikkat çekerek, Türk tarafı olarak konuyla ilgili üzerlerine düşeni yaptıklarını, aynı karşılığı Rum tarafından da beklediklerini söyledi.

Kıbrıs’ta bir anlaşmanın tek taraflı iradeyle olmayacağına işaret eden Başbakan Özgürgün, kapıların açılması veya bu tip adımların eşzamanlı ve karşılıklı olması gerektiğini belirtti.

Özgürgün, bu tip adımların, karşılıklı dolaşma sayesinde ileride istenecek bir anlaşma için anlaşma şartlarını kendiliğinden oluşturacağını kaydederek, Rum siyasi iradesine her iki kapıyı aynı anda açma çağrısında bulundu.



19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlandı



19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de törenlerle kutlandı.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova’nın Bayrak Radyo ve Televizyonu’ndan yaptığı konuşma ile başladı.

Başkent Lefkoşa ile ilçe, kasaba ve köylerde Atatürk anıtlarına çelenk koyma törenleri gerçekleştirildi.

Lefkoşa Atatürk Anıtı önündeki törene, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Meclis Başkan Vekili Hüseyin Avkıran Alanlı, Başbakan Hüseyin Özgürgün, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ömer Paç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bazı bakanlar, milletvekilleri ile diğer yetkililer katıldı.

Törende Atatürk Anıtı’na çelenkler sunularak saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam eden tören, Anıtkabir’den getirilen toprağın Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay tarafından Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya takdim edilmesiyle son buldu.



Atun, Hajjar’la görüştü



Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, İslam Kalkınma Bankası Başkanı H.E. Dr. Bandar M.H. Hajjar’la görüştü.

Cidde’de temaslarda bulunan Atun, geçtiğimiz hafta Hajjar ile yaptığı görüşmenin çok verimli geçtiğine dikkat çekti ve KKTC Kalkınma Bankası üzerinden KOBİ gelişim ile yatırım kredilerinin verilmesi hususunda girişim başlatma kararı aldıklarını söyledi.

Gerçekleşen toplantının ardından gerekli yazışmaların başlatılması yönünde KKTC Kalkınma Bankası Genel Müdürü Ercan İbrahimoğlu'nu yetkilendiren Atun, yapılacak işbirliğinin yatırımcıların önünü daha açacağını vurguladı.



Çavuşoğlu, çözüm sonrasında da Garantiler ve Türk askerinin kalmasından söz etti



TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rum “Fileleftheros” gazetesine verdiği röportajda, Kıbrıs sorununun çözümünden sonra garantilerin muhafaza edilmesi ve Türk askerinin kalması gerektiği şeklindeki görüşünü dile getirdi.

Gazete, Ankara’nın, çözümden sonra da Türk askerinin kalması ve garantilerin muhafaza edilmesi şeklindeki görüşünün sabit olduğunu, Çavuşoğlu’nun bunu net şekilde dile getirdiğini yazdı.

Çavuşoğlu’nun, mülakat sırasında, mevcut Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın, Ada’nın gelecekteki istikrarının garanti altına alınması amacıyla güçlü bir çerçeve sağladığını desteklemek adına geçmişe ve olanlara da değindiğini yazan gazete, Çavuşoğlu’nun ayrıca Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunluğunun, Türk garantileri olmadan bir anlaşmayı kabul etmeyeceği şeklinde görüşünü ortaya koyduğunu belirtti.

Habere göre Çavuşoğlu, Kıbrıs’taki iki ana vatan arasındaki dış dengenin korunması amacıyla Türk ve Yunan vatandaşlarının eşit muamele görmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, mülakatı sırasında ayrıca Türkiye’nin, çözümden sonra, ana vatan olmayı durdurmayacağını, garantiler sistemi içerisinde Ada’nın güvenliğini desteklemeye devam edeceğini söyledi.

Habere göre, Çavuşoğlu’na sorulan sorular ve yanıtları ise şu şekilde aktarıldı.

Kıbrıslı Rumların, Kıbrıs sorununun çözüm anahtarının Türkiye’de olduğuna ve sadece Türkiye’nin işbirliği yapması sonucunda Kıbrıs sorununun çözümleneceğine inandığı şeklindeki bir tespit üzerine, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 1960 ortaklık ilişkisi devleti yasallaştıran anlaşmalarda 5 tarafın bulunduğunu, sonuç olarak, Ada’da yeni durumun gerçekleştirilmesi için ortak sorumluluğa sahip olduklarını ifade etti.

Ada’nın iki tarafının şu anda yapması gereken şeyin, üç garantörün katılımıyla, bütünlüklü bir çözümü tamamlamak için tatmin edici bir ilerleme sağlamaları olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Ada’da, adil ve kalıcı bir çözüm sağlanması için mümkün olan her şeyi yaptığını da vurguladı.

Çavuşoğlu sözlerinin devamında, kendilerinin (Türkiye’nin), yapıcı ve olumlu bir rol oymaya devam edeceğinden emin olunabileceğini söyledi.

2004 yılındaki referanduma da değinen Çavuşoğlu, Kıbrıslı Rumların Annan Planı’nı ret ettiğini, O dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına bağlı olmaya devam edeceği yönünde taahhütte bulunduğunu anımsattı ve müzakerelerde yapıcı tutumunu muhafaza etmesi için Türk tarafını sürekli olarak cesaretlendirerek tam da bunu yaptıklarını belirtti.

Çavuşoğlu, 2008 yılından bu yana, mevcut süreç başladığı zaman, çeşitli Kıbrıs Türk liderliklerinin çözüme yönelik siyasi iradelerini koruduğunu; farklı siyasi temelden olan, son on yıldaki, üç Kıbrıslı Türk liderin, müzakerelerin başarıyla sonuçlanması için aynı kararlılığı gösterdiğini ifade etti.

Müzakerelerdeki buzları eriten liderlerin, 11 Şubat 2014 tarihindeki Ortak Metnin tamamlanmasına da katkı koyduklarını ifade eden Çavuşoğlu, müzakerecilerin, Ankara ve Atina’ya yönelik çapraz ziyaret yapmasının da kendi fikirleri olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu açıklaması içerisinde, kendisinin şahsen, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’yu, Ocak 2016’da İstanbul’da misafir ettiğini anımsatırken, Ocak ayında Cenevre’deki konferansta çok yapıcı bir tutum da sergilediklerini ifade etti.

Çavuşoğlu, Annan Planı da dahil olmak üzere, yıllar boyunca BM tarafından sunulan çok sayıdaki anlaşma girişimini, Kıbrıslı Türklerin veya Türkiye’nin değil, Kıbrıslı Rumların ret ettiğini belirtti.

Çavuşoğlu ayrıca “Kıbrıslı Türkleri eşit siyasi ortak olarak tanımasında Kıbrıslı Rumları engelleyen nedir, yaşayabilir ve makul bir çözüm sağlanması önemli değil mi” şeklindeki soruları da yöneltti.

“Her zaman için Kıbrıslı Rumlardan önde olduklarını söylemekle birlikte çözümün henüz sağlanamadığı, Kıbrıs’ta daha etkin bir şeyi neden yapmadıkları” şeklindeki bir soru üzerine Çavuşoğlu, gerçekte, sayısız inisiyatifle sürece katkıda bulunduklarını, Kıbrıs sorununda henüz çözüm bulunamamasının gerçek nedeninin de Kıbrıs Rum tarafının siyasi irade eksikliği olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, “Kıbrıs Rum Yönetimi’nin anlaşma girişimlerini kabul etmeyi sürekli ret etmesinden dolayı duyduğumuz hakiki hayal kırıklığını anlayabilirsiniz” ifadesini de kullandı.

Rum eski Dışişleri Bakanı Rolandis’in on yıl önce, Kıbrıs Rum tarafının ret ettiği önerilerin uzun bir listesini yayımladığını anımsatan Çavuşoğlu, 1958’te Macmillan Planı, 1964’te Acheson Planı, 1975’te iki toplumlu anayasa, 1983’te Perez de Cuellar Belgesi, 1992’de Gali Fikirler Dizisi ve 2004 yılında Annan Planı’nın ret edilmesinin bunlardan bazıları olduğunu da belirtti.

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk askerinin Ada’daki varlığına ilişkin bir soru üzerine, Türk askerinin bazı nedenlerden dolayı Ada’da bulunduğunu, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıslı Rumların, 1960 yılında ortaklık devletini yok etmesinden, Kıbrıslı Türklere karşı etnik bir temizliğe başlamasında dolayı, askerin orada(Ada’da) olduğunu vurguladı.

Ada’daki kanlı vuruşmanın, Türkiye’nin müdahalesinin ardından son bulduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye’nin müdahalesinin ayrıca Güney Kıbrıs’a demokrasiyi geri getirdiğini de anımsattı.

Çavuşoğlu, KKTC’de bugün yapılan anketlerin, Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunluğunun Türk garantisi olmadan bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini ortaya koyduğunu, geçmişteki travmatik tecrübelere bağlı olarak hiç kimsenin onları haksız bulmadığını da söyledi.

Mevcut Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın, Ada’nın gelecekteki istikrarının garanti altına alınması amacıyla güçlü bir çerçeve sağladığını belirten Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’in bugün güvenlik sorunlarıyla dolu olduğunu, böylelikle Ada’daki Türk askeri varlığının, tüm Ada için, gerekli güvenliği sağlamaya devam edeceğini ifade etti.

“Birçok kimsenin, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın çözüm vizyonuna sahip olduğu ancak Ankara’nın müdahale ettiği ve bunu gerçekleştirmesi için kendisine yardımcı olmadığından söz ettiğini ayrıca Ankara’nın, Akıncı ve yakın çalışma arkadaşlarına müzakerelerde kalması için talimat verdiğini aynı zamanda da bir B planını, bir diğer deyişle, Kıbrıs’ın kuzey kısmını entegre etmeye yönelik faaliyetleri, uygulamak için harekete geçtiğinden söz edildiğinin” ve “çözüm bulunması perspektifinin ne kadar mümkün olduğunun” sorulması üzerine Çavuşoğlu, geçmişte çözüm girişimlerini ret eden tarafın kimin olduğuna atıfta bulunarak, “Kıbrıslı Türkler mi bunu ret etti” sorusunu sordu ve “hayır” yanıtını verdi.

Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’nin desteğiyle, adil, kalıcı ve bütünlüklü bir çözüm için çalıştığını, Türkiye’nin, Kıbrıslı Türkler gibi Kıbrıs’ta bir çözümü samimi bir şekilde arzuladığını belirten Çavuşoğlu, arzularının ortak olduğunu, yeni bir ortaklık ilişkisine yönelik olarak iyi niyetle çalışmaya devam edeceklerini de söyledi.

Çavuşoğlu, bugünkü mevcut durumun(statükonun) her iki taraf için de kabul edilemez olduğunu, yeni ve refah bir Kıbrıs’ın, tüm müdahil taraflarca memnuniyetle karşılanacağına inandığını belirtti.

Kıbrıs Rum tarafınca siyasi irade eksikliğinin hala daha var olmasına şaşırdıklarını, fırsat pencerelerinin çabuk kapanmakta olduğunu, 50 yıllık müzakerelerin ardından bunun ise son fırsatları olduğunu belirten Çavuşoğlu, bütünlüklü bir çözümün, kazan-kazan (karşılıklı kazanç) durumu olacağını söyledi.

Çavuşoğlu sözlerinin devamında,” Kıbrıslı Rumların bir adım ileriye gitmemesinden dolayı müzakerelerin başarısız olması durumunda o zaman hangi tarafın daha çok kaybedeceğini düşünmeniz gerekecek” ifadesini de kullandı.

Türk tarafının, Temmuz sonu öncesinde Kıbrıs sorununa ilişkin yeni bir konferansı arzuladığının doğru olup olmadığı şeklindeki bir soru üzerine Çavuşoğlu, Kıbrıs sorununa ilişkin yeni bir konferansın organize edilmesinin Ada’daki mevcut müzakerelerde, özellikle ilk dört müzakere başlığında, Yönetim ve enerjinin ortak kullanılması, AB, Ekonomi ve Mülkiyet konularında yeterli ilerlemenin olması durumunda bunun bir anlamının olacağını belirtti.

Çavuşoğlu bir başka soru üzerine, çözümden sonra da ana vatan olmayı sonlandırmayacaklarını, Ada’nın güvenliğini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.

Rum Meclisi’nin plebisit kararına ilişkin olarak Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, birçok kez dile getirdiği “Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğunun Enosis istediğine inanmadığı” şeklindeki açıklamasına atıfta bulunarak, konunun bu değil, aşırı sağ bir parti olan ELAM’ın, meclisi zorlamasına izin verilmesi olduğunu söyledi.

Kendilerini Kıbrıslı Türklerin yerine koymaları yönünde Kıbrıslı Rumlara telkinde bulunan Çavuşoğlu, “iki tarafın siyasi eşitliği temelinde bütünlüklü bir çözümü ele aldığınız, yeni bir ortaklık ilişkisi için iyi niyetle çalıştığınız ve 50 yıl sonra böylesi bir ortaklık için ümidinizi kaybetmediğiniz sırada ve iki yıllık müzakerenin, sağlanan ilerlemenin ve Kıbrıs sorununa ilişkin Cenevre konferansının ardından gelecekteki ortağınız aniden çıkıp Enosis plebisitini okullarda kutlayacağını söylüyor” ifadesini de kullandı.

Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum tarafının öğrencilere, Kıbrıslı Türk ortaklarla birlikte Ada’yı nasıl paylaşılacağını öğretmesi gerektiğinin de altını çizdi.

Bir soru üzerine enerji konusuna da değinen Çavuşoğlu, kıta sahanlığı konusunda, karşı ve yandaki kıyılardaki ülkelerle anlaşma yapılması gerektiğini ancak Rum tarafının buna uymayarak tek taraflı faaliyetlerde bulunmaya başladığını söyledi.

Çavuşoğlu, “Türkiye’nin durgun kalmasını ve sadece izlemesini mi beklerdiniz” sorusunu da sordu.

Kıbrıslı Türklerin sürekli olarak Kıbrıslı Rumlara, Ada’nın doğal kaynaklarından ortak faydalanma konusunda çağrıda bulunduğunu, ayrıca ad hoc komite kurulmasını önerdiğini belirten Çavuşoğlu, ancak Rum tarafının, Kıbrıslı Türkleri Ada’nın ortak sahibi olarak tanımayı ret etmeye devam ettiğini ifade etti.

Bir soru üzerine, Türkiye’nin Ege’de ve Kıbrıs’ta sıcak olay çıkaracağına ilişkin endişelerin asılsız olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin kışkırtmadığını aksine provokasyonlara yanıt verdiğini belirtti.

Çavuşoğlu ayrıca, Kıbrıs Rum tarafına atıfta bulunarak, Kıbrıslı Türklerin doğal kaynaklarda hakkının olmadığı şeklinde tercüme edilen tek taraflı girişimlerin, Rum tarafını herhangi bir yere götürmeyeceğine de dikkati çekti.

Türkiye’nin bölgedeki enerji rolüne ilişkin olarak ise Çavuşoğlu, Türkiye’nin, bölgede büyük ve gelişen bir pazar olduğunu, ayrıca enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasında da en kısa ve en güvenli yol olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, üç kriter çerçevesinde bölgedeki her enerji çalışmasını olumlu şekilde incelemeye hazır olduklarını söyledi.

Çavuşoğlu bir başka soru üzerine, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin bölgedeki istikrar ve güvenlik açısından her zaman önemli olduğunu, Yunanistan ile ilişkileri olumlu bir gündemle gördüklerini ayrıca Kıbrıs’ta bütünlüklü bir çözümün, Türk-Yunan ilişkilerine olumlu etkisinin de olacağını ifade etti.



Meclis Heyeti Avrupa Parlamentosu’nda temaslarda bulundu



Cumhuriyet Meclisi heyeti geçtiğimiz hafta Strazburg’ta temaslarda bulundu.

CTP Milletvekili Armağan Candan, TDP Milletvekili Zeki Çeler ve Bağımsız Milletvekili Hasan Taçoy’dan oluşan Meclis heyeti, 16-18 Mayıs tarihleri arasında Avrupa Parlamentosu’nda (AP) görüşmeler gerçekleştirdi.

Heyet, temaslarında, Kıbrıs çözüm müzakerelerinin geldiği son aşama, AP Türkiye raporunda yer alan Kıbrıs bölümü, Kıbrıs Türk tarafının AB’ye uyum sürecinin hızlandırılması, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu ile ilişkileri başta olmak üzere Kıbrıs Türk tarafının birçok konuya ilişkin hassasiyetlerini muhataplarına aktardı.

Heyet, Avrupa Parlamentosu’nda Hristiyan Demokrat Grup, Sosyalist-Demokrat Grup, Muhafazakar ve Reformcu Grup, Liberal Grup, Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi Grubu ve Yeşiller temsilci ve milletvekilleri ile görüştü.

Heyet ayrıca Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ve Kıbrıs’taki kayıp şahıslar konusu ile ilgili AP Raportörü Lopez Aguilar ile de görüştü ve Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Meclis heyeti Avrupa Parlamentosu Genel Kurul toplantısına katılarak Birleşim Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yapmış olduğu konuşmayı da takip etti.



Ayios Pantelemionas Manastırı ve Agia Marina Kilisesi’ndeki yürütülen koruma çalışmaları sona erdi



Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Çamlıbel Köyü’nde bulunan Ayios Pantelemionas Manastırı’nda yürüttüğü koruma çalışmasının sona ermesi nedeniyle bir etkinlik düzenlendi.

Kültürel Miras Teknik Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, geçmişi 16. Yüzyıla dayanan manastırdaki koruma çalışması Avrupa Birliği tarafından finanse edildi ve UNDP-PFF’in teknik katkılarıyla gerçekleştirildi.

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların katılımıyla geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen etkinlikte, Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Kıbrıslı Türk Başkanı Ali Tuncay, Kıbrıslı Rum Başkanı Takis Hadjidemetriou, Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs Çözümünü Destekleme Birimi Başkanı Kjartan Björnsson, UNDP-PFF Sorumlusu Tiziana Zennaro birer konuşma yaptılar.

Kültürel Miras Teknik Komitesi Başkanı Ali Tuncay konuşmasında, Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin saygı, eşitlik karşılıklı güven temelinde çalışarak Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların yararına olacak çalışmalar yapılabileceğini gösterdiğini kaydetti.

Tuncay, oluşturulan işbirliği ortamının Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların yararına olacak şekilde diğer alanlara da yayılmasını diledi.

Kültürel mirasın, her iki toplumun işbirliği, barış ve refah içerisinde yaşamasına katkıda bulunan bir unsur haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Tuncay, kültürel mirasının korunmasını engelleyen tüm uluslararası kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini belirtti.

Tuncay ayrıca, dini liderlere nefretin, siyasetin ve çatışmanın değil, sevgi, dostluk ve barışın dilini kullanmaları, insanlar arasında ırkına ve kökenine bakarak ayırım yapılmamaları hususunda da çağrı yaptı.

Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Rum Başkanı Takis Hadjidemetriou da, zafere ulaşmak amacıyla yapılan sonu gelmeyen mücadelenin gerileme ve yıkımdan başka hiçbir sonucu olmadığını belirtti. Hadjidemetriou, Ayios Pantelemionas Manastırı’nda her iki toplumun işbirliğiyle yapılan çalışmaların esere yeni bir hayat verdiğini söyledi. Ayios Pantelemionas Manastırı’nın yıllardır her iki toplum arasında eksik olan köprülerin kurulmasına katkıda bulunacağını ifade eden Hadjidemetriou, önümüzdeki aylarda Aşağı Baf’ta bulunan Osmanlı Hamamı, Aynikola (Esentepe) Camisi ve Ayanni (Aydın) Camisi’nin de Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin çalışmalarıyla yeniden hayat bulacağını söyledi.

UNDP-PFF sorumlusu Zennaro, Ayios Mantelemionas Manastırı’nın her iki toplum için önem arz eden büyük bir proje olduğunu, kilise binasında azami koruma, çevresindeki binalarda ise acil destekleme ve güçlendirme çalışmaları yapıldığını belirtti. Zennaro, yapılan çalışmalarla manastırın ziyaretçiler tarafından görülebilmesini sağlamak amacıyla yürüyüş yolları yapıldığını, ayrıca fiziksel engellilerin de ziyaretine olanak sağlamak amacıyla özel düzenlemeler yapıldığını anlattı. Zennaro, kilise binasında yapılan çalışmalarla özellikle duvar resimlerininin ortaya çıkartıldığını kaydetti.

Kıbrıs Çözümünü Destekleme Birimi Başkanı Kjartan Björnsson de, Kültürel Miras Teknik Komitesi, Avrupa Komisyonu ve UNDP-PFF arasında oluşturulan yakın ortaklıkla kültürel mirasın korunması amacıyla önemli çalışmalar yapılmakta olduğunu anlattı. Bu ortaklıktan gurur duyduklarını ifade eden Björnsson, 2012 yılından bu yana Külltürel Miras Teknik Komitesi’ne 11.7 milyon Euro mali katkı yaptıklarını ve önümüzdeki yıl da 2 milyon Euro ek mali katkı yapacaklarını belirtti.

Björnsson, Avrupa Birliği’nin bir barış projesi olduğunu ve barışa katkı yönünde çalışmalar yapmakta olan Kültürel Miras Kültürel Miras Teknik Komitesi çalışmalarını desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.

Konuşmalardan sonra Ayios Pantelemionas Manastırı gezilerek yapılan çalışmalar hakkında katılımcılara teknik bilgi verildi ve katılımcılar için bir resepsiyon düzenlendi.

Bu arada, Gürpınar’daki Maronit kilisesi Agia Marina’daki koruma çalışmalarının sona erdiği ve projenin tamamlanışı dolayısıyla 24 Mayıs Çarşamba günü bir tören düzenleneceği bildirildi.

Kültürel Miras Teknik Komitesi, AB ve BM Kalkınma Programı tarafından yapılan ortak açıklamaya göre, tören kilisenin bahçesinde yer alacak ve saat 10:30’da başlayacak.

Töreni izlemek isteyen medya temsilcilerinin 23 Mayıs Salı günü saat 13:00’e kadar media.pff.cy@undp.org adresine bildirimde bulunmaları istendi.



TMT’nin kurucularından Tümgeneral Daniş Karabelen yarın anılacak



Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluş emrini veren, zamanın Özel Harp Dairesi Başkanı, Emekli Tümgeneral merhum Daniş Karabelen, 34’üncü ölüm yıldönümü olan 23 Mayıs 2017 Salı günü Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği’nde düzenlenecek törenle anılacak.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 753
Bugün Tekil 107
Toplam Tekil 1983103
IP 54.234.247.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































27 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu