BASIN BÜLTENİ Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: “KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs adasında barış ve huzurun garantisidir” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: “KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs adasında barış ve huzurun garantisidir”
Tarih: 10.05.2017 > Kaç kez okundu? 181

Paylaş


Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs adasında barış ve huzurun garantisi olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “savaş tamtamları ve mehter marşları” açıklamasına tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman ve her platformda Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını ve haklarını koruduğunu, Barbaros Hayrettin Paşa sismik gemisinin Doğu Akdeniz’de KKTC’nin verdiği izinle sismik veri toplama çalışmalarına başladığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının adadaki haklarını hiçe sayan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin doğalgaz konusunda samimiyetten yoksun davranışları ortadayken Cumhurbaşkanı’nın Barbaros Hayrettin Paşa gemisine tepki göstermesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Doğu Akdeniz’de savaş tamtamları ve mehter marşları değil, barış şarkıları ve dostluk türküleri duymak isteriz” açıklamasına tepki gösterdi.

Ertuğruloğlu, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC’nin haklarını ve çıkarlarını koruyan Türkiye Cumhuriyeti’nin, KKTC ile işbirliği içerisinde Doğu Akdeniz’de sismik veri toplama çalışmalarına başladığını, ancak tüm Kıbrıs adasının sahibi olduğunu sanan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Barbaros Hayrettin Paşa gemisine o bölgede egemenliği olmadığı halde ihlal uyarısı yaptığını anımsattı.

“Bu uyarıya karşılık Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin Güney Kıbrıs’a adanın tek sahibi olmadığını bir kez daha gösterdiğini” belirten Ertuğruloğlu, gemiden Rumlara cevap olarak çalınan mehter marşının Cumhurbaşkanı tarafından “savaş tamtamları” olarak değerlendirilmesine sert tepki gösterdi.

Ertuğruloğlu, şunları kaydetti:

“Güney Kıbrıs Rum yönetimi geçmişte de, şimdi de Kıbrıs Türk tarafının; doğal gaz çalışmaları alanında işbirliği yapılması veya tüm aramaların muhtemel çözüm sonrasına ertelenmesi önerisini yanıtsız bırakmıştır.

Aksine iki halkın eşit hakkı ve zenginliği olan bu doğal kaynaklarla ilgili tek taraflı adımlarını sürdürmektedir.

Güney Kıbrıs Rum yönetimi adanın eşit ortağı Kıbrıs Türk halkının haklarına saygı göstermek bir yana, ada etrafındaki tüm doğal kaynaklar kendilerine aitmiş gibi çeşitli parsellerde uluslararası petrol şirketleriyle anlaşmalar imzalamaya ve ihaleler yapmaya devam etmektedir.

Güney Kıbrıs Rum yönetimi doğal kaynaklar alanında kendi sürecini süratle ve Kıbrıs Türk halkının haklarını hiçe sayarak yürütürken, Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim bu alandaki adımlarımızı ‘çözüm sürecine tehdit’ olarak nitelendirmeleri tam anlamıyla samimiyetsizliklerinin göstergesidir.

Bu çerçevede kendi hak ve menfaatlerimizi Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile işbirliğinde muhafaza etmeye ve daha da geliştirmeye devam edeceğiz.

Kıbrıs açıklarında sismik arama faaliyetinde bulunan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Gemisi’nin, kendisine ‘münhasır ekonomik alan ihlali’ uyarısı yapan Rumlara mehter marşıyla cevap vermesini Cumhurbaşkanımızın ‘savaş tamtamları’ olarak değerlendirmesini hayretle karşıladığımı belirtmek isterim.

Kıbrıs Türk halkı bu adada barışı talep eden ve arzulayan bir halktır. Ancak karşısında Kıbrıs Türk halkını kendisi gibi adanın eşit ortağı değil, azınlık gören bir Rum yönetimi vardır. Bunu görmezden gelerek, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’yi bölgede ‘savaş yanlısı veya barış önünde engel’ olarak göstermek kimseye yarar sağlamaz.

Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türk halkının haklarını, menfaatlerini ve çıkarlarını korumak için her zaman KKTC’nin yanındadır ve olmaya devam edecektir. Türkiye ile KKTC arasındaki doğalgaz olmak üzere her alandaki işbirlikleri gelişerek sürdürülecektir.

Türkiye ve KKTC, Kıbrıs adasında barış ortamının garantisidir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi adada Kıbrıs Türk halkını kendisine eşit görmediğini ve haklarına hiçbir saygı duymadığını, müzakere masası dışında yaptığı hareketlerle ortaya koymaktadır.

Hal böyle iken Cumhurbaşkanımızın, adanın ortak zenginliği olan doğalgaz konusunda tek başına hareket eden ve Kıbrıs Türk tarafının bu konuda adım atmasını bile hazmedemeyip engellemeye çalışan Rum yönetimini eleştireceğine, Barbaros Hayrettin Paşa gemisinden Kıbrıs Türk halkının haklarını hiçe sayan Rumlara mehter marşı ile cevap verilmesini ‘savaş tamtamları’ olarak nitelemesi büyük bir talihsizliktir.”



Oğuz: “Akıncı’nın, doğalgaz ve petrol aramaları ile yaşanan gerginlikten Türkiye’yi sorumlu tutarcasına yaptığı konuşma bizleri derinden yaralamıştır”



UBP Genel Sekreteri Dursun Oğuz, “Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Kıbrıs’ı çevreleyen denizlerde doğalgaz ve petrol aramaları ile yaşanan gerginlikten Türkiye’yi sorumlu tutarcasına yaptığı konuşma bizleri derinden yaralamıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yaptığı açıklamanın, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin Kıbrıs Rum tarafı ile Türkiye arasındaki bir çekişmeymiş gibi yansıtılmasına olanak sağlar nitelikte olduğunu savunan Dursun Oğuz, “Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti olarak tanınma olanaklarını özellikle Kıbrıs Türk Halkına karşı kullandığına kuşku yoktur. Bu durumda Kıbrıs Türk halkının sözcüleri, Türkiye’mizden daha etkin ve öncelikli olarak bu mücadelenin tarafı ve sözcüsü olmak görevi ile karşı karşıyadırlar. Ne yazık ki, Cumhurbaşkanı Akıncı, zaman zaman, kendini tarafsız pozisyona çekerek Türkiye ile Kıbrıs Rum tarafı arasında arabuluculuk yapmaya çalıştığı izlenimini yaratmaktadır” iddiasında bulundu.

UBP Genel Sekreteri Oğuz yaptığı yazılı açıklamada şöyle dedi: “Dahası, Cumhurbaşkanı, son aylarda ısrarla yaptığı çağrılara karşın Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs’ı çevreleyen denizleri tümüyle kendinin sayma tutumundan vazgeçmediğini, Kıbrıs Türk tarafını yok sayarak ısrarla yeni anlaşmalar ve araştırmalar yapmak gayretinde olduğunu ve bu konudaki çabalarını, Kıbrıs Türk tarafının özverileri ile sürdürülmekte olan toplumlararası görüşmelerin üstünde gördüğünü unutmuş gibidir. ”Son zamanlarda Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının, ortada hiçbir sorun yokmuşçasına sadece Kıbrıs Türk halkının değil, Türkiye’nin uluslararası sözleşmelerle sabit olan haklarına da tecavüz ederek oldu-bittiler yaratma gayretlerinin sonucu olduğunu belirten Oğuz, “Kıbrıs Rum tarafı, hidrokarbon arama imtiyazları dağıtarak büyük devletleri de şirketler aracılığı ile Türkiye ile karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır. Bu gerçek, Kıbrıs Rum basınındaki yazarlar tarafından bile görülmekte ve makalelere konu olmaktadır. Durum bu iken, Ulusal Birlik Partisi olarak, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının sözcülüğünü üstlenenlerin Türkiye’yi de suçlu sandalyesine oturtacak şekilde demeçler vermelerini kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.



Ertuğ: “Doğu Akdeniz’de kimse savaş istemiyor”



Kıbrıs açıklarında Barbaros Hayrettin Paşa gemisinden Rumlara mehter marşıyla verilen cevabı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Doğu Akdeniz’de savaş tamtamları ve mehter marşını değil, barış şarkılarını ve dostluk türkülerini duymak isteriz” şeklinde yaptığı yorumu eleştirilere neden oldu. Yaşanan gelişmeyi Haberal Kıbrıslı gazetesine değerlendiren eski müzakerecilerden Osman Ertuğ, asıl provakasyonun Türkiye değil, Rum tarafında olduğunu kaydetti.

Doğu Akdeniz’de kimsenin savaş istemediğini vurgulayan Ertuğ, “Doğu Akdeniz’de kimse savaş istemiyor.

Kimse derken bizim tarafın savaş istediğini sanmıyorum. Bizim yapmakta olduğumuz Türkiye ile iş birliği içerisinde halk birliği mücadelesidir” şeklinde konuştu.

Ertuğ, sözlerine şöyle devam etti: “Kıbrıs’ın kaynağı aslında halkların ortak malıdır. Mademki durum böyle o zaman müstakbel ortaklar olarak birlikte faydalanmamız gerektiğini düşünüyorum.

Daha önceden sondaj konusu yazılı olarak yapılmıştı. Ancak Rum tarafı bunu kabul etmedi. Halbuki bu konularda birlikte hareket etmek gerekir diye düşünüyorum. Rum tarafına baktığımızda ortaklığa hazır olmadıklarını görüyorum.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bunlara işaret ettiğini düşünüyorum. Tabi ki savaş tamtamları çalmaması gerekir. Türkiye, kendi münhasır bölgesini iddia etmiştir ve Barbaros gemisinden mehter müziği çalmıştır. Belki de ona hitafen söylenmiştir. Fakat savaş müziği ile benzetilmesine anlam veremedim.

Aslında bunun bir hatırlatma olduğunu düşünüyorum. Sembolizme bakmaktan ziyade Türkiye’nin politika ve eylemlerine bakılması gerekir. Türkiye bir uyarı yaptı ve Rum tarafı buna kulak asmadı. Türkiye, kıta sahanlığı içerisinde ruhsatlandırma yaptı.”

“Türkiye’nin bu politikalarına bakıldığında kimin haklı kimin haksız olduğu ortadadır”

Ertuğ, sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye’nin bu politikalarına bakıldığında kimin haklı kimin haksız olduğu ortadadır. Türkiye, buna karşı soğukkanlı davranarak uyarıda bulunmuştur.”(Haberal Kıbrıslı)



Kıbrıslı Türk bilim insanı Dr. Birey’in de aralarında bulunduğu ABD’li ekibin kök hücre araştırması bilim dünyasında yankı uyandırdı



Kıbrıslı Türk Bilim İnsanı Dr. Fikri Birey’in de aralarında bulunduğu ABD’li ekibin hücre araştırması bilim dünyasında yankı yarattı. ABD’deki Stanford Üniversitesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Fakültesine bağlı Pasca Laboratuarı’nın bir süredir yürütmekte olduğu araştırma kapsamında, insan derisinden alınarak üretilen beyin yapıları (organoidler) arasında gözlenen sinir hücrelerinin geçişleriyle ilgili bulgular, kök hücre ve rejeneratif biyoloji alanlarında yankı yarattı ve “kritik” bir gelişme olarak değerlendirildi.

ABD’de yayımlanan ve dünyanın prestijli bilim dergilerinden olan Nature’ün 4 Mayıs tarihli sayısında yer alan makalenin başyazarı Kıbrıslı Türk Sinirbilimci ve Genetik Uzmanı Dr. Fikri Birey ile Dr. Jimena Andersen ve Dr. Chris Makinson’un birlikte yürüttüğü çalışmada, bir petri kabında üretilen üç boyutlu insan beyni hücrelerinin (ön beyin küreleri) kullanılarak, otizm ve epilepsi gibi beyin bozukluklarının kökenleri hakkında ipuçları sağlandı.

Hızlı gelişen bir “kapta hastalık” teknolojisinin öne çıkarıldığı araştırmada, bir bireyden kolaylıkla elde edilebilen deri hücrelerinden alınan kültür nöronları bir birilerine bağlanarak, 3 boyutlu küreler oluşturuldu. Dr. Birey ve ekip arkadaşları, otizm ve epilepsiye yol açan genetik bir bozukluk olan Timothy Sendromlu hastalardan alınan deri örneklerini önce kök hücrelerine, daha sonra da ön beyin kürelerine dönüştürdüler. Bu yolla, beyin kürelerini kullanarak, hastaların kişisel erken beyin gelişimlerindeki bazı kritik süreçleri mikroskop altına almayı başardılar.

Dr. Fikri Birey tarafından konu hakkında Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:

“Bilim çevrelerine göre, kişisel tıp alanında çok önemsenmiş olan bu yöntem, çeşitli gelişimsel hatalıkların kişiye özgü tanı ve tedavilerinde umut vaat etmekte. Araştırmalarını değerlendiren Dr. Birey “İnsan beyin fonksiyonunun temelinde yatan karmaşık gelişimsel süreçleri ve belirli hücresel ilişkileri incelemek için geliştirdiğimiz bu teknoloji, otizm, şizofreni ve başka nörogelişimsel beyin bozuklarının temelinde yatan çoğu sürece erişip bilgi sahibi olmamızı sağlayacaktır” dedi. Çalışma, bilim çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.

Harvard’da kök hücre ve rejeneratif biyoloji profesörü olan Paola Arlotta, “Açıkçası çok iyi anlamadığımız, normal insan beyni gelişimiyle ilgili bir süreci ve hastalıklardan etkilenen hastaların beyinlerinde neyin yolunda gitmediğini gerçekten anlayabiliriz” dedi.

Stanford Üniversitesi’nde Davranış Bilimleri Öğretim Üyesi olarak görev yapan ve çalışmayı gerçekleştiren laboratuvarın sorumlusu olan Dr. Sergiu Pasca ise, ekibi tarafından yürütülen bu çalışmayla ilgili olarak şunları anlattı:

“Hücreler gerçekten de ve şaşırtıcı bir şekilde geçiş yapıyorlar. Sadece sürünmekle kalmıyorlar, zıplıyorlar da. Birkaç saat hareket etmek istedikleri yönde arama yapıyorlar, bir tür ne yapacaklarına karar veriyorlar ve aniden bir sıçrama yapıyorlar”. Pasca , “Araştırmamız, spesifik hücre türlerinin etkileşimini anlamak ve kişiselleştirilmiş insan mikro-fizyolojik sistemleri içerisinde devreler kurmak (ve derinlemesine incelemek) için bir kavram kanıtlama oluşturmaktadır” dedi.

ABD Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü NIMH Direktörü Dr. Joshua Gordon ise konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Korteksi oluşturmanın çok önemli bir aşamasıyla ilgili bu teknik yeni keşifler için umut vaat etmektedir. Bu bizi, beyin bozukluklarına ilişkin hassas tıp hedefimize daha da yaklaştırmaktadır.”

Projeyi destekleyen NIMH Gelişimsel Nörobiyoloji Program Şefi Dr. David Panchision şu izahatı yaptı: “Bu farklı hücre türlerinin hassas zamanlaması ve yerleştirilmesi, beyin devreleri içerisinde uyarma ve engelleme arasında bir denge oluşturmak bakımından kritiktir. Bu dengenin beyin bozukluklarında aksadığı düşünülmektedir.” Dr. Panchision sözlerine şöyle devam etti: “Bir hastanın kendi hücreleriyle bu gelişimsel süreçleri yinelemek, bu farklı bozuklukları neyin ayrımsadığını moleküler ve hücresel seviyede saptamamıza imkan tanıyacaktır.”

Dr. Birey ve arkadaşlarının kök hücre kullanarak gerçekleştirdikleri bu çalışma ve bulguları, ABD’de Stanford Üniversitesi, Scientific American Dergisi, The Scientist Dergisi, Amerikan NPR Ulusal Radyosu, İspanya’nın en büyük günlük gazetelerinden bir olan El Mundo gazetesi ve İtalya’nın Le Scienze dergisinde de geniş yer aldı.”



Güzelyurt Meslek Lisesi Portekiz’de düzenlenen “Uluslararası Mutfak Sanatları Yarışması’ndan” ödülle döndü



Güzelyurt Meslek Lisesi (GML) 02-05 Mayıs 2017 tarihleri arasında Portekiz’de ‘’ EURHODIP’’ tarafından organize edilen “Uluslararası Mutfak Sanatları Yarışmasına” katılarak önemli başarılar elde etti.

Başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada 39 ülke 150 Otelcilik ve Turizm Okullunun üye olduğu bir birlik olan EURHODIP organizasyonu ile Portekiz Turizm Örgütü ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, GML 3 Öğrenci ve 2 Öğretmen ile başarılı bir şekilde katılarak “En İyi Ana Yemek”, “En İyi Akdeniz Diyeti” ve “En İyi Şarap Servisi” ödüllerini kazanmıştır.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 9
Dün Tekil 753
Bugün Tekil 107
Toplam Tekil 1983103
IP 54.234.247.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































27 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu