BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ile federal yönetimde kararlara etkin katılım konuları makul ölçüler içinde çözülebilir ancak Rum tarafının tutumu nedeniyle hala çözülemiyor” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Ara�t�rmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele ile federal yönetimde kararlara etkin katılım konuları makul ölçüler içinde çözülebilir ancak Rum tarafının tutumu nedeniyle hala çözülemiyor”
Tarih: 21.04.2017 > Kaç kez okundu? 199

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele” ile “federal yönetimde kararlara etkin katılım” konularının makul ölçüler içinde çözülebileceğini ancak Rum tarafının tutumu nedeniyle hala çözülemediğini kaydederek, “Bu çerçevede gidersek ne yazık ki bir sonuca ulaşmayı son derece zor görüyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile dün akşam gerçekleştirdiği görüşme sonrasında Cumhurbaşkanlığı’nda açıklama yaptı.

Akıncı, Türkiye’nin ilan ettiği Navtex, KKTC’deki 23 Nisan kutlamalarına katılmak amacıyla Larnaka üzerinden adaya giriş yapan Sırp ekibinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından geri gönderilmesi konularında da değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Liderin dün akşamki görüşmenin başında Türkiye’nin ilan ettiği Navtex konusuna değindiğini ve bununla ilgili kaygılarını dile getirdiğini söyledi.

Rum liderin bunun iyi niyetle bağdaşmadığını ve olumlu atmosferin oluşmasına katkı sağlamadığını söylediğini aktaran Akıncı, “Tabii ki buna karşılık bizim de kendisine söyleyeceklerimiz vardı” dedi.

Navtex’in gündeme gelmesinin sebeplerinin açık olduğunu kaydeden Akıncı, “Bu bizlerin de payı olan doğal gaz araştırmaları konusunda Rum tarafının inatla ve ısrarla tek taraflı olarak konuyu ileri götürmek istemesinden kaynaklanıyor” şeklinde konuştu.

Rum liderle bu konuyu henüz müzakereler başlamadan, 11 Mayıs 2015’te görüştüklerini hatırlatan Akıncı, şöyle devam etti:

“Benim kendisine o buluşmada ilk açtığım konu buydu. Müzakereleri iyiye, sonuca götürebilmek için yapmaktan kaçınmamız gereken konulardan bir tanesi Doğu Akdeniz’deki bu doğal gaz araştırmalarıdır. Ya müzakerelerde bir uzlaşma sağlayacağız, bir komite oluşturacağız ki bu benden önce Türk tarafınca masaya getirilmişti. Ya da bunları erteleyeceğiz, müzakerelere şans tanıyacağız demiştik. Bu anlayış beraberliği ne yazık ki son zamanlarda artık görülmüyor. Temmuzun başında yeni kazıların bile gündeme geleceğinin konuşulduğu bir ortamda tabii ki Türk tarafı Türkiye ile birlikte bu konudaki haklarını korumak için gereken adımları atacak.”

Müzakerelerde sonuç kaydedilebilmesi için kısa bir zaman dilimi kaldığını söyleyen Akıncı, “Birleşmiş Milletler ’den Avrupa Birliği’ne kadar herkes bunu farkındayken doğal gaz araştırmalarını tek yanlı sürdürme inadı elbette bu Navtex olayıyla ilişkisiz değil” dedi.

Bilindiği üzere, Türkiye yeni bir NAVTEX yayınlayarak 21 Nisan tarihinden geçerli olmak üzere 30 Haziran 2017 tarihine kadar Gazimağusa açıklarında sismik araştırma yapacağını açıklamıştı. İlan edilen Navtex gereği araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa ile ona eşlik edecek olan Bravo adlı gemi bölgeye gelecek.

KKTC’deki 23 Nisan kutlamalarına katılmak amacıyla Larnaka üzerinden adaya giriş yapan Sırp ekibin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından geri gönderilmesi konusuna da değinen Akıncı, şunları söyledi:

“Asıl güven zedeleyen bu son davranışın altını çizmek istiyorum. 23 Nisan Çocuk Bayramı için dünyanın değişik yerlerinden çocuklar buraya geldi. Onların arasında Sırbistan’dan, Rusya’dan Litvanya’dan çocuklar vardı. Bunlar, şu an benim bilmediğim nedenlerle Larnaka Havaalanı’ndan gitmek zorunda kaldı. Litvanyalıların AB üyeliği nedeniyle bu tarafa geçişlerinde sorun olmadığı anlaşılıyor. Ancak Sırp ve Rus çocukların geçemedikleri biliniyor. Çocukların böylesi günde engellenmiş olmaları güven ilişkisi yaratmak açısından son derece mahsurlu. Bırakınız güven ortamı yaratmayı, bunun çocuklara karşı yapılmış haksızlık. Bunu kendilerine söyledik.”

Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile 2 temel konu üzerinde yoğunlaştıklarını da belirterek, bunların “federal yönetimde kararlara etkin katılım” ve “Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele” olduğunu söyledi.

Akıncı, görüşmede müzakerecilerin önceki gün ve bir önceki günkü çalışmalardan derlediği görüşleri de dinlediklerini kaydederek, ilk olarak Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konusuna değindi.

Cumhurbaşkanı Akıncı şunu söyledi:

“Şu kadarını söylemem lazım, aslında her iki konu da makul ölçüler içinde çözümlenebilir konulardır.

Bu gece yapılan izahatlardan bir kere daha kesinlikle ikna oldum ki bu halledilmeyecek bir mesele değil, yeter ki niyet ve isteklilik olsun.

Hiç söylendiği, iddia edildiği gibi ‘80 milyon Türk vatandaşını arka kapıdan Avrupa Birliği’ne sokma gayreti’ veyahut ‘milyonlarca insanın istila etme girişimidir’ değildir bu. Böyle bir şey söz konusu değil. Kıbrıs Türk tarafı olarak ortaya koyduğumuz makul anlayışlar hem BM hem de AB tarafından ne yazık ki Rumlardan çok daha anlayışla karşılanıyor. Bunu Brüksel’de de tespit ettik, onun dışında yaptığımız temaslarda da tespit ettik. Ama bu noktada ne yazık ki henüz Rum muhataplarımızı ikna edebilmiş değiliz.”

Kararlara etkin katılım konusunda da anlamakta zorlandıkları bir dirençle karşı karşıya olduklarını söyleyen Akıncı, şunları kaydetti:

“Geriye 3 toplantı kaldı, 2, 11 ve 17 Mayıs. Bu çerçevede gidersek ne yazık ki bir sonuca ulaşmayı son derece zor görüyorum. Bir karamsarlık aşılamak istemem. Olumsuzluk vurgusu yapmak istemem ama herkes de biliyor, kabul etmek istemeseler de aleni bir şekilde görülebiliyor ki Temmuz sonrasında bu iş son derece zor olacak.”

Müzakerecilerin bugünden itibaren yapacakları görüşmelerin büyük önemi olacağını kaydeden Akıncı, şunu ekledi:

“Önümüzdeki bu üç toplantının büyük önemi var. BM’ye hakemlik rolü verilmeden ancak onların bir nevi mekik diplomasisi ile resmin bütününü ya da en azından ilk 4 başlıktaki konuları bütünsel olarak görebileceğimiz bir çalışmada bize daha etkili katkıda bulunmaları iyi olacak. Bu tabii ki iki taraf benimserse olabilir. Eğer bütünlüklü resmi ortaya çıkaracak davranışlar sergilenmezse bu akşamki (dün) gibi bir konunun etrafında veya ikinci bir konunun etrafında tartışmaya devam ederiz. Sonuçta taraflar pozisyonlarını yeniden teyit ettiler, korudular ve evlerine gittiler noktasına geliriz. Bu da bizi bir yere götürmez.”

Akıncı, eşinin sağlık durumun sorulması üzerine Meral Akıncı’nın düşme nedeniyle çıkan omuzunun yerine konulduğunu, cerrahi müdahaleye gerek kalmadığını söyledi.

Kırık şüphesinin son tomografiden sonra giderildiğini aktaran Akıncı, başta Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Başhekimi olmak üzere ortopedi servisindeki hekimlere ve hemşirelere ilgileri için teşekkür etti.

Akıncı, açıklamadan sonra eşi Meral Akıncı’yı görmek üzere hastaneye gitti.



Akıncı: “Müzakerelerde konuşulmadık unsur kalmadı”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümü için 1968’den bu yana her şeyin konuşulduğunu, bir 50 yıl daha konuşulamayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Muharip Gaziler Derneği 2’nci Bölge Karşıyaka Şubesi üyeleri ve ailelerini kabul etti.

Akıncı kabulde yaptığı konuşmada, önümüzdeki 2 ayda niyet varsa, çözüm hedefinin çerçevesini çizmenin mümkün olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı, geriye dönüp bakıldığında savaşın ne kadar acı ve kötü olduğunu en iyi savaşı yaşayanların bildiğini belirtti. Savaşın acılarını da en çok kadınlar ve çocukların çektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Barış ortamında hem Türk ve Yunan ulusları, hem de bu adada yaşayan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar, çok daha iyi bir gelecek kurabilirler, huzur içerisinde çok daha iyi bir geleceğe yol alabilirler. Yeter ki birbirimizin haklarına saygılı olalım. Bu adada ne onlar yok olabilir, ne de kimse bizi yok edebilir. Eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yaşayalım. Birbirimize tahakküm etmeyelim. Bir federasyon konuşulduğu zaman azınlık-çoğunluk üzerinden gidilmez. Siyaseten iki eşit varlıktan söz edilir.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta yaşayabilir bir federal çözüm için üç hususun çok önemli olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Birincisi özgürlüğümüz. İkincisi eşitliğimiz. Üçüncüsü de, bir daha eski günleri yeniden yaşamamamız açısından güvenliğimizdir. Güvenliğimizi tehdit altında bırakmayacak formüllere ihtiyaç var. Bu 3 asgari unsuru içeren anlaşma için çalışıyoruz. 2 yıldır gayret gösteriyoruz. Arzu ederdik ki şimdiye kadar olumlu bir yere varalım. Olmadı. Bizim yüzümüzden değil. Kimseyi de suçlamak istemiyorum. Rum liderle bu akşam görüşüyoruz. İnşallah bir anlayış değişikliği olur.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki 2 ay çok önemli. Bu 2 ay içerisinde bir çözüm hedefinin çerçevesini çizmek niyet varsa mümkün. Çünkü konuşmadık unsur kalmadı. Her şey yıllardır konuşuluyor. 49 yıldır konuşuluyor. Bir 50 yıl daha konuşamayız. Ya anlaşırız o zaman KKTC, kurulacak federal ortaklık devletinin bir parçası haline gelir, ya da kuramıyorsak o zaman KKTC yoluna devam eder. Türkiye ile de dost ve kardeş bir ülke olarak diğer ülkeler arasında yerimizi alarak yolumuza devam ederiz. İstediğimiz birincisidir. Çözüm herkesin yararınadır. Temenni ederim ki bir daha ne şehitler olsun ne gazilerimiz olsun. İnsanca, hep beraber barış içerisinde yaşayalım.”



Özgürgün İzmir Karşıyaka Muharip Gaziler Derneği heyetini kabul etti



Başbakan Hüseyin Özgürgün, İzmir Karşıyaka Muharip Gaziler Derneği’nden bir heyeti kabul ederek görüştü.

Başbakan Özgürgün, kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türkü’nün Anavatan Türkiye’nin kopmaz bir parçası olduğunu, her zaman her koşulda yakın işbirliği ve dayanışma içinde olduklarını söyledi.

Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini devam ettirdiklerini ifade ederek, heyete, Kıbrıs konusunda gelinen aşamayla ilgili bilgi de veren Başbakan Özgürgün, Ada’daki barış ve huzur ortamının Türk askerinin varlığı sayesinde devam ettiğini, varılacak bir çözümde Türkiye’nin etkin ve filli garantörlüğünün devamını istediklerini kaydetti.



Ertuğruloğlu, Al-Hammadi ile görüştü



Katar’da temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Katar Eğitim ve Yüksek Eğitim Bakanı Dr. Mohammed bin Abdul Wahid Al-Hammadi ile görüştü.

Katar Eğitim ve Yüksek Eğitim Bakanlığı’nda yer alan görüşmede, Katar'ın vatandaşlarına yüksek eğitimde ne gibi destekler verdiği, Katar vatandaşlarının KKTC üniversitelerini tercih etmesi için neler yapılabileceği ve birlikte ne gibi çalışmaların hayata geçirilebileceği konuları konuşuldu.

Ertuğruloğlu, görüşmede, Katar Eğitim Bakanı Al-Hammadi'ye KKTC ve KKTC yüksek eğitimi hakkında detaylı bilgi verdi.

Katar Eğitim Bakanı'nı KKTC'ye davet eden Ertuğruloğlu, Al-Hammadi'nin KKTC'ye gelip hem üniversiteleri hem de Kıbrıs'taki gerçek durumu yerinde görmesini arzuladığını söyledi.

Ertuğruloğlu, Katar Eğitim Bakanı'nı KKTC'de ekibiyle birlikte ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını belirtti.

KKTC'nin yüksek eğitim yanında bir diğer önem verdiği alanın da turizm olduğuna işaret eden Ertuğruloğlu, KKTC üniversitelerinin Katar'a gidip tanıtım yapabileceğini, ayrıca KKTC turizminin tanıtılması içinde işbirliği gerçekleştirebileceklerini söyledi.

Ertuğruloğlu'na KKTC yüksek eğitimi yanında ekonomi, turizm ve ticaret gibi konularda sorular yönelten Al- Hammadi, Kıbrıs konusunda da bilgi edinmek istedi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu da, İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkelerden KKTC'ye 22 binin üzerinde öğrenci geldiğini ifade ederek, bu sayıyı ve Katar'dan gelen öğrenci sayısını da artırmak istediklerini söyledi.

KKTC Doha Temsilciliği'nin her zaman işbirliği için hazır olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununa da değindi:

Ertuğruloğlu, "Kıbrıs sorunu devam ediyor. KKTC'ye ambargolar dolayısıyla direk uçuşlar olmadığından yüksek eğitim, turizm ve ticaret konularında sıkıntılar yaşıyoruz.

50 yıldır müzakereler sürüyor ama hiçbir başarı sağlanamadı. Çünkü mevcut sistemle bana göre Kıbrıs'ta çözüm mümkün görünmüyor.

Müzakereler devlet ile toplum arasında sürdürüldüğü sürece çözüm zor görünüyor. Çünkü devlet kabul edilen Rumlar BM ve AB üyeliği avantajlarını elinde bulunduruyor, bizi azınlık görüyor, neden çözüm istesin" dedi.

Ertuğruloğlu, Rum tarafının Kıbrıs'ı bir Helen adası gördüğünü ancak Kıbrıs'ın hiçbir zaman Helen adası olmadığını da vurguladı.

Katar Eğitim ve Yüksek Eğitim Bakanı Al-Hammadi de, Katar'ın yüksek eğitme verdiği burslar ve üniversite okuyacak vatandaşlarına yönelik yaptığı uygulamaları anlattı.

Al-Hammadi, Ertuğruloğlu ve heyetine ziyaretten ötürü teşekkür ederek, eğitim alanında Doha'daki KKTC Temsilciliği aracılığıyla bazı işbirlikleri yapabileceklerini söyledi.



“2. Uluslararası Bankacılık ve Finans Perspektifleri Konferansı”



Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü’nün düzenlediği, “2. Uluslararası Bankacılık ve Finans Perspektifleri” adlı konferans, bugün Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda açılış konuşmaları ile başlayacak.

Konferansa, 15 farklı ülkeden 120’ye yakın bankacılık ve finans konusunda uzman akademisyenin katılması bekleniyor.



Londra’da “Festival of North Cyprus”



KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın desteğiyle North Cyprus UK organizasyonuyla, 5-6 Mayıs tarihlerinde Londra Islington’daki The Business Design Centre’de, “Festival of North Cyprus” isimli bir etkinlik düzenlenecek.

Kuzey Kıbrıs’tan üniversite, turizm, bankacılık, sanayi, havayolu, inşaat ve emlak gibi çeşitli sektör temsilcilerinden oluşan iş insanları ve yatırımcıları, Londra’da faaliyet gösteren ilgili sektör temsilcileriyle buluşturmayı amaçlayan festivale yoğun katılım bekleniyor.

“Festival of North Cyprus” iki gün boyunca halka açık olacak ve cuma 09.00 – 20.00 ile cumartesi 09.00 – 17.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilecek.



Bob Geldof ve grubu The Boomtown Rats, “Rock’n EMU” etkinliği çerçevesinde bu akşam DAܒde konser verecek



DAܒden verilen bilgiye göre, her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl yedincisi yapılacak etkinlik çerçevesinde bu gece DAÜ Stadyumu’nda önce DAÜ Müzik Kulübü ile Mağusa Müzik Band sahne alacak. Gecenin finalini ise Bob Geldof ve grubu yapacak.

Konserler ücretsiz izlenebilecek.















Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 7
Dün Tekil 565
Bugün Tekil 180
Toplam Tekil 1982766
IP 54.90.92.204






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































22 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.503 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu