BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Kıbrıs’ta birlikte yaşamanın esasını güven oluşturur” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Kıbrıs’ta birlikte yaşamanın esasını güven oluşturur”
Tarih: 17.04.2017 > Kaç kez okundu? 181

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta birlikte yaşamanın esasının,iki toplum arasındaki güvenin inşası olduğunu belirterek, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’ta uğradığı saldırı ve tacizlerin, zaten sıkıntılı olan güven iklimini daha da aşındırdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ta Kalavaç’ta düzenlenen “6. Gıbrızlı Kültür ve Sanat Etkinliği”nde yaptığı konuşmada, Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere yönelik yapılan saldırı ve tacizlere değindi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere yapılan saldırı ve tacizlerle ilgili olarak bugüne kadar kendilerine 22 hadiseye ilişkin bilgi geldiğini kaydetti. Akıncı, bunların, basına yansıyan, gün yüzüne çıkan, Rum polisine şikayet edilen vakalar olduğunu ve geçen gün bunlara bir yenisinin eklendiğini belirtti.

Akıncı konuşmasında, “Bu adada barış ve huzur içinde, iki toplumlu iki kesimli federal yapılanmayı kuracaksak iki toplum arasındaki güvenin inşası son derece önemlidir. Bu güven, güneye geçen Kıbrıslı Türk arabalarına ve seyahat eden ailelere saldırmakla sağlanamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Bunlar söylendiği gibi bazı münferit ırkçı, faşist olaylar olabilir. Ama bir konuda Rum Yönetimi’ni sorumlu tutmak durumundayız. Bu suçları işleyenleri, bulmak, yakalamak ve cezalandırmak Rum Yönetimi’nin sorumluluğudur. Bugüne kadar bilgimize gelen 22 hadise var. Bunlar basına yansıyan, gün yüzüne çıkan Rum polisine şikayet edilen vakalardır. Geçen gün yeni bir hadise oldu. Ailesi ile seyahat eden bir Kıbrıslı Türk’e bu saldırılar yapıldı. Arabayla yan yollara saptı, orada Rum esnaf polisi çağırdı.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, son saldırıyı yapanlar aleyhine ırkçılık suçlamasından dava getirilecek olmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.

Akıncı, “Ancak asıl memnuniyetim, Kıbrıs Türk toplumu olarak asıl memnuniyetimiz, bu suçları işleyenlerin mahkeme önüne çıktığını ve cezalandırıldığını gördüğümüz gün olacak. İşte o zaman bunları caydırıcı hale getirebileceğiz ve Kıbrıs’ta barış kültürünü ancak böyle geliştirebiliriz.”

Akıncı, 67 yıl önceki Enosis referandumunun gündeme getirilmesiyle yaşanan krizin, kararın bertaraf edilmesiyle geride kaldığını belirterek, şöyle dedi:

“Bazılarının zannettiği gibi, bir yolunu bulup bu müzakereleri geciktirelim anlayışında olmadığımız için, o konuda atılan olumlu adımı görmezden gelmedik. Müzakereler yeniden başladı. Önümüzde 4 toplantı var. Bu 4 toplantı hayati öneme sahiptir. Bu süreçte BM’nin de her zamankinden daha aktif, daha fazla yardımcı olması gerekir. BM’nin hakemlik yapması, masaya yazılı resmi öneri koyması, Annan Planı’ndaki gibi boşlukları doldurması beklentimiz yoktur”.

Göreve gelmesinin ardından, 60’tan fazla liderler, 100’den fazla müzakereciler toplantısı yapıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, BM’nin bu toplantıların getirdiği birikimden istifade ederek yardımcı düşünceler geliştirerek, her iki tarafa daha da yakınlaşmaları için yardımcı olabileceğini ifade etti.

Rum tarafında son günlerde federasyonun işlevselliği ile Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konularının gündeme çarpıtılarak yanlış ve abartılı bir şekilde getirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, iyi niyetin olması durumunda her iki konunun da abartıldığı gibi olmadığı için, çözümlenebilecek konular olduğunu vurguladı.

Federasyonun işlevselliğinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı “Her devletin işlevsel olması kaçınılmazdır. Ama federal bir yapılanmada iki tarafın temsilcilerin o organlarda sadece bulunmaları yetmez. O organlarda bulunurken kararlara katılmaları da önemlidir” dedi.

Kararlara etkin katılım olmaması durumunda, kararların basit çoğunlukla alınacağını ve bunun ancak üniter bir devlet yapılanması demek olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, üniter yapılarda bile muhalif sesler ve görüşlere değer verilmesi gerektiğini vurguladı.

Akıncı, iki kanatlı bir yapılanmada, “‘sadece yer alıyor olmanız yeter’ denemez. O organlarda yer almak kaçınılmaz olduğu gibi, organların üreteceği kararlarda her iki tarafın da sözünün olması gerekir. Ortaklık kültürü ve federal anlayış başka türlü gelişemez” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Bazı kurullarda asgari bir olumlu oyun olması gerekir dediğimizde, ‘bu veto hakkıdır’ diye karşımıza çıkılmaması gerekir. Bu kararlara katılım demektir, aksi durumda oradaki Kıbrıs Türk varlığının bir anlamı kalmaz, orada sadece seyirci ve figüran konumuna gelirsiniz. Federasyonlarda figüranlık olmaz, ortaklık olur, kararlara birlikte etkin katılım olur. Devlet ancak o biçimde işlevsel hale gelir. Aksi takdirde, bir tarafın itirazlarına rağmen basit çoğunlukla kararlar alınırsa, devletin işlevsizleşmesi, çalışmaması o noktada kendini gösterir. Bunun çok iyi anlaşılması gerekir”.

“Türk tarafı Türkiye için AB’ye girmiş gibi 4 özgürlük istiyor” denilerek Türk ve Yunan vatandaşlarına eş değer muamele gösterilmesi prensibinin çarpıtıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Akıncı, “Öyle bir şey yok. İstenen olabilecek bir şeydir. İstenen, abartıldığı gibi olamayacak bir şey değildir” dedi.

Rum Yönetimi’nin bu konuyu Brüksel’e taşıyarak AB’nin de yanlış yönlendirilmesi için çaba harcadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu kadarını ifade edeyim ki bu konuya AB Rum tarafından çok daha gerçekçi yaklaştı. Bizleri dinlediklerinde, istenenin hiç de öyle abartıldığı gibi olmadığını, 1960’tan buyana gelen adadaki Türk-Yunan dengesini gözettiğini, bizden önceki dönemde de eşdeğer muamele kavramı çerçevesinde halledilebileceği görülen bir konu olduğu ortaya çıktı”

İyi niyet varsa, hem federal devletin işlevselliği, hem de bu konunun aşılabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konusunun, zaten Türkiye’nin AB ile olan Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde yarı yarıya halledildiğini, geriye kalanlar da halledilemeyecek meseleler içermediğini vurguladı.

Rum tarafının takvim ve tarih duymak istemediğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Takvim ve tarih yok, ama 50 sene daha müzakere mi edeceğiz” diye sordu.

“Resmi takvim yoksa doğal takvim var” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum Yönetimi’nin Temmuz ayının ilk yarısında sondaja başlayacağını ilan ettiğini anımsatarak, “Doğu Akdeniz’de anlaşmanın olmadığı bir ortamda kazı yapmak demek, Türk tarafının da benzer davranışlara girmesini teşvik etmek demektir” dedi.

Bunu söylediğinde “bizi tehdit ediyor” denildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Hayır, tehdit etmiyorum, olacakları söylüyorum ve bunların olmamasını diliyorum” ifadesini kullandı.

Akıncı, “Bize çatışma değil barış ve işbirliği kültürü gerekir. Doğal gaz zenginliklerinde her iki toplumun hakkı ve payı vardır. Bunları ancak barış ve çözüm ortamında işbirliği çerçevesinde su yüzüne çıkarabilir ve yararlanabiliriz. Çözüm ve barışın olmadığı, bir ortamda ancak gerginlik yaşanır. Çözüm için doğal takvim var. Temmuza kadar bir çözümün parametrelerini oluşturabilmemiz gerekir” şeklinde devam etti.

Gelecek Şubat ayında Güney Kıbrıs’taki başkanlık seçimlerinin takviminin de başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, ”Takvim zorlaması yapıyorum denmesine gerek yok, hem doğal gaz konusundaki kendi açıklamaları, hem de adaylar ve kampanyalar, söylemlerde farklılıklar ortaya çıkarmaya başladı, doğal takvim çalışıyor” dedi.

Bu arada Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kalavaç'taki etkinlikten sonra, Gazimağusa'da, Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü 2017 Yılı Slalom Şampiyonası 1’inci Yarışı’nın startını verdi.



Ertuğruloğlu İslam Kalkınma Bankası Genel Başkanı Haccar ile görüştü



Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam Kalkınma Bankası Genel Başkanı Bender bin Muhammed bin Hamza Al Haccar ile görüştü.

Görüşmede, bankanın, genelde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ekonomisi özelde de yüksek eğitim, turizm ve ülke altyapısına nasıl destek yapabileceği konuları ele alındı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, İslam Kalkınma Bankası Genel Merkezi’nde yer alan görüşmede, İslam Kalkınma Bankası Genel Başkanı Haccar'a KKTC ile ilgili bilgiler verdi.

Ertuğruloğlu, Haccar'a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi, “ekonominin lokomotifi olan yüksek eğitim ve turizm” hakkında detaylı bilgiler aktardı, KKTC'yi daha yakından tanıması için ülkeye davet etti.

KKTC'nin İslam İşbirliği Teşkilatı'nda gözlemci üye olarak yer aldığını ifade eden Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler ile KKTC arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Kıbrıs Türk halkına yıllardır haksız ambargolar uygulandığını ifade eden Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin KKTC ile yapacağı işbirliklerinin Kıbrıs Türk halkına faydalarının olacağını söyledi.

Haccar'a Kıbrıs müzakereleri hakkında da bilgiler veren Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorunu tarihçesi ile ilgili de bilgiler aktardı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam Dayanışma Fonu İcra Direktörü İbrahim Abdullah Al-Khuzayem ile de görüştü.

Ertuğruloğlu, ilk olarak örgütün Sağlık Bakanlığı’na yaptığı tıbbi cihaz yardımı için teşekkür etti.

Al-Khuzayem'i, ülkeyi daha yakından tanıması ve yerinde tespitler yapması için KKTC'ye davet eden Ertuğruloğlu, Fon ile Kıbrıs Türk halkına fayda sağlayacak daha farklı projelerde çalışma temennisini iletti.

Fon yetkililerinin KKTC'ye ziyaretinin anlamlı olacağına işaret eden Ertuğruloğlu, Fonun KKTC'de yapacağı bire bir izlenim ve ihtiyaçları yerinde tespit etmesinin önemine işaret etti.

Al-Khuzayem de, KKTC'ye yaptıkları katkılar ve çalışmaları anlatarak, toplumu birebir ilgilendiren projeleri destekleyeceklerini söyledi.

Özellikle eğitim ve sağlık alanında işbirlikleri yapılabileceklerini söyleyen Al-Khuzayem, KKTC ile yakın işbirliği içinde çalışacaklarını kaydetti.

Görüşmelerde Bakan Ertuğruloğlu'na Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, KKTC İstanbul Başkonsolosu Fahri Yönlüer ve Dışişleri Bakanlığı 2. Sekreterlerinden Çağrı Kalfaoğlu eşlik etti.



Ertuğruloğlu, Useymim ile görüştü



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Yusuf Bin Ahmed El Useymim ile görüştü.

Görüşme, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın, Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki genel merkezinde yer aldı.

Görüşmede, Bakan Ertuğruloğlu, İİT Genel Sekreteri'ne KKTC hakkında detaylı bilgi verdi ve KKTC'ye davet etti.

İİT üyesi ülkelerin KKTC'yi yakından tanıması ve ziyaret etmesinin önemine işaret eden Ertuğruloğlu, İİT üyesi ülkelerin KKTC ile yapacağı yakın işbirliğinin ambargolar altındaki Kıbrıs Türk halkının bunları aşması için destek ve faydalı olacağını kaydetti.

KKTC'nin İİT üyesi ülkelerle turizm, ticaret, eğitim alanlarında işbirliğine hazır olduğunu, hali hazırda İİT üyesi ülkelerden 22 binin üzerinde öğrencinin KKTC Üniversitelerinde eğitim gördüğünü ifade eden Ertuğruloğlu, bu tip işbirliklerinin geliştirilmesinin önemine değindi.

Kıbrıs sorununun tarihçesi hakkında genel sekretere detaylı bilgi veren ve 50 yıldır devam eden müzakere süreçlerini anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs'ta sürdürülen müzakerelerde Kıbrıs Türk halkı için siyasi ve egemen eşitlik ile Türkiye'nin garantörlüğünün asla vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin KKTC'ye her alanda ve her şartta destek verdiğini belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının bugün varlığını Türkiye sayesinde sürdürdüğünü söyledi.

Genel Sekreter’in KKTC'yi yakından tanıması ve yerinde tespitlerde bulunması için ziyaretinin gerekliliğine işaret eden Ertuğruloğlu, onu KKTC'de ağırlamaktan mutluluk ve onur duyacaklarını söyledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Genel Sekreter’in Kıbrıs müzakere süreci, Kıbrıs sorunu ve KKTC ile ilgili sorduğu soruları da yanıtladı.



Dışişleri Bakanlığı: “Dini ibadetlerin bir siyasi istismar aracı olarak kullanılmaması için tedbir almak görev ve sorumluluğumuzdur”



Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’taki camilerde toplu ibadetlerini kısıtladığını görmezden gelen Rum tarafının, gösterilen iyi niyeti istismar edip, ibadet izni verilemeyeceğini bildikleri yer ve tarihlerde ibadet izni istediğini açıkladı.

“Dini ibadetlerin bir siyasi istismar aracı olarak kullanılmaması için gerekli tedbirlerin alınmasının görev ve sorumlulukları olduğuna” vurgu yapılan açıklamada, ibadete müsait diğer dini yerler için yapılan düzenlemelerin, yalnızca lojistik ve güvenlik açısından yapıldığını ve bireysel ibadetlere hiçbir şekilde kısıtlama getirilmediğine işaret edildi.

Açıklamada, 2017 yılında 23 Nisan tarihine kadar yapılan 33 başvurunun 25’ine izin verildiği belirtilerek, üç büyük kilise Apostolos Andreas, St. Barnabas ve St. Mamas’da düzenlenecek toplu ayin sayısına hiçbir sınırlama getirilmediğine de dikkat çekildi.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, dini özgürlükler konusunun gündeme geldiği her vesilede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dini inanç ve vicdan özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığına vurgu yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, ülkede yaşayan yabancı uyruklular dahil herkes için kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmamak kaydıyla ibadet, dinsel ayin ve törenlerin serbest olduğu kaydedildi.

Açıklama şöyle devam etti:

“Tüm taraflarca iyi bilindiği ve uygulamada olduğu gibi, ülkemiz sınırları içerisinde yaşamayı tercih eden Maronit ve Kıbrıslı Rumlar, ikamet ettikleri köylerde (Dipkarpaz, Sipahi, Koruçam, Karpaşa, Hisarköy ve Özhan) bulunan 8 kilisede herhangi bir kısıtlama veya ön izne gereksinim olmaksızın, kendi din adamlarının idaresinde ibadetlerini özgürce yerine getirebilmektedirler.

Ayrıca, üç büyük kilisede (Apostolos Andreas, St. Barnabas ve St. Mamas) düzenlenecek toplu ayin sayısına hiçbir sınırlama getirilmemiştir. İbadete müsait olan sair (diğer) dini yerler için yapılan düzenlemeler, yalnızca lojistik ve güvenlik açısından yapılmakta olup, bireysel ibadetlere hiçbir şekilde kısıtlama getirilmemektedir.

Ayin taleplerine ilişkin son yıllara ait istatistikî bilgiler şöyledir: 2013 yılında gelen 47 ayin talebinin 9’u reddedilmiş, 38’ine izin verilmiştir. 2014 yılında gelen 107 ayin talebinin 36’sı reddedilmiş, 71’ine izin verilmiştir. 2015 yılında gelen 128 ayin talebinin 32’si reddedilmiş, 96’sına izin verilmiştir. 2016 yılında gelen 193 müracaatın sadece 54’ü reddedildi, 109’una ise izin verilmiştir. 2017 yılında 23 Nisan tarihine kadar yapılan 33 başvurunun 25’ine izin verilmiştir.

Ne yazık ki Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıslı Türklerin Hala Sultan Camii dahil Güney’de bulunan camilerde toplu ibadetlerini kısıtlamaya tabi tuttuğunu görmezden gelerek, geçmişte defaten yaptığı gibi bu konuda gösterdiğimiz iyi niyeti istismar ederek, ibadet izni verilemeyeceğini bildiği yer ve tarihlerde ibadet izni talebinde bulunmakta ısrarcı olmaktadır. Vurgulamakta fayda görmekteyiz ki, dini ibadetlerin bir siyasi istismar aracı olarak kullanılmaması için gerekli tedbirlerin alınması görev ve sorumluluğumuzdur”



Akpınar, Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin Kuzey Kıbrıs Başkanı, AB ve BM Başkan Yardımcısı oldu



Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Kurucu Rektörü ve Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar, hem Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin Kuzey Kıbrıs Başkanı, hem de Avrupa Birliği (AB) ve Birlemiş Milletler (BM) Başkan Yardımcısı oldu.

Önceki gün Almanya’da düzenlenen törenle Akpınar’a, Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin Kuzey Kıbrıs Başkanlığı’nın yanı sıra AB ve BM Başkan Yardımcılığı görevi de resmi olarak verildi.

Sosyal medya hesabı üzerinden bu konuda açıklamada bulunan Akpınar, “Bu, benim ve ülkem için çok büyük bir onurdur” dedi.

Akpınar, KKTC’de resmi olarak Uluslararası Diplomatlar Birliği Merkez Ofisini açacaklarını ve bu şekilde AB ve BM’de etkin döneme girileceğini belirterek, Haziran ayı sonunda özel bir açılım yapacaklarını da söyledi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 0
Bugün Tekil 361
Toplam Tekil 1980938
IP 54.221.76.68






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































24 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey TÜRK ulusu! Silkin ve kendine dön! Niçin yanılıyosun? Bütün bunlar kendinden, kendi öz benliginden uzaklaşıp düşmana dönük yaşadığın için oldu.
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu