BASIN BÜLTENİ Liderler ara bölgedeki yemekte bir araya geldi - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Liderler ara bölgedeki yemekte bir araya geldi
Tarih: 03.04.2017 > Kaç kez okundu? 175

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de akşam yemeği için bir araya geldi.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Bart Eide'nin ev sahipliğinde yapılan yemek için liderler otele basının bulunduğu ön bölümden değil arka kısımdan girdiler ve basına herhangi bir selamlamada bulunmadılar.

İki liderin 19.30’da başlayan akşam yemeği öncesinde İki Toplumlu Barış İnisiyatifi Ledra Palaca Otel önüne saat 19.00’da gelerek liderlere çözüm yönünde destek belirtti.

Yaklaşık 50 kişilik Barış İnisiyatifi topluluğunu BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar karşıladı.

İnisiyatif temsilcileri Eide’ye “hemen çözüm ve barış istencini” iletirken, en uygun çözüm formülüne ulaşılabilmesi adına Eide’den liderlere yardımcı olmasını istediler.

İnisiyatif tarafından hazırlanan ortak açıklamada, liderlerin sosyal etkinliğinin selamlandığı ve bunun yeniden görüşmeye hazır oldukları anlamına geldiği savunuldu.

Açıklamada ayrıca liderlerin tüm önemli konuları çözme yönündeki acil ihtiyaca olabilecek en kısa sürede cevap vermeleri de istendi.

İnsiyatif daha sonra ortak açıklamalarını BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar'a verdi.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Bart Eide'nin ev sahipliğinde yapılan yemek 23.45 sıralarında tamamlandı ve liderler Ledra Palace Hotel’den ayrıldı.



Eide görüşmelerin sürmesi zemini arayacak



Ledra Palace Otel’de sosyal bir buluşmada bir araya gelen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yaklaşık 4 buçuk saat süren akşam yemeğinin ardından BM sözcülüğünün yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin önümüzdeki günlerde yurtdışında olması beklenen her iki liderle temaslarını sürdürüp, müzakerelerin devamına zemin hazırlamaya çalışacağı kaydedilirken, Kıbrıs sorununda bundan sonra izlenecek yol hakkında yapıcı bir diyalog gerçekleştiği bildirildi.

Açıklamanın yeniden düzenlenen şeklinde “Tüm Kıbrıslıların yararına ve her iki toplumun kaygılarını ortadan kaldıracak en iyi çözüm formülünü bulabilmek için (liderler) çalışmaya bağlılıklarını bir kez daha teyit ettiler” paragrafı da yer aldı.



Akıncı, Brüksel’de Guterres’le görüşecek, İstanbul’da Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne katılacak



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Brüksel’de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşecek, ardından İstanbul’da şeref konuğu olarak 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne katılıp konuşma yapacak.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Brüksel’e bugün gidecek ve yarın Guterres’le bir araya gelecek. Görüşme saat 16.00’da başlayacak.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Brüksel’den İstanbul’a geçecek ve Çarşamba günü şeref konuğu olarak katılacağı 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde konuşma yapacak.

Cumhurbaşkanı Akıncı, ülkeye 7 Nisan Cuma günü dönecek.

Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin bu yılki ana gündemi “Bir Yol Ayrımında Olan İnsanlık” olarak açıklandı.

Zirveye Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bujar Nishani, Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Mladen Ivanic, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Inavnov yanında Türkiye Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Arnavutluk, Avusturya, Hırvatistan, Letonya, Moldova, Romanya ve Sırbistan eski Cumhurbaşkanları, Azerbaycan ve Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Azerbaycan ve Bosna Hersek Meclis Başkan Yardımcıları ile bakanlar katılacak.

Zirvenin açıklanan programındaki katılımcılar arasında Yunanistan, Belçika, Ukrayna, Slovenya, Makedonya, Çin, Bulgaristan, Bangladeş, Avusturya’dan çok sayıda büyükelçi, araştırma merkezi yöneticisi ve ticaret odası başkanı da yer alıyor.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, önceki gün telefonda görüştü.

AA’nın diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, Akıncı-Çavuşoğlu görüşmesinde Kıbrıs konusundaki son gelişmeler ele alındı.

Çavuşoğlu, aynı konuda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile de görüşme gerçekleştirdi.



Akıncı: “Nisan veya Mayıs aylarında bir yere varıp varamayacağımız ortaya çıkacaktır”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, niyet olduğu takdirde, Nisan veya Mayıs ayında Kıbrıs sorununa çıkış yolunu bulmanın mümkün olduğuna inandığını söyledi.

Akıncı, “Bu iki ayda bu çıkış yolunu bulmak niyet varsa mümkün” dedi.

Akıncı, 5’inci Serdarlı Sestaları Şenliği’nde yaptığı konuşmada Kıbrıs sorunuyla ilgili açıklamalarda da bulundu.

Göreve geldiği tarihten itibaren, iki yıllık müzakere sürecinde pek çok noktada uzlaşılar sağladıklarını, çözüme belki de geçmişte olmadığı kadar yaklaşıldığını kaydeden Akıncı, Kıbrıslı Türklerin bu süreçte ciddi adımlar atığını kaydetti.

Gelinen noktada halen uzlaşma bekleyen konuların bulunduğunu, bunların aşılamayacak konular olmadığını kaydeden Akıncı, ancak yaz girişinde Kıbrıs Rum tarafının adanın Güney’inde doğal gaz için kazı yapması gündeme gelebileceğini, dolayısıyla 2014’de yaşanan gerginliklerin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

2018 Şubat ayında Kıbrıs Rum Kesiminde seçimlerin yapılacağından seçim yarışının gün geçtikçe kızışacağını, Nisan ve Mayıs ayında ciddi gelişmeler sağlanmadığı takdirde, bu işin Mart 2018’e kadar sarkacağını kaydeden Akıncı, “Ondan sonraki sürecin daha da sıkıntılı olacağını görmek için müneccim olmaya gerek yoktur” dedi.

Müzakerelerin yeniden başlaması halinde, Birleşmiş Milletler’in mekik diplomasisini daha verimli yapmasıyla “Nisan veya Mayıs aylarında bir yere varıp varılamayacağının” ortaya çıkacağını kaydeden Akıncı, Kıbrıslı Türkler için siyasi eşitlik, güvenlik ve özgürlük içeren bir çözüm planını halkın onayına gönül rahatlığı ile sunabileceğini, aksi halde toplum olarak yeniden bir değerlendirme yapılması gerekeceğini ifade etti.

Güven arttırıcı önlemelerin iki yıl önce kapsamlı çözümün kolaylaştırılması amacıyla gündeme getirildiğini ifade eden Akıncı, bugün, tartışılmakta olan güven arttırıcı önlemleri yaşama geçirilmesi için gündeme getirdiğini ifade etti.

İki yıl önce mobil telefon operatörlerinin her iki tarafta da hizmet verebilmesi yönünde Kıbrıs Rum Liderliği ile karar aldıklarını ifade eden Akıncı, aşılamaz denen tüm teknik sorunların aşılmasına rağmen, Kıbrıs Rum tarafının, KKTC’deki operatörlerle işbirliğinin yapılmasını yasaklayan bir yasası nedeniyle, bu konunun ileriyle götürülemediğini kaydetti.

Konunun tekrardan gündeme getirilmesi üzerine Kıbrıs Rum tarafından iki sim kartlı telefon kullanılması yönünde öneri yapıldığın kaydeden Akıncı, bunun bireysel bir çözüm olduğunu, kalıcı bir çözüm olmadığını, Kıbrıs Türk tarafının toplumlar arası işbirliğinden yana olduğunu, iki tarafı çözüme yaklaştıracak unsurun işbirliği olduğunu savunduğunu kaydetti.

Elektrik şebekelerinin kalıcı olarak bağlanması konusuna da değinen Akıncı, konuyu gündeme getirdiği zaman, Kıbrıs Rum tarafının tutumunun, “zaten ihtiyacınız olduğu zaman size elektrik satıyoruz” şeklinde olduğunu, ancak Terazi’deki elektrik santralinde meydana gelen patlamadan sonra Güney Kıbrıs’a elektrik verildiğini hatırlatmaktan kaçındıklarını kaydetti.

Akıncı, şebekelerin kalıcı olarak birleştirilmesinin, iki taraftaki şebekenin yükünün hafiflemesi buna bağlı olarak güneş enerjisinden daha çok faydalanması, fiyatların düşmesi, elektrik kesintilerinin hissedilmemesi anlamına geldiğini, bunları her iki tarafın uzmanlarının söylediğini kaydetti.

Akıncı, “Anlaşma buydu şebekelerin kalıcı olarak bağlanması, geçici olarak değil” dedi.

Şebekelerin kalıcı olarak bağlanması için Haspolat ve Güneşköy’de teknik araştırmalar denemeler yapıldığını belirten Akıncı, Kıbrıs Rum tarafının 1,5 yıl önce söz konusu denemeler üzerine uluslararası kuruluş tarafından inceleme yapılması talebinde bulunmasına ve Kıbrıs Türk tarafından kabul edilmesine rağmen, bugün yine kalıcı bağlanmadan bahsetmediğini belirtti.

Barış kültürünün geliştirilebilmesi için Kıbrıs Rum kemsine iki toplumlu eğitim komitesi kurulmasını önerdiklerini kaydeden Akıncı, öğrenci ve öğretmenlerin karşılıklı ziyaretlerinin konuşulduğunu ancak bugün Kıbrıs Rum tarafının sizin öğretmen ve öğrencileriniz Güney’deki okullarımıza gelebilir amma bizimkiler Kuzey’deki okullara gelemez şeklinde tavır takındığını kaydetti.

Akıncı, ”Neden? Yoktur bir tatminkar cevabı” dedi.

İki toplumunun kriz hallerinde birbirine yardımcı olabilmesi için kriz komitesinin bulunduğuna da işaret eden Akıncı, 1995’de Beş Parmak dağlarında çıkan yangın sırasında Kıbrıs Rum tarafının yardım teklifinin ret edildiğini, Trodos Dağlarında çıkan yangında da Türk tarafının yardım teklifini Kıbrıslı Rumların kabul etmediğini anımsattı. Akıncı, Rum tarafının bir yangın durumunda Kıbrıs Türk itfaiye araçlarının üzerindeki amblemin örtülmesi halinde yardım kabul edebileceklerini ancak Kuzeyde meydana gelebilecek bir yangında Güney Kıbrıs’taki itfaiye araçlarının amblemlerini kapatmayacağını ifade ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı görevinden önce, ara bölgede yapılan tatbikatlarda amblemlerin örtülmediğini bugün ise Kıbrıs Rum tarafının tutum değiştirdiğini kaydeden Akıncı, bu nedenle uzlaşma metni oluşturulamadığını söyledi.

Kıbrıs Rum Polisi ile Kıbrıs Türk Polisi’nin Pile’de yasa dışı kumar oynatılan yerlere ortak baskın düzenlendiğini de anımsatan Akıncı, operasyonun Kıbrıs Rum gazetelerinde Kıbrıs Rum Polisinin gerçekleştirdiği operasyon şeklinde yansıtıldığını, Kıbrıs Türk Polisi ile ortak operasyon olduğundan bahsedilmediğini söyledi.

Güven arttırıcı önlemler karşısında Kıbrıs Rum tarafının tutumuna atıfta bulunan Akıncı, “Bunlar iş açıcı değil, rahatsızlık duyabilirsiniz ancak gerçeklerdir. Gerçeklerin üzerine gitmezsek bunları düzeltemeyiz” dedi.

Akıncı, “Bir varlığı tanımayabilirsiniz, bizim sizden zaten böyle bir talebimiz yok, KKTC’yi ve makamlarını çözüm olmadan tanıyın diye bir dayatmamız da yok, ama varlığını görmezden gelemezsiniz. Tanımasanız da bu ülkenin okulu, itfaiyesi, polisi, ve Cumhurbaşkanı var ki oturup karşılıklı konuşuyorsunuz” dedi.

Güney ve Kuzey kaynaklı “enformasyon kirliliği” yaşandığını belirten Akıncı, “Akıncı ne derse doğruyu söylemez”, “Akıncı ne adım atarsa yanlış adım atar” tutumlarından vazgeçilmesi gerektiğini, Rum tarafı “ne söylerse haklıdır” tutumundan da uzaklaşılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasının birinci nedeninin çözüm için aday olması olduğunu kaydeden Akıncı, “Statükonun böyle sürüp gitmesini, gelecek kuşakların yararına olmadığını yıllardır göstermeye çalıştım” dedi.



Başbakan Özgürgün CONIFA heyetini kabul etti



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Bağımsız Futbol Kuruluşları Konfederasyonu (Confederation of Independent Football Associations - CONIFA) Başkanı Per-Anders Blind ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Başbakan Özgürgün kabulde yaptığı konuşmasında sporun siyasi mülâhazalardan ayrı tutulması gerektiğini vurgulayarak, KTFF’yi yapacağı organizasyondan ötürü kutladı.

KKTC üzerindeki spor ambargosunun devam ettiğine işaret eden Özgürgün, buna karşın CONIFA heyetinin Kuzey Kıbrıs’ta bulunmasının sporun engel tanımayacağının da bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Blind de konuşmasında, ilk kez geldiği KKTC’yi çok beğendiğini ve burada yapılacak futbol turnuvası için Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu ve KKTC’nin kendileri için hazırladıkları olanaklardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

CONIFA hakkında bilgiler de veren Blind, KKTC’de olmaktan mutlu olduklarını ve güzel bir turnuva olacağı yönündeki inancını dile getirdi.



Denktaş: “Rum tarafının ‘çözüm’ anlayışı ile bir sonuca ulaşmak mümkün değil”



Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Rum tarafının “çözüm” anlayışı ile bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı kaydetti.

Denktaş, Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) tarafından geçtiğimiz Cuma günü düzenlenen “Kıbrıs Müzakerelerinde Gelinen Aşama ve Sonrası” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Denktaş sunumunda müzakerelerde Kıbrıslı Türkler açısından istenen sonucun iki eşit devletin oluşturduğu yeni bir devlet, yeni bir Cumhuriyet ve tekrardan bizi mevzilere taşımayacak, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devam ettiği, belli bir süre dünyaya yeniden adapte olmamıza imkan tanıyan güvenin ve karşılıklı saygının yeşereceği yeni bir düzen olduğunu vurguladı.

Adanın tarihi geçmişiyle ilgili bilgiler aktaran, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların kurduğu örgütleri sıralayan Denktaş, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu dile getirdi. Bu cumhuriyetin üç yıl yaşadığını ifade eden Denktaş, Rumların kuruluş anlaşmalarında Kıbrıslı Türk’lere anlaşmada fazla hak verildiğini iddia ederek, plebisit yapmaya karar verdiklerini söyledi.

Denktaş, Kıbrıs Türk liderliğinin bu duruma karşı durduğunu söyleyerek, “Kıbrıs sorunu ada üzerindeki siyasi ve insani haklarımızdan vazgeçmeme ısrarımız nedeni ile başlatıldı ve 1974’e kadar devam etti’’dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Yunanistan’ın işgali ile başlayan, Türkiye’nin müdahalesi ile oluşan sonuçla Kıbrıslı Türkler işgal edilmiş haklarını kurtarmış oldu” diye konuştu.

Annan Planı referandumuyla ilgili bilgiler de veren Denktaş, son bir ay içerisinde önce Rum Meclisi’nin Enosis’in kutlanması kararı ile başlayan ve Anastasiadis’in “Azınlık çoğunluğa hükmedemez” açıklaması ile artık gerçeklerin daha iyi görüldüğünü, Rum tarafının “çözüm” anlayışı ile bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı kaydetti.

Konferans sonrasında, Denktaş katılımcıların sorularını da yanıtladı.



Kuzey Kıbrıs, Dünya Sağlık Spor Turizmi Kongresi ve Fuarı’na hazır



Turizm ve Çevre Bakanlığı, 06–09 Nisan tarihlerinde Antalya Expo Center'de 150 ülkeden 2 bin sağlık ve spor alanında faaliyet gösteren turizm profesyonelini bir araya getirecek HESTOUREX – Dünya Sağlık Spor Turizmi Kongresi ve Fuarı’na katılıyor.

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Sağlık Turizmi yatırımlarına önem verdiklerini belirterek, hedeflerinin Kuzey Kıbrıs’ın Dünya Sağlık Turizmi’nden daha fazla pay alması olduğunu söyledi.

Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın Dünya Sağlık Spor Turizmi Kongresi ve Fuarı’na çok iyi hazırlandığını ifade eden Ataoğlu, geçtiğimiz gün Turizm Tanıtma Ve Pazarlama Dairesi koordinasyonu ile fuara katılacak federasyonlar, birlikler, Sağlık Turizmi Konseyi, üniversiteler, turizmde yetkili birlikler ile geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirilerek son hazırlıkların yapıldığını söyledi.

Medikal, yaşlı ve wellness başta olmak üzere Sağlık Turizmi’nin pek çok çeşidinin Kuzey Kıbrıs’a uygun olduğuna dikkat çeken Ataoğlu, turizm gelirlerinin arttırılması için Sağlık Turizmi alanında hizmet verecek kuruluşların çoğaltılmasının teşvik edilmesinin öncelikleri arasına aldıklarını ifade etti.

Çalışmalarının kısa-orta vadede KKTC’nin daha fazla ülkeden sağlık turisti alması yönünde sürdüğünü ifade eden Ataoğlu, ileri yaşam köylerinin ülkeye kazandırılması için destekleyici ve teşvik edici rol üstlendiklerini söyledi.

Uluslararası akredite olmuş sağlık kuruluşları ve hastane sayısının sağlık sektörünün gelişmişliğine parelel olarak artırılması gerektiğini ifade eden Ataoğlu, bu konuda gerek ilgili kamu kuruluşları, gerekse sektör ile işbirliği içerisinde çalışacaklarını söyledi.

Ataoğlu, Bakanlık olarak sağlık turizmi alanında fiziki ve teknik altyapının iyileştirilmesi ile sağlık turizmi kapsamında yatırım ve planlama konusunda destek sağlanması hususlarına da öncelik verdiklerini belirtti.

Turizm ve Çevre Bakanı Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs’ın spor turizmindeki potansiyelinin bugüne kadar gerektiği kadar değerlendiremediğini ifade ederek, Avrupa Ralli Şampiyonası ve yakın zamanda 16 farklı ülkeden 18 takımın katıldığı uluslararası Bisiklet turu gibi uluslararası yarışların ülkemizde başarıyla gerçekleştiğini söyledi.

Hedeflerinin uluslararası sportif organizasyonların arttırılması olduğunun altını çizen Ataoğlu, dalış, golf, futbol, basketbol, plaj voleybolu gibi pek çok alanda KKTC’nin spor turizmine uygun olduğunu söyledi.



İngiltere’den kayıp arama çalışmalarına 124 bin Euro katkı



İngiltere, kayıp şahısların gömü yerinden çıkarma, kimlik tespiti ve kalıntıların iadesi çalışmaları için 124 bin Euro bağışta bulundu.

Birleşik Krallığın Kıbrıs Yüksek Komiseri Matthew Kidd, 1963-1964 ve 1974’te meydana gelen trajik olayların sonucunda kayıp olarak listelenen şahısların, Gömü Yerinden Çıkarma, Kimlik Tespiti ve Kalıntılarının İadesi Projesi’nin bir parçasını oluşturan Lefkoşa’da ara bölgedeki Antropoloji Laboratuarı ziyaretinde, çalışmalara 124 bin Euro’luk katkıda bulundu.

Birleşik Krallık tarafından son on yıl içerisinde projeye yapılan katkı 297 bin Euro’ya ulaştı.

Matthew Kidd Antropoloji Laboratuarı ziyaretinde, Projenin, doğrudan insanları ilgilendirdiği ve anıları çağrıştırdığı için çözüm sürecinin önemli bir parçasını oluşturduğunu ifade etti.

İngiltere’nin Projenin uzun süreli destekçisi olduğunu kaydeden Kidd, bugün yapılan katkının Birleşik Krallığın konuya verdiği önemin göstergesi olduğunu kaydetti.

Projeyi yürüten Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Birleşmiş Milletler Temsilcisi Paul-Henri Arni de konuşmasında, yapılan katkının Komite çalışmalarının devamı açısından çok önemli olduğunu, kayıp yakınlarının uzun zamandır yaşadığı acı ve belirsizlik haline bir son getirme şansı tanıdığını kaydetti.

Kayıplara yönelik çalışmalarla ilgili olarak, İngiltere Savunama Bakanlığı’ndan gömü yerlerinin bulunması için arşivlerinden bilgi edinilebileceği yönünde bir ay önce mektup aldıklarını kaydeden Arni, 2017 yılı içerisinde İngiltere’ye ekip göndereceklerini kaydetti.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıslı Türk Üyesi Gülden Plümer Küçük ise konuşmasında, kayıp arama çalışmalarına, arşivleriyle yardımcı olma yönünde Birleşik Krallığın yanında, 1963, 1964 ve 1974 olaylarında adada bulunan tüm tarafların da işbirliği yapmayı kabul ettiğini kaydetti.

Küçük, “Adada olan taraflar bizimle arşivlerde işbirliği yapacaklarını da söylediler” dedi.

Proje kapsamında bugüne kadar kayıp listesinde yer alan 750 kişiye ait kalıntıların kimlik tespiti yapılarak yakınlarına teslim edildiği de kaydedildi.



Danimarkalı Barış Gücü askerinden 51 yıl sonra ziyaret



Kıbrıs’ta 51 yıl önce 19 yaşındayken Barış Gücü askeri olarak görev yapan Danimarkalı Jorgen Overgaard, o dönem görevli olduğu, bugün Türk Ajansı-Kıbrıs (TAK)’ın hizmet verdiği binayı ziyaret etti.

Eşiyle birlikte Ajans’a gelen, binayı gezip fotoğraf çektirmek isteyen Overgaard, personelle sohbet edip binayı gezdi, hem bina içindeki hem görev yaptığı bölgedeki anılarını anlattı.

Kendisi için hayatının çok güzel günlerinden biri olduğunu ifade eden Overgaard, duygusal anlar yaşadığını, çok mutlu olduğunu kaydetti.

İlk kez Kıbrıs’a geldiğini, seyahatini planladığı 6 ay öncesinden beri heyecan yaşadığını, bir an önce gelip görev yerini görmek istediğini anlatan Overgaard, bölgeyi çok değişik bulduğunu belirtti.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 22
Dün Tekil 1041
Bugün Tekil 855
Toplam Tekil 1934127
IP 54.80.148.252






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































29 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu