BASIN BÜLTENİ Akıncı ve Yıldırım Rum tarafına çağrıda bulundu: “Yanlıştan dönün” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Ara�t�rmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı ve Yıldırım Rum tarafına çağrıda bulundu: “Yanlıştan dönün”
Tarih: 10.03.2017 > Kaç kez okundu? 304

Paylaş


Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türkü'nün eşitlik, özgürlük ve güvenliğini garanti altına alacak bir çözümün, bölgede enerji güvenliği ve işbirliği olanaklarını sağlayacağını, aksi halde bölgede yeni gerginliklerin söz konusu olabileceğini söyledi.

Çalışma ziyareti kapsamında dün KKTC’ye gelen Türkiye Başbakan Binali Yıldırım Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türkiye Başbakanı Binalı Yıldırım heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda ilk sözü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı aldı. Akıncı konuşmasında, Yıldırım ile tıkanma noktasında bulunan, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili sorunları görüşme, bundan sonrası için değerlendirme yapma fırsatı bulduklarını kaydetti.

Akıncı, “Bugünlerde en büyük beklentimiz kuşkusuz ki Rum tarafında yapılmış olan vahim hatadan dönülmesidir. Hatadan dönmek, yanlıştan ders çıkarmak bir erdemdir. Kıbrıs’ta bize gerekli olan barış kültürüdür, ENOSİS kültürü değildir. Yanlıştan dönülebileceğini Kıbrıslı Türklere göstermeleri halinde, bu kendileri acısından da önemli bir gelişme olur. Olmayan ve giderek erozyona uğrayan iki halk arasındaki güvenin yeniden inşasına yardımcı olur diye düşünüyorum” dedi.

Son zamanlarda 4 özgürlük diye tanımlanan Türk ve Yunan dengesinin Kıbrıs üzerinde tesis edilmesi konusunun, Rum tarafınca en çok istismar edilen bir konu olduğunu kaydeden Akıncı, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in bu konuda yaptığı açıklamalara işaret etti.

Akıncı, “(Dört özgürlüğün) ta 1960’dan gelen bir tarihçesi olduğu hatırlanmalıdır. 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti oluşturulurken, Türkiye ve Yunanistan’a İngilizce tanımıyla ‘most favoured nation’ yani en çok müsaadeye mazhar ülke tanımlaması yapılmıştı ve Anayasada yer almıştı. Benden önceki dönemde de bu konu varlığını muhafaza etti, Talat-Hristofiyas anlaşmalarının bir parçasıydı ve bugünlerde sanki yepyeni bir şeymiş gibi takdim edilmesini anlamak zordur. Bu konuda makul formüller olduğu halde, çözüm olanağı olduğu halde gidip Sayın Anastasiadis’in Avrupa Birliği’ni bu konuda kışkırtmasını da anlamak gerçekten mümkün değildir” dedi.

KKTC olarak çözüm iradelerinin devam ettiğini, bir çözümün sadece ada halkları için değil, Türkiye, Yunanistan ve bölge için de iyi olacağını düşündüklerini kaydeden Akıncı, “Bu çözüm olsun da nasıl isterse olsun anlamında bir çözüm değildir. Hep altını çizdiğim 3 tane önemli unsur vardır. Eşitlik özgürlük ve güvenlik. Eşitliğimizi, özgürlüğümüzü, ve güvenliğimizi garanti altına alacak bir çözüm bölgede enerji güvenliğini de işbirliği olanaklarını da elbette sağlayacaktır, buna yardımcı olacaktır. Aksi takdirde bölgede yeni gerginlikler söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı.

Bunu dile getirdiğinde Güney Kıbrıs tarafından ‘Akıncı bizi tehdit ediyor” sesleri yükseldiğini kaydeden Akıncı, “Bunun tehditle uzaktan yakınan alakası yok, gerçeklikle alakası var. Bunun herkes tarafından da böyle bilinmesi lazım” dedi.

Tüm tarafların yararlı çıkacağı bir çözüme ulaşıldığı takdirde KKTC’nin Kıbrıs Türk Kurucu devleti haline dönüşeceğini ve federal çatı altında yoluna devam edeceğini kaydeden Akıncı, “Yok eğer olamıyorsa, bizim dışımızdaki nedenlerle ve özellikle Rum tarafından kaynaklı olarak olamıyorsa, o zaman KKTC elbette ortadan kaybolacak değildir. KKTC gelişerek yoluna devam edecektir. O zaman da herkes Kıbrıs’ta iki devletli, iki ayrı devletin kökleşeceği bir çözüme hazır olmak durumunda kalacaktır” şeklinde konuştu.

Her iki durumda da KKTC’nin TC ile olan ilişkilerinin artarak süreceğini kaydeden Akıncı, “Tarihten gelen bağlarımızla elbette TC ile olan ilişkilerimiz şimdi de eğer olursa bir çözümden sonra da devam edecektir. Dolayısıyla bu ilişkilerden Kıbrıs Türk halkına daha güzel bir gelecek yaratabilmek için yararlanmamız lazım. Evimizin içini her gecen gün daha bir düzene koymamız lazım. Bunu yaptıkça aslında olası bir çözüme de daha hazır hale geleceğimizin bilinci içerisinde olmalıyız" dedi.

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım da konuşmasında, Türkiye’nin adada kapsamlı çözüm çabalarına desteğini her zaman verdiğini, gelinen aşamada beklentilerinin, Cenevre konferansının yeniden toplanabilmesine imkan sağlayacak zeminin tesis edilmesi olduğunu kaydetti.

Yıldırım, “Ülkemiz ve Kıbrıs Türk tarafının bu yöndeki kararlı tutumunun gelinen bu safhada maalesef gerekli karşılığı bulmadığını görmekteyiz. Adada kapsamlı çözüm arzusunun en kuvvetli şekilde dile getirilmesi gereken bu hassas süreçte Rum Meclisinin adadaki Rumlar arasında 1950 yılında ENOSİS amacıyla düzenlenen plebisitin Rum tarafındaki okullarda anılmasına yönelik geçen ay aldığı karar büyük bir talihsizliktir” dedi.

Söz konusu karara basitmiş gibi atıfta bulunulması; Kıbrıs Türk tarafının bu kararın değiştirilmesine yönelik çağrılarına “tarihi mi düzelteyim” şeklinde cevap verilmesinden dolayı Kıbrıs Rum Yönetimi liderini eleştiren Yıldırım, “Onlardan beklenen yetişecek genç kuşakların zihinlerini zehirlememeleri ve gençlerin barış ve birlikte yaşama kültürüyle yetişmelerini sağlamalarıdır. Rum tarafı Kıbrıs Türkü’nün hassasiyetlerini göz ardı eden saldırgan tutumunu maalesef devam ettirmektedir. Gerçekleri çarpıtmaya yönelik bu tavrın müzakere surecini daha da ileriye taşıyamayacağı bir gerçektir” dedi.

Müzakere surecinin başlıca amacının adada iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı yeni ve kalıcı bir ortaklığın tesis edilmesi olduğunu kaydeden Yıldırım şöyle devam etti:

“Ancak bu Kıbrıs Türk tarafını Ada’nın ortak sahibi olarak görmeyen yaklaşımların kökten değişimiyle mümkün olabilecektir. Adada kapsamlı çözüm, yeni ve sürdürülebilir bir ortaklığa tarafların endişelerini, hassasiyetlerini, beklentilerini dikkate alan kısa vadeli siyasi kazanımlardan ziyade, barış, huzur ve istikrarı hedefleyen gerçekçi bir yaklaşımla mümkündür.

Unutulmamalıdır ki kapsamlı çözüm sadece müzakere başlıklarında mutabakata varmakla değil, eşit ortaklık anlayışının özümsenmesi ve müşterek geleceğe olan inancın benimsenmesiyle mümkün olacaktır”

Kıbrıs meselesine adil, kalıcı, kapsamlı bir çözüm bulunması için KKTC’nin çabalarını desteklemeye devam edeceklerini kaydeden Yıldırım, “Diğer yandan da Türk tarafının uluslararası camianın yoktan sebeplerle oyalanması ve müzakerelerin zamana yayılması artik kabul edilemez ve sürdürülemez bir durumdur. Rum tarafının ortaya net bir irade koyma zamanı gelmiştir” dedi.

Kıbrıs Türk halkı ile elde edilen kazanımları daha da ileri götürme kararlılığında olduklarını ifade eden Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel prensibimiz budur, Türkiye’de ne varsa kuzey Kıbrıs’ta da o olacak. Bu anlamda su projesi, ulaşım projeleri, enerji projeleri, altyapı projeleri eş zamanlı olarak hem Türkiye’de hem KKTC’de hayata geçirilmektedir.

Müzakere surecinin seyrinden bağımsız olarak Kıbrıs Türkünün her koşulda yanında olmaya, güvenlik ve kalkınmasına kararlılıkla destek vermeye ve bölgede huzur, istikrar, refahın yerleşmesi yönünde üzerimize düşeni bugüne kadar yaptığımız gibi, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.”

Dün sırasıyla Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Meclis Başkanı Sibel Siber tarafından kabul edilen TC Başbakanı Binali Yıldırım ayrıca Başbakan Hüseyin Özgürgün ile görüştü. Yıldırım daha sonra, Türkiye’de 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumu öncesinde başlatılan evet kampanyası çerçevesinde Lefkoşa’da Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı.





Siber, Yıldırım ve beraberindeki heyeti kabul etti



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Tüm çabalarının ülke insanının yaşam kalitelerini daha yukarıya çekme, daha mutlu insanlar görmek olduğunu belirten Siber, Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin tecrübe ve aktaracağı konuların KKTC için çok önemli olduğunu söyledi.

Meclis’te yaşama daha kolay yansıyacak yasalar için uğraş verdiklerini belirten Siber, geldiği aşama ortada olan Kıbrıs sorunu konusunda meclis olarak bir deklerasyon yayınladıklarını kaydetti.

Siber, Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtan meclisin her zaman çözüm iradesini yüksek tutarak bu yönde birçok karar aldığını, ancak karşı tarafta aynı anlayış ve samimiyetin olmaması halinde bu konuda tek taraflı adımla bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığını vurguladı.

“Güven artırıcı önlemlerde de maalesef hiçbir ilerleme olmaması bu yöndeki samimiyeti sorgulatmaktadır” diyen Siber, ülkenin kendi iç sorunlarıyla ilgili yapılabileceği çok şeyler bulunduğunu söyledi.

Kıbrıs Türkü’nün; ayakları yere basan, aidiyeti güçlü, özgüveni yüksek bir halk olmaya ihtiyacı olduğunu ifade eden Siber, izolasyon ve ambargolarla mücadele için iç yapıyı güçlendirmek gerektiğine vurgu yaptı.



Özgürgün: “Güçlü bir anavatan güçlü bir KKTC anlamına gelir”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, güçlü bir Anavatanın güçlü bir KKTC anlamına geldiğini belirtti. Dün Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım ile bir araya gelen Başbakan Hüseyin Özgürgün yaptığı konuşmada, TC ile KKTC arasındaki ilişkilerin sadece iki devlet ilişkisi olmadığını, Anadolu ve Kıbrıs insanının gönül bağlarının çok uzun yıllara dayandığını vurguladı.

Özgürgün, bu birlikteliğin 1950’li yıllardan beri devam eden var olma mücadelesi içinde devam ettiğini kaydederek, Rum Meclisinin aldığı kararın Rum zihniyetinde 60 yıldır hiçbir şeyin değişmediğinin bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Özgürgün, daha önce Annan Planı’nda olduğu gibi Türk tarafının anlaşma isteyen taraf olduğunu, fakat Rumların aldıkları söz konusu kararla bir anlaşmanın dibine “dinamit koyduğunu” belirtti.

Anavatan Türkiye’yle bugüne dek, eğitim, turizm, ikili anlaşmalar ve su dâhil olmak üzere birçok proje gerçekleştirildiğine işaret eden Başbakan Özgürgün, özellikle suyun Adada bir “Barış Suyu” haline gelmesini istediklerini ve bu istemin devam ettiğini ifade etti.

Kıbrıs Türkleri’nin eşit ortaklığını ve Türkiye’nin Ada üzerindeki haklarını ortadan kaldırmayacak bir çözüm için çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Özgürgün, 15 Temmuz’da Türkiye’de yaşanan darbe girişiminin KKTC’de de hissedildiğini ve KKTC’nin o günlerde dayanışmasını en üst düzeye çıkardığının altını çizdi.

Özgürgün güçlü bir Anavatanın güçlü bir KKTC anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.

Binali Yıldırım da 15 Temmuz ve ardından yaşanan gelişmelerde KKTC’nin TC ile dayanışma ruhunu gördüklerini belirtti.

TC Başbakanı Binali Yıldırım, Başbakan olması ve yeni hükümetin kurulmasının ardından geleneklere uygun olarak ilk ziyaretin KKTC’ye yapıldığını ve bugün ikincisinin gerçekleştiğini belirterek, “TC’de ne varsa KKTC’de de olacak” prensibinin halen geçerli olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin atacağı her adım ve yapacağı her hamlede KKTC’yi de eş zamanlı düşündüğünün ve gereğini yaptığının altını çizen Yıldırım, bunun TC-KKTC ilişkilerinde yıllardır var olan bir durum olduğunu belirtti.

Kıbrıs müzakere sürecinde gelinen son durumu da değerlendiren Başbakan Yıldırım, “Bugün devam eden müzakere meselesinde lastik patladı, zaten baştan beri bir güven problemi olduğu bir gerçekti” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerde işi bozan taraf değil, çözüm iradesine sahip olan taraf olduğunu, gerekli çaba ve fedakârlığı gösterdiğini dile getirerek, Türkiye’nin de buna destek olduğunu belirtti.

Rum Yönetimi’nin “Enosis” kararının Rumların çözüme hazır olmadığını açık şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Yıldırım, “KKTC çözümsüz ve çaresiz değildir, bundan sonra da yoluna devam edecektir. Anavatan her zaman KKTC’nin yanındadır ve olmaya da devam edecektir” dedi.

Başbakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, İçişleri Bakanı Kutlu Evren de hazır bulundu.

Yıldırım’a ziyareti sırasında TC Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan bazı yetkililer eşlik etti.

Bu arada, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Aydın Üniversitesi’nin davetlisi olarak, Kıbrıs konulu konferans vermek üzere bugün İstanbul’a gidecek.

Başbakan Özgürgün temaslarını tamamlamasının ardından bu akşam adaya dönecek.



Ertuğruloğlu, Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti'ni kabul etti



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Avrupa'da çalışan Türk gazeteci ve medya mensuplarının uluslararası meslek kuruluşu ve temsilcisi Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti'ni kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı'nda yer alan görüşmede, bakan Ertuğruloğlu, Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Oğuzhan Kılıç ve beraberindeki yetkililere Kıbrıs müzakere süreci ile ilgili bilgi verdi.





Çelik: "Enosis'in kutlanması kararı, çözümün ruhuna karşı olmak demektir"



Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Kıbrıs Rum Meclisi’nin Enosis plebisitinin yıldönümünün anılması kararıyla ilgili, "Kıbrıs meselesi bizim için milli bir dava. Enosis'in kutlanması kararı, çözümün ruhuna da çözümle ilgili müzakerelerin tamamına ve omurgasına da karşı olmak demektir. Önce bunu düzeltmeleri lazım" dedi.

Anadolu Ajansı’na (AA) konuk olan Bakan Çelik, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

"Kıbrıs'ta Rumların Enosis ısrarı, Ada'daki görüşme sürecini akamete uğratmış durumda. AB, Kıbrıs sorununu, çözüm arayışlarını ne yönde etkiliyor?" sorusunu Bakan Çelik, şöyle cevapladı:

"Avrupa'daki siyasetçilerle konuştuğumda şunu söylüyorum: 'Sizin, sınır sorunlarını ve Kuzey Kıbrıs ile olan sorunları çözmeden Güney Kıbrıs'ı AB'ye almanız aslında bu sorunu çetrefil hale getirdi, bunun sorumlu sizsiniz. Sürekli Türkiye'ye ve Kuzey Kıbrıs'a telkinde bulunuyorsunuz, sizin asıl telkinde bulunmanız gereken yer Güney Kıbrıs ve Yunanistan'dır.' Onlar şöyle düşünüyorlar, 'Biz AB üyesi bir ülkeyiz, Kuzey bize katılsın.' Böyle bir şey yok ve bu asla olmayacak. Bu, ancak iki kurucu devlete dayalı bir parametre şeklinde olabilir. Dolayısıyla temel felsefede zayıflama söz konusu olursa, bunu asla kabul etmeyiz. Nitekim bunların Enosis'i kutlama kararı almaları demek, iki kurucu devlete dayalı bir yaklaşım ve çözüm yaklaşımının dışında zihniyet dünyasının içerisinde durduklarını gösteriyor. Üstelik bunu müzakereler sürerken yapıyorlar. Üstelik bunu 'ELAM' diye bir ulusal halk cephesi parti yapıyor. Güney Rum kesimindeki iktidar buna uyum sağlıyor. Bu kötü niyetli bir yaklaşımdır."

Çelik, şu anda başbakanların bir araya gelebileceği bir düzey oluşturulamadığını söyleyerek, "Enosis planı, (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos) Anastasiadis'in masadan kalkması gibi durumlar aslında başka bir maksatla masaya oturulduğunu gösteriyor. Dolayısıyla AB'nin söz söyleyeceği, telkinde bulunacağı taraf biz değiliz. Zaten çözüm iradesini ortaya koymuşuz. İki kurucu devlete dayanan parametre temelinde çözüm istiyoruz" dedi.

Çözüm sonrasında ortaya çıkacak mülkiyet sorunlarının çok ciddi mali yük getireceğini dile getiren Çelik, "AB, bu mali yükün üstlenilmesinde taahhütlerini güçlü şekilde ortaya koyar, bir eylem planı ortaya koyarsa, çözümün finansmanında üzerine düşeni yapacağını söylerse ciddi bir katkı sağlayabilir" ifadelerini kullandı.

Çelik, "Kıbrıs meselesi bizim için milli bir dava. Biz bu milli dava içerisinde Annan meselesinden bu yana da çözüm iradesini ortaya koyuyoruz. Enosis'in kutlanması kararı, çözümün ruhuna da çözümle ilgili müzakerelerin tamamına ve omurgasına da karşı olmak demektir. Önce bunu düzeltmeleri lazım" değerlendirmesinde bulundu.



Albayrak: "Bu yıl Karadeniz ve Akdeniz olmak üzere arama ve sondaj konularında önemli hamlelerimiz olacak"



TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin, "Bu yıl Karadeniz ve Akdeniz olmak üzere arama ve sondaj konularında önemli hamlelerimiz olacak. Birinci sismik arama gemimiz Barbaros Hayrettin'den sonra ikinci gemimiz ile Akdeniz ve Karadeniz sularında daha aktif iki boyutlu ve üç boyutlu sismik çalışmaların yanında her iki denizimizde de arama faaliyet sürecimizi başlatacağız." dedi.

ABD'nin Teksas eyaletinin Houston kentinde düzenlenen IHS CERAWeek 2017 Enerji Konferansı'na katılan Albayrak, petrol ve doğalgaz aramalarına ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Albayrak, Türkiye'nin, enerji alanında önemli değişikliklerin, yatırımların ve hamlelerin gerçekleşeceği yeni bir döneme girdiğini söyledi.

Dünyadaki petrol ve doğalgazın yüzde 60'ından fazlasının Türkiye'nin yakın çevresindeki bölgede bulunduğuna dikkati çeken Albayrak, "Dört bir tarafında birçok enerji kaynağı ve zenginlikler bulunan Türkiye'nin, bölgesindeki en istikrarlı ve güçlü ülke olmasının getirdiği sorumluluk ve enerji arz güvenliğinde oynadığı rolü itibarıyla, ülkemiz gelecek dönemde de kararlı ve yoğun çalışmaya devam edecek." diye konuştu.

Bakan Albayrak, Türkiye'nin son yıllarda doğalgaz depolama ve kaynak çeşitliliği konusunda çok önemli yatırımlar yapmaya başladığının altını çizerek, birçok alanda yatırımların hayata geçirilmesine devam edileceğini belirtti.

Bakanlık olarak son dönemde petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına daha da hız verdiklerini vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:

"Özellikle bu yıl Karadeniz ve Akdeniz olmak üzere arama ve sondaj konularında önemli hamlelerimiz olacak. Birinci sismik arama gemimiz Barbaros Hayrettin'den sonra ikinci gemimiz ile Akdeniz ve Karadeniz sularında daha aktif iki boyutlu ve üç boyutlu sismik çalışmaların yanında, her iki denizimizde de arama faaliyet sürecimizi başlatacağız. Türkiye için artık birçok alanda daha önemli hamlelerin yapılması gereken bir sürece giriyoruz."

Albayrak, dünyanın en büyük ve en prestijli enerji konferanslarından biri olan CERAWeek kapsamında ülke adına çok verimli görüşmeler gerçekleştirildiklerini belirtti.

Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisini "çok iştahlı" bulduğunu belirten Albayrak, bunun gelecek dönemde "Büyük Türkiye" hedefine ulaşılma noktasında umut verici olduğunu vurguladı.

Albayrak, konferans kapsamında yürüttüğü görüşmelere ilişkin şunları söyledi:

"CERAWeek, her yıl gerçekleştirilen çok önemli bir enerji konferansı. Dünyanın dört bir yanından enerji sektöründeki firmaların, ülkelerin, bakanların katıldığı çok önemli bir organizasyon. Bu sene birçok gündem maddesi doğrultusunda kritik görüşmeler gerçekleştirdik. Bölgemizin enerji politikaları noktasında çok kritik mevzuları muhataplarımızla değerlendirdik. Özellikle Türkiye'nin mevcut konumu noktasında çok önemli fikir alışverişlerinde bulunduk. Yabancı sermayenin Türkiye'nin enerji alanındaki farklı yatırımların hayata geçirilmesi konusundaki katkılarına ilişkin önemli görüşmeler yaptık."



Baf Direnişi ve direnişte şehit düşenler anıldı



Baf Direnişi ve direnişte şehit düşenler Güzelyurt’ta düzenlenen törenle anıldı.

Baf-Limasol İlçeleri Şehit ve Hadise Kurbanları Anıtı’nda düzenlenen törene bölge halkı yanında, bazı milletvekilleri, Güzelyurt Kaymakamı Tevfik Direnç, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı adına 49. Alay Komutanı Piyade Albay Öztürk Mustafa Yılmaz, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı adına 2. Alay Komutanı Yarbay Aygün Osmanlı, diğer kurum, kuruluş, dernek ve okul temsilcileri katıldı.





Kuzey Kıbrıs ITB Berlin Fuarının ikinci gününde de tanıtımlarına devam ediyor



Kuzey Kıbrıs ITB Berlin fuarının ikinci gününde de tanıtımlarına devam ediyor. ITB Berlin Fuarı’nın ikinci gününde Turizm Bakanlığı yetkilileri ve sektör temsilcileri değerlendirme toplantısı yaparak açıklamalarda bulundu.

Turizm Bakanlığı Müsteşarı İsmet Esenyel, ITB Kuzey Kıbrıs standının gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek, Kuzey Kıbrıs’ın kültürünü ve turizm ürününü tanıtmak için tüm paydaşlarla elbirliğiyle çalıştıklarını söyledi.

Kuzey Kıbrıs standını gezen herkesin standın dizaynından ve konseptinden fazlasıyla etkilendiğini vurgulayan Esenyel, standın aldığı takdirlerden gurur duyduğunu belirtti.

Esenyel, ITB Berlin’e katılım sürecinden başlayarak kendilerine destek olan Berlin temsilciliğine, turizm koordinatörlüğüne ve bakanlık personeline teşekkür ederek, her fuarda daha başarılı olduklarını ve kendilerine destek olan herkesin katkısıyla her geçen gün daha da başarılı olacaklarına inandığını vurguladı.

Sağlık Turizm Konseyi Başkanı Ahmet Savaşan ise, ITB Berlin fuarında ülkenin kültürel sosyal sağlık ve alternatif turizm ürünlerini dünyaya tanıtma fırsatı bulduklarını belirterek, turizm bakanlığının sektörle işbirliği içerisinde iyi bir tempo yakaladığını ve yurt dışı temaslardan olumlu sonuçlar alındığını söyledi.

Dünyada turizmin artık kitle turizminin ötesinde bir noktaya taşındığını ifade eden Savaşan, özel ilgi ve sağlık turizmine olan ilginin de her geçen gün arttığını belirtti.

Savaşan, fuarlarda özel ilgi turizmleriyle alakalı çeşitli çalışmalar ve anlaşmalar yaptıklarını ifade ederek, sağlık turizmiyle ilgili yapılan çalışmalarla ülkeye daha kaliteli ve bilinçli turistin gelmesine katkı koyduklarını söyledi.

KTSAB Başkanı Orhan Tolun ise, ITB Berlin’de otantik Kıbrıs evi, yiyecekleri ve kültürüyle, master planına uygun olarak eko ve özel ilgi turizminin tanıtılmasına imkan sağlandığını belirterek, Almanya pazarının Türkiye ve İngiltere’den sonra en önemli turizm pazarı olduğunu vurguladı. Almanya pazarının uzun yıllar ihmal edilmesine rağmen son derece hızlı gelişen bir Pazar olduğunu dile getiren Tolun, İngiltere’den her yıl azalan sayılarda turist gelirken Almanya’dan özel ilgi turizmi için gelen çok sayıda kişi olduğunu belirtti.

Tolun, Almanya’dan özellikle yürüyüş ve bisiklet gruplarının Larnaka üzerinden Kıbrıs’a geldiğini ifade ederek, “Bu nedenle bizim de Güney’i destekleyen bir politikayla adım atmamız gerekiyor” dedi.

Bu yıl Kuzey Kıbrıs standına ilginin çok fazla olduğunu ve dolayısıyla Almanya’dan gelecek turist sayısında da yüzde 20 oranında artış olacağına inandığını kaydeden Tolun, Almanya’nın ardından aynı başarıyı İngiltere’de ve diğer ülkelerde de göstermek için çalışacaklarını söyledi. Almanya Turizm Koordinatörü Önal Dorak ise, Kıbrıs’ın sıcak mimarisini yansıtan bir taş ev konseptiyle ITB Berlin’de bulunmaktan memnun olduğunu dile getirerek, el sanatları, yiyecek içecek temasının da oldukça ilgi çektiğini söyledi.

Kültürün yanı sıra, yürüyüş, bisiklet ve sağlık turizmi başta olmak üzere özel ilgi turizmi temasıyla Kuzey Kıbrıs’ı tanıtmaya çalıştıklarını belirten Dorak, ITB Berlin’in ikinci gününde yapılan çalışmaların memnuniyet verici olduğunu ve ileriki günlerde daha da yararlı adımlar atacaklarına inandığını söyledi.

Berlin Temsilcisi Oktay Öztürk de, Kuzey Kıbrıs standına gösterilen ilgiye hayran kaldığını ve burada gösterilen misafirperverliğin turist gelişini olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.

Öztürk, fuar süresince bu olumlu izlenimlerin devam etmesi için çalışacaklarını kaydetti.

KITOB Başkanı Fethi Özboğaç ise, turizmin sürekli büyüyen bir sektör olduğuna işaret ederek, ITB Berlin’in de bu büyümenin en önemli kanıtı olduğunu kaydetti.

Birçok ülkenin ülkesine turist çekmek için fuarlarda elinden geleni yaptığını ifade eden Özboğaç, Kuzey Kıbrıs olarak turizm için bulunmaz malzemelere sahip olunduğunu ve bunları en iyi şekilde kullanabilmeyi amaçladıklarını belirtti.

Özboğaç, Almanya pazarından özel ilgi turizmine yoğun istek olduğunu ve kendilerinin de bu beklentiyi karşılamak için çalıştığını söyledi.

Fuarda bu yıl 187 ülkeden katılımcı yer alıyor. Katılımcıların yüzde 73.6’sı Avrupa’dan, yüzde 8.7’si Güney, Doğu Ve Orta Asya’dan, yüzde 5.4’ü orta doğudan, yüzde 7.4’ü Kuzey Amerika’dan, yüzde 1.2’si Avustralya ve okyanus bölgeleri ülkelerinden ve 1.2’si de Güney ve Orta Amerika’dan.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 565
Bugün Tekil 299
Toplam Tekil 1982885
IP 54.221.136.62






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































22 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.120 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu