Türkiye-Özbekistan Siyasi İlişkileri - Süleyman Merdanoğlu - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türkiye-Özbekistan Siyasi İlişkileri - Süleyman Merdanoğlu
Tarih: 12.12.2008 > Kaç kez okundu? 16833

Paylaş


"Özbekistan’ın bağımsızlığının tanınmasıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler hızla gelişti.

22-24 Aralık 1991 tarihleri arasında Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov Türkiye’yi ziyaret etti. Bu ziyaretin de; yaptığı çeşitli açıklamalarda Özbekistan’ın izleyeceği yol hakkında kısaca şu açıklamada bulundu:

“Eğer Türkiye bize destek olursa, Özbekleri bundan sonra kimse boyunduruk altına alamaz...

Atatürk İlkeleri, bizim Özbekistan’da yapmak istediklerimizle paraleldir. Ben Atatürk’e hayranım ve Onun Türkiye’de başardıklarını Orta Asya halklarının da başaracağını ümit ediyorum. Ben, Türk halklarının birliği düşüncesini savunuyorum. Bu birlik mutlaka gerçekleşmelidir. Politik bir birlikten ziyade ekonomik bir birlik kurulabilir. Bunun adına Türk Ortak Pazar’ı da diyebilirsiniz.” 1

İki Cumhurbaşkanı’nın Çankaya Köşkü’nde yaptıkları ortak basın toplantısında Kerimov, Özbekistan’ı tanıyan ilk ülkenin Türkiye olmasından derin memnuniyet duyduğunu vurguladı ve “Bu anlaşmalar işbirliğimizin temelini oluşturuyor. Bizde, bunların eksiksiz uygulanması yönünde siyasî, ekonomik ve hukukî irade bulunmaktadır. Özbekistan artık egemen ve bağımsız bir devlettir. Kendi siyasetini kendisi tayin edecektir...”dedi.1

Zamanın Başbakanı Süleyman Demirel’in 1992 yılının Nisan ayında Özbekistan’ı ziyaret etti ve 1992 yılının Nisan ayında Taşkent’te Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği açıldı.

Başkent Ankara’da 30 ve 31 Ekim 1992’de tarihi bir olayı yaşadı. Altı Türk Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın tarihte ilk kez bir araya gelmelerine tanık olma onuruna erişti. Başkentte Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Süleyman Demirel ve Türk yetkilileriyle birlikte Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un da, katılımıyla gerçekleştirilen “Türk Zirvesi”, “Türk Dünyası” nın sosyal ve ekonomik işbirliğine doğru attıkları ilk somut adım oldu.

Altı cumhuriyet liderinin tarihte ilk kez karşılıklı ilişkiler ve kolektif işbirliğini görüşüp tartıştıkları tarihî zirve, sonuçları bakımından pek doyurucu olmasa bile, yarattığı coşku ve heyecanla gelecek için görkemli bir tablo çizdi.

Türkiye Başbakanı Süleyman Demirel’in sonradan dünya basınında yankılar uyandıran şu sözleri, zirveye katılan Cumhurbaşkanları ve bu tarihî olaya tanık olan diğer ilgililerin duygularını özetler nitelikteydi: “Bu zirve ile Türk Dünyası Adriyatik kıyısından Çin Seddi’ne kadar uzanmıştır. Yeni bir alem meydana çıkmıştır, yeni bir coğrafya şekillenmektedir. Bu coğrafya Avrasya’dır. Bunun hazzını duyun...”

Başbakan Demirel, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin AGIK, BM üyesi olduklarını ve bu ülkelerin yavaş yavaş Avrupa ve ABD’deki diğer kuruluşlarla da ilişkiye geçeceklerini hatırlatırken, “Biz bu ülkelerin kalkınmalarını istiyoruz. Biz sadece tarihte var değiliz. Gelecekte de varız. Şimdi de varız, yarın da varız...” 2

Her şey daha iyi olacak mesajını veriyordu.

1993 yılının Ocak ayında da Ankara’da Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği açılması ile; diplomatik ilişkilerin başlaması iki ülkenin devlet başkanları, başbakanları ve diğer üst düzey yetkilileri düzenli olarak bir araya gelmeye başladı.

Türkiye Ziraat Bankası ile Özbekistan Ticaret Tarım Endüstri Bankası A.Ş (The Joint Stock Agroindustrial Bank) arasında kurulan UT-Bank, 13 Ocak 1993 tarihinde Taşkent’te faaliyetine başladı. 2 milyon ABD Doları sermayeli UTBANK daha sonra bu sermayesini 5 milyon dolara yükseltildi. Uzbekistan-Turkish Bank perspektif ileriye yönelik avantajları olan mali bir kuruluş olarak faaliyetine devam etmektedir.. Özbekistan ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki ticari işbirliğinde hizmet sunulması alanında kendi yerini günümüzde korumaktadır. 3

Türk Özbek ticari ilişkilerin gelişmesinde önemli bir konumu bulunan Türk - Özbek İş Konseyi, 12 Nisan 1993 tarihinde kuruldu.İş Konseyinin ilk ortak toplantısı, 30 - 31 Mart 1994 tarihinde İstanbul’da yapıldı.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 1993 yılının Nisan ayında Özbekistan’ı ziyaret etti.

Türkiye’nin 1993’ün ilk on bir ayında Özbekistan ile olan ticaret hacmi 237 milyon 327 bin dolara ulaştı. 4

24 Haziran 1994 tarihinde ikinci kez Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un Türkiye’yi ziyaretleri, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynadı.

Üç kez ertelenen Özbekistan gezisini gerçekleştiren Başbakanı Tansu Çiller; Özbekistan ve Azerbaycan’ı kapsayan dört günlük Orta Asya gezisini 9-14 Temmuz 1995 günleri arasında gerçekleştirdi. Başbakan Tansu Çiller gezinin ilk gününde, Özbekistan’ın başkenti Taşkent Havaalanın’da, Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov tarafından karşılandı. Kendisine gösterilen sıcak ilgiden çok memnu kaldı.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 6 - 8 Mayıs 1996’da Özbekistan’a yaptığı ziyaret sırasında Taşkent’de üst düzey Özbek yetkililerinin katılımı ile toplantılar yapıldı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Özbekistan’a yaptığı bu ziyarette iki devlet arasında Ebedi Dostluk anlaşması imzalandı.

17 Ocak 1997 tarihinde Özbekistan’da meydana gelen son ekonomik gelişmeleri görüşmek ve Türk firmalarının Özbekistan’da karşılaştıkları sorunları dile getirmek amacıyla Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Abdugafur Abdurahmanov ile bir toplantı yapıldı. 25 Şubat 1997’de ise İş Konseyi ile Özbekistan Yabancı Yatırımlar Ajansı ortaklaşa bir yatırım semineri düzenlendi. Ayrıca, 3 Kasım 1997 tarihinde Özbekistan Cumhurbaşkanı İ. Karimov’un Türkiye ziyareti öncesinde Türk - Özbek İş Konseyine üye firmaların temsilcileri bir araya gelerek Özbekistan’da karşılaştıkları sorunları dile getirilerek ve önerilerde bulunuldu.

1997 yılından sonra ticaret hacmimizde giderek bir düşme görülmektedir. Ticari ilişkilerin zayıflamasında en önemli neden olarak Özbekistan Hükümetinin 1996 yılında uygulamaya koyduğu sıkı para politikası (Konvertasyon) olduğu görülmektedir. Bu uygulamanın neticesinde kotalar getirilmesi ve döviz transferinde engellerin çıkması ihracatçı ve ithalatçıları olumsuz yönde etkilemiştir.

Özbekistan ile ticaretimizde 1997-1999 döneminde yaşanan düşüşün çeşitli nedenleri vardır. 1997 yılında yaşanan düşüşün nedeni, Özbekistan’ın hafif tüketim malları ithalatını sınırlandırma ve yatırım malları ithalatını özendirici bir politika izlemesinden kaynaklanmıştır.

1998 ve 1999 yıllarında yaşanan düşüş ise, Uzakdoğu Asya’da başlayan ve daha sonra Rusya Federasyonu’nu etkileyen global ekonomik kriz ile açıklanabilir. Diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri gibi Özbekistan’da ticari ilişkileri açısından önemli ölçüde Rusya’ya bağlı bulunmaktadır. Hammadde ihracatçısı konumunda olan bu ülkeler gibi Özbekistan’ın da hammadde fiyatlarında yaşanan düşüş nedeniyle alım gücü azalmıştır. Ayrıca, global kriz nedeniyle pahalı hale gelen doğrudan yabancı sermaye de riskli bölgelerden kaçmaya başlamış, bu nedenle yabancı sermaye ve kredi girişleri bu yıllarda düşüş göstermiştir.

Özbekistan’ın yıllardır en büyük ticari ortağı Rusya olduğundan; Özbekistan ekonomisi Rusya ekonomisine olan bağımlılığı nedeni ile bu ülkede meydana gelen ekonomik krizden kolayca etkilenmiştir.

Geçtiğimiz yıllarda, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticarete ilişkin olarak Özbekistan İstatistik Enstitüsü verileri ile ülkemiz resmi verileri farklılık göstermektedir. Ticaret rakamlarındaki farklılıkların nedeninin büyük ölçüde bavul ticaretinin Özbek istatistiklerinde yer almasından kaynaklandığı düşünülmektedir.5

Başbakan Mesut Yılmaz’ın 12 - 14 Nisan 1998 tarihleri arasında Özbekistan’a yaptığı ziyarete 50 Türk firmasından 64 işadamı katıldı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Samkoçauto’nun açılışı vesilesiyle 15-16 Mart 1999 tarihleri arasında Özbekistan’a yaptığı ziyaret sırasında Türk - Özbek İş Konseyi toplantısı yapılmış, toplantıda Özbekistan Cumhuriyeti’nin ekonomi politikası, Özbek -Türk ekonomik işbirliği, Özbekistan’da yatırım ortamı, Türk firmalarının Özbekistan’daki deneyimleri ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişmesine ilişkin konular ele alındı.

Dış İşleri Bakanı İsmail Cem’in 2 - 4 Ekim 2000 tarihleri arasında Özbekistan’a yaptığı ziyaret sırasında Türk - Özbek İş Konseyi temsilcileri, Özbek yetkililer ile bir toplantı düzenlenmiş, toplantıda ticari konularda fikir alışverişinde bulunulmuştur. Ayrıca Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Özbekistan’da faaliyet gösteren Türk İşadamları ile bir toplantı düzenleyerek; iş adamlarımızın sorunlarını dinlenmiş ve çözüm yolları üzerinde durulmuştur.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in 15 Ekim 2000 tarihinde Özbekistan’a yapmış olduğu ziyaret ve Meclis Başkanı Ömer İzgi’nin 25 Mart 2001 tarihinde parlâmento grubu ile yapmış olduğu ziyaretler ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine önemli katkıları olmuştur. İki kardeş ülkenin ekonomik, kültürel ve dostâne ilişkilerin 1991 yılından beri giderek gelişme göstermesi elbette yukarıda verilen birkaç örneğe bağlı değildir.

Türkiye, her zaman Özbekistan ile tüm alanlarda ilişkilerini geliştirmesine yönelik her alanda çaba göstermektedir.

Günümüzde, iki kardeş ülkenin aynı soy, dil ve dine bağlı olmasının dışında Türkiye; Özbekistan’ın bağımsızlığının pekiştirilmesi, ekonomik ve sosyal olarak gelişmesi, demokratik, laik bir düzenin gerçekleşmesi, milli devlet yapılarının kurulması için imkanları dahilinde her türlü yardım ve desteği sağlamaktadır.

2003’te Başbakan Recep Tayip Erdoğan başkanlığında gerçekleşen resmi ziyaretten sonra Türkiye ile Özbekistan arasında üst düzeyde bir ziyaret gerçekleşmemiştir.

Aradan yaklaşık 4 yıl geçmesine rağmen ne Türkiye’den ve ne de Özbekistan’dan bakan düzeyinde bile bir resmi ziyaretin yapılmamış olması, iki dost ve kardeş devlet için büyük bir eksiklik olarak görülmektedir.

Özbekistan’dan Türkiye’ye ziyaretin olmaması ise Türkiye’nin Özbekistan yönetimine muhalif bazı çevrelere olan yakınlığı,

2005 yılında Andican olayında kendisine destek çıkmamasından yaşadığı dargınlıktan kaynaklandığı,

Andican’da yaşanan olaylardan sonra Batı’nın takındığı tavır ve Avrupa Birliği’nin yönelttiği insan hakları eleştirileri, Özbekistan ile Brüksel arasında bir soğukluğa yol açmıştır.

Andican olayı sonrasında Birleşmiş Milletler’in Özbekistan’a yönelik kabul ettiği ’’eleştiri raporuna’’ Türkiye’nin destek vermesi Özbek tarafında ciddi anlamda dargınlığa neden olmuştur.

Özbekistan’ın Oliy Meclis Başkanı Erkin Halilov’un geçtiğimiz 2006 Kasım ayında Antalya’da yapılan Türki Cumhuriyetleri Devlet Başkanları 8. Zirvesi’ne katılmaktan son anda vazgeçmesinin perde arakasında Türkiye’nin gerek BM’de takındığı tavır ve Özbek yönetime muhalif çevrelere olan yaklaşımının yattığı yorumları yapılmaktadır.

KAYNAKLAR:

1-Sabah Gazetesi Türki Cumhuriyetleri dizisi 1992

2-İpekyolu Dergisi Sayı:1 Nisan 1993

3-Özbekistan İktisadi Bülteni No: 1/2000

4-TIKA Avrasya Dosyası Şubat 1994/3

5-İktisadi Enformasyon No:2 Nisan 1999, Cumhurbaşkanı fermanları





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 531
Toplam Tekil 1636825
IP 54.211.191.72






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu