ÜLKÜ, ÜLKE, VEFA, DAVA…? 1990 yılı… - Gazi KARABULUT - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÜLKÜ, ÜLKE, VEFA, DAVA…? 1990 yılı… - Gazi KARABULUT
Tarih: 26.01.2017 > Kaç kez okundu? 645

Paylaş


Sabahı edemiyoruz.



Büyüklerimizden duyup da havasını teneffüs etme imkanı bulamadığımız “OCAK” kavramının ete kemiğe bürüneceği demler…



Heyecanla birbirimizden ödünç ala ala uydurduğumuz sözde takım elbiselerle koşturuyoruz açılışın yapılacağı içi küçük ama sanki dünyayı içine alacak kadar büyük Ocağımıza …



Her yerde marşlar çalıyor, 30-40 yaş aralığındakilerinin gizli gizli gözyaşlarını sildiğine şahit oluyoruz…



Ve artık dualarla açılan Ocağımızdayız. Herkes bir hatırasını anlatıyor biz ise daha yeni terleyen bıyıklarımız ile onların anlattığı Ocak hatıralarını tasavvur etmeye çalışıyoruz.



…



O yıllarda Türkiye’nin her yerinden buna benzer haberler geliyor. Artık ülkenin de ülkünün de yarınları daha güvenli.



Ve bizler Ocaklı olmanın, Ocakta olmanın ne büyük bir nimet olduğunu anlıyoruz daha öğrenciliğimizin ilk yıllarında…



Devralırken nöbeti büyüklerden hep “Ahde Vefa” ifadeleri ile çınlıyor kulaklarımız. Kavrama yüklüyoruz en kutsi manaları ve hürmette kusur edilmeyeceğini öğreniyoruz dava büyüklerine ülkü çizgisinde.



Yer yer yatsı ezanı ile sabah namazını birleştirdiğimiz, Türkistan adlı evimizde soğuk kış gecelerini sıcak vefa sohbetleri ile karşılıyoruz.



Çoğu zaman gözyaşlarına boğuluyoruz hareketin mazisindeki mücadeleyi dinledikçe, okudukça, öğrendikçe…



Mesela Önkuzu’nun şehadetini ve cenazesindeki hali dinliyoruz yutkunarak.



17-18 yaşlarında birbirine kenetlenen binlerce gencin tekbirlerle yolcu ettiği Önkuzu’nun kefeninden hala kanlar damladığını anlatıyorlar ve yüreğimize damla damla kan düşüyor.



1 Mart 1977 yılında Adana yurdunda şehit edilen MUSTAFA Erol’un ertesi günkü cenazesinde tipiye, fırtınaya rağmen taşınan şehit naaşı “bir ölür bin diriliriz” dercesine bir tarihi abide gibi aktarılıyor…



Sonra bu ruh, ülkü dolu yarınlarımızı aydınlatıp hayat tarzımız oluyor.

…

Ve yıllar yılları kovaladıkça öğrenilenlerle yaşananlar veya yaşatılanlar arasındaki tezat burkuyor yüreğimizi…



Şaşırıyoruz, üzülüyoruz…



Anlam veremiyoruz anlamsız iç çekişmelere…



Birbirlerine canını siper edenlerin, birbirlerini anonim bir hastalık haline getirilen ve hainlikle suçlamalarına kadar uzanan yaftalamaları şaşkınlığa sebep oluyor.



Dün yaşananlar sanki masalmış gibi yada verilen mücadeleler bir ülkü ve ülke bekası için verilmemiş gibi hoyratça harcanıyor mazinin atiye taşınması gereken ruhu.



Şehitler, gaziler, piri fani haline gelen dua erenleri ve geleceğini ülkülerine ram eden nesiller yokmuş gibi davranılıyor.



Şehitlerin geride bıraktıkları emanetler, gazilerin ahirete devrettiği uzuvları, dava erenlerinin gözü yaşlı duaları unutuluyor.



Sözlerin ayarı, davranışların ölçüsü, açıklamaların satırları, suçlamaların şirazesi ülküye, ülkücüye, ülkeye, ülküdaşlık hukukuna halel getirmemelidir.



Halbuki ülküdaşlık karındaşlıktan daha ileri seviyede bir akrabalıktı.



Halbuki ülkücü ülkücünün öz kardeşiydi.



Öyleyse herkes bin düşünüp bir söylemeli. Ateş çemberinde yok edilmek istenen bir ülke ve yokluğa mahkum edilmek istenen bir millet varken memleketin kara sevdalıları birbirini öteki kılmamalı.



Kimsenin beyni kimseye ipotekli değil. Herkes aldığı ülkü terbiyesi ile ülküleri adına vefalı duruş sergilemeli.



Çıkar ve beklenti ile hareket etmeden söylenenlere, eleştirilere kulak tıkanmamalıdır.



Yarın toz duman dağılır ve yine ülkenin bekası milletin ikbali adına bize bizden gayri sahip çıkan olmaz. Bakılacak yüze utanılacak ithamda bulunmayalım.



Ve bir kez daha şaşmaz bir kararlılıkla üç umdeyi hatırlatalım.



Ülkücüler, milliyetçiler! Birleşiniz, “Birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır.”.



Ülküdaşlık hukukuna halel getirecek söz, eylem ve tutumlardan uzak durunuz.



“İman etmedikçe cennete gidemezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olmazsınız.” Birbirinizi karşılıksız bir sevgi ile seviniz.



Amma velakin, kararınızı millet, memleket ve ülkü adına vicdan rahatlığı ile vermekten de imtina etmeyiniz.





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 35
Dün Tekil 1727
Bugün Tekil 1680
Toplam Tekil 2742605
IP 18.207.238.169






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































10 Rebiü'l-Ahir 1441
Aralık 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 7.867 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu