BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Meclisteki partiler kendileri arzu ettikleri takdirde bizimle birlikte Cenevre’de olabilirler” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Meclisteki partiler kendileri arzu ettikleri takdirde bizimle birlikte Cenevre’de olabilirler”
Tarih: 09.12.2016 > Kaç kez okundu? 389

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 12 Ocak’ta başlayacak beşli konferansta, mecliste temsil edilen siyasi partilerin Cenevre’de olmasının iyi olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, iki günlük Brüksel ziyaretinin ardından dün akşam KKTC’ye döndü.

Akıncı, Brüksel’de Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikalarından Sorumlu Yüksek Temsilcisi Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini, Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nulan ve Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile görüştü.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Ercan Havalimanında düzenlediği basın toplantısında, Rum Yönetimi Lideri Anastasiadis’in Güney Kıbrıs’taki siyasi partileri de Cenevre’de olmasını istediği açıklamasının anımsatılması üzerine, beşli konferansta siyasi partileri de yanında görmek istediğini daha önce açıkladığını, bu davetinin geçerli olduğunu söyledi.

Akıncı, “Davetim bakidir. Meclisteki partiler kendileri arzu ettikleri takdirde bizimle birlikte orada olabilirler. Bunun iyi olacağını düşünüyorum. Bu konu ne bir kişinin ne bir partinin meselesidir, toplumun meselesidir. Türkiye ile yakın diyalog içerisinde yürüttüğümüz bir konu. Kolektif akıl her zaman gerekli. Birbirimize yapacağımız katkılar önemli. Tabii, bu süreci başarıya götürebilmek için önyargılardan uzak durmamız lazım. İşin başında peşinen birtakım hükümlere varmamamız lazım” dedi.

Yüzde 60 ile seçilen bir Cumhurbaşkanı olarak sorumluluğu kendisinin üstelenmesinin doğal olduğunu kaydeden Akıncı, “Mecliste temsil edilen partilerle diyalog içerisinde hareket etmeyi arzu ettiğim için bu daveti yaptım. Böylesi hayati bir konuda birlikte orada olmak, Kıbrıs Türk halkının da bekleyeceği bir şeydir” dedi.

Akıncı, Cenevre’de bir uzlaşıya varılması halinde referandum öncesi halka çözüm planını iyice inceleyebilmesi için yeterli sürenin tanınacağını da kaydetti.

Brüksel’de üst düzeyde temaslarda bulunduğunu, gösterilen ilginin kendilerini memnun ettiğini, anlattıkları karşısında olumlu tepki ile karşılandıklarını kaydeden Akıncı, “Kıbrıs Türk halkının süreçte göstermekte olduğu kararlı tutum ve çözüm iradesinin bir yansımasıdır diye değerlendiriyorum” dedi.

Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’le 1 Aralık’ta varılan mutabakata değinen Akıncı, mutabakattaki en önemli unsurun beşli konferansın tarihinin tespit edilmesi olduğunu, bunun “sürecin sonuna gelindiğinin işareti” olarak algılandığını söyledi.

Brüksel’de görüştüğü yetkililerin çözüm sürecine katkı yapma arzusunu dile getirdiğini kaydeden Akıncı, temaslarında Kıbrıs Türk halkının çözüm yönünde kararlılığını aktarma fırsatı da bulduğunu ancak bunun zaten muhataplar tarafından kabul edildiğini belirtti.

Adada varılacak bir çözümden Doğu Akdeniz’de tüm tarafların yararlı çıkacağının AB yetkilileri tarafından net olarak görüldüğünü kaydeden Akıncı, bölgesel işbirliği olanakları yaratacak, Türkiye’nin Yunanistan ve AB ile ilişkilerini olumlu etkileyecek, bölgeye iyi bir örnek olacak bir çözüm üzerinde çalıştıklarını, buna herkesin önem verdiğini, bu bağlamda sürece Kıbrıs Türklerinin yaptığı katkının takdirle karşılandığını temaslarında hissettiklerini söyledi.

Kıbrıs Türk tarafının AB’ye hazır hale gelmesinin görüşmelerin önemli maddelerinden biri olduğunu belirten Akıncı, Kıbrıs Türk halkının kurumlarının AB’ye hazırlanması gerektiğini, hali hazırda bu çerçevede başlatılan çalışmaların hızlandırılmasını arzu ettiklerini söyledi. Akıncı, Kıbrıs Rum tarafının 12 yıldır AB’de olduğunu ve pek çok destek aldığını, Kıbrıs Türk tarafının da bu çerçevede daha büyük hazırlık ve desteğe ihtiyaç duyacağını söyledi.

Juncker ile yaptığı görüşmede, 2015’de adayı ziyaretinde çözümün maliyeti ile ilgili verdiği bir sözün teyidinin gündeme geldiğini ifade eden Akıncı, çözümün finansman aşamasında gelindiğinde AB’nin ortadan kaybolmayacağı yönündeki sözünü teyit ettiğini söyledi.

Akıncı, “Büyük hayaller içerisinde olmamamız gerektiğini düşünüyorum, uluslararası katkı elbette olacak ama bütün maliyeti oradan karşılamayı beklemek doğru olmaz. Ancak işin başında ciddi bir katkının Avrupa Birliği tarafından yapılması elbette gerekli” dedi.

Akıncı, herhangi bir rakam telaffuz edilmediğini ancak AB’yi bu konuda istekli görmenin memnuniyet verici olduğunu söyledi.

Anlaşma sonrası ilk etapta ihtiyaç duyulacak maddi kaynakla ilgili bir soru üzerine Akıncı, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu tarafından yapılan çalışmalar bulunduğunu, eline resmi rapor geçtikten sonra bir rakam söyleyebileceğini, aksi halde spekülasyonlara katkı yapmış olacağını belirtti.

Anlaşmanın AB’de birincil hukuk olması konusunda da Akıncı, AB yetkilileri, özellikle Juncker’le “Yasal kesinlik ve birincil hukuk” meselelerini de görüştüğünü, bu konuda da “anlayış” gördüklerini ifade etti.

Temaslarında AB’nin 12 Ocak’ta Cenevre’de başlaması öngörülen beşli konferansta yer almak istediğinin dile getirildiğini kaydeden Akıncı, 2004 sürecinde Bürgenstock’ta yer alan görüşmelerde AB adına AB Komisyonu'nun o dönemdeki Genişlemeden Sorumlu Üyesi Verheugen’in yer aldığını, Cenevre’de AB’nin Bürgenstock benzeri bir tarzda temsiliyetinin hiçbir mahsuru olmayacağını hatta yararı olacağını söyledi.

Cenevre’de Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı arasında 9 Ocak’ta başlayacak olan görüşmelere, 12 Ocak’tan itibaren Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de dahil olacağına işaret eden Akıncı, gerekli gördükçe ilgili tarafların katılımının, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının kararına bağlı olarak söz konusu olabileceğini, AB’nin de asıl taraflarından biri olarak değil de Bürgenstock’ta olduğu statüde katılımında sakınca olmadığını kaydetti.

Cenevre’de yer alması öngörülen beşli görüşme hakkında bir soru üzerine Akıncı, Cenevre’de güvenlik ve garantilerin ele alınacağı toplantıya Kıbrıs Türk, Kıbrıs Rum ve Garanti Anlaşmasının tarafları olan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılacağını belirtti. Akıncı, “Daha geniş katılımları çağrıştıran başka gayretler söz konusu, bunların gerekli olduğunu düşünmüyoruz. Sürece katkı yerine zarar bile verebilir. Olayı ne kadar genişletirseniz, başka başka çıkarlar da söz konusu olabilir ve sıkıntılar artabilir. Bizim format dışında bir talebimiz yok” dedi.

Akıncı, çözüm sürecinde “sonuç odaklı” olunması, “çözüme götürme metotlarını zora sokmamak” gerektiğini vurguladı.

Siyasi eşitlik, özgürlük ve güvenliğin bir çözümün olmazsa olmazı olduğunu, bunu sadece Kıbrıslı Türkler için değil Kıbrıs Rum halkı için de istediklerini; güvenlik ve garantiler bağlamında Kıbrıs Türk halkının hassasiyetlerini temaslarda anlatma fırsatı bulunduğunu kaydeden Akıncı, Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerine Kıbrıs Türk tarafının verdiği önemi de konuştuklarını, Türkiye’nin AB’den kopmasını Kıbrıs Türk tarafı olarak asla arzu etmediklerini, Türkiye ile AB ilişkilerinin daha ileri gitmesini görmek istediklerini söyledi.

AB yetkililerinin, Türkiye’nin kendi içerisinde yapması gerekenlerin bulunduğunu, Türkiye’nin bu alanda yapacaklarına karşılık da AB’nin üzerine düşeni yapacağını dile getirdiklerini belirten Akıncı, yetkililerin Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin kopmadığını, temasların devam ettiğini de kendisine söylediklerini ifade etti.

Türkiye’nin çözüm sürecine verdiği desteğin önemini vurgulayan Akıncı, çözüm sürecinin Türkiye ile yakın istişare içerisinde yürütülen bir süreç olduğunu ve Türkiye’nin verdiği desteğin sürecin başarıya ulaşması için hayati olduğunu söyledi.

Akıncı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Cenevre’deki beşli konferansa katılacağının açıklanmasının, Kıbrıs sorununun çözümüne verilen değerin göstergesi olduğunu da kaydetti.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın da toplantıya katılacağını yakın zamanda açıklamasını arzu ettiğini kaydeden Akıncı, “Dolayısıyla en azından o konuda kuşku bulutları varsa onların dağılmasına katkıda bulunur” dedi.



Cumhurbaşkanı Akıncı, Brüksel ziyaretini değerlendirdi



Öte yandan Cumhurbaşkanı Akıncı, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile Brüksel’deki görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan elde edilen bilgiye göre Akıncı, “Avrupa Komisyonu’ndan beklentileriniz çözüm sonrasına yönelik mi? Yoksa Ocak’taki görüşmelere yönelik de bir takım beklentiniz var mı?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“AB hem bugünden, hem de çözüm sonrasında yapılacaklarla da ilgili beklentilerimiz var. Çözüm sürecinin, hem de çözümden sonraki sürecin finansman ve de teknik boyutu. Eğer her şey yolunda giderse, önümüzdeki 6-7 aylık dönemde, en erken yeni yılın ortalarında bir referanduma gideceğiz. Kıbrıs Türk halkının Avrupa kurumlarına hazırlanması, Kıbrıs Türk kurumlarını AB normlarına hazır hale getirmemiz bir süreç meselesi. Bu konuda zaten uzunca bir süredir hazırlıklarımız var. Yürütülmekte olan bu hazırlıklar tümüyle yeterlidir denemez. O yönde de çalışmalar yapılacak. Bu da AB’nin bir diğer katkı alanıdır.”

Çözüm sürecini Avrupa Birliği’nin de yakından takip ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ne zaman arzu edersek, kendileriyle temasta olacağımızı hem biz söylüyoruz, hem de Avrupa Birliği” dedi.

Akıncı, AB’nin Kıbrıs’ta çözüme katkıda bulunmak istediğini belirterek, bunu Brüksel’deki bütün temaslarında gözlemlediğini, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in de bunu yeniden teyit ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Herkes çözümün Kıbrıs adasının boyutlarını aşan etkilerinin farkında. Böylesi bir çözüme sadece biz Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların değil, Avrupa’nın da ihtiyacı var. Bunu çok net bir şekilde söylüyorlar. Bu süreçte Türkiye’nin AB ile ilişkileri de önemli. Bu noktanın da altını çizdim. Türkiye - Avrupa ilişkileri ne kadar iyiye giderse Kıbrıs sorununa olumlu yansımaları da o kadar fazla olur” dedi.

Junker’in görüşmede, AB’nin desteğini esirgemeyeceğini çok açık bir şekilde ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kendisiyle en son görüşmemizde AB’nin teknik ve finansal destek vereceğini söylemişti. Sözlerinin arkasında olduğunu ifade ederek, çözümü her açıdan destekleyeceklerini tekrar belirttiler” şeklinde devam etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “AB 12 Ocak’taki görüşmelere gözlemci statüsünde bir temsilci yollayacak mı?” sorusu üzerine, 12 yıl önceki Bürgenstock çalışmalarında AB’nin de bir temsilcisinin bulunduğunu hatırlattı.

“Sayın Juncker de bu doğrultuda istekli. Sayın Mogherini de olabilir. 9-11 Ocak arası Kıbrıs’ın iki toplumu görüşecek. İki liderin ve heyetlerinin buluşarak müzakerelerini ilerletmesi söz konusu olacak. Ayın 12’sinden itibaren bu çalışmalar 5’liye evrilecek” diye konuşan Akıncı, varılan mutabakata göre önce ikili, sonra 5’li müzakere formatına geçileceğini hatırlattı.

Yine varılan mutabakat uyarınca, ihtiyaç olması durumunda ilgili tarafların katılımının da söz konusu olabileceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, “12 yıl önce Bürgenstock’taki gibi, AB müzakere masasında taraflardan biri olarak değil ama müzakere masasının yanında ilgili taraf olarak yer alabilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı ayrıca, “Rum liderin BM Güvenlik Konseyi üyelerinin dahil olması yönünde bir talebi var mı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bu konuda bir uzlaşma yoktur. Katılımcıların sayısını artırmaya yöneldiğinizde, sayıyı ne kadar artırırsanız sorunların aşılmasını da o kadar zorlaştırırsınız. Dolayısıyla biz bunun çok genişlemesi taraftarı değiliz. Henüz AB’nin katılımını bağlamış değiliz. İhtiyaç hasıl oldukça gündeme gelip karara bağlanacak.”

Cumhurbaşkanı Akıncı yine bir soruya yönelik, Juncker’in sözlerinin arkasında olduğunu, görüşmede finansal katkıya yönelik bir rakam telaffuz edilmediğini. AB’nin bu konuda desteğini çok net bir şekilde vereceğini teyit ettiğini belirtti.



5’li Kıbrıs Konferansı’na Erdoğan da katılacak



12 Ocak’ta Cenevre’de yapılacak Kıbrıs konferansına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, BM ve garantör ülkelerin katılımıyla yapılacak 5’li Kıbrıs konferansına Erdoğan’ın da katılacağını belirtti.

Türkiye’nin yapıcı tutumunu sürdürdüğünü söyleyen İbrahim Kalın, “doğru adımlar atılması halinde Kıbrıs meselesinin çözümünde, çözüme çok yaklaştığımızı ifade edebilirim.” Dedi. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs konusundaki soruları da yanıtladı.

İbrahim Kalın, 2016’nın, Kıbrıs sorununun çözümü ve adanın birleştirilerek iki kesimli bir statüye kavuşturulması için kritik bir yıl olduğunu söyledi.

Kalın, “Şu anda 2016’nın bitimine çok az bir süre kaldı. Bizim beklentimiz, Mont Pelerin’da yapılan müzakerelerde artık bunun bir sonuca bağlanmasıydı, bu gerçekleşmedi, 2017’ye sarktı.” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, 9-11 Ocak tarihleri arasında tekrar Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile bir araya geleceğini hatırlatan Kalın, iki liderin, tüm başlıklardaki müzakereleri sonuçlandırmaya çalışacaklarını aktardı.

Kalın, Birleşmiş Milletler ve garantör ülkelerin katılımıyla 12 Ocak’ta yapılacak 5’li toplantıya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Biz bu konuda, Sayın Cumhurbaşkanımızın Annan Planı’ndan beri ifadesiyle hep bir adım önde olduk. Bugün de bu politikamız devam ediyor. Türkiye, Kıbrıs konusunda bir adım önde olmaya devam ediyor. Son Mont Pelerin görüşmelerinde de Türk tarafı son derece yapıcı bir tutum içerisinde oldu, ön açıcı tekliflerle geldi. Son iki görüşmede sonuca bağlanamayan konuları da 9 Ocak’a kadar görüşmeye devam edecekler. Burada iki toplumlu, iki kesimli ve iki tarafın siyasi eşitliğini hedef alan bir yönetim modelinin ortaya çıkartılması çok büyük önem arz ediyor. Bu sağlandığı zaman hakikaten Ada’nın birleşmesi, hem de Ada’daki iki toplumun güvenliği, refahı, barışı açısından tarihi bir önem arz edecek. Tarihi bir dönem başlayacaktır. Bu konuda biz yapıcı tutumumuzu sürdürüyoruz ve doğru adımlar atılması halinde de Kıbrıs meselesinin çözümünde, çözüme çok yaklaştığımızı ifade edebilirim.”



TC Başbakan Yardımcısı Türkeş: “Akıncı'nın yapıcı çabalarına destek veriyoruz”



TC Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Kıbrıs’ta devam eden müzakere sürecine ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın yapıcı çabalarına destek verdiklerini, çalışmalarını takdirle takip ettiklerini kaydetti.

Türkeş, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, ülke yönetiminden Rumlar tarafından dışlandığı dönemden bu yana, Kıbrıs Türküne desteğini en güçlü şekilde sürdürmüştür. Bugün de adada devam eden müzakere sürecinden bağımsız olarak KKTC'ye her türlü mali, ekonomik ve sosyal yardımlarımızı sürdürmeye kararlıyız” dedi.

Kıbrıslı Rumların baskısı ve dünyanın da hukuku meşru hakları görmezden gelmesiyle Kıbrıs Türklerine uygulanan ambargolara, haksız tecride rağmen, Türkiye olarak KKTC'ye desteklerini sürdürdüklerini vurgulayan Türkeş, 2017 yılında da desteklerini sürdüreceklerini belirtti.

Türkeş, “Anavatan olarak KKTC'ye 2002 yılından bu yana yaklaşık 10 milyar lira düzeyinde destek sağladık. Yapılan bu harcamalara, Su Temin Projesi'nde yapılan yaklaşık 1,6 milyarlık harcama dahil değildir” dedi.

Türkeş, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığına bağlı kuruluşların 2017 yılı bütçesi üzerinde hükümet adına yaptığı konuşmada KKTC'ye yapılan ekonomik katkılardan bahsetti.

2002 yılında 424 milyon lira olan yardım miktarı, 2009 yılında en üst noktaya ulaşarak 928 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Yani, dünyadaki ekonomik kriz ve Türkiye'nin etkilenmesi, Türkiye'nin izole edilmiş olan Kıbrıs Türküne katkısına mani olmamıştır. 2016 yılı için ayrılan 1,5 milyarlık kaynağın şu ana kadar 730 milyon lirası kullanılmıştır. KKTC'nin yerel gelirlerinin giderlerini karşılayamadığı noktada, Türkiye'nin, KKTC'nin bütçe açığına desteği devreye girmektedir. 2009'da 621 milyon lira olan bütçe açığına katkı desteği, 2015'te 220 milyon lirada kalmıştır."

Türkeş, KKTC'nin kamu yönetimi, maliyesi, finans sektörü, altyapı ve reel sektörüne teknik-finansal destek sağlandığını, bu konularda 300 civarında proje yürütüldüğüne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı ve Kıbrıs Rum Yönetimi temsilcisi Anastasiadis'in, bir yıl içinde önce ABD, daha sonra İsviçre'de bir araya geldiklerini ve BM Genel Sekreteri Ban Ki- Moon'un desteğiyle çözümü görüştüklerini aktaran Türkeş, "Türk tarafının ısrarlı çözüm istediği ve haklı talepleri yanında Rum kesiminin uzlaşmaz tavrı önemli bir fırsatın daha tepilmesine neden olmuştur. Bizim kimseye bir şey verdiğimiz yok. Türkiye, İngiltere gibi sadece kuzeyin değil, adanın tümünün garantörüdür. Sadece Kıbrıs Türkünün garantörü değiliz, adanın tümünün, bütün topraklarının ve adada yaşayan tüm ahalinin garantörüyüz, bu anlaşma değişmemiştir." değerlendirmesini yaptı.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 22
Dün Tekil 1032
Bugün Tekil 293
Toplam Tekil 1936341
IP 54.81.108.205






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.215 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu