BASIN BÜLTENİ Ertuğruloğlu, Dünya Basın Konseyleri Birliği üyelerini kabul etti - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Ertuğruloğlu, Dünya Basın Konseyleri Birliği üyelerini kabul etti
Tarih: 04.10.2016 > Kaç kez okundu? 510

Paylaş






Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu yıl ülkemizde gerçekleşecek Dünya Basın Konseyleri Birliği (WAPC) 17. Olağan Genel Kurul Toplantısı için ülkemizde bulunan birlik üyelerini kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleşen kabulde, Bakan Ertuğruloğlu konuk basın temsilcilerine Kıbrıs konusundaki son gelişmeler hakkında bilgi verdi ve konukların sorularını yanıtladı.

Bakan Tahsin Ertuğruloğlu Dünya Basın Konseyleri Birliği üyelerine bir de akşam yemeği verdi.



Eide: “Akıncı ve Anastasiades bugüne kadarki liderlerin kaydetmediği bir ilerleme kaydetti"



BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiades’in bugüne kadarki Rum ve Türk Liderlerin kaydetmediği bir ilerleme elde ettiğini ifade etti ve Kıbrıs müzakerelerinin şimdi olduğu kadar ileri bir noktada hiç olmadığını söyledi.

Annan Planı’nın, BM tarafından hazırlanan başka bir şey olduğunu belirten Eide, şimdi ise sadece Kıbrısılar tarafından uzlaşılan ve yazılan bir metnin bulunduğunu, her kelimenin Kıbrıslılar tarafından yazıldığını vurguladı. Eide kendilerinin ise müzakerelere sadece yardımcı olmaya çalıştıklarını metin yazımı konusunda sahnede olmadıklarını vurguladı.

Çözüm fırsatının tüm potansiyeliyle kullanılmamasının son derece trajik olacağını da dile getiren Eide, Kıbrıs sorununu çözmeyi taahhüt etmiş iki Lider bulunduğunu, kendilerinin de Liderlerin sorunu çözmesini istediklerini anlattı. Eide, normalde değişik konularda fikir ayrılıkları yaşayan uluslararası topluluğun da Kıbrıs konusunda fikir birliği içerisinde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide dün yaklaşık 1.5 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi.

Müzakerelerde Liderler görüşmesiyle başlayacak olan yeni safhaya hazırlık amacı taşıyan toplantı Cumhurbaşkanlığı’nda yer aldı.

Akıncı ve Eide’ye, kalabalık heyetlerin eşlik ettiği görüşmede Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Diplomasi ve Avrupa Birliği Özel Danışmanı Erhan Erçin ve Teknik Komiteler Koordinatörü Meltem Onurkan Samani de hazır bulundu.

Görüşme sonrasında basına açıklamalarda bulunan Eide, Liderlerin bugün gerçekleştirecekleri toplantıyı ele aldıklarını söyledi.

Liderler görüşmesinin ilerleyen günlerin nasıl kullanılacağı konusunda fikir birliğine varmakla ilgili olacağını belirten Eide, iki liderin New York sonrası ne başarıldığı, ellerinde ne olduğuyla ilgili fikir birliği içinde olduğunu dile getirdi.

Eide, tarafların geriye kalan yapılması gerekenler konusunda aynı fikirde olduklarını da belirterek, nereye varmak istedikleriyle ilgili hedeflerinin de aynı olduğunu ifade etti ve bunu olumlu olarak değerlendirdi.

İlerleyen günlerde gerçekleştirilecek görüşmelerin organize edilmesi, yapılması gereken şeylerin, görüşülmesi gereken konuların bir birleriyle bağlantılarının ele alınması ve düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Eide, bunların Liderler tarafından yarın açıklığa kavuşturulması dilediğini ifade etti. Eide, özellikle Ekim ayının ilk evresinde Liderler seviyesinde çok yoğun görüşmeler gerçekleştirileceğini düşündüğünü de belirtti.

Eide, Akıncı ve ekibiyle gerçekleştirdikleri toplantıda bunların yanında her iki taraf için de önemli olan bazı konuları ele aldıklarını kaydetti.

Zaman çizelgeleri zorlanmadan zamanın mümkün olduğunca etkin bir şekilde kullanılması gerektiğinin bilincinde olduklarını da vurgulayan Eide, Liderlerin yarın da bunu yapacaklarını ve sonra yeniden ne zaman bir araya geleceklerini açıklayacaklarını belirtti.



3. Tur yoğunlaştırılmış müzakereler bugün başlıyor



Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amaçlı Birleşmiş Milletler gözetimindeki müzakerelerin yoğunlaştırılmış üçüncü turu bugün başlıyor.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’la yaptıkları üçlü görüşmenin ardından bir araya gelecekleri ilk toplantı, bugün ara bölgede müzakereler için tahsis edilen binada yer alacak.

Bugünkü görüşmede, müzakere sürecinde bundan sonraki adımların ele alınması ve sürecin planlaması bekleniyor.

Liderler, iki turlu yoğunlaştırılmış müzakerelerin tamamlanmasının ardından 25 Eylül’de New York’ta BM Genel Sekreteri Ban’la bir araya gelmiş ve yılsonuna kadar çözüm için kişisel desteğini artırmasını istemişti.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da, üçlü görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta 2016 yılı içinde kapsamlı bir çözüme varılması amacıyla gösterilen çabadan dolayı liderleri kutlamış ve konunun uluslararası boyutu da dahil ihtiyaç duyulacak her konuda destek vermeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Ban açıklamasında “Kıbrıs için önümüzdeki süreç çok kritiktir. Zaman çok önemlidir. BM ve ben, sürecin başarıyla sonuçlanması için elimizden geleni yapacağız” demişti.

BM Genel Sekreteri Ban, liderlerin adaya döndüklerinde müzakereleri daha da yoğunlaştırma niyetini belirttiğini; kendisinin de geriye kalan önemli konuların çözülebilmesi için mevcut fırsatı kullanmaları yönünde güçlü şekilde teşvik ettiğini kaydetmişti.

Liderlerin bugün başlayacak üçüncü tur yoğunlaştırılmış müzakerelerde bugüne dek ele aldıkları “Yönetim ve Güç Paylaşımı”, “Mülkiyet”, “AB konuları” ve “Ekonomi” başlıklarındaki sorunları minimuma indirmesi ve bir sonraki safhaya geçilmesi bekleniyor.

Kıbrıs Türk tarafı, gelinen aşamada konuların hassasiyetini de dikkate alarak, “Toprak” başlığının Kıbrıs dışında bir yerde kamp şeklinde farklı bir formatta görüşülmesini; hemen ardından ise “Güvenlik ve Garantiler” başlığının garantör ülkelerin de katılacağı beşli bir zirvede ele alınmasını istiyor.



Akıncı: “Temenni ederim Anastasiadis gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünsün”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümünün 2017’ye kalmasının sakıncalarını tüm muhataplarına anlatmaya çalıştığını belirterek, bu yılsonu itibarıyla müzakerelerdeki tüm konularda bir politik, siyasi anlayış beraberliği sağlanamazsa 2017’de işlerinin zor olacağını söyledi.

Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis’e gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünmesi çağrısı da yaptı.

Akıncı, gelinen noktada bugünden itibaren başlayacak müzakerelerde üç aşamalı bir formatla çözüme varılmasını istediklerini; var olan fırsat yitirilirse potansiyel tehlikeleri de dikkate alınca konunun çok sıkıntılı hale geleceğini ve ayrılığın kökleşeceğini söyledi.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde (UKÜ) 2016-2017 Akademik Yılı, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Çevik Uraz Konferans Salonu’nda verdiği dersle başladı. Cumhurbaşkanı Akıncı konuşmasında Kıbrıs sorunu ve müzakerelerle ilgili bilgiler verdi.





Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da konuşmasına, UKܒnün yeni akademik yılının hayırlı olmasını dileyerek başladı; Kıbrıs sorununun uzun sürecinden kısa özetler yaparak bugünkü duruma geniş zaman ayırdı.

Akıncı, akademisyenlerin sorularını da yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı konuşmasında 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nden Kıbrıslı Türklerin dışlandığını; Rumların ise “bırakıp gittiniz” dediğini kaydeden Akıncı, 53 yıldır dünyaca tanınmış bir devletin dışında kaldıklarını, hiçbir nimetinden yararlanamadıklarını, ortaklık devletinin tek topluma kaldığını söyledi.

1974’ten sonraki kilometre taşlarını oluşturan anlaşmalara, belgelere ve planlara değinen Cumhurbaşkanı Akıncı, iki kesimli, iki toplumlu bir çözümden söz eden ilk belgenin 1977-79 Doruk Anlaşmaları olduğunu kaydetti.

24 Nisan 2004’teki Annan Planı referandumundan bu yana 12 yıl daha geçtiğini; 11 Şubat 2004’te bir mutabakat metni imzalandığını ve 2015’te de kendisinin Cumhurbaşkanı seçilmesiyle yeni bir dönem başladığını belirten Akıncı, 15 Mayıs 2015’ten bu yana müzakereleri yürüttüğünü hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, kendisinden önceki liderlerin yarattığı mutabakatları çöpe atmadığını; ancak Rum tarafında böyle olmadığını kaydederek, özetle şöyle konuştu:

“Rahmetli Denktaş zamanındaki 77-79 Doruk Anlaşmaları, Talat-Hristofyas yakınlaşmaları, Eroğlu-Anastasiadis 11 Şubat mutabakat metni hepsi çözüm doğrultusunda belgelerdi. Biz de mümkün olanın peşindeki insanlar olduğumuz için bunları geçerli addettik ve bunların üzerine eklemeye başladık. 16 aylık sürede tartışılan 6 başlık var: Bunların ilk 4’ü Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB ve Mülkiyet konularıdır.

Bunlarda var olan mutabakatlara epey yeni unsurlar eklenmiştir. Uzlaşmazlık noktaları halen var. Ancak Ekonomi ve AB konularında çok büyük uzlaşmalar sağlandı. Diğerlerinde de önemli uzlaşılar var.”

Güvenlik ve Garantiler ile Toprak başlıklarında ise farklı formatlarda müzakereler gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, gelinen noktada konuları 3 aşamalı bir formatla sonlandırmayı önerdiklerini; bugün öğleden sonra BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile görüşeceğini; yarın da müzakerelerin yeniden başlayacağını ifade etti.

Akıncı, New York’ta BM Genel Sekreteri Ban’a da bunu ifade ettiklerini, bir anlayış beraberliği olduğunu ancak BM Genel Sekreterliği’nin tüm taraflar onaylamadıkça bunu seslendiremediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, UKܒdeki konuşmasında anlaşmanın 2017’ye kalmasının getirebileceği sakıncalara değindi ve “Ben açık ve net olarak tüm muhataplarımıza bu işin 2017’ye kalmasının sakıncalarını anlatmaya çalışıyorum. Eğer 2016 sonu itibarıyla bütün konularda bir politik, siyasal anlayış beraberliği sağlayamazsak 2017’de işimiz zordur” dedi.

Diplomaside nokta değil, virgül ve noktalı virgül olduğunu ancak şu anda Kıbrıs sorununda bir doyum noktasına gelindiğine inandığını belirten Akıncı, “Çünkü bugün çözmek, 12 yıl öncesinden daha zordur, yarın daha da zor olacaktır. Eğer bu fırsat yitirilirse potansiyel tehlikeleri de dikkate alınca, bu işin çok sıkıntılı hale geleceğini, ayrılığın daha da kökleşeceğini değerlendiriyorum. Bir başka bahara kalırsa başka şeylerin konuşulacağını değerlendiriyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakerelerin 2017’ye sarkmasının yaratacağı potansiyel tehlikeler olarak “BM Genel Sekreteri’nin ve ABD yönetiminin değişmesini ve konuya vakıf olmalarının zaman alacak olmasını, dünya sorunları arasında Kıbrıs’ın geri sıralarda yer alabileceğini; Rumların Kıbrıs açıklarında hidrokarbon arama çalışmalarını ve 2018’de Güney Kıbrıs’ta yapılacak seçimleri” sıraladı.

Hidrokarbon konusunu bir iş birliği alanı gördüklerini ancak bir gerginlik alanına dönüşüp müzakere masasını berhava edebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, 2016 sonu itibarıyla bir siyasal çözümü sağlamak üzere acele etmeleri için çok nedenleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 48 yıllık müzakere sürecinden bahsedildiğini ama kendisinin dahil olduğu 16 aylık süre için BM Genel Sekreteri Ban’ın daha önce eşi benzeri olmayan bir ilerlemeden söz ettiğini kaydederek geçen haftaki New York görüşmesinde Ban’ın kendilerine “10 yıldır bu görevde bulunuyorum sizin son bir yılda sağladığınız ilerlemeyi daha önce görmedim, bu fırsatı yitirmek yazık olacak” dediğini anlattı.

Tüm taraflar için “kazan-kazan” ortamı yaratmanın mümkün olduğunu ve konuya iş birliği açısından baktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, kendisinin yenilenebilir enerjiden yana olduğunu ancak doğal gaz ve petrolün halen önemli enerji kaynaklarından olduğunun göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Akıncı, doğal gazın, Türkiye üzerinden taşınmasının en kısa ve ucuz yol olduğunu ifade ederek, ancak Rumların Türkiye’ye bağımlılık olmasın diye bunu açıkça söylemek istemediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’la ilgili odaklanılması gereken büyük resimde doğal gaz, elektrik ve su gibi hayati konularda iş birliği olanağını artıracak bir çözümden söz ettiğini vurguladı.

Bunun karşılıklı yarar sağlayacağını, bu yararı tadan devletlerin de birbiriyle savaşa tutuşmadığını, yeni güvenlik anlayışları getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk halkının bugün Türkiye’nin garantisini istediğini ve istemeye devam edeceğini söyledi.

Akıncı, “Ekonomik çıkarlarla birbirine bağlanan toplumların birbirinin boğazına sarılırken 10 bin defa düşüneceği de ortadadır” dedi.

Kıbrıs’ta çözümün, Türk-Yunan ilişkilerini de olumlu etkileyeceğini; Türkiye’nin AB yolculuğunu daha az engelli hale getireceğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Çözüm en büyük katkıyı bu adada yaşayanlara yapacak: kendi evinin efendisi ve federal devletin ortağı haline gelecek. Bu yabana atılacak bir şey değildir” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının bugün karşılaştığı engellere işaret eden, gençlerin bir maç bile yapamadığını vurgulayan Akıncı, Kıbrıslı Türk gençleri uluslararası topluluğun parçası haline getirmenin ancak bir çözümle mümkün olabileceğini söyledi.

Akıncı, çözümün sadece kendi istekleriyle olamayacağını, Rumların da aynı şekilde istemesi gerektiğini vurgulayarak, Güney Kıbrıs’tan şimdiden “ohi (hayır) kampanyası” başlatanlar bulunduğunu belirtti ve Rum halkının bunların etkisinde kalmamasını diledi. Akıncı, adada bulunacak çözümün iki kesimli, iki toplumlu federal devlet olacağını; birbirine tahakküm etmeden yaşam, eşitlik, kararlara katılım ve dönüşümlü başkanlığın şart olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının güvenlik konusunda Türkiye’yle birlikte ciddi bir açılım yaptığını; “1960 garanti sisteminin noktasına virgülüne dokunulmaz” şeklindeki bugüne kadarki pozisyonun değiştiğini, bugünün şartlarının 1960’tan farklı olduğunu ancak Rumların bu açılımı görmezden geldiğini söyledi.

Bu konuda daha yürünecek yol bulunduğunu, düşüncelerinin birine oyun oynamak için değil, çözüme katkı için olduğunu vurgulayan Akıncı, yarından itibaren müzakerelerdeki 4 başlıkta yeni bir yoğunlaştırılmış sürecin adada yaşanmasından sonra ikinci aşamada BM Genel Sekreteri’nin çağrısıyla bir kamp süreci yaşanmasını ve kapalı bir yerde “Toprak” konusunu görüşmek istediklerini söyledi.

Akıncı, hemen ardından da 5’li görüşme formatına geçilerek Güvenlik ve Garantiler konularının ele alınmasını istediklerini anlattı; Türkiye ile Yunanistan’ın zaten garantiler konusunu görüştüğüne dikkat çekti.

“Böyle bir formatta yıl sonuna dek bir anlaşmanın temel ilkelerini artık bitirelim, kağıda dökelim. 2017’ye teknik konular sarkabilir. Benim iddiam 2016’da her şeyi bitireceğiz şeklinde değil. Benim istediğim 2016’da bir anlaşmaya varıp varamayacağımızı görelim. Bu çerçeveyi kurmaya başlarsak eğer, altını doldururuz” diyen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, anayasa ve federal yasaların hep anlaşmanın eki olacağını; halka referandum öncesi yeterli zaman tanınacağını; 2017’de sandıklar kurulacaksa halkın, kimsenin oyununa gelmeden, oyunu bilinçli kullanacağını vurguladı.

Akıncı, bu nedenle 2016 sonuna kadarki sürenin hayati olduğunu belirterek, “Kıbrıs sorunu tarihin çöplüğüne gidebilir ve dünyanın çok istediği bir örnek oluşabilir” dedi.

UKܒdeki yeni akademik yıl açılış dersinde akademisyenlerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakereler konusunda kamuoyunu daha çok bilgilendirmeye başladığını, daha da ayrıntı vereceğini söyledi.

“16 ay önceki Mustafa Akıncı’nın beklentileriyle bugünküleri karşılaştırdığınızda daha mı umutlusunuz yoksa daha mı umutsuzsunuz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı, “Umut en son ölür derler, ben umudumu öldürmek istemem. Umudun canlı tutulması için birşeyler yapmak lazım, tek taraflı olmaz. 16 ayda ilerleme sağlanmıştır. Ben sağlanan ilerlemeyi yabana atmıyorum. Bugün çözülmeyenler de var ama çözülecekler... Dönüşümlü başkanlık gibi... Biz kendimizi rahat, güvende hissedelim onlar da bundan bir tehdit hissetmesinler. Zordur ama formüller bulunabilir” dedi.

Olabilecekken olmayanlardan dolayı üzüntü duyduğunu ifade eden Akıncı, mobil telefonların ada genelinde çalışabilmesi, elektrikte enterkonnekte gibi konularda varılan anlaşmalara rağmen uygulamanın Rum tarafının isteksizliği nedeniyle hayata geçmemesini örnek gösterdi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York ziyareti öncesinde Anastasiadis’le birlikte oturup “Artık zaman daralıyor, Genel Sekreter’e ne diyeceğiz? ‘Kıbrıs’a döneceğiz, ayrılık noktalarını en asgariye indirmek için çalışacağız ama ondan sonra güvenlik ve garantileri de ele alacağımız çerçevede 5’liye gitmektir’ diyelim şeklinde anlaştıklarını” belirterek, ret cephesinin şamatasından çekinen Anastasiadis’in sanki bunlar hiç konuşulmamış gibi davrandığını söyledi.

5’li zirvenin bir hazırlık gerektirdiğine dikkat çeken Akıncı, Genel Sekreter Ban’ın iki gün kala garantörlere “gelin” diyemeyeceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Güney Kıbrıs’ta AKEL ve DİSİ’nin bugüne dek tek aday çıkaramadığını o yüzden ikisinin de gözlerini ret cephesinin oylarına diktiğini belirterek “Konjonktürün getirdiği zorluklardan bahsediyorum…

Temenni ederim Anastasiadis gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünsün” diye konuştu.

Bulunacak çözümde eğitim konusundaki bir soru üzerine de Akıncı, bu konuda çalışma grupları oluşturulduğunu hatırlattı; eğitimin ve sağlığın kurucu devletlerin yetkisinde olacağını ancak bunun standart arayışı olmayacağı anlamına gelmediğini; üniversitelerin de belli standartlarda eğitim yapacağını belirtti.

Konuşmasının ardından Akıncı’ya UKÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Mete Boyacı ile Rektör Prof. Dr. Nadiri tarafından plaket takdim edildi.



Siber, Dünya Basın Konseyleri Birliği Heyeti’ni kabul etti



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, Dünya Basın Konseyleri Birliği heyetini kabul etti.

Kabulde, konuklara hitaben bir konuşma yapan Siber, kongrenin ülkede yapılmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade ederek, dünyanın bir çok bölgesinden gelen basın konseyi üyelerinin KKTC adına bilgi sahibi olmalarından mutlu olduklarını söyledi.

KKTC’nin kendine özgü bir durumu olduğunu anımsatan Siber, dünyada KKTC’nin tanınmamış bir devlet olsa da demokratik yapısı, kurumları, kültür ve sanatı ile var olan bir halk olduğunu belirtti.

Kültürler arası bu tür ilişkilerin karşılıklı birbirini tanımayı sağlayacağına ve dünya barışına hizmet edeceğine vurgu yapan Siber, Konsey Genel Kurulu’nun başarılı geçmesini temenni etti.



Başbakan Özgürgün, Dünya Basın Konseyleri Birliği Heyeti’ni kabul etti



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Dünya Basın Konseyleri Birliği’nin 17’nci Olağan Genel Kurul Toplantısı için KKTC’de bulunan Dünya Basın Konseyleri Birliği heyetini kabul etti.

Kabulde konuşan Başbakan Hüseyin Özgürgün, konsey üyelerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, uluslararası bir basın organizasyonun KKTC’de yapılmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

KKTC’de yapılacak çalışmanın şimdi ve gelecekte, yakınlaşma, işbirliği ve dostluğa dayanması temennisinde bulunan Başbakan Özgürgün, güzel bir organizasyon olmasını diledi.

Kabulde Dünya Basın Konseyleri Birliği Başkanı Kajubi Mukajanga ve Kıbrıs Türk Basın Konseyi Başkanı ve Dünya Basın Konseyleri Birliği Başkan Yardımcısı Şule Aker de birer konuşma yaptı.

Kıbrıs Türk Basın Konseyi Başkanı ve Dünya Basın Konseyleri Birliği Başkan Yardımcısı Şule Aker, dünyanın değişik ülkelerinden kendi ülkelerinin basın konseylerini temsilen gelen üyelerin Başbakan Özgürgün’ü görmek ve tanımaktan mutluluk duyduğunu belirtti.

Dünya Basın Konseyleri Birliği Başkanı Kajubi Mukajanga da, Başbakan Özgürgün’e kendilerini kabul ettiği ve misafirperverliği için teşekkür ederek, konsey hakkında bilgi verdi.



Özgürgün: “Meclis yıllar içinde siyasi olarak yıprandı”



UBP Genel Başkanı, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Cumhuriyet Meclisi’nin Sekizinci Dönem Beşinci Yasama Yılı’nın dün gerçekleştirilen törensel toplantısında yaptığı konuşmada hem yeni yasama yılı, hem de Kıbrıs konusunda açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın perşembe günü Kıbrıs konusunda Meclis’i bilgilendireceğini aktaran Başbakan Özgürgün, “Kıbrıs konusu Meclis’in bu dönem de en önemli gündem maddesi olacak” dedi.

Kıbrıs konusundaki bilgilendirmenin sürecin rahat götürülebilmesi için önemli olduğunu dile getiren Özgürgün, Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılmasının hedef olduğunu belirtti.

Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin düşündüğü gibi bir anlaşma niyeti olmadığını gözlemlediğini dile getiren Özgürgün, sürecin zaman ve zahmet gerektireceğini belirtti.

Başbakan Özgürgün, Güney Kıbrıs’taki başkanlık seçimlerinin müzakerelerde duraksama ve aksamaya neden olabileceğini kaydetti.



Bakan Sucuoğlu, Ankara’ya gidiyor



Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, resmi temaslarda bulunmak amacıyla bu akşam Ankara’ya gidiyor.

Bakan Sucuoğlu, Ankara temasları çerçevesinde yarın ilk olarak Türkiye Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve daha sonra Türkiye Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş ile görüşecek.

Bakan Sucuoğlu, Türkiye Sağlık Bakanlığı ile sağlık alanında yürütülen projeler ile ilgili olarak Bakan Akdağ ile bir araya gelecek.

Lefkoşa’ya yapılması planlanan yeni hastane projesi ile ilgili konuların da ele alınacağı görüşmede, işbirliği çalışmalarının geliştirilmesi yönünde adımlar atılacak.



Turizm ve Çevre Bakanı Ataoğlu Tahran’a gitti



Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu İran’ın başkenti Tahran’a gitti.

Ataoğlu, Tahran’da turizm amaçlı uçuşların sıklaştırılması amacıyla temaslarda bulunacak.

Ataoğlu ayrıca, KKTC’den sektör temsilcileri, Otelciler Birliği, Seyahat Acenteleri Birliği ve THY temsilcileriyle birlikte İran’ın Tahran ve Tebriz kentlerinde düzenlenecek ve KKTC’nin tanıtımının yapılacağı etkinliklere de katılacak.

Ataoğlu konuyla ilgili açıklamasında, ülkeyi tanıtıcı etkinlilere devam edileceğini belirterek, “Ülkemizi tanıtmak ve turizmde hak ettiği noktalara taşımak için elimizden geleni yapıyor, aralıksız çalışıyoruz” dedi.

Bakü, Azerbaycan ve Moskova, İngiltere ve değişik noktalarda reklam ve tanıtımlarının başlayacağını kaydeden Ataoğlu, KKTC’nin marka değerine dünya pazarında yeni ve parlak bir imaj vereceklerini ifade etti.



Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Berova İstanbul’a gidiyor



Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova, İslam İşbirliği Teşkilatı 3. Gençlik ve Spor Bakanları toplantısına katılmak ve gözlemci üye temsilcisi olarak konuşma yapmak üzere bu akşam İstanbul’a gidecek.

Toplantı 5-7 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek.



Harmancı: “1974’ten sonra sınırları aşan ilk spor etkinliği olması bakımından bir tarihi özellik taşıyor”



Avrupa Ralli Şampiyonası ile Orta Doğu Ralli Şampiyonası’nın bir ayağı olan Kıbrıs Ralli’sinin Lefkoşa’nın güney ve kuzeyinde yapılacak olan etabı, Lefkoşa Türk Belediyesi’nde düzenlenen basın toplantısı ile tanıtıldı.

Kıbrıs Otomobil Birliği (CAA) tarafından Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) denetiminde düzenlenecek olan CNP Asfalistiki Cyprus Rally 2016 7-9 Ekim’de, Lefkoşa Şehir İçi Özel Etabı ise 8 Ekim Cumartesi yer alacak. Yarış saat 15:00’da başlayacak.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 31
Dün Tekil 992
Bugün Tekil 962
Toplam Tekil 1984950
IP 54.234.247.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































28 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Başka dile uymaz ananın sesi, Her sözün ararsan vardır Türkçesi
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.215 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu