BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Ban katkıya hazır olduğunu teyit etti, beşli konferansa yardımcı olacak” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Ban katkıya hazır olduğunu teyit etti, beşli konferansa yardımcı olacak”
Tarih: 26.09.2016 > Kaç kez okundu? 449

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un, Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varılması için istedikleri katkıya hazır olduğunu teyit ettiğini belirterek, Ban’ın konunun uluslararası boyutuna, yani bir beşli konferans düzenlenmesine yardımı olacağını söylediğini kaydetti.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’le BM Genel Merkezi’nde yaptığı üçlü görüşmenin ardından KKTC New York Temsilciliği’nde basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Sekreteri Ban’la önceki günkü görüşmesinin ardından dün de üçlü görüşmede bir araya geldiklerini; 45 dakika olarak planlanan görüşmenin 1 buçuk saat sürdüğünü ve çok etraflı şekilde sürecin hangi noktasında oldukları hakkında değerlendirmeler yaptıklarını ifade etti.

Hem tarafların hem de Genel Sekreter’in kendi düşüncelerini aktardığını ve etraflı bir görüş alışverişi yapıldığını kaydeden Akıncı, bulunulan aşamayı çok net ortaya koyduklarını söyledi. Akıncı, “Kıbrıs’a döndükten sonra yoğun bir çalışma yaparak birkaç hafta içerisinde, müzakerelerdeki 4 başlıkta geriye kalan konularda mümkün olan ilerlemeyi sağlayıp daha farklı bir formata geçilmesinin gerekli olduğunu anlattıklarını” söyledi.

Bu düşüncelerinin zaten bilindiğine işaret eden Akıncı, Rum tarafının da bu düşüncenin farkında olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Çünkü özellikle toprak konusunda, yer adı, harita, yüzdelik gibi konuların ancak farklı formatta ve bir dizi toplantı şeklinde yapılıp sonuçlanmasını istediğimizi ve hemen ardından 5’li toplantıya geçilerek güvenlik ve garantilerle bir sonuca varılmasını öngördüğümüzü her vesileyle anlatmaktayız. Bugün (dün) Genel Sekreter ve arkadaşların da hazır olduğu bir platformda bunları anlattık. Zaman unsurunun ne kadar önemli olduğunu, 2017’ye sarkmasının getirebileceği tehlikeleri zaten sıklıkla ifade etmekteydik, bunu bir kez daha anlattık.

Genel Sekreter’in son 3 ayından bahsediyoruz. Aralık sonu itibarıyla görev süresi doluyor. Zaten kendi açıklamasında zamanın ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

Biz ortak açıklamamızda O’nun sürece daha çok katkısını istemiştik. Buna hazır olduğunu ve her türlü katkıyı yapmaya hazır olduğunu bir kere daha bize teyit etti. Bugünkü (dünkü) açıklamasında buna da değindi. Olayın uluslararası boyutuyla ilgili de bir mesaj verdi. Yani 5’li konferansı kastetti orada, o konuda da bizlere yardımcı olacağının altını çizdi.

Yine Genel Sekreter açıklamasında önemli bir nokta, 2016 hedefi bugün (dün) bir kez daha bu açıklamada da teyit edildi. Dolayısıyla bu Genel Sekreter açıklamasıyla birlikte artık önümüzdeki geri kalan dönemin başlangıcını da yapmış oluyoruz.

Kıbrıs’a döneceğiz ve Ekim ayıyla birlikte daha önceden de düşündüğümüz gibi yoğunlaştırılmış müzakere sürecinin içine gireceğiz. Burada hedef 4 başlıktaki sorunları minimuma indirmek ve ondan sonra farklı bir formata geçmek için Genel Sekreterle temasa geçmek”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, kendi anlayışlarının ve toplantıda hakim anlayışın da bu olduğunu belirterek, “2016 hedefi var olmaya devam ediyor. Bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Umarım Kıbrıs’ta özlenen barış, her iki tarafı da tatmin edecek, karşılıklı kabul edilebilir bir barışın koşullarını bu çalışmalarla sağlayabilirim” diye konuştu.

Akıncı, Anastasiadis’in de bu söylediklerine hemfikir olup olmadığı sorusuna karşılık, herkesin hemfikir olduğunu bunların konuşulduğunu, ama bazı hemfikir konuların yazıya dökülmesi ve kamuoyuna yansımasının sıkıntılı olabildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, konunun Genel Sekreter’in okuduğu açıklamaya, kendisinin ifade ettiği netlikte girmemiş olabileceğini ancak toplantıda hakim havanın ve anlayışın bu olduğunu vurguladı.

Herkesin zaman faktörünün farkında olduğunu, işi sürüncemede bırakmanın ve geciktirmenin kimseye yarar getirmeyeceğini vurgulayan Akıncı, “Biz bu iyi niyetle, Rum tarafının da toplantıda hakim olan bu anlayışla 4 başlıktaki henüz tamamlanamamış unsurları süratle tamamlama gayretinde olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, iyi niyetle bu çabayı gösterdikten sonra “Toprak, Güvenlik ve Garantiler” başlıklarını farklı bir formata taşımak için üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti.

Akıncı, bir gazetecinin dünkü toplantıdan yol haritası çıkması hedeflerini anımsatması üzerine, “Yol haritası budur. Üzerinde varılan mutabakat, geri dönelim, birkaç hafta çalışma yapalım ve Genel Sekreter’le temasa geçelim ve farklı formatlara geçişi sağlayalım şeklindedir” dedi.

Süre tartışması çıkabileceğini ancak herkesin artık Aralık sonu itibarıyla dar bir zaman kaldığının farkında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Dolayısıyla tüm taraflarda çözüm niyetinin olduğu söylendiğine göre bunun gereklerinin yerine getirildiğini görmemiz lazım. Biz bu anlamda üzerimize düşeni yapacağız, Rum tarafının da yapmasını bekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bu noktadan sonra sözlerin çok anlamı kalmadığını, yapılacakların gündemde olacağı bir döneme girileceğini belirterek, “Bu dönem de çok uzun bir dönem olmayacak. Genel Sekreter’in zaten zamanı kalmadı. Genel Sekreter herkesten daha heyecanlı diyebilirim çünkü kendi dönemi içinde bir başarı sağlanacaksa bunu görmek istiyor. Bu konuda katkı sağlamak istiyor. Bunu bize çok net söyledi. Elinden geleni yapacağını söyledi” dedi.

Bir soru üzerine Akıncı, yoğunlaştırılmış müzakerelerin zaten yapıldığını, yine yapılmasına hazır olduklarını, 4 başlıktaki bazı çözümlenmemiş konuların 2017’ye de sarkabileceğini ama toprak ve garantilerle ilgili konuların şimdiki formatta görüşülemeyeceğini ifade etti.

Toprak konusunda Rum basınındaki spekülatif haberlerin ortama zarar verdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, toprak, harita, yüzdelik ve yer isimleri gibi konuların yurt dışında ve bir dizi toplantı biçiminde, belki bir kamp yapılarak sonuçlandırılmasının çok daha doğru olacağı değerlendirmeleri bulunduğunu, buna karşı çıkan da olmadığını söyledi.

Akıncı, hemen ardından da yine farklı bir formatta toplantılar olacağını çünkü güvenlik ve garantilerin, sadece iki toplumu değil garantörleri de ilgilendiren bir konu olduğunu; uluslararası bir anlaşmadan söz ettiklerini ve bu konunun garantörlerin de yer alacağı bir formatta görüşülebileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dünkü toplantının Kıbrıs Türk tarafı açısından tatmin edici olup olmadığı sorusuna karşılık, “Çok daha tatmin edici olabilirdi, eğer her şeyiyle zaman unsurlarını da koyabilseydik. Yani bu tarihe kadar bu, şu tarihe kadar şu diye. Ancak Rum tarafının öteden beri takvimler konusunda sıkıntıları var, istekli davranmıyorlar” dedi.

Akıncı, ancak takvimi elleriyle koysalar da koymasalar da ortada bir takvim durduğuna da dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Genel Sekreter’in bir takvimi var. Yılsonunda görev süresi bitiyor. Biz bu Genel Sekreter’den sürece daha aktif katıl dedik. Kime söyledik? Görev süresi 3 ay sonra bitecek bir kişiye bunu söyledik. Demek ki bu zaman dilimi içinde bu çözümün olmasını öngörüyoruz. Sayın Anastasiadis de bugün (dün) 2016 hedefine bağlı olduğunu tekrar etti. Sayın Genel Sekreter’in açıklamasında herhangi bir zaman dilimine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, zamanın kendisinin ne kadar önemli olduğunun altını çizmesi, yeterli bir mesajdır diye düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, açıklamada Ekim, Kasım gibi ifadelendirmeler yer almamış olsa da zaman unsurunun ne kadar önemli olduğunun ortada durduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

“Ve açık söylüyorum, bu da yanlış algılanmasın ama eğer bu çok değerli zaman dilimi yılsonuna kadar heba edilirse ve 2017 yılına bu sorunu olduğu gibi aktarırsak çok endişe ederim ki bu çözüm başka bahara kalır ve o başka bahara kalan çözümde de konuşulan başka şeyler olur. Bunu ilk defa söylemiyorum ve çok sevinerek, çok arzulayarak da söylemiyorum. Benim ilk gündem beri hedefim bu yıl çıkmadan bir çözüme varıldığını görmektir. Ana hatlarıyla bu çözümün ortaya çıkması bir siyasal karar olarak her başlıkta nerede durduğumuzun belirginleşmesi, bazı teknik unsurların 2017’ye sarkması o zaman çok büyük sıkıntı yaratmaz.

Ama ana konularda hala açıkta kalarak bu sorunu 2017’ye nakledersek, sanıyorum ki arzu etmediğimiz çözümsüzlük durumuyla yüzleşmek zorunda kalacağız. Onun için zaman faktörü yalnız bizim için değil, Rumlar için de çok önemlidir.”

Toplantının planlanan sürenin iki katı sürmesinin nasıl yorumlanması gerektiği sorusu üzerine Akıncı, “Çünkü bu konuları ele aldık, bu formalite bir toplantı değildi, önümüzdeki dönemi çok iyi tartıştık” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, dünkü görüşmede verdikleri mesajların Genel Sekreterlikçe çok iyi anlaşıldığını vurguladı.

Akıncı, Kıbrıs Türk kamuoyunun toplantıyla ilgili ilk değerlendirmelerinin olumsuz görüldüğünün belirtilmesi üzerine ise “Ben Ercan’dan ayrılırken New York’tan mucize beklemeyin demiştim. Beklentiler neydi de olumsuz yansımalar başladı, onu bilemiyorum. Eğer buradan bir anlaşma çıkacağını bekliyorlarsa idi çıkmayacağını söyledik. Daha görüşmeler devam ederken New York’tan bir anlaşma haberi elbette çıkamazdı. Bence karamsarlığa kapılmak için bir neden yok. Olumsuz mesajlar vermek için de bir neden yok” diye konuştu.

Dün New York’ta çok kapsamlı görüşmeler yaptıklarını ve önlerinde yol haritası konusunda kamuoyuna yansıtılmasa da bir anlayış bulunduğunu ifade eden Akıncı, şunları dile getirdi:

“Bu anlayış kendini bu 3 ayda kanıtlamazsa, ana hatlarıyla bir çerçeve çözümü berrak olarak ortaya çıkarmazsak o zaman karamsar olmak için nedenler olacak. Ama şimdiden olumsuz mesajlar vermeye gerek yoktur.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, bir başka soru üzerine, daha üzerinde çalışmaları gereken konular bulunduğunu; toprak ve garantiler konusunun henüz beyin fırtınası şeklinde ele alındığını kaydederek, bunların farklı formatta derinlemesine görüşülmesi gerektiğini söyledi.

Kıbrıs Türk tarafı için siyasi eşitliğin önemli unsurlarından biri olan dönüşümlü başkanlık olmadan Kıbrıs’ta çözüm olamayacağını da belirten Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bunu içermeyecek bir anlaşma metninin referanduma sunulamayacağını; Kıbrıs Türk tarafının bu konudaki duruşunun net olduğunu ancak henüz her şeyiyle uzlaşılmış bir durum olmadığını, dönemsel olarak kimin ne kadar süreyle başkanlığı yürüteceğinin de netleşmediğini belirtti.



Ban: “Her konuda desteğe hazırım”



Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Kıbrıs’ta 2016 yılı içinde kapsamlı bir çözüme varılması amacıyla gösterilen çabadan dolayı liderleri kutladı ve konunun uluslararası boyutu da dahil ihtiyaç duyulacak her konuda destek vermeye hazır olduğunu açıkladı.

Ban, “Kıbrıs için önümüzdeki süreç çok kritiktir. Zaman çok önemlidir. BM ve ben, sürecin başarıyla sonuçlanması için elimizden geleni yapacağız” dedi.

BM Genel Merkezi’ndeki bir buçuk saatlik görüşmenin ardından Ban, liderlerle birlikte BM Güvenlik Konseyi önündeki brifing alanında basına açıklama yaptı.

Ban, liderlerle verimli bir toplantı yaptığını, Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüme ulaşılması için devam eden müzakerelerdeki mevcut durumu ele aldıklarını söyledi.

Liderleri gösterdikleri çabadan ve sağladıkları ilerlemeden dolayı kutlayan Ban, her iki liderin de 2016 yılında kapsamlı çözüme varmak amacıyla gösterdikleri isteği ve çabaları daha da artırma yönündeki ortak kararlılıklarını selamladı. Ban, her iki lideri de süreçte gösterdikleri kararlılık, cesaret ve yaratıcılık konusunda teşvik ettiğini vurguladı. Genel Sekreter Ban, liderlerin adaya döndüklerinde müzakereleri daha da yoğunlaştırma niyetini belirttiğini; kendisinin de geriye kalan önemli konuların çözülebilmesi için mevcut fırsatı kullanmaları yönünde güçlü şekilde teşvik ettiğini söyledi.



Ertuğruloğlu, Mammadiyarov ile görüştü



New York temasları devam eden Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, önceki gün Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Mammadiyarov ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi.

Birleşmiş Milletler Merkezi’nde yer alan görüşmede iki Bakan, Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi.

Bakanlar, bölgesel dış politika konularında görüş alışverişinde bulundu ve iki kardeş ülke arasında var olan yakın ilişkilerin geliştirilmesine yönelik adımlar atma konusunda mutabık kaldı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu önceki gün ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Barışı Koruma Operasyonlarından Sorumlu Yardımcısı Herve Ladsous ile Birleşmiş Milletler Merkezi’nde baş başa görüştü. Görüşmede, Ada'daki BM Barış Gücü operasyonları ile ilgili konular ele alındı ve Kıbrıs Türk tarafının görüşleri gündeme getirildi.



Ertuğruloğlu :“İzolasyonlar derhal kaldırılmalı”



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 2016’da çözüme varılsın veya varılmasın izolasyonların kaldırılması için adım atılması çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, New York temasları kapsamında önceki gün Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (EİT) 23. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda konuştu.

Konuşmasında KKTC'deki ekonomik, eğitim ve turizm alanlarındaki fırsat ve olanaklara değinen Ertuğruloğlu, kardeş üye ülkelerle ilişkilerin daha da ileriye götürülmesi temennisini dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun EİT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada EİT Genel Sekreteri Halil İbrahim Akça’ya, Kıbrıs Türk halkına verdiği destek için müteşekkir olduğunu belirtti ve Kuzey Kıbrıs’ın Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın aktivite ve etkinliklerine 1992 yılından beri katılmakta olduğunu, 2012 yılından beri söz konusu Teşkilat’ta gözlemci üye statüsüyle yer aldığını kaydetti.

Ertuğruloğlu, “EİT üye ülkeleriyle ekonomik ilişkilerimizi daha da ileriye götürme fırsatını bizlere sunan gözlemci üyeliğimizin, Eylül 2015 yılında uzatılmış olmasını memnuniyetle karşılamaktayız” dedi.

Kıbrıs müzakereleriyle ilgili olarak ise 2016 yılı sonuna kadar bir çözüme ulaşılamaması halinde iki taraf arasında devam etmekte olan mevcut sürecin sona ereceğinin kabul edilmesi gereken bir gerçek olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “Bu noktadan sonra yarım asırdır dünyanın geriye kalanından haksız bir biçimde tecrit edilmiş durumda olan Kıbrıs Türk halkının sonu olmayan müzakereler içeren belirsiz bir geleceğe mahkum edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla 2016 yılı sonunda bir çözüme ulaşılsa da ulaşılamasa da Kıbrıs Türk halkı her iki senaryoya da hazırlıklı olmak durumundadır” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)’yi karar ve deklarasyonları yönünde adım atamaya çağıran Ertuğruloğlu, “Bu önemli dönüm noktasında, İİT ve kardeş üye ülkelerin İİT karar ve deklarasyonlarını fiiliyata geçirerek Kıbrıslı Türk kardeşleri ile dayanışmalarını gösterecek somut ve ciddi adımlar atması gerekmektedir. Bu çerçevede, Kıbrıs Türk Hükümeti olarak İİT ve tüm kardeş üye ülkelerle görüşerek bahse konu karar ve deklarasyonları yürürlüğe sokacak bir yol haritası üzerinde çalışmak isteriz” dedi.

Yükseköğrenimin Kıbrıs Türk ekonomisinin önemli bir sektörü olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, KKTC’de yükseköğrenim gören öğrencilerin 131, öğretim üyelerinin ise 65 ülkeden geliyor olmasının yüksek öğrenimin uluslararası karakterini yansıttığını, 6 bin öğrencinin EİT üye ülkelerinden gelmekte oluğunun altını çizdi.

Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonlara da değinen Ertuğruloğlu, “Ne yazık ki, geniş yelpazeli izolasyon Kıbrıs Türklerinin günlük yaşamlarını büyük oranda ve olumsuz bir şekilde etkilemekte ve ülkemizin gelişimini hayatın her alanında engellemektedir. 2016 yılı sonuna kadar bir çözüme varılsın veya varılmasın, Kıbrıslı Türkler üzerinde uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonların derhal kaldırılmasının zamanı gelmiş ve geçmiştir. Ayrıca, izolasyonların kaldırılması, Kıbrıs Rum tarafını müzakere masasında daha yapıcı bir tutum sergilemeye motive edeceği için bir anlaşmaya ulaşılması açısından da bir gerekliliktir. Bir anlaşmaya varılamadığı takdirde, Kıbrıslı Türk kardeşleriniz her alanda gelişmeye ihtiyaç duyacaktır. Dolayısıyla, işbirliğiniz ve dayanışmanız daha da önem arz edecektir. Temenni eder ve inanırız ki, tüm EİT üye ülkeleri, daha fazla zaman kaybetmeden, Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonları kaldırmaya katkı yapacak somut adımlar atacaktır.

Ertuğruloğlu, “Öncelikli hedefimiz, önümüzdeki dönemde EİT üye ülkelerinden üniversitelerimize gelecek öğrenci sayısını artırmaktır. Bu bağlamda, üye devletlerin, üniversitelerimizi, tavsiye ettikleri yüksek öğrenim kurumları listelerine dahil etmelerine yönelik bir karar almalarını memnuniyetle karşılayacağız. Ayrıca, Kasım 2015’te EİT Sekretaryasına göndermiş olduğumuz nota ile bu yıl EİT üye devletlerinden 5 öğrenciye burs vereceğimizi duyurmaktan memnuniyet duymaktayım” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ın bakir doğal yapısının, zengin kültürel mirasının ve eko turizm gibi diğer fırsatlarının, üye ülkelerin halkları için ideal bir tatil destinasyonu olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Kuzey Kıbrıs’ın Müslüman aileler için ideal bir tatil merkezi olduğunu kaydetti.

Yabancı yatırımcıların Kuzey Kıbrıs’a gelmelerini teşvik etmek istediğini kaydeden Ertuğruloğlu, yatırımcılara yönelik imkanlar ve verilen teşviklere değindi.

Ertuğruloğlu, “Yeni gelişmekte olan alanlar, örneğin sağlık turizmi ve tarım-sanayi sektörleri de özel sektör ve yabancı yatırımcılar için çekici fırsatlar arasındadır” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ta 4 tane başarılı EİT organizasyonu gerçekleştirdiğini kaydeden Ertuğruloğlu, Ağustos 1998‘de ‘‘Hava ve Su Kirliliğinin Kontrolü Çalıştayı‘", Mayıs 2004‘te “Atık Su İdaresi ve Arıtma Teknolojisi Çalıştayı”, Nisan 2013’te “EİT Birinci Üniversite Spor Oyunları” ve Nisan 2015’te “Turizm Çalıştayı” düzenlendiğini anımsattı.

Türkiye’den su temin projesi hakkında da bilgi veren Ertuğruloğlu, “(Su sayesinde) daha çok çeşit ve miktarda tarımsal ürün yetiştirilebilecek ve tarım sektörümüzün önemli derecede gelişmesi sağlanacaktır. Bu da değerli üye ülkelerle ticaret potansiyelimizi artacaktır. Böylesi muazzam bir projenin tamamlanmasının ardından, Anavatan Türkiye ile birlikte benzeri yaratıcı projeler yapmaya devam etmek isteğimizdir” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, EİT Bakanlar Konseyi toplantısı çerçevesinde EİT Genel Sekreteri Halil İbrahim Akça ile de bir araya geldi.



Eide: “Anlaşmazlıkların sayısı 10’dan az”



BM Genel Sekreteri Espen Barth Eide, Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin artık son millerine geldiğini belirterek, bundan sonra yapılması gereken şeyin iki liderin liderlik sergilemesi olduğunu kaydetti. İki taraf arasındaki anlaşmazlık sayısının 10’dan az olduğunu da açıklayan Eide, bu konuların çözülmesi için liderlik gerektiğini ve liderlerin de bunları çözmeye hazır olduğunu ifade etti.

New York’ta dün yapılan üçlü zirve sonrası Kıbrıs Postası’na özel bir mülakat veren Eide “Kıbrıs Türk toplumunun zirveden çok yüksek beklentileri vardı. Ancak Ban’ın açıklamaları tatmin edici olmadı. Bu konuda ne dersiniz?” şeklindeki soruya “Çok yararlı bir toplantı oldu. Bunu samimi olarak söylüyorum ancak buradan böylesine bir sonucu beklemek fazla iddialı olurdu. Keşke olsaydı ama” diye cevap verdi.

Ortada adı konulmamış bir yol haritası olduğunu da açıklayan Eide, esas konunun çözümün prensipleri değil; çözümün formatı konusunda yaşandığını söyledi.

90 günde çözüm olabilir tartışmalarında istinaden de konuşan Eide, “Geçmişte çok daha zor problemler çok daha kısa sürelerde çözüme ulaştı. Eğer çözüm için niyet varsa her zaman bir yol bulunur” diye konuştu.

Toplantı ile ilgili bilgiler de veren Eide, “Süreçteki hususlar ele alındı ve liderlerin bunları nasıl değerlendireceği konuşuldu. Elbette ki Genel Sekreter müzakerelerde ne konuşuluyor, uzlaşılar ve fikir ayrılıkları nedir bilmektedir. Dolayısı ile bu bilgiler ışığında şimdi gelinen noktada, bu yolun son millerinde ne yapılabilir o konuşuldu. Şimdi müzakerelerde gelinen noktanın konuşmadan gerçeğe dönüştüğü, bir başarıya gidildiği bu noktada doğal olarak ortaya bir gerginlik de çıkar. Bu bağlamda da iki tarafın önümüzdeki bir iki ay içinde yaşanacakların hangi yapıda olacağı konusunda bazı fikir ayrılıkları olduğu da sır değildir. Ayrıca iki lidere de teşekkür ederim ki burada yapılan açıklamanın ne içeriği ne de hedefi konusunda herhangi bir fikir ayrılıkları vardır. Son dönemde hem Kıbrıs’ta hem de New York’ta yaptığımız iki açıklama da aynı anlayıştadır. İki taraf da içinde bulunduğumuz nokta ile ilgili hemfikirdirler, ne yapmamız gerektiği konusunda hemfikirdirler. Ayrıca süreçteki bazı zor noktaların uluslararası bir konferansta çözüleceği konusunda da hemfikirdirler ve bunun yanında çözümün hemen olması gerektiği, referanduma sunulması gerektiği konusunda da hemfikirdirler” ifadelerini kullandı.

Özel Danışman, sözlerinin devamında “Ancak bunun yanında sorunlar da vardır. Bu sorunlardan bir tanesi mülkiyettir ve bu sorunun tamamen aşılması için toprak başlığının da tartışılması gerekmektedir çünkü bu iki konu birbiriyle tamamen ilintilidir. Dolayısıyla toprak tartışılmadan mülkiyet başlığını kapatmak mümkün değildir. Elbette konuların tartışılmasında değişik değişik yöntemler izleyebilirsiniz ancak söylemem gereken şey bu konularda taraflar arasında kayda değer bir farklılık yoktur. Yani dönüşümlü başkanlık gibi bazı önemli konularda farklılıklar vardır ancak bunlar zor şeyler değildir. Bu bağlamda Kıbrıslı Türklerin, bu zirvede, bu sorunların aşılacağını beklemesi birazcık iddialı olurdu. Kötü bir fikir değildi ancak iki tarafın da memnun edilmesi gerekir” diye konuştu.

Toplantı sonrası yapılan açıklamalara da açıklama getiren Eide, geçmişin müzakere süreçlerinde yer alan liderlere de göndermelerde bulunarak “Sonuç olarak Genel Sekreter açıklamasında her iki tarafın da hemfikir olduğundan fazlasını söylemesi olanaksızdır. Çünkü bugüne kadar öğrendiğimiz bir şey varsa o da bu sürecin tek taraflı değil; iki taraflı bir süreç olduğudur. Eski Kıbrıs müzakerelerinde olduğu gibi masadaki liderlerin beraberce ‘çözümsüzlük’ istediği zamanlarda değiliz. Bilakis her iki lider de çözüm istemektedir” demesi dikkat çekti.

Liderlerin şimdi Kıbrıs’a dönüp ekim ayının ilk haftalarında yoğunlaştırılmış görüşmelere devam edeceğini kaydeden Eide, “Bu aşamada hem ben hem de Genel Sekreter önümüzdeki 1-2 haftada neler olacağını biliyoruz. Her iki lider de adaya dönüp yoğunlaştırılmış müzakereye devam edecekler. Bu da muhtemelen ekim ayının ilk iş günü (3 Ekim) olacaktır. Artık masada tartışılan konular liderler seviyesinde çözülecektir. Bu konular listelenmiştir ve miktarları da tek rakamlı sayıdır, 10’dan azdır. Bu kısa listedeki sorunların çözümü artık liderlik gerektiren şeylerdir ve onlar tarafından çözülecektir. Öte yandan yüzlerce konuda fikir birliği vardır. Bu konular AB yasaları, tek vatandaşlık, hangi uluslararası örgütlere üye olunacaktır gibisinden bilindik şeylerdir. Yüzlerce konu birbiri ile ilintilidir dolayısıyla spesifik bir konu üzerinde anlaşamamış olabilirsiniz ancak aynı konu başka bir başlık üzerinde anlaşılmıştır. Dolayısıyla genel prensiplerde bir uzlaşı vardır. Satır satır bunları okursanız bütün başlıklarda bunu görürsünüz” dedi.

“Mesela mülkiyetteki duygusal bağ hususunda iki lider arasında bir ortak bir anlayış vardır. Yapılması gereken şey bu anlayışın nasıl her iki toplumu da memnun edecek şekilde formüle edilmesidir” diye konuşan Espen Barth Eide, “Çünkü bazı mal sahipleri eski mallarına dönmek isterken bazıları dönmek istemeyecektir. Bu sadece Kıbrıslı Rumlar ya da Türkler için geçerli değildir. Genel mantık budur. Ancak bunun kağıda dökülmesi zor olmasına rağmen başka başka gezegenlerde yaşadığımızı düşünmüyorum. Dolayısıyla bu konuların sonuçlandırılacağına inanıyorum.

Bu bağlamda liderler şimdi adaya dönüşte, ekim ayının ilk haftalarında bugüne kadar müzakere edilen 4 başlıktaki 1-2 önemli sorunu aşıp, en azından bunlardaki fikir ayrılıklarını sıfıra yakına indirgeyebilirler.

Şimdi liderlerin liderliklerini göstereceği noktadayız. Liderler liderlik göstermelidirler. Aksi takdirde, bugüne kadar oluşturduğumuz çalışma gruplarında yapılan çalışmalarla birlikte bu format doğal bir sona ulaşacaktır. Yani şu anki durum liderler arası bir iş birliğini gerektiren bir durumdur. Bence liderler buna hazırdır” şeklinde konuştu.

Liderlerin rol alacağı süreçte müzakerecilerin ne rol alacağına istinaden bir soruya ise Eide, “Müzakerecilerin katkılarına tabii ki ihtiyaç vardır ancak şimdi konuların çözümünde direk liderlerin görüşmesi gerekmektedir. Çünkü çözülmesi gereken konular politik konulardır, müzakere gruplarındaki normal konular değildir” diye cevap verdi.

“Liderler ve BM, söyledikleriniz ışığında bir yol haritası konusunda anlaştılar diyebilir miyiz?” şeklindeki bir başka soruya ise Eide “Yol haritası kelimesini kullanmak istemiyorum çünkü bu kelime tartışmalara yol açmaktadır. Ancak liderler, sürecin akışı konusunda hemfikirdirler. Yine durumun aciliyeti ve zaman konusunda liderler hemfikirdiler. Bu konuda bir taraf aynen süt kutusu üzerindeki son kullanma tarihi gibi bir tarih telaffuz edilmesini isterken diğer taraf bunun olmasını istememektedir. Sorunun hemen çözülmesi konusunda BM Genel Sekreteri de dahil olmak üzere kimsenin şüphesi yoktur. Sorun sadece nasıl çözüleceğinin yöntemi konusundadır. Zaman konusunda baskı oluşturacak spesifik bir tarih olamayacağı gibi ucu açık sonsuz müzakereler olması da mümkün değildir. Yani esas sorun formattır” diye cevap verdi.

Çözüm için 90 günlük sürenin eğer niyet olursa yeterli olacağına inancını belirten Eide, geçmişte çok daha zor konuların daha kısa sürelerde çözüldüğünü hatırlattı.

Özel Danışman, şöyle devam etti:

“Kendimi tekrar etmek gibi olacağım ama bu, liderlere kalmış bir şeydir. En başında sorduğunuz gibi buradaki zaman içinde sorunun çözümü iddialı olurdu ancak güçlü liderlik iradesi sergilenirse çözülmeyecek hiçbir sorun yoktur. Belirli kalıpların dışına çıkılırsa, cesur adımlar atılırsa, liderlere, uluslararası da dahil güçlü destek verirlerse bu olur. Bugün adanın garantörleri başta olmak üzere AB, BM, Güvenlik Konseyi ve diğer uluslararası toplumun desteği vardır. Bundan daha büyük sorunların üstesinden 90 günden daha az zaman içinde gelindi. Eğer tarihe bakarsanız görürsünüz. Yani eğer çözüm için niyet ederseniz her zaman bir yol bulursunuz.’’









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 52
Dün Tekil 868
Bugün Tekil 754
Toplam Tekil 1935770
IP 54.224.13.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu