BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Türkiye’yi tamamen dışlayarak bir garanti sistemi oluşturmak mümkün değil” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Türkiye’yi tamamen dışlayarak bir garanti sistemi oluşturmak mümkün değil”
Tarih: 09.09.2016 > Kaç kez okundu? 498

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye’yi tamamen dışlayarak bir garanti sistemi oluşturmanın ve Kıbrıslı Türklerin bunu kendileri için güvence olarak görmelerini beklemenin mümkün olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile yoğunlaştırılmış Kıbrıs müzakerelerinin ikinci turu kapsamında dün gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basına yaptığı açıklamada Anastasiadis’le vardıkları mutabakatla 14 Eylül’e kadar açıklama yapmama kararı aldıklarını anlattı. Akıncı, “14 Eylül günü geldiğimiz noktayı New York öncesinde kamuoyuyla paylaşmak için ortak bir basın açıklaması yapma hususunda bir mutabakat vardı. Hatta vardığımız bir başka mutabakatı daha 14 Eylül’deki açıklamaya bırakmıştık. O da 26 Eylül günü BM genel sekreterinin iki liderle yapacağı toplantıya ilişkin anlayış konusundaydı. Ancak maalesef Rum tarafında bu mutabakata pek uyulmadığını gördük. Tabi ki bu türden mutabakat dışı davranışların müzakere sürecine yardımcı olmadığı kanaatindeyiz” diye konuştu.

Bu yaklaşımın söylenenlerin içeriğiyle değil, prosedürsel olarak varılan anlayışın dışında hareket edilmiş olmasından kaynaklandığını anlatan Akıncı, basın mensuplarına hitaben, “Bizim de sizden saklayacak bir şeyimiz yoktur. Sadece mutabakata saygılı olmak istedik, son toplantılarda sizlerle buluşmamamızın bunun dışında bir nedeni yoktur” dedi.

Akıncı şöyle devam etti:

“14’ünde umarım geldiğimiz noktayı olumlu bir şekilde değerlendiren bir açıklama yapma fırsatımız olacaktır. Çünkü bir önceki müzakere sürecinde, gerekse şimdiki süreçte adım adım belki istediğimiz kadar olmasa da yine de bir takım yakınlaşmalar ve iyiye gidişeler vardır. Hedef ortak bir hedeftir. 2016 yılı çıkmadan bir sonuca ulaşmanın önemi öyle inanıyorum ki tüm taraflarca artık benimsenmiştir, nitekim Rum tarafından da bu yönde açıktan da sesler duyulmaya başlamıştır.”

2016 yılında çözüm hedefini tutturmak için ekim ayının da boş geçirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akıncı, “New York sonrası Kıbrıs’ta müzakerelere elbette devam edeceğiz. Ekim çıkmadan 5’li bir konferansın da gerçekleşmesini temin etmek için tüm tarafların istekli ve gayretli olması gerekecek” dedi.

New York’a gidiş tarihinin henüz belli olmadığını, 20 Eylül’de ya da birkaç gün öncesinde gidebileceklerini anlatan Akıncı, “Gerek Kıbrıs’ta gerek New York’ta yoğun çalışmalar bizi bekliyor” diye konuştu.

Akıncı, amacın adada iki halkın barış ve huzur içinde yaşaması için gerekli altyapıyı oluşturmak, iki kesimli iki toplumlu, siyaseten eşit iki kurucu devletli federal bir yeni yapıyı meydana getirmek ve artık kan ve gözyaşının değil barışın, huzurun, ada ve çevresindeki nimetlerin paylaşılabileceği yeni bir ortamı sağlamak olduğunu dile getirdi.

“Bunun kararını da halk verecektir” diyen Akıncı, “Günün sonunda yeterli zaman dilimi sağlanmak suretiyle halkın varacağımız mutabakatı kavrayıp o şeklide sandığa gitmesini sağlamak da görevimiz olacaktır” şeklinde konuştu.

Akıncı, önümüzdeki haftaların yoğun çabalarla geçecek bir dönem olduğunu da vurguladı.

Garantiler konusunda Rum tarafından yapılan açıklamalar konusunda sorulan bir soru üzerine ise Akıncı, 11 Şubat 2014 Belgesi’nin tüm başlıkların dönüşümlü olarak ele alınması üzerine olduğunu hatırlatarak, bu başlıklardan birinin de güvenlik ve garantiler olduğunu kaydetti.

Bu konuda fikir egzersizi çerçevesinde prensipler düzeyinde bir görüşme yapıldığını dile getiren Akıncı, kendisinin de ortaya bir prensip koyduğunu ifade ederek, “Aylardır konuştuğumuz, TC yetkililerinin ağzında şekillenen, onların da öngördüğü bir iki husus var” dedi.

“Kimse 1960’daki şartların aynen geçerli olduğunu söylemiyor. Eskiden noktası virgülü değişmez deniyordu, bu çağda bunu diyemezsiniz.

Haklarınızı gözetip endişelerinizi giderecek yeni formüller, yeni düşünceler üretmek durumundasınız” şeklinde konuşan Akıncı, şöyle devam etti:

“TC yetkilileriyle de, bizimle aynı görüşte oldukları için, şu açılımı yaptık: Dedik ki, evet garanti sistemini günü geldiğinde konuşabiliriz. Fikir jimnastiğinin günü geldi, ayrıntılı konuşmanın da zamanı gelecek.”

Şu anda ayrıntı konuşmadıklarını dile getiren Akıncı, Rum tarafının “non-paper” olarak düşüncelerini içeren bir yazı verdiğini anlattı.

“Ben dün (önceki gün) yaptığım bir açıklamayla, (bu düşüncelerin) bizim endişelerimizi giderici nitelikte olmadığını söyledim zaten. Kendisi de bu konuda bizden yeni şeyler duyduğunu, ancak bunları kabul etmek durumunda olmadığını söylemişti. Benzer bir durum bizde de var” diyen Akıncı, şöyle devam etti:

“Genel olarak bizim endişelerimizi giderecek bir husus göremedik. Çünkü Kıbrıs Türk halkı kendi güvenliğini TC ile ilişkilendirerek görüyor. Türkiye’yi tamamen dışlayarak bir garanti sistemi oluşturmak ve Kıbrıslı Türklerin bunu kendileri için güvence olarak görmelerini beklemek mümkün değildir. Bu konuda tablo nettir. Ama bu demek değildir ki bu konuda çalışmalar yapılmayacak. Zaten TC ile Yunanistan arasında başlamış bir çalışma var.

Bu çalışmalar New York’ta devam edecek. 5’li konferansta artık bu konular ele alınıp bir noktaya bağlanmaya çalışılacak.”

Güvenlik ve garantilerin şimdiden ayrıntılı olarak müzakere edildiği anlayışının tam olarak gerçeği yansıtmadığını kaydeden Akıncı, fikir egzersizinin 11 Şubat Belgesi’ne uygun olarak yapıldığını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da bunun gerekli olduğunu söylediğini hatırlatan Akıncı, yıllarca bu konuların hep ileriye atıldığını kaydetti.

Akıncı, “Ancak şimdi çözüm niyeti içindeysek -ki öyleyiz- bir fikir alışverişinde hiçbir mahsur yok. Önemli olan ne istediğimizi, ne yaptığımızı, ne elde edeceğimizi ve onun gerçekliğini, gerçekçiliğini bilerek hareket edelim. Bizim yaptığımız budur” diye konuştu.



Anastasiadis: “Ayrıntılı ve verimli bir görüşme”



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, yoğunlaştırılmış müzakereler çerçevesinde dün gerçekleştirilen görüşmenin ardından Rum Başkanlığı’na dönüşte gazetecilere konuştu.

Rum Haber kaynaklarına göre Anastasiadis, ayrıntılı ve verimli bir görüşme yaptıklarını, görüş birlikleri kaydedildiğini belirterek, daha fazla ayrıntı için 14 Eylül tarihine işaret etti.

“Her şeyde anlaşma olmaması halinde hiçbir şeyde anlaşılmış olmayacağı” ilkesi korunduğundan kısmi anlaşma açıklamalarının söz konusu olmadığını belirten Anastasiadis, yoğunlaştırılmış müzakerelerin tamamlanmasının ardından 14 Eylül tarihinde ortak açıklamanın değil, ilerlemelerle ilgili basın açıklamasının yapılacağından söz etti.

Anastasiadis 14 Eylül akşamı Rum siyasi partilere, görüş birliklerinden uzlaşıya dönüşenler ve daha fazla görüşülmesi gereken askıda bekleyen konularla ilgili bilgiler verme fırsatının olacağını da söyledi.

Anastasiadis, dünkü görüşmede görüş birliklerinin olup olmadığı sorusuna olumlu yanıt verirken, daha fazla açıklığa kavuşturulması gereken bazı anlaşmazlıkların da olduğunu sözlerine ekledi.

Basına sızan bilgilerle ilgili soruları da yanıtlayan Anastasiadis, bunların görüşmelerde sorun yarattığını belirtti.



Cumhurbaşkanlığı’nda Derinya ve Aplıç toplantısı



Cumhurbaşkanlığı’nın çağırısıyla, Derinya ve Aplıç kapılarının açılması ile ilgili devam eden çalışmaların değerlendirilip gerekli koordinasyonun sağlanması amacıyla toplantı yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu başkanlığındaki toplantıya, Başbakanlık Müsteşarı Metin Beyoğlu, Başbakan Yardımcılığı ve Maliye Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Havutcu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, Karayolları Dairesi Müdürü Ahmet Aydın, Planlama İnşaat Dairesi Müdürü Fuat Çelebi, Teknik Komiteler Koordinatörü Meltem Samani, GKK, Polis Genel Müdürlüğü, Tapu Dairesi yetkilileri ve Geçiş Kapıları Teknik Komite üyeleri katıldı.

Toplantıda, her iki kapının açılması yönünde devam eden altyapı çalışmalarının hızlandırılması için, kurumlar arası uyumun sağlanması yönünde kararlar alındı.

Daha önce de Cumhurbaşkanlığı’nın çağırısıyla Derinya ve Aplıç kapılarının açılmasına ilişkin çeşitli kurumların yürüttüğü çalışmalarla ilgili 2 koordinasyon toplantısı yapılmıştı.



Güzelyurt Mezarlığı’ndaki kayıp arama çalışmalarında 9 kişinin kalıntısı bulundu



Kayıp Şahıslar Komitesi Kıbrıslı Türk Üyesi Gülden Plümer Küçük, Güzelyurt Mezarlığı’nda yapılan kazılarda 9 kişinin kalıntısına rastlandığını ancak toplu mezar aranmadığını belirtti.

Gülden Plümer Küçük, TAK’a yaptığı açıklamada, Güzelyurt mezarlığının çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda 9 kişinin kalıntılarına rastlandığını ve bunlardan birinin kıyafetinden asker olduğunun anlaşıldığını söyledi. Bazıları yaşlı olan 9 kişinin tümünün kayıp olduğunun düşünülmediğini ifade eden Küçük, Güzelyurt mezarlığında daha fazla kazı yapılmayacağını belirtti.

Küçük, “Yeni bir bilgiye ulaşılmazsa mezarlık kısmına ait gömü yerlerinin kazılması durduruluyor” dedi.

Kayıp Şahıslar Komitesi verilerine göre, Kıbrıs’ta 1963-64 ve 1974 döneminde bin 508’i Kıbrıslı Rum, 493’ü de Kıbrıslı Türk olmak üzere toplam 2 bin 1 kişi kayboldu.



Şehit Er Allahverdi Kılıç bugün törenle anılıyor



Şehit Piyade Er Allahverdi Kılıç, şehit edilişinin 20’nci yıldönümü olan yarın Güvercinlik’te düzenlenecek törenle anılacak.

Anma töreni, Allahverdi Kılıç’ın şehit edildiği nöbet kulübesinin önünde yer alacak.

Allahverdi Kılıç, 1996 yılında, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda askerlik hizmeti yaparken, görevi başında Rum askerlerinin saldırısı sonucu vurularak şehit edilmişti.



Pirgo bölgesinde 47 mülteci bulundu



Güney Kıbrıs’ın Aşağı Pirgo bölgesinde önceki gün 47 mülteci tespit edildi.

Rum Fileleftheros gazetesi Türkiye’den yola çıktıkları ileri sürülen Suriye kökenli 11 çocuk, 10 kadın ve 26 erkekten oluşan mülteci grubunun ilk olarak ara bölgedeki Yeşilırmak sahilinde görüldüğünü savundu.

Bölgedeki asker ve vatandaşların mültecilerin karaya çıkmasına yardımcı olduğunu aktaran gazete, mültecilerin, teknede kendileriyle birlikte olan iki çocuğun karaya çıkmadığından söz etmesi üzerine yetkili birimlerin çalışmalar yürüttüklerini de belirtti.

Rum Alithia gazetesi ise mültecilerin uzun süre seyahat etmelerinden dolayı halsiz göründüklerini yazdı.

Gazete mültecilerin karaya çıkmasıyla kendilerine hemen yemek ve su verildiğini, bazılarınınsa hastaneye götürüldüğünü belirtti.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 1032
Bugün Tekil 525
Toplam Tekil 1936573
IP 54.225.47.94






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.287 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu