BASIN BÜLTENİ Liderler, ekonomi ve AB konularını ele aldı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Liderler, ekonomi ve AB konularını ele aldı
Tarih: 07.09.2016 > Kaç kez okundu? 497

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis yoğunlaştırılmış Kıbrıs müzakerelerinin ikinci turu kapsamında dün bir araya geldi.

Ara Bölgede müzakereler için tahsis edilen binada yer alan dünkü görüşmede, liderler, ekonomi ve AB konularını ele aldı.

Akıncı ile Anastasiadis, 23 Ağustos’ta başladıkları yoğunlaştırılmış müzakerelerin ikinci turuna bugün gerçekleştirecekleri 6. görüşmeyle devam edecek.

Liderlerin, 10 ve 14 Eylül’de sürdürecekleri yoğunlaştırılmış görüşmelerin ardından ortak açıklama yapması bekleniyor.

Yoğunlaştırılması müzakerelerin ikinci aşaması için 8 görüşme planlayan liderler, bugüne kadar 5 kez bir araya geldi.



Akıncı: “Çözüm ve barış için adil olunmalı”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs konusunda iki tarafın da adil ve makul ölçüler içerisinde davranması gerektiğini vurguladı. Akıncı, “Adil olmak zorundayız. Kalıcı bir anlaşma için kendi hakkımız için çaba harcarken, diğer toplumun da bu adada hakkı olduğunu unutmamalıyız. İki taraf da adil ve makul ölçüler içerisinde davranmalıdır. Yoksa bu topraklara adalet gelemez, başka türlü çözüm ve barış olmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, önümüzdeki sürecin de serinkanlı, akılcı ve Türkiye ile istişare içinde yakın diyalogla yürütüleceğini belirterek, “Omuzlarıma büyük bir sorumluluk yüklediniz. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalışıyorum. O nedenle biraz sabır diyorum, artık öyle görünüyor ki yüzdük yüzdük bu işin sonuna geldik” dedi.

Leymosun Kültür Vakfı tarafından düzenlenen 4. Geleneksel Leymosunlular Herse Gecesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı gecede yaptığı konuşmada, yıl sonuna kadarki sürecin son derece önemli olduğunu vurguladı.

Akıncı, önümüzdeki süreçte diğer tarafın yaklaşımları da akıl ve gerçekçilik yolunda sürdürülürse, Kıbrıs sorununa bir çıkış yolu bulunmasının mümkün olabileceğini ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nden 53 yıldır dışlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Şimdi iki bölgeli, iki toplumlu yeni bir federal yapı kurarak, toplumsal haklarımızı yeniden kazanarak geleceğe taşımanın zamanı geldi” dedi.

“Bu, önümüzde ciddi bir fırsat olarak duruyor” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “eğer Kıbrıs Rum tarafı da aynı yaklaşımla hareket ederse, bu ciddi fırsatı değerlendirebilirsek - ki biz sonuna kadar değerlendirmek istiyoruz- iki kesimli, iki toplumlu federal yeni bir yapıyı oluşturmamız mümkündür. Eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yeni bir gelecek inşa ederek, medeni, çağdaş bir yapıyı kurmamız mümkündür” şeklinde konuştu.

“53 yıldır dünyada tanınmış devlete, ortak olduğumuz o devlete, tek başlarına sahip çıktılar” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eşitliğimizin, özgürlüğümüzün, güvenliğimizin güvencelerini alacağımız ve bir daha dışlanma kaygısı taşımayacağımız iki kesimli, iki toplumlu yeni bir yapıyı kurmamız mümkündür.

Adil olmak zorundayız. Kalıcı bir anlaşma için kendi hakkımız için çaba harcarken, diğer toplumun da bu adada hakkı olduğunu unutmamalıyız. İki taraf da adil ve makul ölçüler içerisinde davranmalıdır. Yoksa bu topraklara adalet gelemez, başka türlü çözüm ve barış olmaz”.

Kıbrıs Türk toplumunun haklarını sonuna kadar savunurken bu adada başka bir toplumun da yaşadığının unutulmaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı konuşmasında, “Kalıcı bir çözüm için, haklarımızı sonuna kadar savunacağız meşru hak ve çıkarlarımızı gözeteceğiz, bu haklarımıza halel gelmemesi için haklarımızı gözbebeğimiz gibi koruyacağız; diğer toplumun da haklarının olduğunu aklımızda tutacağız, çünkü adaleti başka türlü gerçekleştiremeyiz” ifadelerini kullandı.

“Sadece kendimizi düşünerek bir yere varamayız. Sadece kendimizi düşünürsek, diğer tarafı düşünmezsek bu adaya adalet gelemez. Bu ada, gelecek nesiller için barış içinde, mutlu, huzurlu bir geleceği yaşatabilmemiz için hepimize yeter” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, aynı yaklaşımın diğer toplum ve liderliği açısından da geçerli olması gerektiğini anımsattı.

1974 sonrasının getirdiği en önemli fırsatın iki kesimlilik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, “İki kesimliliği muhafaza ederek, çağdaş bir toplum olarak dünya toplumları arasında yerimizi alalım” diyerek, bir yılı aşkın bir zamandır, bunun için bıkmadan usanmadan sabırla çalışıldığını vurguladı.

“14 Eylül de yoğunlaştırılmış müzakerelerin ikinci turunun en son toplantısını yapıp New York’a gideceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bir tek hedefimiz var: İyi niyetle Kıbrıs Türk halkının gerçek çıkarlarını koruyarak eşitliğini, özgürlüğünü, güvenliğini, sağlıklı bir toplum olarak geleceğe uzanabilmesini temin etmek” dedi.

Her Allah’ın günü söylenenlere cevap yetiştirmeye çalışmadığını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Sanmasınlar ki verecek cevabımız yoktur, verecek cevabımız çoktur. Ama sabırla, iyi niyetle sizin için en iyisini yapmaya çalışırken şunu da akıldan çıkarmamanızı rica ediyorum: Birinin bir şeyi alıp da bir yere kaçtığı yok. Eninde sonunda kararı referandumda halk verecek. Her iki toplumda da yapılacak referandum için de yeterli zaman olacaktır” dedi.

Referandumda oy vermek için sandığa gidilirken, herkesin iyice inceleyip, dinleyip okuyarak en doğru kararı verecek şekilde bilinçli davranabileceği sürecin yaşanacağını da belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu yolu Türkiye ile yakın bir istişare ve diyalog içerisinde yürüyeceğiz” dedi.

Akıncı, Kendi geleceğinin esas karar sahibinin Kıbrıs Türk halkı olduğunu kimsenin akıldan çıkarmaması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Halkın istemediği hiçbir şey, bu topraklarda geçerli olamaz. Birileri bir şey istedi diye, hiçbir şey olmaz. Halk isteyecek, ben de halkın isteği olduğu için, sizler talep ettiğiniz için bu yolu yürüyeceğim.”



Anastasiadis, güvenlik ve garantilerle ilgili yazılı öneri sundu



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile dünkü görüşmelerinde güvenlik ve garantilerle ilgili yazılı öneri sunduğunu açıkladı.

Anastasiadis, “Bir toplumun güvenlik duygusu öteki toplum için tehdit olmamalı. Daha üç görüşmemiz var. Yeniden görüş alış verişinde bulunacağız ancak herkeste, çağdaş AB üyesi ülkelerin, yabancı ülke vesayetine göndermede bulunabilecek düzenlemelere ihtiyacı olmadığı anlayışı gösterme çabası var” ifadesini kullandı. Rum radyosunun haberine göre, Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, New York’taki üçlü görüşmenin muhtemelen 26 Eylül’de gerçekleşeceğini de söyledi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Cumhurbaşkanı Akıncı ile New York’taki görüşme tarihinin kesinleşip kesinleşmediği sorusuna, “Hayır, halen istişareler yapılıyor” yanıtını veren Anastasiadis, “25 Eylül’den sonra gerçekleşeceği kesindir, muhtemelen 26 Eylül olur” dedi.

Anastasiadis, “yeterli ilerleme ve ön hazırlık olmadan çok taraflı konferansın bir anlamı olmaz. Çünkü böyle bir gelişme, iyi giden diyaloğu çöküşe bile sürükleyebilir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı ile bundan sonra yapacakları görüşmelerin belirleyici öneme sahip olduğuna da işaret eden Anastasiadis, dünkü görüşmede ele alınan konular sorulduğunda, “Kıbrıs sorunu, aralarında Ekonomi ve AB konularının da bulunduğu başlıklar” yanıtını verdi.

Bu iki başlıkta ilerleme kaydedilip kaydedilmediği sorulunca da Anastasiadis, “Keşke karşılaşacağımız zor konular da bu kadar kolay olsa” dedi.

“Bu iki başlık neden kapanmıyor, önemli anlaşmazlıklar mı var” sorusu üzerine ise Anastasiadis, “Hayır, ama havada olan ve başlığın tamamen kapanması için yakınlaşma sağlanması gereken noktalar var” diye konuştu.

Anastasiadis, müzakere heyetindeki çatlak konusunda Rum basınına yansıyan haberler hatırlatılarak heyet üyesi Polis Poliviu’nun istifa edip etmediği sorulduğunda ise, “İstifa niyeti dile getirmedi. Ne istifa etti, ne de herhangi farklı bir görüşüne engel var” ifadesini kullandı.



Akıncı: “Anastasiadis’in önerileri, Kıbrıs Türk halkının güvenlik endişelerini giderecek nitelikte değil”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıslı Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in 2 Eylül’deki görüşmede sunduğu kendi tezlerini içeren güvenlik ve garantiler konusundaki yazılı önerisinin, Kıbrıs Türk halkının güvenlik endişelerini gideren nitelikte olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderin dünkü liderler görüşmesinin ardından güvenlik ve garantiler konusunda yazılı öneri sunduğu yönündeki açıklamasına ilişkin TAK muhabirinin sorusunu yanıtında, ikinci tur yoğunlaştırılmış müzakerelerde 14 Eylül’e kadar açıklama yapılmaması konusunda Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı ile Birleşmiş Milletler’in mutabakatı olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderin müzakerelerin ardından yaptığı açıklamaları sürdürerek bu mutabakata uygun davranmadığını söyledi.26 Eylül’de New York’ta BM Genel Sekreteri ile üçlü bir görüşmenin mutabık kalınan hususlardan biri olduğunu ve bunun 14 Eylül’deki ortak açıklamayla kamuoyuna duyurulması konusunda da anlayış birliği olmasına rağmen, Kıbrıslı Rum liderin bunu tek yanlı olarak açıkladığına dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:“26 Eylül’deki üçlü zirve de 14 Eylül’deki ortak açıklamayla duyurulacak hususlardan biriydi. Ancak Rum Lider bunu da mutabakata rağmen, tek taraflı olarak açıkladı. Rum tarafının bu tutumunun doğru olmadığını kamuoyu ile paylaşmak durumundayım. Bu tür davranışlarla, doğal olarak gelen sorular karşısında Kıbrıs Türk tarafı da açıklama yapma durumunda kalıyor. Mutabakatlara uygun davranılması, müzakere sürecinin sağlıklı ilerlemesi ve 2016 yılında çözüm hedefinin gerçekleşmesi için önemlidir”



İngiltere’nin AB’den sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Duncan Kıbrıs'ta



İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Alan Duncan, adaya geldi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan ziyarete ilişkin yapılan açıklamada, Duncan'ın 3 günlük ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşeceği, ayrıca Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Dışişleri Bakanı Ioannis Kasulides ile bir araya geleceği kaydedildi.

Ziyaretiyle ilgili açıklamada bulunan Duncan, ülkesinin Kıbrıs'la güçlü bağları bulunduğunu belirterek, "Birleşik Krallık, mevcut barış sürecini desteklemektedir ve Kıbrıs'a barışın gelmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Bu süreçteki taraflarla bir araya geleceğim için sabırsızlanıyor ve her iki liderin de çabalarını destekliyorum. Anastasiadis ve Akıncı'nın liderliklerini ve cesaretlerini takdir ediyorum" dedi.



Anastasiadis: “Kayıtlı Rum sayısı kasıtlı olarak 677 binden 800 bine çıkarıldı”



Rum Başkanlık Sarayı’ndaki müzakere tutanak ve belgelerdeki yakınlaşma veya önerilerin, bunları inceleyen siyasi partileri çok kaygılandırdığı belirtildi.

Rum Simerini, gazetesi, Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas’ın, Anastasiadis’e mektup göndererek, kabul ettiği 220 bin Kıbrıs Türk vatandaşı sayısının nerden çıktığı sorusuna “ İstatistik Dairesi’nde kayıtlı Kıbrıslı Rum sayısının, 100 bin TC kökenliye meşruiyet kazandırılması için kasten 667 bin’den 800 bine çıkartıldığı cevabı aldığını yazdı.

Gazete, Anastasiadis’in, Lillikas’ın dağıtımını diğer bütün siyasi partilere de yaptığı mektubuna verdiği cevabı şöyle aktardı:

“-Resmi veriler İstatistik Dairesi’nden değil Nüfus Dairesi’nden alınır.

-117 bin 545 Kıbrıslı Türk, Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı veya pasaportu hamilidir.

-Toplam rakama (220 bin) yurtdışında yaşayan 30 bin kişi de dahildir.-Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği almaya başvurmayan binlerce Kıbrıslı Türk vardır.”

Gazete Anastasiadis’in cevap mektubunda, TC kökenlilerle ilgili tek ifadesinin, merhum Tasos Papadopulos’un Annan Planı’nın 5’inci versiyonunda 50-55 bin TC kökenlinin kalmasını kabul ettiğine yaptığı atıf olduğuna işaret etti.

Gazete, son Siyasi Parti Başkanları Konseyi’nde yapılan bilgilendirme ve ilgili tutanaklar hakkında edindiği bilgilerden; Federal Kıbrıs’ın Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın birlikte karar vermesini gerektiren 5 noktada da anlaşmaya varıldığının anlaşıldığına dikkat çekti.

Muhalefet partilerinin bunu, “1960 Anayasası’nda öngörülen veto hakkının genişletilmesi” olarak yorumladığına dikkat çeken gazete, ilgili tutanakların 56’ncı sayfasında Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın birlikte karar vermesi gereken başlıkların şöyle sıralandığını yazdı: 1-Savunma, 2-Dış Politika, 3-İç Güvenlik, 4- Finansman, 5-Cumhuriyet’in temel çıkarları (bunların ne olduğu netleştirilmedi).”

Diğer bir gelişmenin de neredeyse ‘kapanmış’ addedilen Yönetim başlığında, bazı siyasi partilerin heyetleri tarafından incelenen belgelerde “boşluklar ve gri bölgeler (belirsizlikler)” saptanması olduğuna dikkat çeken gazete, özetle şunları aktardı:

“-Kıbrıs Türk tarafı federal silahlı kuvvetler (küçük esnek ordu) olmasını reddediyor.

-Doğal kaynaklar, telekomünikasyon ve postaların Federal yetkide olacağı konusunda anlaşmaya varıldı ancak altyapıların mülkiyeti ‘oluşturucu devletler’ arasında paylaşılacak.

-işgal bölgelerinde var olan kumarhanelerle ilgili gri bölgeler var çünkü şans oyunlarının federal yetkide olacağında anlaşmaya varıldı ancak varılan yakınlaşmaya göre işletme şart ve kuralları mevcut tesisleri kapsamayacak.

-Sosyal politikaların federal yetkide olmayacağı konusunda, Talat-Hristofyas döneminde anlaşmaya varıldığı üzere (AKEL sert tepki gösteriyor) kaydedilmiş yakınlaşma var.

-Vergiler konusunda uzlaşılanlara, ‘oluşturucu devlete’ kendi doğrudan vergisini uygulama olanağı tanıyan bir madde eklendi (bu yetki federal hükümetin elindeydi).

-FIR konusunda Kıbrıs Türk tarafı iki hava trafik kontrol merkezi işlemesinde çok ısrar ediyor. Bu Kıbrıs Rum tarafının tartışma konusu yapmadığı bir şeydir (alternatif olarak, havaalanına yaklaşmada 20 kilometre için iki kontrol kulesi olması önerildi).”

Rum Fileleftheros gazetesi ise haberinde, Ekologlar Hareketi-Vatandaşlar İşbirliği Başkanı Yorgos Perdikis’in, siyasi parti başkanlarının ‘ikamet hakkı’ (Domicile) verilmesi konusunda bilgilendirildiği 30 Temmuz tarihli toplantıda ortaya çıkan bir konu hakkında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e mektup göndererek izah istediğini yazdı.

Habere göre Perdikis, 30 Temmuz’da ortaya çıkan konuyu izah etmek için şu örneği verdi:

“Kıbrıs Türk idaresi altındaki eyaletteki bir şehirde Kıbrıs Türk eyaletinin ‘iç vatandaşlığı’ olmayan 3 bin Kıbrıslı Rum ikamet ediyor ve bu şehirde yerel seçimlerde oy kullanma hakkı olan Kıbrıs Türk ‘iç vatandaşlığı’ hamili 10 bin kişi varsa bin Kıbrıslı Rumun ne seçme ne de seçilme hakkı olacak.”

Perdikis, mektubunda özetle şunları belirtti:

“Sayın Akıncı ile bir eyaletin ‘ iç vatandaşlığına sahip sakinlerin (ikamet edenlerin) yalnız yüzde 20’sinin öteki eyaletteki belediye ve muhtarlıklarının seçmen listesine kaydolma hakkı olacağında anlaşmaya varmış görünüyorsunuz.

Görüşme sırasında Avrupa vatandaşı sakinlerin (ör: Baf’ın Pegia bölgesi) haklarıyla ilgili karışıklık konuşulmuştu. Tutanaklarda yazmıyor olsa da, Pegia Belediye Meclisi’nde bütün meclis üyeleri neden bütün Avrupa vatandaşları tarafından seçilsin ki demiştiniz.

Yaptığım araştırmaya göre Avrupa vatandaşlarına sadece belediye başkanı ve muhtar (ve vekilleri) seçimlerine katılma hakları konusunda hiçbir kısıtlama getirilmemiş olabilir. Yine, Kıbrıs mevzuatında, seçmen listelerine kaydolmalarında, yerli Kıbrıslılar için geçerli olanlar dışında herhangi bir kısıtlama yoktur (AB’nin 94/80 talimatı).

Talimat AB vatandaşlarının seçmen listelerine kaydını somut, çok kısıtlı sebeplerle ve belirli bir yöntemle kısıtlama hakkı vermektedir. Örneğin, belediye veya köyde ikamet süresi 6 ay yerine iki döneme çıkartılabilir (Talimatın 12’nci maddesi). O toplantıda derogasyonun süresi konusunu gündeme getirmiş ancak tatmin edici cevap alamamıştım.

Kıbrıs vatandaşlarının yerel seçimler için seçmen listelerine kaydolmasına, ‘ikamet adresi’ bahanesiyle tavan sınırı getirilmesi yerli vatandaşlar aleyhine açık ve mazur görülemez bir ayrımdır.”

Habere göre Perdikis, bu konuyu iç vatandaşlık edinme kriteriyle bağlayarak “çalışma arkadaşlarınızın bize söylediği gibi ana kriter dil (köken veya doğum yeri veya uzun süre ikamet, vb. değil) olacaksa o zaman aslında, işgal olguları onaylı meşrulaşmış ve etnik açıdan iki saf/arı bölge olacak” dedi ve şunları ekledi:

“Girne kökenli bir Kıbrıslı Rum orada yaşayacak ve çalışacak ama kendi ülkesinde ve şehrinde Avrupa vatandaşının haklarına sahip olmayacaksa çağdaş bir esirden başka ne olur?”



Anastasiades’in karşı güven eksikliği



Rum siyasi partilerden bazılarının, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e karşı güvensizliklerini dile getirdikleri, bazılarının da Kıbrıs sorunundaki icraatlarını sorguladıkları belirtildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, Anastasiadis’in partilerle olan ilişkilerinin kopma noktasına ulaştığını yazdı.

Rum Meclisi’ndeki 8 partiden 6’sının dolaylı ya da doğrudan Anastasiadis’e güvenmediklerini dile getirdiklerini ya da Anastasiadis’in Kıbrıs sorunundaki icraatlarına ilişkin kuşkularını gündeme getirdiklerini belirten gazete, siyasi güçlerden hiçbirinin, Kıbrıs sorunundaki kritik gelişmeler öncesinde Anastasiadis’e destek vermeye ya da öneri sunma yönünde yaptığı çağrıya olumlu yanıt vermeye niyetli görünmediğini kaydetti.

Gazete DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos’un Anastasiadis’e karşı güven sorununun olduğunu dile getirmesinin ardından bunu diğer muhalefet partilerinin takip ettiğini belirtti.

Habere göre EDEK Başkanı Marinos Sizopulos, son gelişmelerin, Anastasiadis’in görüşmelerde izlediği yanlış süreci teyit ettiğini savundu.

Sizopulos, çoklu konferans konusunda Anastasiadis’ten pozisyonunu netleştirmesini istediğini, ancak herhangi bir yanıt alamadığını da belirtti.

Vatandaşlar İttifakı, Anastasiadis’in Ulusal Konseyi dağıttığına, Ulusal Konsey’deki açıklamalarında, olası çözümde (Anayasa Mahkemesi’nde) anlaşmazlıkların kura ile aşılacağını, röportajındaki açıklamalarında ise Avrupalı bir yargıcın atanmasıyla çözüleceğini dile getirerek her iki durumdan birinde yalan söylediğine, ayrıca partileri görüşme tutanaklarını okumaya çağırdığını ancak görüşme tutanaklarının artık tutulmadığının görüldüğüne işaret ederek, bu durumda başkana güvenlerinin olamayacağını belirtti.

Dayanışma Hareketi Başkanı Eleni Theoharus de Kıbrıs sorunundaki icraatlara ilişkin şüphelerini dile getirdi.

Anastasiadis’in Kıbrıs sorununda gizlilik hastalığının olduğu ileri süren Theoharus, Anastasiadis’in görüşmelerin yapılmasında tam yetkiye sahip olduğunu, ancak ortaya çıkacak sonuçlardan da sorumlu olduğunu belirtti.

Anastasiadis’in öneri sunulması çağrısını da yorumlayan Theoharus, görüşmelerin hukuki zemini, hedefi ve metoduna karşı olan siyasi partilerin öneriler sunmasının herhangi bir anlamı olmayacağını belirterek, kendilerinin öneri sunmalarının söz konusu olmadığını vurguladı.

Ekologlar Başkanı Yorgos Perdikis, Ulusal Konsey kurumu ortadan kaldırıldığının düşünüldüğüne işaret ederek, Meclis’in daha büyük bir eylem içerisine girmesi gerektiğini savundu.

ELAM ise Anastasiadis’in icraatlarına herhangi bir güvenlerinin olmadığını belirtti. ELAM, ayrıca Anastasiadis’in hatalarıyla vatanı tehlikeli yollara sürüklediğini iddia etti.



“Rum müzakere heyetinde çatlak”



Kıbrıs sorununun çözüm şekline yaklaşımlarındaki anlaşmazlıkların Rum müzakere heyeti üyeleri ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i karşı karşıya getirdiği, heyet üyelerinden Polis Poliviu’nun artık müzakerelere katılmadığı haber verildi.

Rum Simerini gazetesi, “güvenilir bilgilere” dayanarak Rum müzakere heyeti üyelerinin itirazlarının, şekillenmekte olan çözüm şekli ve yeni yönetim sisteminin yapısı ve işleyişiyle ilgili olduğunu yazdı. Gazeteye göre, üyeler, ortaya çıkacak devletin yönetim sisteminin son derece işleyemez ve sürdürülemez olacağına inanıyor.

Rum Yönetimi Sözcü Vekili Viktoras Papadopulos’un önceki gün Sigma TV’nin bir programında, müzakere heyeti üyelerinden Polis Poliviu’nun yerine müzakerelere hukukçu Kipros Hrisostomidis’in katıldığı bilgisi aktarılarak Poliviu’nun heyetten ayrılıp ayrılmadığı sorusuna cevap vermekten kaçındığı kaydedildi.

Habere göre Papadopulos Poliviu’nun Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, müzakereleri yönetme şekline katılmadığını bildiren iki de mektup gönderdiği bilgisine de cevap vermedi, “Başkan müzakerelerdeki çalışma arkadaşlarını, konusuna göre seçer” demekle yetindi.

Gazete “güvenilir bir kaynağın” Simerini’ye, “müzakere heyeti üyelerinin, müzakere edilmekte olan çözümle gelecek yeni sistemin işleyemez ve sürdürülemez olacağı inancıyla, Kıbrıs sorununun bazı yönlerine ve yönetim şekline dair genel itirazları var” dediğini yazdı.

Gazete haberinde şunları aktardı:

“Müzakere heyeti üyeleri yeni yapının işleyemez ve sürdürülemez olacağı inancıyla Başkan’ın müzakere prosedüründeki icraatlarına ve bizim tarafın müzakere masasına sunduğu önerilere ciddi itirazlar koyuyor.

Heyetten ayrılmalar yaşanması da ihtimal dışı görülmüyor çünkü -öğrendiğimize göre- müzakere heyetinden bazı üyelerin müzakere süreciyle ilgili itiraz ve kaygılarının ‘düzeltilmesi’ perspektifi, en azından bu aşamada mümkün görünmüyor.

Bu gelişme, son dönemde müzakerelerde olup bitenler ve müzakerelerin yoğunlaştırılması ışığı altında bizim tarafın icraatları ve neler olduğuna ilişkin dayatılan gizlilik nedeniyle oluşan güvensizlik ortamını güçlendiriyor.

Müzakere heyetinde oluşan çatlak, gerçekte ne olup bittiğine dair haklı kaygılar yaratarak, kaçınılmaz olarak Başkan’ın müzakerelerdeki icraatlarını olumsuz etkilemesi bekleniyor.”



Rumlar, otellerimizde 315 bin Euro harcadı



Kıbrıslı Rumlar, Ağustos ayında KKTC’deki otellerde 315 bin Euro harcadılar.

Rum Fileleftheros gazetesi, JCC şirketinin kredi kartı verilerine göre Kıbrıslı Rumların Ağustos ayında KKTC’deki otellerde kalma amacıyla 315 bin 69 Euro harcadıklarını yazdı.

Gazete, Temmuz ayında bu rakamın 283 bin Euro’da kaldığını belirtirken Kıbrıslı Rumların diğer alışverişler için ise 175 bin 201 Euro harcadıklarını belirtti.

Haberde ayrıca, Kıbrıslı Rumların KKTC ve Türkiye’den uçak biletleri alımı için ise 112 bin 866 Euro harcadıkları ifade edildi.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 0
Bugün Tekil 425
Toplam Tekil 1981002
IP 54.163.210.170






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































24 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey TÜRK ulusu! Silkin ve kendine dön! Niçin yanılıyosun? Bütün bunlar kendinden, kendi öz benliginden uzaklaşıp düşmana dönük yaşadığın için oldu.
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu