BASIN BÜLTENİ Akıncı: "Gelin ayrılık noktalarını kapatalım, netleşmeyen konulara berraklık getirelim" - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: "Gelin ayrılık noktalarını kapatalım, netleşmeyen konulara berraklık getirelim"
Tarih: 29.08.2016 > Kaç kez okundu? 500

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Lider Nikos Anastasiadis ile yapacakları 6 görüşmenin hayati önem taşıdığını belirterek, "Ekonomi, AB, Yönetim ve Güç Paylaşımı ile Mülkiyet başlıklarında artık geriye kalan ayrılık noktalarını kapatalım, netleşmemiş konulara berraklık getirelim" dedi. Akıncı, diğer toprak, güvenlik ve garantiler başlıklarında da; "başlattıkları fikir egzersizini sürdürmeleri ve artık bu işi bir sonuca bağlamaları, iki tarafın da kabul edebileceği, iki halkın da kabul edebileceği iyi bir sonuca bağlamaları ve referandumlarda da her iki toplumdan 'evet' oyu alabilecek bir çerçeveyi halkın önüne sunabilmeleri" temennisinde bulundu. Rum toplumunun sözcülerinin çoğu zaman abartılı bir şekilde söylemlerde bulunduğunu gözlemlediklerini ifade eden Akıncı, "Önümüzdeki süreçte makuliyet bekliyorum, gerçekçilik bekliyorum, Rum tarafı neyin mümkün olup olmadığını tartarak yaklaşmalıdır konulara... Çünkü biz o çerçevede hareket ediyoruz, ortak anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hareket ediyoruz, taleplerimiz gerçekçidir ve bir federatif çözüm anlayışına uygun içeriktedir" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak İstanbul Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılışına katılan Cumhurbaşkanı Akıncı, Cumartesi günü de Erdoğan’la görüştü. Akıncı, ülkeye dönüşünde basın toplantısı düzenledi ve temaslarını anlattı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda; "Artık son virajlardayız, ya bu işi federal bir çerçevede önümüzdeki 4 ayın içinde 2017'ye girerken halledeceğiz ya da bu olamıyorsa başaramıyorsak artık bizden sonraki kuşaklar farklı yollar deneyecekler," dedi.

Akıncı, gelinen aşamada artık, tüm ilgili tarafların Kıbrıs sorununun çözümü için kendi çabalarını ortaya koyması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bu noktada 5'li zirveye gitmeye hazır olduğunu deklare ettiğini ve sürece katkısını esirgemediğini, bu çerçevede temennisinin Yunanistan Başbakanı Çipras'ın da Kıbrıs sorununa daha çok zaman ayırması ve çabalara katkı koyması olduğunu belirtti.

Akıncı, garantiler konusunda da; "Sayıca daha zayıf ve Türkiye'nin garantisini, güvencesini talep eden bir Kıbrıs Türk toplumu vardır. Dolayısıyla bu açıdan da olaya bakıp, sadece kendi pencerelerinden olaya yaklaşmamaları gerekir, gerçekçilik bunu gerektirir. Bu yüzden 'asla ve kata bir tek asker bile kalmayacak, garantiler de top yekûn ortadan kaldırılacak' yaklaşımlarının sürece yardımcı olmayacağının çok iyi anlaşılır olması lazımdır," diye konuştu. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İstanbul dönüşünde düzenlediği basın toplantısında soruları da yanıtladı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıslı Türklerin önerilerinin BM'nin de saptaması çerçevesinde gerçek anlamda federal bir yapılanmaya uygun öneriler olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Eğer dolayısıyla önümüzdeki süreci iyi değerlendirir ve özellikle Rum tarafı da imkansızı isteme yanlışına düşmezse makul bir çerçeveyi oluşturmak mümkün olacaktır. Bu anlayış içerisinde önümüzdeki 6 toplantının hayati öneme sahip olduğunu değerlendiriyorum. Temenni ederim ki bu 6 toplantı sonucunda 14,Eylül'de ortak bir açıklama yapabilecek bir noktaya gelelim ve bu ortak açıklamada New York'ta gerek 3'lü, gerekse 5'li toplantıların yapılabileceğinin ışığını Kıbrıs Türk ve Rum halklarına yakabilelim. "Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Rum tarafının imkansızı talep etmemesi" söyleminin ne manaya gelmesinin sorulması üzerine, adada Kıbrıs Türk ve Rum halklarının siyasi eşitlik, özgürlük ve güvenlik içerisinde yaşamalarının gerekli olduğunu ve bunun için" kestirmeci, toptancı yaklaşımlarla 'asla' diye başlayan yaklaşımlarla bir yere varılamayacağını" ifade etti. Akıncı, "kabul edebileceklerimiz vardır kabul edemeyeceklerimiz vardır" diyerek, bütün bunların çok iyi değerlendirilmesi ve sonuçta çalışmaların iki toplumun da onaylayacağı bir referanduma götürüleceği bilincinde olunmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Akıncı, süreçte berraklık olması gerektiğini, muallaklık olmaması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Bazı konular halen muallaktır, bunlar berraklaştırılabilir, berraklaştırılması gerekirken ısrarla onları muallak bırakmak kesinlikle çözüm sürecine yardımcı olmaz. Muallaklık içinde kalan bir çözüm mutlaka ve mutlaka beraberinde soru işaretlerini de getirir. Soru işaretleri halkın onaylamasını olanaklı kılmaz. Her iki toplum da bu adada güvenlik içinde yaşamak ister. Garantörlük konusunda nihai hedefte 5'li toplantıda son şekli verilecektir garantilerin. Ancak şu kadarı rahatlıkla söylenebilir; 3 garantör ülke var, bunlardan biri İngiltere, 2 üssü var Kıbrıs'ta, garantilerle ilgisini kesmek isteyebilir ancak üslerle ilgisini kesmek istememektedir, üssü olan bir ülke garanti anlaşmasının parçası olmuş olmamış umursamaz, Yunanistan da pek ilgili görünmüyor garantilerle... Ona da baktığınızda Kıbrıs'taki büyük toplumla çok iyi ilişkisi olan bir ülkedir. Kıbrıs'taki daha büyük olan Rum toplumu Kıbrıs Cumhuriyetini 1963'ten bu yana tek başına sahiplenmiş olan ve diğer ortağını dışlamış olandır. Tüm bu manzaraya baktığınız zaman sayıca daha zayıf ve Türkiye'nin garantisini güvencesini talep eden bir tek Kıbrıs Türk toplumu vardır. Dolayısıyla bu açıdan da olaya bakıp, sadece kendi pencerelerinden olaya yaklaşmamaları gerekir gerçekçilik bunu gerektirir. Bu yüzden 'asla ve kat'a bir tek asker bile kalmayacak, garantiler de top yekûn ortadan kaldırılacak' yaklaşımlarının sürece yardımcı olmayacağının çok iyi anlaşılır olması lazımdır." Akıncı, gelinen aşamada mümkün olduğunca gerçekçi olanı talep eden ve bir tarafın güvencesini sağlarken diğer tarafı da tehdit eder bir şekilde bir anlayışın doğmamasının önemine vurgu yaptı. "Kıbrıs'ta çözümle birlikte ortaya yeni bir durum çıkıyor ve Kıbrıs 1960'taki konumda olmayacak, bir tarafın güvenliği diğer taraf açısından tehdit olarak algılanmayacak biçimde yeni anlayışlar da konuşulabilir tartışılabilir. Yeter ki toptancı kestirmeci yaklaşımlarla 'asla bu olamaz' deyip işi kestirmeden halletmeye yeltenilmesin" diyen Akıncı, bütün bunları söyleme ihtiyacı duyduğunu çünkü önlerindeki 6 toplantının 2 hafta gibi çok kısa bir zaman diliminde olacağını kaydetti. Akıncı, 29 Ağustos - 14 Eylül arasında yapılacak 6 toplantıda başlıkların ele alınacağını ifade ederek, "4 başlığı tamamlamak hedeftir. Mümkün olan en asgari ayrılık noktası bırakmak hedeftir. Mümkünse hepsini halledelim değilse en aza indirelim" diye konuştu. Diğer iki başlıklar güvenlik ve garantiler meselesinde zaten fikir egzersizinin başladığını ancak nihai sonuçlanacak yerin tüm garantörler ve iki toplumun hazır olacağı bir ortam olduğunu belirten Akıncı, bunun ancak orada kesinlikle bağlanabileceğini vurguladı. Toprak konusunda kriterler bazında fikir alışverişinde bulunulabileceğini, iki tarafın da ortak anlayışıyla harita, yüzdelik yer ismi gibi konuların en son aşamada garanti ve güvenlik konularını konuşmadan bir önceki hamle olacağını ifade eden Akıncı, "bunun şimdiki formatta yapılmasının doğru olmayacağını" kaydetti, "çünkü biz gidip bu konuları görüşüp ertesi gün bunları Rum basınında manşetlerde görmek istemeyiz" dedi. Akıncı, abartılı ve spekülatif bir şekilde bunların bu şekilde yansımasını da her iki taraf için de doğru bulmadıklarını kaydetti. Önemli işler başarılmış olmasına rağmen yapacakları daha işler olduğunu söyleyen Akıncı, bazı eksikler kaldığını ve bu eksikleri tamamlayarak New York önünü açmak istediklerini vurguladı. Akıncı, bir başka soru üzerine Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yarın Yunanistan ve sonra KKTC'ye geleceğini belirterek, "Artık son virajlardayız, ya bu işi federal bir çerçevede önümüzdeki 4 ayın içinde 2017'ye girerken halledeceğiz ya da bu olamıyorsa başaramıyorsak artık bizden sonraki kuşaklar farklı yollar deneyecekler" dedi. Akıncı, gelinen aşamada artık tüm ilgili tarafların kendi çabalarını ortaya koyması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bu noktada, üstelik 5'li zirveye gitmeye hazır olduğunu deklare ettiğini ve sürece katkısını esirgemediğini kaydetti. Türkiye ile KKTC arasındaki istişarelerin yoğunlaşacağını ifade eden Akıncı, Rum lider Anastasiadis'in de yakında Yunanistan'a gideceğini, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile görüşeceğini söyledi ve temennisinin; Çipras'ın Kıbrıs sorununa daha çok zaman ayırması ve çabalara katkı koyması olduğunu belirtti.



Liderler yoğunlaştırılmış müzakerelerin ikinci tur görüşmeleri kapsamında bugün bir araya gelecek



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis yoğunlaştırılmış müzakerelerin ikinci tur görüşmeleri kapsamında bugün yeniden bir araya gelecek.

Ara bölgede BM Barış Gücü tarafından müzakereler için tahsis edilen binada yer alacak olan görüşme saat 10:00’da başlayacak.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Akıncı, Pazar sabahı müzakere heyetiyle bir çalışma toplantısı yaptı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada, “14 Eylül'e kadarki 6 liderler görüşmesinde, 4 temel başlıkta mümkün olan en fazla yakınlaşmanın sağlanması ve Eylül ayında New York'ta önce 3'lü ardından da 5'li zirvede Kıbrıs sorununun 2016'da çözümü hedefinin gerçekleşmesi amaçlanıyor” denildi.

Son görüşmelerinde toplantı tarihlerinde değişiklik kararı alınan liderler bugünden sonra 31 Ağustos, 2, 6, 7 ve 14 Eylül’de bir araya gelecek.

Akıncı, her toplantıdan sonra gerekmedikçe açıklama yapılmayacağını, 7 toplantıdan oluşan sürecin bitiminde, 14 Eylül’de ortak bir açıklama yapılabileceğini de ifade etmişti.



Başbakan Hüseyin Özgürgün, basınla bir araya geliyor



Başbakan Hüseyin Özgürgün, bugün hükümetin göreve geldiği günden bugüne geçen süredeki gelişmeleri değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya gelecek.

Başbakan Özgürgün, bugün Lefkoşa Merit Hotel’de düzenleyeceği basın toplantısında, UBP-DP Hükümeti’nin göreve geldiği günden bugüne kadar geçen süredeki gelişmeleri ve güncel konuları değerlendirecek, basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak.

Başbakan Özgürgün’ün düzenleyeceği basın toplantısına bakanlar da katılacak.



Atun: "Adada, iki toplumlu federatif yapıdan yanayız, Kıbrıs'ta asla azınlık olmayı kabul etmiyoruz"



Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, adada iki toplumlu fedaratif yapıdan yana olduklarını vurgulayarak, Kıbrıs'ta azınlık olmayı asla kabul etmediklerini belirtti.

İzmir Enternasyonel Fuarı kapsamında İzmir'e gelen Atun, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar'ı makamında ziyaret etti.

KKTC gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atun, Türk askerinin adadan çıkması durumunda Kıbrıs'taki Türklerin 1974 öncesi olayları tekrar yaşayabileceğini ifade etti.

Atun, Rumların mülkiyetle ilgili taleplerinin kendilerini zor durumda bıraktığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Adada, iki toplumlu federatif yapıdan yanayız. Kıbrıs'ta asla azınlık olmayı kabul etmiyoruz. Rumlar Türk askerinin adadan gitmesini istiyor. Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Rumlar yaptığı açıklamalarda "Tarihi fırsatı kaçırdık" dediler, bu yaptıkları açıklamalar da bizi korkuttu. Adada yaşayan Rumlar hala bizim üzerimizde egemenlik kurmak istiyor. Bizim topraklarımızda Rumların gözü var. 2016'dan sonra anlaşma çıkmaması üzerine KKTC'nin Tayvan ve Hong Kong gibi modellerle uluslararası arenada tanınmasını istiyoruz."

Ada üzerindeki siyasi haklarından asla vazgeçmeyeceklerini, Rumlarla olan ticari ilişkilerini geliştirmek istediklerini kaydeden Atun, kapalı Maraş bölgesinin anlaşma olması durumunda Güney Kıbrıs'a verilebileceğini bunun sonucunda da kuzeydeki limanların ve havaalanının uluslararası uçuş ve ticarete açılabileceğini dile getirdi.

Atun, Rumların Maraş'ı tekrar yapılandırması halinde KKTC ekonomisine girdi sağlanacağını ifade etti.

Öte yandan Bakan Atun, KKTC'ye güneş enerjisi ile ilgili yatırım talebini EBSO Başkanı Yorgancılar'a iletti. Yorgancılar da yap-işlet-devret modeliyle bu konunun gündeme getirebileceğini söyledi.

EBSO Başkanı Yorgancılar, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında büyük bir badire atlattıklarını belirterek, bu olay 2000'lerde yaşansaydı doların 5-6 lira seviyesine çıkacağını, faizlerin yüzde 30-40 civarında olacağını, Türkiye ekonomisi rayına girdiği için böyle tehlikelerin artık yaşanmadığını kaydetti.



Çavuşoğlu: “Kıbrıs’ta çözüm çabalarını destekliyoruz”



Çavuşoğlu, "Kıbrıs'ta devam eden müzakereleri, bir çözüm için ortaya konulan çabaları destekliyoruz. Umarım bu defa yakalanan çok iyi fırsatı adada yaşayan iki taraf iyi bir şekilde değerlendirir. Biz de Yunanistan ve Türkiye olarak kendilerine destek veririz," ifadesini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, Yunan mevkidaşı Nikos Kocias'ın daveti üzerine Girit Adası'na gayrı resmi ziyarette bulundu. İki bakan, bir araya geldikten sonra basına açıklama yaptı.

Kocias bölgede gelişen olayları ve ikili ilişkileri görüşme fırsatı yakaladıklarını belirterek "Bu çerçevede ekonomi alanında, ulaştırma ve güven artırıcı önlemler hususunda ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi karar verdik." dedi. Bakan Kocias, bugünkü (dünkü) görüşmenin iki ülkenin yanı sıra bölge için de önemli olduğunu ifade etti.

Darbe girişimine de değinen Kocias, "Yunan halkının bu konuda Türkiye'ye desteğini kendisine ifade ettim." diye konuştu.



Erotokritu Ansatasiadis ve garantileri eleştirdi



DİKO’nun Rum Meclisi’ndeki grup sözcüsü Hristiana Erotokritu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i Rum siyasi partilerini Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak eksik bilgilendirdiği iddiasıyla eleştirdi.

Erotokritu Kathimerini gazetesine verdiği demeçte ayrıca, enerji konusu ile garantiler konusuna da değindi.

Erotokritu “en azından DİKO için Türkiye’nin Kıbrıs’taki herhangi bir çeşit garantisinin, Kıbrıs halkının özerk varlığı ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sonunun başlangıcını teşkil ettiğinin net olduğunu” iddia etti.



Hristofidis “Okullarda 74’ü getiren olgularla ilgili gerçeği anlatmıyoruz”



Rum tarafında faaliyet gösteren “Kıbrıs Üniversitesi” Rektörü Konstantinos Hristofidis, “Bugün okullarımızda çocuklarımıza gerçeği söylemiyoruz, daha doğrusu 1974’ü gündeme getiren olgularla ilgili gerçeği anlatmıyoruz” dedi.

Fileleftheros’un “Çözüm Sonrası Dönemde Eğitim Sistemi” başlıklı haberine göre Hristofidis “Çocuklara 1974’ü gündeme getiren olgularla ilgili gerçeği anlatmıyoruz. Öğretmenler ulusal yıldönümlerinde salt milliyetçilik gerekçelerini okuyor ve öğrencileri kinle donatıyor. Bunlar münferit durumlar da değil” diye konuştu.

Bunun “suç niteliğinde bir hata olduğunu” vurgulayan Hristofidis “Çünkü gençlerin hayal gücü ve yaratıcılığını beslemek başka, onları yalan ve sahte duygularla büyütmemiz başka şeydir. Dolayısıyla barış, tolerans ve dostluk odaklı bir eğitim stratejisi üzerinde odaklanmak, hataları kabul etme, geçmişi kabul etme, özellikle de güçlü işbirliği bağları kurmak zorundayız” ifadesini kullandı.

Hristofidis, 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda, ortak bir eğitim sistemi oluşturulmadığını hatırlatarak “Bunun sonucunda iki toplum çocukları arasında güven işleyemedik. Geleceğe dair ortak vizyon oluşturmadık. Vizyon olmadan ilerlenemez. Güven ve saygı olmadan sağlıklı bir devletin temelleri atılamaz” dedi.

“Her bir toplumun, ‘etnik kimliği vurgulamak çıkmaza sürükleyebilir’ inancı tabudur” da diyen Hristofidis “Çünkü köklerimizi bilmeli, kozmopolit, farklılıklara toleranslı ve saygılı olmalıyız. Kökleri olmayan bir ağaç ayakta duramaz. Kim olduğumuzu bilmeli, geçmişimizi ve çevremizi öğrenmeliyiz. Çözüm sonrası dönemde bunlar olmalıdır” diye ekledi.



30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerle kutlanacak



30 Ağustos Zafer Bayramı, Türkiye’yle birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de törenlerle kutlanacak.

Zafer Bayramı kutlama törenleri, 30 Ağustos Salı günü, Başkent Lefkoşa ve tüm ilçelerde yer alacak.

Kutlamalar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ömer Paç’ın, Ortaköy'deki Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Gazinosu'ndaki tebrik kabulüyle başlayacak.

Lefkoşa’da Atatürk Anıtı önünde ve Dr. Küçük Bulvarı’nda olmak üzere iki tören düzenlenecek.

Diğer tüm ilçelerde de kutlama törenleri yapılacak.



Dr. Emin’in büyük başarısı



Kıbrıslı Türk bilim insanı Azad Emin, Uluslararası Gıda Bilim ve Teknoloji Akademisi tarafından gıda bilimi ve teknolojisi alanında, “Yılın Genç Bilim Adamı” ödülüne layık görüldü.

Araştırmacı Azad Emin, ödülünü Dublin’de gerçekleşen 18. Dünya Gıda Kongresi’nde yaptığı sunumun ardından düzenlenen törenle teslim aldı. Akademi iki yılda bir, dünyada gıda bilimi ve teknolojisi alanında üstün başarı göstermiş yedi araştırmacıya bu ödülü veriyor.



Konya, Trabzon ve Eskişehir’den KKTC’ye uçuş başlatılıyor



Türkiye’nin Konya, Trabzon ve Eskişehir şehirlerinden KKTC’ye uçuş başlatılıyor.

3-5 Ekim tarihleri arasında İran'ın Tahran, Tebriz ve Mashad kentlerine tanıtım turu gerçekleştirilecek.

Turizm ve Çevre Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Bakanlığın KKTC’yi tanıtmak ve ülkeye daha fazla sayıda turist gelmesinin sağlamak amacıyla çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

Açıklamaya göre, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun TC Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile yaptığı görüşmeler sonucunda, KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Yrd. Doç. Dr İsmet Esenyel de Kuzey Kıbrıs turizm sektörüne yeni bir ivme kazandırmak maksadı ile Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç .Dr Temel Kotil ile bir görüşme gerçekleştirdi. Toplantıda genellikle son yaşanan Türkiye ve global siyasi ve ekonomik hareketliliğin Kuzey Kıbrıs turizmine etkileri üzerinde duruldu.



RMMO’ya kadın asker alınacak



Rum Meclisi’nden geçen bir yasal düzenlemeyle, Rum Milli Muhafız Ordusu’na (RMMO) kadın asker alımı yolunun açıldığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Kathimerini gazetesi, kadınların yalnızca ofis işleriyle sınırlı kalmayıp, cephede savaşa gidebilmelerinin de yolunu açan yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiğini; ancak RMMO’ya alınacak 3 bin profesyonel asker arasında kadın olmayacağını yazdı.

Haberde, kadın asker istihdamının yakın zamanda yapılabileceği belirtildi.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 1002
Bugün Tekil 418
Toplam Tekil 1932649
IP 54.80.209.254






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































28 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk hakanları ve Türkmen Padişahları devlet işlerinde hatunun fikirlerini üstün tutar.
(NİZAM ÜL-MÜLK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu